Ana sayfa Haber Macintosh”da video işleme ve kurgu programları

Macintosh”da video işleme ve kurgu programları

0

Final Cut Studio, Avid, Adobe Production Premium ve daha fazlası…

Macintosh üzerinde profesyonel amaçla kullanılan video işleme programlarını irdelemeye kalktığımızda, karşımıza temel olarak üç seçenek çıktığını görüyoruz: Final Cut Pro, Avid Media Composer ve Adobe Premiere Pro.
Avid, Macintosh”lar için üretilen tarihin ilk non-linear kurgu sistemi, yani bilgisayar programı. 1989 yılında “Avid /1” adıyla piyasa çıktı ve Macintosh II”lerde çalışıyordu. 1999 yılına kadar sadece Mac tabanlı giden program, o dönemde Final Cut Pro”nun da ortaya çıkmasına paralel bir şekilde, Windows için de sürüm çıkarmaya başladı ve o platforma öncelik verme eğilimine girdi.
Adobe Premiere Pro da, 1991″de “Adobe Premiere” adıyla girdiği piyasaya yine Mac tabanlı başlangıç yapmıştı. Ancak 1993 yılından itibaren, Windows için de sürümleri sıralamaya koyulmuştu. 1999 yılından beri piyasada olan Final Cut, Mac tabanlı başlayıp Windows”a kayan diğer profesyonel video editörlere nazire yaparcasına böyle bir yola girme gayreti göstermiyor.
Ancak Intel işlemci kullanmaya başlayan, QuickTime, iTunes, Safari gibi programlarla Windows”a da nüfus eden Apple, bu yola girmez veya girmemeli diye bir şey yok.
Elimizdeki bu tarihsel verilere bakarak profesyonel video işlemede Macintosh sistemlerinin ve bilgisayarlarının daha deneyimli olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Uygulamaların temel özetini çıkarırken video işlemede ne gibi ekipmanlara ihtiyaç duyulduğu da dahil birçok konuya değinmeye çalışacağız. Eskiden yeniye doğru gidelim:

Avid Media Composer

80″lerin sonuna kadar linear yani doğrusal kurgu yöntemiyle yapılan film ve video işleme bu dönemde Avid”in ilk non-linear (doğrusal olmayan), bilgisayar temelli, işleme prog-ramını ortaya koymasıyla bir devrim geçirdi. Bu devrime yardım ve yataklığıysa dönemin Macintosh”ları üstlendi. Bu tarihe kadar her şey kes-yapıştır yöntemiyle veya video teyp ile yapılıyordu ve büyük çaba, beceri gerektiriyordu. Doğal olarak 1989″da çıkan ilk Avid, Avid/1 çok önemli bir yenilikti.
Her şeyin el yordamıyla yapıldığını düşünün. Bunu yaparken verebileceğiniz yanlış kararların geri dönüşünün yüksek maliyetli olduğunu da unutmayın. Bir nevi işkence.

 

Doğrusal kurgulama yapanların en büyük hayali bu işi bilgisayarda yapabilmekti. Bu hayali Macintosh ve Avid gerçeğe dönüştürmüştü. Artık istediğiniz zaman, istediğiniz görüntüyü, istediğiniz şekilde ekleyip çıkarabiliyordunuz. Günümüzde Avid”in geldiği noktaysa Avid Media Composer 3 oldu. Buna ek olarak haricen çalışan çeşitli dijital donanım seçeneklerini de unutmamalı. Avid Mojo ve Avid Nitris gibi. Avid tamamen profesyonellere yönelik ve “kurgu programlarının Mercedes”i” lakabına sahip. Böyle bir uygulamanın maliyeti de doğal olarak diğerlerine oranla oldukça yüksek.

 

Bunun olumsuz yönlerini gören şirket, son döneminde yeni bir politika belirleyerek fiyatları bir hayli düşürmüş durumda. Fiyatı düşmüş paketin içinden daha çok uygulama çıkıyor olması da ayrı bir güzellik. Ancak hala fiyatlar diğerlerine göre yüksek kalıyor.

Tek başına video işleme uygulamaları kullanmak da pek akıl karı değil. Onlara ek olarak ses düzenleyici, animasyon yaratmanızı sağlayan, görsel efektler ve üç boyut kazandıran programlar, işiniz bittikten sonra verileri DVD”ye kolayca aktaracak uygulamalar da şart. Ancak Media Composer”a artı değer katan Avid Studio Toolkit programları maalesef Mac platformuna uygun değil, PC”lere özgü. Yani Avid DVD, Avid FX ve Avid 3D gibi gelişkin programları Mac”te kullanamıyoruz. Yine bir başka ek prog-ram Avid Newscutter da Mac platformunda çalışmamakta. Avid Symphony Nitris adlı SD-HD çözümü sunan donanım da Mac”e uyumlu değil. Aslında Media Composer bünyesinde birçok efekti ve ses-yazı düzenleme öğesini taşımakta. Avid Meta Sync, Avid Codecs LE, Avid Codecs PE, Avid EDL Manager, Avid Film Scribe, Avid Log Exchange, Avid Media Log gibi birçok paket de Composer”ın yanında gelmekte. Ancak Mac”te bu programı kullanmak niyetindeyseniz kesinlikle detaylı bir şekilde www.avid.com adresini incelemeli, hatta http://www.avid.com/products/Media-Composer-Software/system-requirements.asp linkine uğramadan ve oradaki http://www.avid.com/resources/qualified/MediaComposer-Qualified-Apple-Workstations.pdf dosyasını icelemeden bunu yapmamalısınız. Kullanacağınız ek donanımlar için de www.matrox.com/video ve www.blackmagic-design.com yardımınıza koşacaktır.

 

 

 

 

 

Avid film ve televizyon sektörünün öncelikli tercihlerinden biri. ülkemizde de bilinen en büyük müşterisi TRT”dir. Fakat gerek tamamen  profesyonellere özgü yapısı nedeniyle amatörleri, bağımsız sinemacıları tam kucaklayamıyor oluşu; gerekse de 2000″lerden beri Final Cut Pro”nun yaptığı ataklara paralel olarak Windows ortamına verdiği öncelikten  dolayı Macintosh kullanıcıları için cazip olmaktan gittikçe uzaklaşmaktadır. Mac kullanan, bağımsız sinemacı veya bu işin başlangıç aşamasında biriyseniz, “Peki bu işle uğraşmanın daha pratik bir yolu yok mu?” diye soracaksınnız. O halde buyurunuz Adobe dünyasına.

Adobe Production Premium
Video işleme deyince akla gelen en popüler programlardan bir diğeri de şüphesiz Adobe Premiere Pro. 1991 yılında Adobe Premiere adıyla piyasaya adım atan uygulama geçen zaman içinde kullanıcı profilini yarı profes-yonellerden tam profesyonellere doğru genişletme politikası doğrultusunda 2003″de daha gelişkin ve dişe dokunur bir versiyon olan Adobe Premiere Pro”ya geçiş yaptı. 2007″de Mac versiyonu da çıkan uygulamanın en temel avantajı doğal olarak Adobe grubundan olması. Keza Adobe yıllardır Mac platformundan başta grafik tasarımcılar ve fotoğrafçılar için olmak üzere vazgeçilmez bir marka olmuş durumda.
Son yıllarda Macromedia”yı da satın almalarıyla beraber, neredeyse tüm görsel iletişim tasarımı programları arasında uyum ve geçişkenliği maksimum seviyeye çıkarmış durumda. Bu bağlamda video işlemeyle pek bir alakası olmayan kişilerin bile rahatça uyum sağlayabileceği bir yapıda Adobe Premiere Pro. Hele ki menülere aşina olmanın ve onlara kolay nüfus edebilmenin programı öğrenmenin yarısı olduğunu düşünürseniz. özellikle yarı profesyonellerin, öğrencilerin, bağımsız sinemacıların gözdesi konumunda.
Şüphesiz Adobe After Affects gibi artık alanında ekol olmuş bir programla olan müthiş uyumu da gözardı edilmemeli. Birçok sinema filminin görsel efektlerinin arkasındaki gizli kahramandır bu prog-ram. özellikle Matrix filmindeki efektlerle adından söz ettirmiş olan After Affects bu konuda başlı başına bir kalite timsali olmuştur. Production Premium kapsamında, Photoshop”un Extended versiyonuyla sadece 2D değil 3D dünyasından da aktif hale gelebilirsiniz. Keza uygulamanın bu versiyonu daha çok mimarları, mühendisleri, film, video ve multimedya sektöründe çalışanları hedef alıyor. Flash ile yaratıcı animasyonlar yapabilir, Illustrator ile yarattığınız veya yaratacağanız birçok illüstrasyonu da videolarınıza kolayca entegre edebilirsiniz.
Bu paketin bir başka önemli parçası da hiç kuşkusuz Soundbooth. Görüntü ve ses entegrasyonu, düzenlemesi için üretilmiş bu uygulamayla videoların içindeki seslerle oynayabileceğiniz ve onları gerektiği şekilde temizleyebileceğiniz gibi, çektiğiniz veya yarattığınız herhangi bir görüntüye müzik, ses ve çeşitli efektler ekleme imkanına da sahipsiniz. İş akışını hızlı ve kolay yapmanızı sağlayacak Adobe OnLocation; DVD, Blu-ray ve internet üzerinden yayın ve kayıt yapmaya yarayan Adobe Encore da cabası. Genelde pek kullanmaz hatta küçümseyip görmezden geliriz ancak, bütün Adobe paketlerinin vazgeçilmez parçaları Adobe Device Central ve Adobe Bridge yine hayatı bizim için kolaylaştıran aparatlar. Bridge adı üstünde uygulamalar arası köprü görevi üstlenip geçişkenlik sağlarken, Device Central de verileri mobil cihazlara, telefonlara hızlı aktarımı sağlayan ve zamandan tasarruf ettiren bir yapılanma. Adobe Dynamic Link ise bu pakete özgü ve mevcut uygulamalar arasında veri alışverişini maksimize ediyor. Adobe Premiere Pro da yine Matrox ve DeckLink ek video kartları ve donanımlarıyla uyumlu çalışmakta. Ayrıca tabii ki günümüz popüler video formatlarını, standartlarını da desteklemekte (HD, 24P gibi). BBC televizyonu Adobe Premiere Pro”nun kullanıcıları arasındadır. 2007 yılında gerçekleşen bu durum şirketin profes-yonel kullanıcılara yönelik yaptığı yatırımın verdiği en güzel meyvedir. Ancak program hala yarı profesyonellikten profesyonelliğe geçiş aşamasındadır diyebiliriz. Pekala “Bana Avid biraz karışık geldi, Adobe Premiere Pro da daha çok yarı profesyonellere yönelik gibi görünüyor yok mu bunun bir ortası?” diyorsanız. Meraklanmayın imdada Final Cut yetişiyor. 

Final Cut Studio
Video işlemede en yeni Mac platformu paketiyse Apple markalı Final Cut Studio. Hem profesyonlere yönelik yapısı hem de kolay kullanımı sayesinde sektöre geç girdiği halde liderliğe oynuyor. Avid”in bu işin piri olduğunu söylemiştik. Son yıllarda Mac platformuna özgü özellikleri azalan Avid”in, Mac kullanıcıları için yerini büyük oranda Final Cut”a bırakıyor olduğu söylenebilir.
8 Ekim”de, İstanbul Grand Cevahir Hotel”deki Final Cut Dünya Turu kapsamında verilen ücretsiz eğitim ve tanıtım seminerinde de gördük ki, dünyaya Final Cut”ı tanıtmak için ciddi bir çaba gösteren Apple, her geçen gün kullanıcılarına yenilerini ekliyor. Video işlemede Mac”in parlayan yıldızı Final Cut Pro, yine kendisi gibi gerçek zamanlı olan ve hareketli grafikler, efektler üretebilen Motion”la uyum içinde çalışıyor.
 

 

 

 

Son döneminde 3D kullanıma da olanak tanıyan Motion, After Effects”e rakip olarak düşünülüyor. Paketin diğer bir parçası Soundtrack Pro. Adobe grubunun Soundbooth”unda olduğu gibi ses-video bütünlüğü; gereksiz seslerin pratik yolla temizliği; görüntülere müzik, konuşma ve çeşitli ses efektleri ekleyebiliyor olmak gibi özelliklerle öne çıkıyor. Bu noktada şunu da belirtmek lazım ki gerek Soundtrack Pro gerekse benzeri diğer programlar sadece sinemacı veya televizyoncuları değil mülakat yapan tüm gazeteci ve yayıncılar için de güzel uygulamalar. Keza böylece yaptığınız röportajı çözerken size kök söktüren geri plan seslerinden ve gereksiz gürültülerden kolayca kurtulabilir, sadece yaptığınız sohbete odaklanabilirsiniz.
Compressor ile videoları iPod, Apple TV, internet, DVD, cep telefonu, DVD diskler için uygun formata çevirmek mümkün. Endüstri standartlarında formatları da tabii ki destekleyen bir program. MPEG-2 ve H.264 gibi. Bu noktada Compressor”ün profesyonel duruşu ve özellikle Mac donanımlarıyla tam uyumu göz kamaştırıcı. DVD Studio Pro ise oldukça gelişmiş dir DVD yazıcı. SD veya HD tüm dokümanlarınız için pratik ve ideal bir sunum şekli. Color ise özellikle üzerinde durulması gereken yeni bir program. Aslında videolar üzerinde sese ve renge Final Cut Pro üzerinden de belirli ölçülerde müdahale etmek mümkün. Ancak başlı başına bu iş için yaratılmış programların tonla ek özelliği ve pratik yönleri oluyor.
Color başlangıçta bir renk düzenleme aracı gibi görünse de aslında daha da fazlası. Yaratıcılığınıza bağlı olarak, renkler üzerinde istediğiniz gibi oynama yapabildiğiniz Color”ı bir görsel efekt mekanizmasına dönüştürmek de mümkün.
Final Cut Pro ile sadece Color özelliği kullanılarak hazırlanmış etkileyici reklam filmleri olduğunun altını çizelim (Euro RSCG”in yaptığı Jaguar reklamı).
Tüm bunlara ilaveten gelen üç ayrı uygulama daha var. Onlara da değinelim. Live Type, metinlere boyut kazandıran ve onlardan animasyon yaratan bir uygulama. Bu noktada metin demişken olası Türkçe karakter sorunlarınız için de bir ipucu verelim. Bu tarz programlarda OpenType fontlar kullanılması öneriliyor. Türkçe karaktelerini yarattığınız fontu OpenType yani TrueType olarak kaydet-meniz gerekmekte. “Peki bunu nasıl yapacağım?” diyorsanız: http://www.elmakurdu.org.tr/ sitesinde sağ alt köşede bulunan “Fontlarımıza Türkçe öğretelim” adındaki ücretsiz PDF dosyasını indirmeniz ve Fontlab uygulamasının son sürümünü edinmeniz gerektiğini belirtmeliyiz. Her ne ise, devam edelim. Cinema Tools film yapımcılarına özgü bir uygulama ve tabii ki Final Cut Pro”yla entegre çalışıyor.
Qmaster ise bir uygulamadan çok, iş akışını kolaylaştıran bir sistem olarak işliyor. Görünen o ki Final Cut, Mac kullanıcıları için birinci sırayı alma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Diğer video işleme program ve paketlerine oranla daha ucuz olan Final Cut Studio bu sayede de yine hanesine artı puan yazdırıyor. Bu arada Final Cut Server”dan da kısaca bahsetmeli. Kuracağınız bu server ile herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda MobileMe”yi de devreye sokarak, yapılan işlerin hangi aşamada olduğunu izlemek ve buna dair verilecek kararları sağlıklı bir şekilde iletebilmek mümkün. özellikle vardiyalı çalışılan, çok elemanlı işletmeler için ideal. Sabah çalışan bir elemanın iş devri için diğer vardiyadaki arkadaşını beklemesine gerek yok. Bu sunucu sayesinde iletişim daha hızlı ve kolay. Windows”a da kurulabildiğinden aynı zamanda uluslararası düzeyde iş yapan kişi ve kuruluşların da edinmesi gereken bir sistem. Final Cut Server sizinle toparlayıcı, arabulucu ve iş ortağı gibi çalışıyor. Final Cut Studio”ya dönersek, son dönemde gerek film sektörünün önde gelen firmalarının (mesela 20th Century Fox) gerekse de reklamcı ve televizyoncuların ilk tercihlerinden biri olma yolunda ilerli-yor. Final Cut”ın bir diğer avantajıysa kullanacağınız Mac”lerle olan tam uyumu ve sistem gereksinimleri açısından diğerleri-ne oranla daha az istekte bulunuyor olması. Bu paketle birlikte yine DeckLink ve Matrox donanımları kullanmanız da mümkün. Evet her paketin kendine göre avantajları veya dezavantajları var. Final Cut Sudio, Mac kullanıcıları için pratik ve ideal bir çözüm gürünümünde. özellikle de fiyat-performans değerlendirmesi yaparsanız. Ancak farklı kombinasyonlar yapmak da pekala mümkün. Zaten bu işin tek bir çözüm yolu olsa meseleyi bu kadar uzatmaz sadece ondan behsederdik. Mesela After Affects”li kombinasyonlar elinizi epeyi güçlendirir. Avid Media Composer ve Adobe After Affects”i birlikte kullanmayı öğrenmek Mac için ideal bir çözüm olmaktan çıkıyormuş izlenimini veren Avid”i yeniden gözbebeği yapabilir veya Final Cut Pro”nun yanına After Affects”i katmak hem kullanımı kolay bir alternatif oluşturur hem de üst düzey işler için birebir olabilir. Diğer yandan Adobe Production Premium”un paket halindeki uyumu da fazlaca cazip. Hatta bu sektöre de girmek siteyen grafik ve Web tasarımcıları için Adobe Master Collection cazip bir tercih sebebi olabilir. Video işlemede konu ettiğimiz bu programlar son yıllarda zaten birbirleriyle aralarındaki uyum ve kullanıcı profili konusunda da ortak bir noktaya doğru ilerlemekte.

Tam profesyonellerin programı Avid bağımsız sinemacılara da göz kırparken, Adobe grubu da tam profesyoneller için de bir seçenek olma çabası içinde. Sonuçta hangi kombinasyonu seçersek seçelim diğerlerini de öğrenmekten, bilgi edinme konusunda açgözlü olmaktan geri durmamalı. Bu arada programlar için üretilmiş özel plug-in”lerin de varolduğunu ve spesifik durumlarda yardımımıza koştuklarını da unutmayalım. Onları da incelemeniz faydalı olacaktır. Bunların yanına Shake, Maya, Cinema 4D, Poser gibi bir 3D programını daha eklemekte fayda var. Hazır konu açılmışken Blender adlı bir programdan da bahsetmeden geçemeyeceğim. Final Cut Dünya Turu seminerinde Netron Bilişim Akademisi standındaki sohbet sırasında varlığını öğrendiğim Blender, çok yönlü bir 3D programı ve tamamen ücretsiz. Bakmayın bedava olduğuna mevzubahis şirketin batmış olmasından dolayı ücretsiz hale gelmiş. Aslen tamamen profesyonel kullanım için tasarlanmış bir uygulama. http://www.blender.org/download/get-blender/ adresinden Mac versiyonunu indirmenizi şiddetle öneririm. Uygulamaları öğrenmek için -Adobe grubu hariç- Türkçe kaynak bulmak oldukça güç. İnterneti ve forum sitelerini iyice taramak gerekiyor. Bu bağlamda İngilizce kaynaklara; eBook”lara, basılı yayınlara veya örnek video çalışmalarına ve eğitim videolarına bir şekilde ulaşmak farz oluyor.
Peki tüm bunlar için nasıl bir Mac kullanmalı? Profesyonel iş çıkarmak için en yüksek özelliğe sahip Mac Pro”lardan taviz vermemeli. Amatör işler için de MacBook Pro”dan aşağısına pek düşmemeli. Yalnız bu noktada ek olarak bellek artımına gitmek gerek.

Minimum 4 GB bellek kullanmakta fayda olduğunun altını çizmeliyiz. Ayrıca 7200 RPM”li, FireWire”lı, 500 GB”ın üstünde harici bir sabit disk almak da başlangıç için bir başka doğru seçim olur (Avid ve Adobe grubu söz konusuysa MacBook Pro kullanıcıları için bu zaten şart. FireWire üzerinden bağlayacağınız diske önce sistem yüklemeniz de gerekiyor). Bunun yanında amatör kullanıcalara abartılı gelebilir ancak en az 20 inç iki tane Apple monitör kullanmak işinizi kolaylaştırır ki zaten doğrusu da budur. Seçtiğiniz kombinasyonun minimum özelliklerini karşılayan herhangi bir Mac de iş görecektir. Ancak ondan tam randıman almak ve sorunsuz iş çıkarmasını ummak hayalperestlik olur. Profesyonel bir şirketseniz, bilgisayarı ve uygulamaları seçmek yeterli olmuyor tabii. Tam video işleme, yüksek çözünürlükte görüntü elde etme, gerçek zamanlı giriş-çıkışlarda tam verim için çeşitli ek donanımlara  da ihtiyaç duyuyorsunuz.

Büyük-küçük, analog-dijital bağlantılı, SD-HD video converter”lar; SDI, HDMI ve analog bağlantılı SD, HD videolar ve 2K filmler üzerinde çalışılabilen 10-16 kanal audio mikserli video editörler; SDI, HDMI ve analog bağlantılı SD, HD videolar ve 2K filmler için video kartları; HDTV ve 2K monitör çözümleri; 72 giriş-144 çıkış-72 kontrol panelli, 3GB/s SDI router”lar; ve ek donanım konusunda ne lazımsa: Matrox ve özellikle de DeckLink, size birçok çözüm sunuyor.
Bu firmaları yakından takip etmekte fayda var. ‹şinize yarayacak birkaç internet sitesi vererek yazımızı noktalayalım.
www.apple.com/finalcutstudio/overview.htmlwww.apple.com/finalcutstudio/overview.html
www.adobe.com/products/creativesuite/production/

www.avid.com/products/Media-Composer-Software/index.asp
www.matrox.com/video
www.blackmagic-design.com
www.finalcutdersleri.com/
www.lynda.com/
www.turkmacforum.com/forum/
www.macvideo.com

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here