Ana sayfa Donanım Objektif türleri

Objektif türleri

0

İyi fotoğraf çekmenin yolu, doğru objektif seçiminde gizlidir. çok sayıda tür ve model arasından doğru seçimi yapmak için objektiflerin özelliklerini bilmek gerekir

Objektifler fotoğraf zincirinin en önemli halkasıdır. Bunların resimleme başarısı, çekilen fotoğrafların niteliğini belirler.
Bu dosyamızda önde gelen objektif türlerini ve doğru objektif seçimi için gerekli püf noktalarını bulacaksınız.

Geniş açılı objektifler
Geniş açılı objektifler, büyük betimleme açılarına sahiptirler. Odak uzaklıkları yaklaşık 10mm ile 35mm aralığında olup, objektif yelpazesinin önemli bir bölümünü (birçok fotoğrafçıya göre en önemli bölümünü) oluştururlar. Odak uzaklığı ne kadar kısa olursa, resim açısı o kadar büyük olur.

Bu değerler, tam (36x24mm) ebatlara göre hesaplanmıştır.
Daha küçük ışık algılayıcılar kullanan makinelerde ise odak uzaklığı ile ışık algılayıcının kesim etmenini çarpmanız gerekir (örneğin 35×1,5 = 52,5; Tam ebatlarda 35mm odak uzaklığı olan bir objektif, yarım ebatlardaki (24×18 mm) bir ışık algılayıcı kullanıldığında, 52mm odak uzaklığındaki bir “normal” objektife dönüşür).

Geniş açılı objektifler nesneleri, olduklarından daha büyük gösterirler. Böylece küçük bir oda, geniş bir salona dönüşebilir; yani, büyük bir derinlik etkinliği yaratılır.
Açıları daha dar olan geniş açılı objektiflerde biçim bozulması, çok düşük bir düzeyde gerçekleşse de, 28mm odak uzaklığından itibaren kuvvetli biçim bozulmalarını hesaba katmak gerekir. Portre çekimlerinde kullanılan geniş açılı objektifler, çarpık ve biçimsiz çehreler oluştururlar ancak, olaya yakınlık sağlamaları nedeni ile özellikle gazetecilik alanında tercih edilirler.
 

 

 


Balıkgözü objektifler

Balıkgözü objektifler, yapılarına göre iki kümeye ayrılırlar:
• Film (veya ışık algılayıcı) alanını tam olarak ışıklayamayan ve sonuçta dairesel bir resim oluşturan, çoğunlukla 8mm odak uzaklığındaki dairesel balıkgözü objektifler.
• Tüm film alanını kapsayan ışıklamaları ve çoğunlukla 15–16mm odak uzaklıkları ile tam ebat balıkgözü objektifler.
Aşırı boyutlarda bir uzam izlenimi yaratan balıkgözü objektifler, özel çekimlerde kullanılır. Tabii ki bu kullanımın, aşırı bozulmalar dikkate alınarak ve iyice düşünüldükten ve tasarlandıktan sonra gerçekleşmesi gerekir. Bu bozulmaları, RAW biçimi geliştirme yazılımları ile düzeltmek mümkündür.
 
 
  Geniş açılı ve optik kaydırmalı
(Zoom) objektifler

Optik kaydırmalı objektif AF Nikkor 12–24mm /1:4 DX, DSLR türü makinelerde kullanılması amacıyla, aşırı geniş açılı bir objektif olarak geliştirildi. Kesim etmeni hesaba katıldıktan sonra yarım ebatlı ışık algılayıcı kullanan DSLR makinelerde odak uzaklığı, 18–36 mm aralığında olmaktadır. Sayısal makineler için yapılandırılmış olan bu tür özel objektiflerden, daha küçük resim dairesi nedeni ile oluşan nitelik kayıpları yüzünden, film kullanan makinelerde sadece sınırlı olarak yararlanılabilmektedir. Daha karmaşık yapılarından dolayı ve kaydırma alanına göre değişen merceklerin bakışımsız dağılımı yüzünden, kenar alanlarda betimleme hataları oluşmaktadır
 

 

 

Normal objektifler
Normal objektifler, kendi görüş açımıza takriben eşit olan betim açısına sahiptirler. Odak uzaklıkları, yaklaşık olarak 35mm ile 80mm aralığındadır. Odak uzaklığı ne kadar kısa olursa, resim açısı o kadar büyük olur.

Bu değerler, tam (36x24mm) ebatlara göre hesaplanmıştır. Daha küçük ışık algılayıcılar kullanan makinelerde ise odak uzaklığı ile ışık algılayıcının kesim etmenini çarpmanız gerekir.

Normal objektifler, sakin ve dengeli resimler üretirler. Hafif dar açılı (tele) objektifler (ör: 85mm/1:1,8), yüz hatlarını çok kazanımlı tasvir edebildikleri için, portre çekimleri için tercih edilirler.

Normal objektiflerin diğer bir üstünlüğü de, az ışıklı ortamlarda çekim yapabilmek için gerekli olan, yüksek ışıklılığı sağlayan alt yapıya sahip olmalarında yatmaktadır. örneğin 1:1,2 ışıklılığındaki bir normal objektifin fiyatı nispeten hesaplı olmasına rağmen; aynı ışıklılık değerindeki bir 28mm veya 85mm objektif için, çok daha yüksek fiyatlar söz konusu olmaktadır. Böylece, çok az ışıklı ortamlarda bile, heyecanlı ve gerilimli çekimler yapmak mümkün olmaktadır.

Canon tarafından kısa bir zaman öncesine kadar sunulan 50mm/1:1,0 değerlerindeki normal objektif, hiç şüphesiz ki, ışıklılık yarışının doruk noktasını oluşturmaktaydı. Ancak, bunun ötesi de var: ünlü yönetmen Stanley Kubrick tarafından 1975 yılında çekilen “Barry Lyndon” filminde kullanılan 1:0,7 ışıklılık değerindeki objektif, sinema camiasında bir efsane olarak anlatılmaktadır. Esasında Carl Zeiss şirketi tarafından NASA uzay kurumu için üretilen bu muhteşem objektif vasıtası ile, 18. yüzyılda geçen filmin iç mekan sahnelerini, harici aydınlatmalar kullanmadan, yalnızca mum ışığında çekmek mümkün olmuştur.
 

 

 

Optik kaydırmalı (Zoom)
standart objektifler

Optik kaydırma işlevli (‹ng. zoom=hızlı hareket sesi) standart objektifler, hafif geniş açı ile hafif dar açı aralığındaki alanı kapsarlar. Bu yüzden kullanım alanları çok geniştir ve en uygun seyahat objektifleri olarak kabul görürler. Ne yazık ki hesaplı modellerde, ışıklılık pek muhteşem değildir. Tabii ki optik kaydırma aralığının büyük olması birçok kolaylıklar sağlamaktadır ancak, objektif niteliğinin de aynı oranda azaldığını göz ardı etmemek gerekir. örneğin 28–70mm/1:2,8 düzeyindeki bir objektif ile 24–120/1:3,5–5,6 düzeyindeki bir objektifin betimleme karşılaştırması, açık ara ile birinci objektifin lehine sonuçlanır. Sonuç olarak optik kaydırma alanının geniş olması, optik nitelikten ödün verilmesini zorunlu kıldığı açıkça ortaya çıkmaktadır.
 
 
Sabit odak uzaklığı mı?
Optik kaydırmalı mı?

Sabit odak uzaklığına sahip objektifler genellikle daha hafif, daha tıkız ve daha yüksek ışıklılık düzeyinde olurlar ve daha mütevazı yapılandırıldıkları için, daha az betimleme hataları içerirler. Optik kaydırmalı objektifler ise çok rahattırlar ve daha az yük taşınmasına vesile olurlar. Ancak, daha karmaşık bir yapıya sahip oldukları için, daha fazla betimleme hataları içermektedirler. Satın almadan önce, objektifleri denemeyi ve karşılaştırmayı ihmal etmeyiniz. örneğin başvuru kaynağı olarak aldığınız bir 50mm 1:1,4 objektif ile çektiğiniz portre resmini, satın almak istediğiniz objektifin çektiği portre resmi ile ve büyülterek karşılaştırınız. Böylece betimleme hataları, özellikle gözlerin etrafında kolayca teşhis edilebilir.

Optik kaydırmalı odak uzaklıkları Kullanım alanları
18–200 mm/1:3,5–5,6 “Her şey dahil” sınıfında, güçlü geniş açıdan dar açı alanına kadar 11 kat yakınlaştırma yapabilen optik kaydırmalı bir objektiftir.

24–120 mm/1:3,5–5,6
Geniş açıdan dar açıya kadar beş kat yakınlaştırabilen tümel bir objektiftir.

28–70/1:2,8
Işıklılığı ve hızı yüksek olan optik kaydırmalı normal objektiftir.

28–105 mm/1:3,5–4,5
Betimleme başarımı iyi olan, dört kat yakınlaştırma yapabilen, makro işlevli ve optik kaydırmalı normal objektiftir.

28–200mm/1:3,5–4,5
Büyük odak aralığında çalışan, çok tıkız ve hafif olan optik kaydırmalı tümel objektiftir.
Optik nitelik, yalnızca fotoğraf dergilerinin testlerinde veya üreticilerin reklamlarında değil, özellikle sizin çekimlerinizde ortaya çıkar. Nitelikli optik kaydırma özellikli objektiflerin yanı sıra, zorlu ışık ortamları için ışıklılığı yüksek olan sabit odak uzaklıklı bir objektifin de çantada bulunması, faydalı olacaktır.
 

[page)
 


Dar açılı (tele) objektifler

Dar açılı objektifler sayesinde uzaklara (elence: tele = uzak) bakmamız mümkün olmaktadır. Bakış açısının dar olmasından ötürü resimler yoğunlaştırılır ve uzam, sıklaştırılır. Böylece, farklı mesafede olan nesneler, görünürde, birbirlerine yaklaşırlar. Portre çekimlerinde ise yüz hatları, hafifçe yassılaştırılır.

 

 
Bu nedenle 80 ile 150mm odak uzaklığı aralığındaki objektifler, portre objektifleri olarak adlandırılır. Bu değerler, tam (36x24mm) ebatlara göre hesaplanmıştır. Daha küçük ışık algılayıcılar kullanan makinelerde ise odak uzaklığı ile ışık algılayıcının kesim etmenini çarpmanız gerekir. Dar açı alanında kesim etmeni faydalıdır. örneğin 300mm odak uzaklığındaki dar açılı bir objektifi, yarım ebat kullanan makinenin 1,5 etmeni ile çarptığınızda, ışıklılık seviyesi yüksek olan bir 450mm objektif elde edersiniz. Odak uzaklığı Resim açısı
80mm 28 Derece
105mm 23 Derece
135mm 18 Derece
200mm 12 Derece
300mm 8 Derece
400mm 6 Derece
600mm 4 Derece
1200mm 2 Derece
Portre objektifleri
Kesim etmeninden ötürü birçok D-SLR türü makinede, 50mm odak uzaklığındaki bir objektifi bile, portre objektifi olarak kullanabilirsiniz. Ancak, ışıklılık değeri yüksek olan 85mm/1:1,4 gibi objektifler, daha iyidir. 1,5 kesim etmeni ile, 130mm odak uzaklığında hafif dar açılı bir objektif elde edersiniz.

çok dar açılı objektifler
Işıklılığı güçlü ve uzun odak uzaklığına sahip dar açılı objektifler, ağır ve pahalıdır. Yani, sadece maddi gücü yüksek olan kişiler ve şirketler için söz konusu olurlar. Diğer tarafta bu fevkalade mercekler vasıtası ile, olağanüstü spor veya hayvan çekimleri mümkün olmaktadır. Resim sabitleme sistemleri sayesinde ise, olağan değerlerden daha uzun olan ışıklama süreleri ile elden çekim yapmak olasıdır. Bu işlev, özellikle, çekim konusunun çok çabuk değişebildiği spor çekimlerinde faydalı olur. Denklem, çok basittir: Işıklılık değeri ne kadar yüksek ve odak uzaklığı ne kadar uzun olursa, objektifin fiyatı da o kadar yüksek olur. Yani, çoğunlukla istek ile cüzdan arasında bir uzlaşmaya gitmek gerekmektedir.

Dar açılı ve optik kaydırmalı (zoom) objektifler
Dar açılı ve optik kaydırmalı objektifler, sabit odak uzaklıklı objektifler kadar yüksek ışıklılığa sahip olmasalar da, hafif dar açıdan orta dar açıya kadar geniş bir odak alanını kapsamaktadırlar. çok çeşitli kullanım amaçlarına müsait olan bu tür objektifler, bu yüzden, en uygun seyahat objektifleri olarak kabul edilirler. Ne yazık ki, fiyatları düşük olan objektiflerin ışıklılık değerleri pek mütevazı olmaktadır. Ancak, bir çok D-SLR makinede bulunan kesim etmeni sayesinde, tasarruf yapmak da mümkündür: 1,5 değerinde olan kesim etmeninde, 70–300 mm/1:4–5,6 türü bir objektif, 105–450mm/1:4–5,6 objektife dönüşür. Böylece, ışıklılığı yüksek olan çok dar açılı ve optik kaydırmalı (süper zoom) objektiflere ihtiyacınız kalmaz. Buna karşılık çok geniş açılı objektifler için, daha fazla harcamanız gerekmektedir. Bu tür dar açılı objektifler, özellikle hayvan çekimlerinde, konuyu büyükçe betimlemeye yardımcı olurlar. Tabii ki, uzun odak uzaklığı ve buna bağlı olan sallama tehlikesi nedenleri ile, daima kısa ışıklama süreleri ile (odak uzaklığının ters değeri civarında) çalışmaya dikkat etmeniz gerekir.

Odak uzaklığı Işıklama süresi
50mm 1/60 ve daha kısa
100mm 1/90 ve daha kısa
200mm 1/180 ve daha kısa
300mm 1/250 ve daha kısa

Optik kaydırmalı odak uzaklıkları Kullanım alanları

70–200 mm/1:2,8 VR Işıklılığı yüksek, resim sabitleme sistemine sahip ve 3 kat yakınlaştırma yapabilen tümel optik kaydırmalı bir objektif

70–300 mm/1:4,5–5,6
Ele yatkın ve geniş menzilli bir optik kaydırmalı dar açılı objektif

80–400mm/1:4,5–5,6 VR
5 kat yakınlaştırma yapabilen, resim sabitleme sistemli, tıkız ve hafif bir optik kaydırmalı dar açılı objektif

200–400 mm / 1:4 VR
Işıklılığı yüksek, resim sabitleme sistemine sahip ve 2 kat yakınlaştırma yapabilen bir optik kaydırmalı dar açılı objektif
 

 

 

  özel objektifler
Pek çok objektif üreticisi, sıra dışı çekim durumları için bazı özel objektifler sunarlar. Aşağıda, bu objektifler ele alınmaktadır:
Düşey çevrinme (Tilt) ve
kaydırmalı (Shift) objektifler
Düşey çevrinme ve kaydırmalı objektifler, olağanüstü büyüklükte bir resim dairesi çapına sahip olan özel yapılı objektiflerdir. Mekanik yapıları gereği optik eksenleri hem koşut olarak kaydırılabilmekte (kaydırma) hem de eğdirilebilmektedirler (düşey çevrinme). Işığın düştüğü alanı değiştirebilme ve eğilebilme imkânları sayesinde bu tür objektifler, alışılagelmiş objektiflerin kullanım alanlarının dışına çıkarlar.
 
Keskinlik düzeyinin yer durumunu değiştirebilme imkanı ve perspektifsel (derinliğe bakış) verim sayesinde, sadece körüklü teknik makineler ile gerçekleştirilmeleri olası özel çekim yöntemleri ve görsel etkinlikler mümkün olmaktadır.

önceki bölümde tanıştığımız Scheimpflug bozulmasında objektif, resim düzeyine göre dikey konumdan devrilir; böylece keskinlik düzeyinin ışığın düştüğü alana (ışık algılayıcıya) paralel olması yerine dönmüş olması elde edilir. Bu sayede, verev olarak arka arkaya durmalarına rağmen, iki nesnenin keskin olarak betimlenmesi sağlanır.

Kaydırmalı objektifler, özellikle mimari fotoğrafçılıkta kullanılır. Objektifin, resim düzeyine koşut olarak kaydırılması sayesinde düşen hatlar etkisinin (aşağıdan çekilen binalarda oranların çok fazla küçülmesi; yani binanın, arkaya doğru devrilecekmiş gibi durma etkisi) bastırılması mümkün olur. El ile netleştirme ve resim teşekkülü için makinenin doğru olarak hizaya getirilmesinde, kafesli bir ayar camı çok faydalı olur. Resim işlem yazılımında kaydırma etkisinin serbest dönüştürme emri ile benzetimi yapılabilir ancak çevrinme işlevi, yani keskinlik düzeyinin yer durumunu değiştirmek, sadece buna uygun olan objektifler ile mümkündür.

 

 

Teleconverter”lar
Dar açı değiştirgeçleri(teleconverter) objektif olarak nitelendirilmezler. Objektif ile makine arasına takılan bu aygıtlar vasıtası ile odak uzaklığı, belirli bir çarpan değerinde uzatılır. Aynı zamanda, objektifin ışıklılığı da aynı çarpan oranında küçülür. Bu yüzden bu değiştirgeçler, özellikle ışıklılığı yüksek olan dar açılı objektifler için uygundurlar. D-SLR türü makinelerin çoğu odak uzaklıklarını diyafram kaybı olmadan uzattıkları için, dar açı değiştirgeçlerinin önemi azalmıştır.
 
 
Yumuşak çizimli objektifler
Yumuşak çizimli objektifler, küresel biçim sapmaları çok az dengelenmiş olan dar açılı portre objektifleridir. Böylece keskin olan öz görüntü, bulanık olan bir görüntü tarafından örtülür ve ortaya, okşama ile gerçeküstü aralığında bulunan bildik izlenimler çıkar. Bu tür objektiflerde, resmin ön ve arka görünümlerindeki bulanıklık derecesini yönetmek mümkündür. Dokuz adet diyafram yaprağı vasıtası ile, bulanıklık menzilinde ahenkli bir görünüm elde edilir. Yani bu objektifler, portre çekimleri için çok uygundurlar. Ancak, yumuşak çizim etkisinin resim işlem yazılımlarında da çok iyi nitelikte yapılabilmesinden ötürü, bu objektiflerin sayısal fotoğrafçılık çağında pek fazla önemleri kalmamıştır.
 
  Makro (büyültme) objektifler
Yakını ayarlamak için tasarlanmış olan makro objektifler, böylece çok küçük nesnelerin resimlerinin çekilmesini mümkün kılarlar. ‹yi bir makro objektif, 1:1 betimleme ölçeği ile sonsuz aralığındaki keskinleştirme menziline sahiptir. çok geniş bir alan derinliği ile çalışan makro objektiflerin diyaframı, bu sebepten dolayı çok fazla kısılabilmektedir (32 veya 45 değerine kadar). Ancak, küçük diyafram açıklıklarında (makro objektiflerde 22 basamağından itibaren), kırınım etkisi nedeni ile bulanıklık tehlikesi artar. Makro objektiflerin büyültme çarpanı, küçük ebat (135) filmlerin tam boyutlarına göre ifade edilir. Daha küçük olan ışık algılayıcılarda ise etki, kesim etmeni ölçüsünde büyür. Tıkız sınıftaki birçok fotoğraf makinesi de konuya iyice yaklaşabilmekte, dolayısı ile makro çekimler yapabilmektedirler.
 

 

 

Resim sabitleme yöntemleri
Araba sürücüleri, yan taraftan gelen kuvvetli bir rüzgarda, arabanın rüzgarın estiği yöne doğru kaymasını dengelemek için direksiyonunun karşı tarafa doğru kırılması gerektiğini bilirler. Resim sabitleme yöntemleri de bu esasa göre işler: Rüzgarın yerini, makinenin sallanması alır. Bu yüzden, konunun ışık algılayıcıya düşen ışığı sallantılıdır ve çekim, silik veya bulanık olur. Resim sabitleme birimleri ise bu sallanmayı, merceklerin veya ışık algılayıcının karşı yöne doğru sallanmaları vasıtası ile dengelerler.

Optik bir sabitleme düzeni, istenmeyen sallantıları küçük döner algılayıcılar vasıtası ile tanır. Böylece dengeli ve yavaş hareketlerde (örneğin kasıtlı yapılan temiz bir devinim hareketi) devreye girmez. Bu sayede açık olan resim sabitleme işlevinde bile, darbesiz devinimler mümkün olur. Elektronik olan bir resim sabitleme yöntemi ise hareketleri, çekilen motifin değişimlerine dayanarak tanır. Elektronik resim sabitleyici bu hareketi, ışık algılayıcı üstündeki resim kesitini kaydırarak dengelemeye çalışır. Bu tür sabitleyiciler için neredeyse her hareket, dengelenmesi gereken bir sallanma anlamına gelir. Bazı objektiflerde resim sabitleme işlevi açılıp, kapanabilmektedir. Bu tür donanımı olan objektifler ile, diğer objektiflere nazaran çok daha uzun ışıklama süreleri kullanılarak, elden çekimler yapılabilmektedir.

Ancak, kullananların birleştiği ortak bir noktayı da göz ardı etmemek gerek: Bu karmaşık ve pahalı yapımın optik niteliği, benzer seviyede olan sabitleme yöntemsiz objektiflerden daha kötüdür. Bu konuda da her şeyin aynı paketin içinde yer alması, demek ki mümkün olmuyor. Bu yüzden optik niteliğin her şeyden önemli olduğunu düşünen bir fotoğrafçının, resim sabitleme sistemini bir kenara bırakıp sehpa ile çalışmaya devam etmesi çok doğal olsa gerek. Resim sabitleme düzenleri, özellikle uzun odak mesafeli olan dar açılı ve küçük diyafram açıklıklı objektiflerde faydalıdır. Böylece, az ışıklı ortamlarda konunun, elden çekilmesi mümkün olur. Resim işlem yazılımlarında düzeltilmesi mümkün olan çeşitli görüntüleme hatalarının aksine sallanmış çekimlerin düzeltilmesi mümkün olmaz. Bu yüzden kısa ışıklama süreleri, resim sabitleme düzenleri veya sehpa kullanım yöntemleri ile, istenmeyen sallanmalardan mutlaka kaçınınız.

D-SLR türü makinelerin çoğu optik resim sabitleme yöntemleri kullanırlar. Ancak bu konuda, Sony ve Pentax gibi şirketler farklı bir yöntem uygulamaktadırlar: Bu markaların modellerinde resim sabitleme sistemi, objektif içinde değil makinenin gövdesinde bulunmaktadır. Böylece fotoğrafçı, resim sabitleme sisteminden faydalandığı halde ve yabancı markaların uyumlu objektifleri de dahil olmak üzere çok daha fazla sayıda objektifi kullanma imkanına sahip olur. Bu yöntemde algılayıcı sallanmanın şiddetini tanır ve makine, algılayıcıyı kaydırma yöntemi ile sallantıyı dengeler. Objektifin büyüklüğü ve betimleme niteliğini etkileyen resim sabitleme yöntemlerine karşın, bu yöntemde objektif etkilenmez. Pentax makinelerinde algılayıcının sallantıları, nispeten aşınmasız bir sistem olan manyetik yöntem ile yapılır. Ancak bu tür resim sabitleme sistemlerinin daha fazla güç gereksinimi bulunmakta; dolayısı ile piller daha çabuk tükenmektedir.

Otomatik netleştirme düzenleri
üreticiler tarafından günümüzde, küçük istisnalar hariç, genellikle otomatik netleştirme (AF) yapabilen objektifler üretilmektedir. D-SLR türü makinelerde netleştirme, objektif dahilinde yapılmaktadır. özellikle hareket çekimlerinde netleştirme hızı çok önemli olduğu için, ses ötesi (ultrasonik) sistemleri gibi başarımı yüksek olan yöntemler geliştirilmiştir. çağdaş objektiflerin çoğunda netleştirmenin el ile veya hem el ile hem de otomatik olarak yapılması tercihi bulunmaktadır. Ayar düğmesinin M (el ile) konumunda otomatik netleştirme (AF) kapalıdır ve keskinlik, objektifin netleştirme halkası çevrilerek yapılır. M/A konumunda ise objektif otomatik olarak netleştirir; ancak bu ayarlara el ile müdahale imkanı bulunur. Böylece, netleştirme yapabilmek için her iki yöntemi de kullanmanız mümkün olur.

Makine gövdesinden, otomatik netleştirme kipini de ayarlamanız mümkündür. Bunun için bir adet el ile (M) ve iki adet otomatik (S=tekil, otomatik netleştirme ve C=sürekli, otomatik netleştirme) ayar bulunur. Böylece, toplam dört adet ayar birleşimi kullanabilirsiniz.

Nispeten küçük bir faydası olan otomatik netleştirme kipindeki el ile müdahale imkanı karşılığında, ayar imkanları dört kat artmaktadır. Yani bu kadar çok yeni işlevin lütuf mu yoksa bela mı olduğu tartışılır! Zira her yeni işlev ile birlikte, hata yapma ihtimali de artar. Tam çekim ortasında konuya yoğunlaştığınızda, birdenbire otomatik netleştirme sistemi çalışmaz ise, nerelere bakmanız gerektiğini yukarıdaki tablodan öğrenebilirsiniz. Güncel fotoğrafçılık yaşamında, otomatik netleştirmeye el ile müdahale imkanının olmaması, ciddi bir eksiklik olur mu acaba? Bu yüzden, bu tür işlevleri bulunmadığı için daha kolay kullanılan eski objektifler ile çalışmayı seven fotoğrafçıların sayısı, hiç de az değildir. Kaza ile çevrilen ayar halkası, farkında olmadan keskinlik düzeyini de kaydırabilir ve makine, netleştirme alanında keskinlik oluşmadan da çekim yapabilir.

Sonuç olarak otomatik netleştirme işlevli objektifler günümüzde ölçündürler ve özellikle gözlük takanlar için çok faydalıdırlar. Yalnızca netleştirme alanı keskin olduğunda çekim yapılabildiği için (S konumu=tekil otomatik netleştirme), netleştirmesi doğru yapılmış resimler için belirli bir güvence vardır. Objektif gövdesinde el ile veya otomatik netleştirme seçeneklerini sunan objektifler, sadece netlik düzeyinin hızlıca değiştirilmesi gerektiğinde faydalı olabilirler.
El ile veya otomatik netleştirme imkanı sunan objektifler, daha fazla ayar imkanı nedeni ile daha fazla hata yapma tehlikesini de bünyelerinde barındırırlar ve istenmeyen, bulanık resimlere de yol açabilirler.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here