Ana sayfa Haber Apple Ürünlerindeki “İlk Jenerasyon Sendromu” Nedir?

Apple Ürünlerindeki “İlk Jenerasyon Sendromu” Nedir?

0
Yazı: Anıl Eltem

Apple’ın yakın tarihinde küçük bir yolculuğa çıkalım ve her yeni tasarlanan iMac ilk satışa sunulduğunda ortaya çıkan “İlk Jenerasyon Sendromu” örneklerini inceleyelim.  

Yıl: 2006 

Model: MacBook (A1181)  

Sorunlar: HDD Sorunları, GPU Sorunları, Batarya Sorunları, Intermittent Shutdown Sorunları 

Sorun Nasıl Ele Alındı?: Hızla Core 2 Duo İşlemciye Geçildi, Bir Çok Ürün Geri Çağırıldı 

 

Yıl: 2006 

Model: MacBook Pro (A1150-A1151) 

Sorunlar: Core Duo CPU Yetersizliği 

Sorun Nasıl Ele Alındı?: Hızla Core 2 Duo İşlemciye Geçildi 

 

Yıl: 2008 

Model: MacBook Air (A1237-A1304) 

Sorunlar: CPU Lock Up Sorunları, Side Hatch Hatası 

Sorun Nasıl Ele Alındı?: Üretim Durduruldu ve Tasarım Yenilendi 

 

Yıl: 2012 

Model: MacBook Pro (A1425-A1398) 

Sorunlar: GPU Sorunları, Batarya Sorunları, SSD Sorunları, Ekran Soyulma Sorunları 

Sorun Nasıl Ele Alındı?: Bir Çok Ürün Geri Çağırıldı, Üretim Durduruldu ve Tasarım Yenilendi 

 

Yıl: 2015 

Model: MacBook (A1534) 

Sorunlar: Klavye Sorunları, CPU Sorunları, Ekran Sorunları 

Sorun Nasıl Ele Alındı?: Bir Çok Ürün Geri Çağırıldı, Üretim Durduruldu 

 

Yıl: 2016 

Model: MacBook Pro (A1706-A1707-A1708) 

Sorunlar: Klavye Sorunları, Batarya Sorunları, SSD Sorunları, Ekran Aydınlatma Sorunları 

Sorun Nasıl Ele Alındı?: Bir Çok Ürün Geri Çağırıldı, Üretim Durduruldu ve Tasarım Yenilendi 

Örnekler bunlar ile sınırlı değil fakat fikir verebilmesi için yeterli olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar Apple sevdalıları bu konulardan bahsedilmesini sevmiyor olsalar da, ben bildiklerimi paylaşacağım. Kısacası, Apple piyasaya yeni bir Mac sunuyorsa ondan uzak durmakta fayda olabilir.  

 


İlginizi Çekebilir: 4.5K Ekran ve M1 Çip ile Rengarenk iMac’ler


 

İlk Jenerasyon Sendromu gerçeği aklımızın bir köşesinde  dursun ve hadi bu yepyeni, rengarenk iMac’leri yorumlamaya başlayalım. 

 

iMac Bilgisayarda Estetik Olarak Göze Çarpanlar  

Renkler:

Apple’ı iflastan kurtaran harika renkler! Jony Ive’a Sir ünvanı kazandıracak yolculuktaki ilk renkler. 90’ların sıkıcı bilgisayar endüstrisine ilham veren capcanlı renkler. Üstelik iMac G3’ün ikonik renkleri yeniden yorumlanarak 7 adet harika renk ile karşımızda. Gerçekten enfes seçenekler bizi bekliyor. 99’daki gibi parti yapmaya hazır mısınız? 

 

Beyaz Çerçeve:

Jobs’un Aqua dizaynının tanıtımında dediği gibi, kasa renkleri o kadar iyiler ki onları yalamak istiyorum… Ama eğri oturup doğru konuşalım. Profesyonel hayatta her şey renklerden ibaret değil. Apple ekranın etrafındaki “Gri-Beyaz Çerçeve” açık renkli ve aydınlık ortama uyum sağlaması için tasarladı.. Ve gerçekten bu tip ortamlarda çok şık ve uyumlu duracağından eminim. Fakat ben her zaman karanlıkta çalışıyorum ve tüm profesyonel kullanıcı müşterilerim de karanlıkta çalışıyorlar. Karanlıkta ekranın etrafındaki gri-beyaz bir çerçevenin çalışma konforunu negatif etkileyeceği aşikar. Böylece  iMac’i kullanmaya başladıkça insanların bu “çerçevede” negatif yorumlarını daha sık duyar olacağınıza inanıyorum.  

 

Sarkık Çene: 

Apple LCD ekranlı iMac’lerde ilk defa iMac G5’te sarkık çene tasarımını kullanmaya başladı. O zamanlar her ne kadar ekranın LCD olması sayesinde All-In-One bilgisayar kasaları CRT ekranlı kasalara kıyasla hayli incelmiş olsa da, bu Apple için yeterli değildi. Böylece bilgisayarın bileşenlerini ekranın altında sarkıttığı bu “çene” alanına da yayarak kasayı daha da ince yapmanın yolunu bulmuştu.

iMac G5

2004 yılından bu yıla tam 6 adet farklı tasarımlı iMac gördük. Her seferinde Apple’ın iMac’i daha da ince yapma sevdası yüzünden şu sarkık çeneden bir türlü kurtulamadık. Ayrıca iliyorsunuz Apple için ürünün inceliği tasarım sürecinin birinci önceliğidir. Bugün yine aynı döngü içinde debelenen Apple artık bana biraz sıkıcı geliyor. Üzgünüm. 

 

Harici Güç Kaynağı: 

Birinci nesil Mac Mini’lerden beri ilk defa bir masaüstü Mac ile harici güç kaynağı kullanmamız gerekecek. Bir çok yerde bunun için negatif yorumlar görüyorum fakat ben bunu sorun etmiyorum. Hatta gelecekte güç kaynağı sorunları yaşadığımızda, bilgisayarımızı yetkili servise götürmek zorunda kalmanıza gerek yok. Ayrıca yeni bir güç kaynağı satın alıp çalışmalarımıza kaldığımız yerden devam edebilme lüksü son yıllarda Apple ürünlerinde pek rastlayamadığımız türden bir avantaj.  

 

MagSafe: 

Pis bir koku alıyorum. Umarım haksız çıkarım. Apple masaüstü bir bilgisayara neden MagSafe eklemek istesin. Bunun sebebi bilgisayarın fazla hafif olması ve/veya dengesiz olması olabilir. Ayrıca bu da sadece MagSafe ihtiyacı özelinde değil daha bir çok fiziksel açıdan ürünü almadan dikkat edilmesi gereken bir tehlike sinyali. Evcil hayvan sahipleri dikkat! 

 

iMac Bilgisayarda Teknik Olarak Göze Çarpanlar 

 

M1 İşlemci:

 SoC’nin üzerinde yeterince IO ile tasarlanmadığı gerçeği ile ilgilenmiyorum… Dahilindeki SSD’yi buffer için RAM’mişcesine benden izinsiz kullanarak aşındırıyor olduğu gerçeği ile ilgilenmiyorum… M1’in ARM tabanlı bir işlemci olarak tıpkı iDevice’lardaki işlemciler gibi 2-3 sene sonra uzaktan yavaşlatılabilme potansiyeline sahip olduğu gerçeği ile ilgilenmiyorum… Ülkemin alım gücü ile ilgilenmiyorum… Şirketimin alım gücü ile ilgilenmiyorum… Benim alım gücüm ile ilgilenmiyorum… Kullanım ömrü ile ilgilenmiyorum… Tamir edilebilirliği ile ilgilenmiyorum… Güncellenebilirliği ile ilgilenmiyorum… Bana benchmark gösterin! 

 

1080p Kamera: 

Üzgünüm ama 2021 yılında 1080p kamera kullanılması sanki lütufmuş gibi bahsedemeyeceğim. Bu çoktan tüm Mac’lerde standart olarak sunulması gereken bir nitelikti. Ayrıca Apple kimi zaman böyle şeylerin suyunu çıkarabiliyor. 2019’a kadar iMac’lerde taş devrinden kalma HDD kullanmayı nasıl bırakmadıysa, bilgisayarlarında da 720p kamera kullanmayı bırakmadı. Üstelik göz göre göre çağ dışı bileşenlerle üretilen ürünlerin premium fiyatlara satılıyor olması çok acı.  

 

Ethernet Kapısı: 

Tabii ki $2 kar yapabilmek için Ethernet kapısını eklemekten vaz geçmediler. Kasayı 1 cm kalınlığında tasarlayabilmek için Ethernet kapısından vaz geçtiler. Zira USB kapılarını koydukları alana Ethernet kapısı koymaya kalksalar kasa 1.5 cm kalınlığına ulaşmak zorunda kalacaktı. Durun bir dakika! Eğer kasa kalınlığı 1.5 cm olsaydı hem Ethernet kapımız olacaktı hem de alttaki şu sarkık çeneden kurtulmuş mu olacaktık. Üstüme iyilik sağlık. Ayrıca kim pratik bir bilgisayar ister ki!

 

Ses Sistemi: 

“6 adet sürücülü hoparlör sistemi gayet güzel ses sağlıyor” demek bir şey. “tüm odayı dolduran, doyurucu ses sağlıyor” demek başka bir şey. Alt tarafı bir bilgisayar hoparlörü. Beats hoparlörlerle veya AirPods kulaklıklarla büyümüş Z kuşağını kandırmaya çalışmanı anlıyorum Apple. Fakat bizim gibi biraz daha yaşlı olup audiophile deneyimi yaşayabilmiş insanların da bu iddialarını okuyacağını düşünmemiş olamazsın. Ayrıca her geçen Mac bilgisayarın sesi bir önceki jenerasyona göre çok daha iyi oluyor. Bunu tabii ki gözlemliyoruz. Fakat “herkes bana baksın, çevre çok umurumda, arsenik ve ABS kullanmadan ürün üretiyorum” deyorsun. Böylece bir taraftan da korkunç şartlardaki kobalt madenciliğini teşvik ediyorsun. Ayrıca sapasağlam ürünlerin yeniden kullanılmasına karşı elinden ne geliyorsa yapıp çevreye akıl almaz zararlar verebiliyorsan. Sonuç olarak bu “doyurucu” ses konusunda söylediklerin de maalesef doğru değil.  

 

Sonuç 

iPhone ve iPad gibi kısa ömürlü Apple bilgisayarların devrine hoş geldiniz. iPhone, iPad, Apple Watch, Apple TV ve daha bir çok ARM işlemcili Apple ürünlerinde yüksek performanstaki yaşam süresinin kısıtlı olduğunu anlatma gereği duymuyorum. Ayrıca dünyanın zirvesinde olmak kolay bir iş değil. Bu noktada hem son kullanıcılar hem de profesyonel kullanıcılar için ekonomik olarak doğru plan ile yatırım yapmalarını önermekten başka bir şey elimden gelmiyor. Artık Mac’lerinizi daha sık değiştirmeniz gereken bir dönem başlıyor. Bunun adı recurring business model. Üstelik bunu iDevice’lar ile 10 senedir deneyimliyoruz.  

Eğer grafiker, video editor, müzisyen, uygulama geliştirici, yazılımcı veya benzeri power user iseniz, o zaman bilgisayarınızı sık sık yenilemeniz gerekebilir. Böylece bu sefer olmasa da gelecek sefer bir ARM işlemcili Mac’e geçmeniz kaçınılmaz. Ayrıca gönlümden ARM işlemcilerden uzak durmanızı söylemek geçiyor olsa da, gerçekler ile yüzleşmeliyiz.

Adobe sizi en yeni işletim sistemini kullanmaya mecbur ettikçe, yeni kameralar H265 gibi yeni codec’leri benimsedikçe yani uzun lafın kısası tüm endüstriler el ele verip size sürekli yeni ürünler aldıracakları bir ağ ile etrafınızı sardıkça, size ARM Mac aldırmamaya çalışmak budalalık olur. Ayrıca bilgisayarınız ile para kazanabildiğiniz için onu yenileme ihtiyacınız sağlıklı ve doğal bir süreç olmalıydı. Ama yazılım ve donanım endüstrileri bu sürece o kadar çok burunlarını soktular. Üstelik sizin adınıza o kadar çok plan yapar oldular ki, sağlıklı ve doğal yenilemeler artık hatıralardan ibaret.  

 

Kullanım süresi

Son kullanıcıları ise bundan önceki gibi görece esnek bir dönem bekliyor. Ben basit bir son kullanıcıyım ve ne kadar yavaş olursa olsun iPhone 5S’imi kullanmaya devam ediyorum. Ayrıca 3 yıl sonra kendi kendini imha falan etmeyecek bu bilgisayarlar. Sadece fark edilir şekilde verimini kaybedecek. Elbette benim gibi talepleri kısıtlı olan bir kullanıcı idare edilebilir bir durum olacaktır.  

Gidip 2.el veya yeni bir tane Intel Mac alın demiyorum. Üstelik son yıllarda Intel işlemcili Mac’lerde de çok sıkıntılı modeller var. Bu bir geçiş dönemi ve rengarenk modeller ve harika işlemci benchmark’larının ortasında neler olup bittiğine dair biraz olsun fikir vermeye çalışıyorum. İhtiyaçlarınıza, ekonomik durumunuza ve buradaki bilgilere göre doğru kararı vereceğinize inanıyorum.  

Mesleğim gereği çok uzun yıllardır Mac bilgisayarlar onarıyorum. Ayrıca 10-12 yaşında Mac’ler ile halen hatırı sayılır işler yapabilen bir çok kullanıcı tanıyorum. Sadece artık bu dönem geride kalıyor. Elbette içim biraz buruk. ARM Mac’ler onarım başarı yüzdesi çok düşük ve kullanım ömrü çok kısıtlı ürünler olarak raflardaki yerlerini alıyorlar. ARM işlemcili iPhone onarımlarında iyi bir onarım başarı yüzdesi mevcutken, ARM işlemcili Mac’lerde neden onarım başarı yüzdesi düşük olacak sorusunu da ileriki yazılarımızda yanıtlamaya çalışalım.  

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here