Ana sayfa Makale Portre Fotoğrafçılığı

Portre Fotoğrafçılığı

Konusu insan olan her fotoğraf şüphesiz birçok konuyu içinde barındırır.

0

Portre, fotoğraf, resim ve benzeri sanat türlerinde kişinin yüzünün ve ifadesinin yorumlanması ile oluşturulan eserdir. Portre fotoğrafı ise, kişinin duygularını, karakterini yansıtan bir çekim yöntemidir.

Portre fotoğrafçılığı çekim türleri açısından benim en çok sevdiğim alandır. Portre çekerken çok fazla teknik kullanabileceğiniz için portre fotoğrafçılığı çok geniş kapsamlı ve detaylı olarak ele alınmalı. Konusu insan olan her fotoğraf şüphesiz birçok konuyu içinde barındıracaktır.

Bu sayı için tarihe bir döneme tanıklık ettiğimiz şu günlerde yaşadığımız pandemiyi konu alan portre çalışmaları gerçekleştirdim. Portre fotoğrafında öncelikli olarak çektiğimiz kişi ile kuracağımız iletişimden bahsedeceğim. Tanıdığımız kişileri fotoğraflamak ile tanımadığımız kişileri fotoğraflamak arasında fark olacaktır. Burada önceliğimiz fotoğrafını çekeceğiniz kişi ile kurduğunuz iletişimdir.

Fotoğrafınızın etkileyici, iz bırakan bir kare olmasını istiyorsanız modelinizle her zaman samimi bir iletişim kurun. Siz onunla yakınlaştıkça modeliniz olan kişide güven duygusu oluşturursunuz. O, size güven duydukça kendisi hakkında bilgiler vermeye başlayacaktır. O, size bilgi verdikçe, siz onu daha iyi tanıma fırsatı bulacaksınız. Ve asıl kısım siz onu tanıdıkça çekimini nasıl yapacağınızı tasarlayacaksınız. Kişiliğini, karakterini tam anlamıyla ortaya koyabileceğiniz ifadeler alacak, fotoğraf kurgunuzu da bu yönde şekillendireceksiniz. Fotoğrafınızın ışığının nasıl olması gerektiğine dair kafanızda oluşan soruların cevabını da bulmuş olacaksınız.

Burada insan konusu fotoğrafınızın baş rolünde olduğu için kendinizi fotoğrafa kaptırmalısınız. O anın büyüsünde saklı duran her şeyi ortaya çıkarmak yani görünenin, ifadenin arkasında saklı olanları da göstermek sizin bir fotoğrafçı olarak ilk görevinizdir. Ancak böyle tam olmuş bir portre fotoğrafı ortaya çıkarabilirsiniz.

Fotoğrafınızı dış mekanda veya stüdyoda, sert ışıkta veya yumuşak ışıkta nasıl olması gerektiğine fotoğrafını çekeceğiniz kişinin ifadesine ve tasarladığınız konsepte göre karar vermelisiniz.

Mesela, dış mekanda çekim yapıyorsanız güneşin sert geldiği öğle saatlerini tercih etmeyin eğer gün ışığı yumuşaksa olabilir. Fakat yine de öğle saatlerinde fotoğraf çekmeyi çok tercih etmeyiz.

Portre çekerken gün ışığından faydalanacaksanız reflektörünüz varsa mutlaka yanınıza alın. Portre çekerken yüzü aydınlatmak, yumuşak gölgeler oluşturmak ve fotoğrafa derinlik katmak önemlidir. Işığı nasıl almak istediğiniz yani cephe ışığı mı, yanal ışık mı, tamamen sizin fotoğrafı nasıl yorumlamak istediğinize kalmıştır.  Yüzün dört temel bölgesini ön plana çıkartabilir veya bir kısmını gölgede bırakabilirsiniz.

Eğer iç mekanda çekim yapacaksanız size tavsiyem bir cam kenarında ya da ışığı en iyi şekilde alan bir yerde çekim yapmanız. Eğer derinlikli, gölgeli bir çekim yapmak istiyorsanız modelinizin yüzünün bir kısmı ışığı alacak şekilde cam kenarında konumlandırın. Işık almayan diğer tarafa reflektör koyarak veya beyaz bir kağıt yardımıyla ışığı yansıtabilirsiniz.

Eğer stüdyo ortamında çekim yapacaksanız, en az 2 adet ışık kaynağı kullanmanızı öneririm.

Çekim yapabileceğiniz büyüklükte bir mekan istediğiniz kareyi almada önem arz eder. Önceden çekim yapacağınız alanın büyüklüğünü hesaplayıp, lens seçiminizi de ona göre yapmanızda fayda var. Düz renkte bir fon; siyah, beyaz veya gri ya da farklı bir renk, nasıl bir kurgu düşünüyorsanız arka fonunuzu iyi belirleyin. Portre çekimlerimde genelde düz renkler tercih ediyorum. Arka plan sade olmalı ki ifade daha belirgin olabilsin. Çünkü odak noktası çektiğimiz kişinin yüzü olmalıdır.

Işık kaynaklarınızı konumlandırırken sürekli aynı açılardan yansıtmayın, farklı yansımaları da denemeniz farklı ışıklar yaratmanızı sağlar. Bir ana ışık kaynağı belirleyin sonra yardımcı ışık kaynaklarınızı saptayın ve ışıklarınızın yerleşimlerini ona göre ayarlayın.

Son olarak lens seçimiyle konuyu kapatmak istiyorum.

Genellikle fotoğrafçılar portre lensi olarak prime lensleri tercih ederler. 50mm, 85 mm, 100 mm ve 35 mm gibi. Ben de prime lens kullanmayı daha çok tercih ediyorum ama şunu da eklemek isterim ki 70-200, 24-70, 24-105 gibi zoom aralığına sahip lenslerle de çok başarılı portre fotoğrafları çekebilirsiniz. Makinenizin full frame sensörlü veya çarpanlı sensörlü oluşuna göre odak uzaklığınızı etkileyeceğini de unutmamanız gerekir.

 

Evet sevgili fotoğraf severler sizlerle portre fotoğrafçılığının belli başlı püf noktalarını paylaştım. En iyi fotoğraflar üretmenin yolu sürekli uygulamadır, deneme-yanılmadır. Böyle böyle en iyi kareyi yakalarsınız.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here