Ana sayfa Makale Klasikler Ölmez – Bölüm- 5: SEGA Mega Drive

Klasikler Ölmez – Bölüm- 5: SEGA Mega Drive

90’ların başından günümüze taşıdığımız efsanevi TV konsolu Sega Mega Drive, ‘Klasikler Ölmez’ yazı dizimizin beşinci bölümüne konuk oluyor…

0

Klasikler Ölmez yazı dizisi ile geçmişin unutulmaz video oyunları, cep telefonları, bilgisayarlar ve daha birçok teknoloji yıldızını sayfalarımıza taşıyoruz. İlk bölümün konukları cep telefonu dünyasında her biri derin izler bırakmış beş modeliydi. Ustalara saygı zamanıydı. İkinci bölümde tarihin tozlu sayfalarından çıkıp gelen efsanevi bilgisayar oyunu Grim Fandango, üçüncü bölümde ise Commandos vardı. Dördüncü bölümde 90’ların sonundan günümüze taşıdığımız efsanevi el konsolu GameBoy ile karşınızdaydık… Şimdi ise sırada bir diğer iz bırakmış teknolojik ürün Sega Mega Drive var.

 

90’ların başın TV’ye takılan konsollar için önemli bir zaman dilimine işaret eder. PlayStation’a giden yolda atılan önemli adımlara sahne olmuştur 90’ların ilk yılları. Bu noktada Tetris, tenis, çok düşük çözünürlükte futbol, basketbol oyunları, dövüş oyunları, nişancı oyunları vardı. Ancak görsellik son derece düşüktü ve genel itibarıyla 90’larda hala 80’lerdeki retro deneyimi yaşamaya devam ediyordu oyun severler. Sega Mega Drive, bu durumu sonlandıran önemli bir kilometre taşıdır.

SONY DSC

Siyah renkli bu oyun konsolu, iki adet joystick ile oynanabiliyordu. TV’ye takılan konsol, tek ya da çok sayıda oyunu içeren kasetlerle bir nevi o retro deneyimi sürdürüyordu, ancak tek bir farkla; çok daha iyi oyunlar…

Artık piksel piksel görünüm sunan, üstelik bunu dev ekranlardaki ‘kare kare’ görünümlerle sunan konsol devri sonlanıyor, oyun detaylarında yeni bir kapı aralanıyordu. Dönenin en önemli atılımı ise FIFA International Soccer oldu…

Electronic Art tarafından geliştirilen FIFA International Soccer, oyun meraklılarına İngiltere, İspanya, Almanya, Fransa, İtalya, Malezya, İsveç gibi liglerden gerçek kulüplerin seçilmesi, üstelik gerçek futbolcu isimleri ile karşılaşmalara çıkılması gibi çığır açan yenilikler vadediyordu. Hala ‘kare kare’ görünüm hissedilse de artık ‘oval’ tasarımlar da söz konusuydu. Sahanın detayları, çizgiler, kale, file, tribünler ve EA Sport markasını adeta hafızalara kazıyan reklam panoları ile futbol, ilk kez bağımlılık yaratacak seviyeye ulaşmıştı.

Süreyi belirliyor, ardından da fikstür esasıyla sırayla rakiplerinizle maçlara çıkıyordunuz, ligde puan tablosu vardı. Oyuncularınızın hız, pas, şut gibi özellikleri takımınızın rakibine karşı rekabet gücünü ortaya koyuyordu. Kıran kırana maçlar, gol sevinçleri, keyifli efektler ve daha birçok sürükleyici deneyim eşliğinde futbolu ilk kez geniş kitleleri peşinden sürükleyecek şekilde konsol dünyasına taşıyacaktı.

 

Türkiye’de Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi ön eleme karşılaşmasında İngiltere Premier Lig Şampiyonu Manchester United’ı elemesi de bu dönemde gerçekleşti. Akıl almaz bir şekilde olmaz denilen olmuş kupanın favorisi Manchester United, Galatasaray tarafından elenmişti. Bu ikonik başarının da etkisi ile futbola duyulan ilgi artarken özellikle çocuklar ve gençlerin FIFA oyunlarına yönelik tutkusu da gelişti.

Sega Mega Drive’da FIFA keyfi sonraki yıllarda da sürdü. Hatta Sega Mega Drive, Sony PlayStation çıktığında da rekabetin içerisinde bir süre kalmayı başardı. Dönemin en yüksek fiyatlı konsolu olan PlayStation’ı satın alamayanlar FIFA oyunlarını uzun süre Sega Mega Drive’da deneyimlemeye devam etti.

Sega Mega Drive’daki bir diğer çarpıcı seri de NBA Live’dı. Michael Jordan, Shaquille O’neal, A. Hardaway, A. Mourning, Grant Hill gibi dönemin süper starlarını kontrol etme imkanı sunan NBA Live oyunları, dönemin bir diğer trendi oldu. NBA Live 96, 97, 98 derken oyunun her sene önceki yılın üzerine önemli yenilikler getirmesi, satışların rekor seviyede artışını beraberinde getirdi.

Smaçlar, top çalma hareketleri, uzun mesafeli şutlar, 3’lük atışlarda ‘Three!’ efekti, taktikler derken basketbolu sevdiren oyun oldu NBA Live. Dönem, Türk basketbolu için de başarılarla doluydu. 95-96 sezonunda O. Milano’yu geride bırakan Efes Pilsen, Avrupa’nın 3 numaralı büyük turnuvasını şampiyon olarak kapatıyor ve Koraç Kupası’nı müzesine götürüyordu. Bir sene sonra Tofaş, Yunan rakibine Aris Selanik’e yenilerek kupayı ikincilikle noktalayacaktı.

Sega Mega Drive dendiğinde sadece basketbol ve futbol oyunları akıllara gelmiyor elbette. Sega Mega Drive, arcade oyunları, tenis, golf gibi diğer spor dallarına dair yapımlar ve dövüş oyunlarının da yıldızıydı. 90’ların artık sonlarına gelinirken zirve noktasına ulaşan konsol, muazzam grafiklere sahip oyunlarla buluşmasını sağladı milyonlarca gencin.

Sega Mega Drive dendiğinde türün süper-starı Sonic the Hedgehog’tan bahsetmemek olmaz. Sega tarafından geliştirilen platform oyununda Kirpi Sonic ve arkadaşı Miles “Tails” Prower, zümrütleri Dr. Ivo Robotnik’ten geri almaya çalışıyor. Dr.Ivo Robotnik, hayvanları kaçırıp robota dönüştüren ‘oyunun kötü adamı’ özetle. Kahramanlarımız Dr.Ivo Robotnik’i alt edip kaçırdığı hayvanları kurtarmaya çalışıyor.

Bolca aksiyonun yaşandığı yapım, dönemin en ünlü figürlerinden birini temsil ediyordu. Sonic, 90’ların en önemli oyun karakterleri arasındaydı. Yapımın tüm dünyada 6 milyon sattığını da belirtelim. Dönemin en önemli unsurlarından ‘takas kültürü’ de devreye girince 6 milyon adetlik satış sonucunda oyunun el değiştire el değiştire en az 30 milyon oyuncuya ulaştığını tahmin etmek mümkün. Sega Mega Drive’ın toplam satış adedinin de yaklaşık 40 milyon ünite olduğunu belirtelim. Bu rakama Microsoft’un Xbox One konsolunun bu rakama uzun yıllar sonra (çıkışından 6 sene sonra 2019’da), Sony PS4’ün de (toplamda 100 milyona yakın satmıştı) yine uzun süre kaldıktan sonra ulaştığını hatırladığımızda, söz konusu başarı hiç de azımsanacak ölçüde değil.

Ve son olarak takas kültürü…

90’ların akıllarda en çok kalan deneyimlerinden biri de kaset oyunlarındaki takas kültürüydü… Türkiye’de uzun yıllar boyunca oyun satan dükkanlarda takas ile yeni oyunlara erişim söz konusuydu. Harçlıklarını biriktiren gençler ve çocuklar, yeni oyunların yüksek maliyeti nedeniyle sunulan bu ‘tüketici dostu’ çözümle birçok kasedi mütevazı takas ücretleri ile oynayabiliyorlardı. Dükkanlarda yeni oyun satışından ziyade ayakkabı kutuları içerisindeki sayısız ‘kullanılmış oyun’ üzerinden takasların yapıldığı bilinir. Bu arada oyunlar genellikle takastan önce denendiği için bir şekilde tedavülde kalıyorlar, dikkatlice kullanılıyorlardı. Oldukça kolektif ve şahsına münhasır denilebilen ilginç bir dönemdi.

Günümüz

Bu eğlenceli ‘kült’ oyuncağı günümüzde de satın alabiliyorsunuz. Modellerde genellikle yüzlerce ücretsiz oyunla birlikte geliyor. 400 TL civarı fiyatlarla internetten satın alınabiliyor.


 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here