Ana sayfa Makale Çin ‘Elektronik’ Cumhuriyeti

Çin ‘Elektronik’ Cumhuriyeti

Koronavirüs ve Trump ambargosuna rağmen yükseliş devam edecek mi?

0
Made in China. Macro of a white inscription on an electrical board.

ABD-Çin arasında yaşanan politik kriz, küresel ekonomideki değişimler ve Coronavirüs (Türkçe kullanımı ile Koronavirüs) salgının elektronik sanayisinde neden olacağı duraksama, uzun süreçte Çinli üreticilerin hızını kesecek gibi görünmüyor.

Elektronik pazarında son yıllarda yaşanan yavaşlamaya rağmen Çin, 2012’den bu yana dünyanın bir numaralı akıllı telefon üreticisi konumunda. 2019’da Çin’den yapılan akıllı telefon ihracatı 366 milyon birime ulaştı. Bu miktar, geride kalan yılın küresel akıllı telefon ihracatının %27’sini oluşturdu.

Çin’de 2020’de akıllı telefon kullanıcı sayısının 780 milyona erişeceği öngörülüyor. 2020 başı ile birlikte ülkedeki akıllı telefon kullanıcısı sayısı 713 milyon. Hedefe çok da bir şey kalmamış gibi.

Dünya genelinde akıllı telefon kullanıcı sayısı ise 2019 sonu itibariyle 3,3 milyara ulaştı. Yani nüfusun yaklaşık yarısına. Küresel akıllı telefon satışlarının değeri 522 milyar dolar olurken, küresel pazar payında Çinli şirketler arasında öne çıkan marka %17,6 ile Huawei olmuştu.

Küresel alanda en son durum 

Elektronik dünyasının amiral gemisini temsil eden akıllı telefon piyasasında 2009-2019 yılları arasındaki döneme bakıldığında üç marka öne çıkıyor. Bunlar Samsung, Huawei ve Apple.

Güney Koreli elektronik üreticisi Samsung, 2012’den bu yana yıllık 20 ile 30 oranındaki pazar payı ile akıllı telefon piyasasının lideri oldu. Apple ile büyük bir çekişme içinde olan şirket 2019’un son çeyreğinde yüzde 18,8’lik küresel pazar payına gerilese de bir numara kalmayı başardı ve bu çeyrekte 292 milyon telefon ihraç etti.

Huawei, geçtiğimiz yıl kendisine ABD tarafından getirilen yasağa rağmen müthiş bir büyüme gösterdi ve Apple’ı ikincilikten ederek akıllı telefon piyasasında Samsung’un hemen arkasına yerleşti.

Çin, son yıllarda birçok elektronik üreticinin yükselişine ve inişine tanık oldu. Geride kalan yıl itibariyle yerel piyasanın yanı sıra gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde de tüketicilerin beğenisi kazanan Huawei, Çin’in en büyük akıllı telefon üreticisi haline geldi. Huawei’yi küresel alanda Oppo, Vivo, Lenovo ve OnePlus izlerken, 2015’te dünyanın en büyük beşinci akıllı telefon üreticisi unvanına erişen Xiaomi giderek gerilere düştü. Yükseliş günlerinde “Çin’in Apple’ı” olarak adlandırılan Xiaomi, ABD’li devi taklit ettiği eleştirilerine maruz kaldığı gibi aksiyon kamerası, akıllı saat ve kulaklıklara kadar genişleyen ürün yelpazesi nedeniyle rekabette yukarılarda kalamadı.

 

Çin, düşük bütçeli telefon üreticisi Coolpad, Android benzeri Flyme adı verilen kendi işletim sistemini kullanan Meizu, temelinde çok uluslu telekomünikasyon firması yer alan ZTE ve gelişmekte olan ülkeleri hedef alan Tecno Mobile ile küresel alanda çok güçlü markalara sahip.

Elektronik alanındaki rekabet dünyanın en güçlü 10 firmasına bakıldığında ağırlıklı olarak ABD ile Çin (hatta Apple ile Çin) arasında yaşanıyor denebilir. İlk beş sırada Microsoft, Amazon, Apple, Alphabet (Google’ın ana şirketi) ve Facebook gelirken, altıncı ve yedinci sıralarda e-ticaret devi Alibaba ile Tencent Holding yer alıyor. Ma Huateng, Zhang Zhidong, Chen Yidan, Zeng Liqing, Xu Chenye tarafından kurulan Tencent, Asya’daki en büyük teknoloji şirketlerinden. WeChat ve PUGB Mobile’ın sahibi. Ayrıca TikTok’u bünyesinde barındıran ByteDance, bir diğer ‘para makinesi’ Çinli şirket. Üstelik ülkenin birçok sosyal medya ağı ve internet platformuna yönelik blokajları (Google, Facebook, YouTube, Instagram, WhatsApp… Dünyada ve Türkiye’de popüler ne kadar uygulama varsa Çin’de yasaklı halde) ülkedeki startup’ların çok daha hızlı ilerleme kaydetmesine yardımcı oluyor.

Youku, YouTube’un yerini alıyor. Instagram yerine Douyin öne çıkıyor. WhatsApp yoksa Çinliler WeChat kullanıyor. Google’un olmadığı bir dünya mı hayal ediyorsunuz, Çin’de yıllardır Baidu adlı platformla bu eksiklik gideriliyor.

Çinli şirketlerin yazılım alanındaki başarıları da şaşırtıcı derecede yüksek. FinTech, AgriTech gibi konularda öncü ürünlerin merkezi genellikle bu ilginç Asya ülkesi. Çin’le ilgili oyun, yapay zeka, yazılım, sanal gerçeklik, makine öğrenmesi ve daha birçok konu başlığındaki ivme de oldukça yüksek. Genel itibarıyla Çinli üreticilerin teknolojinin yarınını belirleme noktasında çok önemli rol üstlendikleri görülüyor.

Çin anakarasında 2010’dan bu yana hızla yükselen bir grafik çizen Apple, 2015’te 58.7 milyar dolar gelir ile zirveye çıkarken, yaşanan politik çekişmeler ve covid-19 virüsünün yayılması ile girilen süreçte güç kaybetmeye devam ediyor. Şirket, 2019’u 43.7 milyar dolar gelir ile kapamıştı.

Huawei’nin yükselişi 

Huawei, Mart 2020’de açıklanan BrandZ raporuna göre Çin’in en tanınan ve başarılı üç markasının başını çekiyor. Listede Huawei’yi PC devi ve akıllı telefon üreticisi Lenovo ve e-ticaret devi Alibaba takip ediyor. Her üç firma aralarında Fransa, Almanya, İspanya, Birleşik Krallık, ABD, Avusturalya ve Japonya’nın yer aldığı en büyük piyasalarda kurumsal olarak bulunurken, marka bilinirlikleri sürekli yükseliyor.

Huawei, küresel alandaki 53 bin mağaza ve 3 bin 500 tecrübe noktası ile 18-34 yaş arası nüfusun en iyi tanıdığı markalardan biri. 2018 ilk yarısında giyilebilir ürünlerinin satışı %147 artan Huawei, marka bilinirliğini de geçtiğimiz yıldan bu yana %22 artırmayı başardı.

2019’da yüzde 17’lik bir büyüme hızı yakalayarak küresel alanda Apple’ın önüne geçen ve akıllı telefon piyasasında Samsung’un ardından ikinci sıraya oturan Huawei, bu başarısını hem yerel hem de küresel stratejine borçlu. Çin’deki pazarın %40’ını ele geçiren Huawei, küresel alandaki akıllı telefon nakliyatlarının %16’sını temsil ediyor.

Huawei’nin ABD-Çin arasında yaşanan ticaret savaşındaki en büyük şansı da, ürünlerine getirilen yasağın kısmen etki göstermesiydi. Huawei’nin 2019’daki amiral gemisi P30 yasaktan birkaç ay önce çıktığı için Google başta olmak üzere tüm ABD merkezli mobil hizmetleri barındırıyordu. Eylül’e gelindiğinde ise yasak nedeniyle bir önceki çeyreğe oranla satışları %7 azalan Huawei, bu çeyrekte yeni modellerini sunan Apple’ın arkasına düştü. Yine de pazarlama alanındaki güçlü stratejisi ile Huawei’nin önümüzdeki yıllarda önü açık görülüyor.

Önümüzdeki beş sene için Çin dışındaki piyasalardaki gelişimine 1,5 milyar dolar ayıran Huawei, Google Maps’in yerini doldurması için Hollanda merkezli TomTom GPS şirketi ile çalışıyor. Yasaklar ile önüne geçilebilecek tüm hayati uygulamalar için de alternatifler üretiliyor ve yeni iş birlikleri yapılıyor. Gelinen noktada iki senaryo beliriyor: Eğer ABD yasağını tamamen kaldırmaz ve Huawei; Gmail ile Skype gibi birçok önemli uygulamaya uyumlu hale gelmezse, Çin dışında başarılı olması güçleşecek. Ancak bu sefer, Çin piyasasında tekrar yükselmesi şart olan Apple’ın önünü kapayacak. Eğer yasak kalkarsa, eski günleri aratmayan rekabete tanık olacağız ve bir kazan-kazan yarışı yaşanacak.

Çin’e Koronavirüs etkisi 

Koronavirüs veya Covid-19, şüphesiz 2020’nin bir numaralı gündem maddesi. Endüstrinin genelini etkileyen salgın hastalık, ölümcül etkisi ve toplumlar üzerinde yarattığı anksiyete ile gündemde düşmüyor. Birçok felaketin aksine kolektif mücadeleyi ülkelerin bizzat kendi içlerinde çözmeleri gereken bir konuma taşıması da bir diğer unsur. En nihayetinde ise belli başlı hijyen kuralları ve prosedürlere uyumu zorunlu kılıyor, uyulmadığı taktirde de yüksek oranda birbirini izleyen ölümlere neden olabiliyor.

Çin’de geçtiğimiz Şubat ve Mart ayının büyük bir bölümünde hissedilen felaketin artık geride kaldığını belirtmek mümkün. Temelde Wuhan şehrinde görülen ve Şangay gibi diğer büyük şehirlerde etkisi neredeyse görülmeyen salgın yarattığı tedirginliğe karşın en azından Çin’de geride bırakılmak üzere. Ancak şu da bir gerçek, salgın Çin’de teknoloji dünyasını kapsayan akıl almaz düzeyde ciddi etkileri de beraberinde getirdi.

Elektronik dünyasını en çok ilgilendiren gelişme, tabii ki Aralık 2019’da Çin’de başgösteren covid-19 salgınıydı. Çin akıllı telefon piyasası küresel alanda Şubat 2019’a kıyasla %54.7 gibi ağır bir gerileme yaşarken, Apple, Şubat 2020’de Çin’de sadece 494 bin iPhone satabildi. Şubat 2019’da bu miktar 1,27 milyon olarak gerçekleşmişti. Üstelik yersiz bir şüphe olduğu belirtilse de tüketicilerin Çin üretimi yeni bir notebook ya da akıllı telefon satın alma konusunda tereddüt yaşadıklarına tanıklık edildi.

Akıllı telefon dünyasında yaşanan sarsıntı, Apple ve Çinli markaların dışındaki tüm orijinal ürün üreticilerini (OEM) etkiledi. Çin’in küresel satışları Şubat 2019 ile Şubat 2020 karşılaştırmasında 14 milyondan 6,34 milyona gerilerken, Android üreticilerinin satışları 12,72 milyondan 5,85 milyona düştü.

Çin’de virüsün ölümcül etkilerinin nispeten seyrekleşmeye başladığı günümüzde salgının dünyanın diğer ülkelerindeki akıbeti ise hala belirsizliğini koruyor. Bu noktada beklenti, piyasaların adım adım normalleşmesi yönünde. Ancak 2019’un aksine 2020’nin beklenmedik salgının yorucu etkisini yıl boyunca hissetmesi muhtemel görünüyor.

Apple-Çin ilişkileri ne olacak? 

ABD Başkanı Trump’ın kalıplar ve eğilimler konusunda son derece tartışmalı bir lider olduğuna şüphe yok. Dünyanın birçok ülkesine karşı attığı agresif adımlardan her ne kadar geride bırakılsa da Türkiye de nasibini almıştı. Çin gibi ülkelerde ise ‘Trump etkisi’ çok daha hırpalayıcı bir seyir izledi. Özelliklede 2019’da…

ABD ile Çin arasında birkaç yıldan beri süregelen gümrük vergileri tartışmaları 2019’da zirveye çıktı ve her iki ülke birbirlerine ihraç ettikleri mallar üzerine uygulanan vergileri ciddi ölçüde artırdı. ABD’nin Çin’den gelen mallara uyguladığı gümrük vergisi toplamı 2019 yazında 360 milyar dolara ulaşırken, Çin’de aynı miktar 110 milyar dolar oldu.

Elektronik dahil tüm sanayileri olumsuz etkileyen düellonun sona erdirilmesi için Ocak 2020’de ilk ön anlaşma imzalandı ve iki ülke gümrük vergilerini uygulanabilir seviyelerde düzenleme sözü verdi. Yine de yaşanan politik gerginlik ABD’nin yıllardır Çin’e yönelttiği telif hakkı suçlamaları ile birleşince çok da çabuk aşılacak gibi görünmüyor.

ABD ile Çin arasında yaşanan ticaret savaşları ve ardından gelen Covid-19 salgını, Apple’ı üretim hattının büyük kısmını içeren Çin ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Apple’ın geçtiğimiz yıllarda AirPod’ları ABD-Çin vergi hükümlerinden kaçmak için Vietnam’da, Hindistan’ın ithalat vergilerinden kaçmak için iPhone’ları Hindistan’da ve Mac bilgisayarları ABD’de üretmek istediği biliniyor. Ancak her defasında yeni zorluklar ile karşılaşan şirket üretimini Çin’de tutmak zorunda kaldı.

Analistlere göre sebep çok net: Çin, sahip olduğu yoğun nüfus sayesinde üretim kapasitesi 250 bin insanı aşan fabrikalara sahip. Çin’deki göçmen işçi nüfusu, Vietnam’ın toplam nüfusu olan 100 milyonu aşıyor. Hindistan’ın yetersiz ulaşım ve nakliyat altyapısı da burada üretime geçilmesini engelliyor.

Tüm bu gelişmelerin ve mevcut şartların altında, Apple kendisi için en büyük dış piyasayı temsil eden Çin’de kalmak ve eski düzenini kurmak zorunda. Belki de ABD-Çin ilişkilerinin normale dönmesinde en büyük rolü, ABD Başkanı Trump değil Apple oynayacak.

Türkiye’de faaliyet gösteren Çinli markalar ve küresel durum

Türkiye akıllı telefon piyasasında yer alan markalar Kasım 2019’da TLC Communication ile dörde yükselmişti. Türk piyasasına giren ilk üç firma Huawei, Oppo ve Xiaomi olmuştu.

Türkiye’de Şubat 2020 itibarıyla en çok paya sahip olan firmalar ise şu şekilde:

  1. Samsung (%49.05)
  2. Apple (%15.07)
  3. Huawei (%13.8)
  4. Xiaomi (%5.52)
  5. General Mobile (%4.06)
  6. ve LG (%2.89)

Son yıllarda Türkiye’de Samsung’a en ciddi rakip olarak beliren firma Huawei oldu. 2017’den itibaren dağıtım ve pazarlama iletişimi kampanyalarına ciddi bir yatırım yapan şirket, 2018’de çift haneli pazar payına ulaşarak yıl sonunda Türkiye’de üçüncü büyük akıllı telefon markası haline geldi.

 

Aralık 2018’de Oppo’nun Türk piyasasına girmesi ile fiyat rekabetinde zorlanmaya başlayan Huawei, siber güvenlik alanına yansıyan haberlerden de olumsuz etkilendi. Analistler, 2020 ve sonrasındaki yıllarda Oppo’nun gerileyen ekonomi nedeniyle ciddi bir atılım yapmasını bekliyor. Aynı zamanda şirketin Türkiye pazarına yönelik ‘çok daha yerel’ reklam ve stratejik tanıtım politikaları izlediği de dikkatlerden kaçmıyor.

Covid-19 salgını nedeniyle üretim hatlarının ve ihracatın ciddi olarak etkilenmesiyle elektronik ve akıllı telefon piyasalarını ne gibi gelişmeler beklediği henüz belirsiz. Ancak öngörüler tüketici eğiliminin artık açık ara lider olmaktan iyice uzaklaşan Samsung ve Apple’dan fiyat avantajı çok daha yüksek Çinli firmalara kayacağı yönünde.

2019 son çeyreğindeki küresel pazar payı dağılımına bakıldığında bu beklentinin izleri net bir şekilde görülebiliyor:

2019’da 298,1 milyon telefon nakliyatı yapan Samsung, %21.8 pazar payı ile tepede yer aldı. Bir yıl içinde %17 gibi dev bir sıçrayış gerçekleştiren Huawei, 240,6 milyon telefon nakliyatı ile küresel pazarın %17.6’sını ele geçirdi.

Apple, 198,1 milyon telefon nakliyatı yaparak son bir senede %7 küçüldü %14.5 pazar payı elde edebildi. Bu markaları sırasıyla artık iyiden iyiye yukarılara göz diken Xiaomi, Oppo ve Vivo izliyor.

Türkiye’de 2020 itibarıyla 50 milyon olan akıllı telefon kullanıcısının 2023’de 56.4 milyona yükselmesi bekleniyor.

Mevcut ekonomik sıkıntıların devam etmesi ve Huawei’nin başarılı pazarlama kampanyalarının devam etmesi halinde aradaki boşluğu Huawei’nin yanı sıra Xiaomi, Oppo, Honor ve Vivo gibi ideal bütçeli telefonlar sunan Çinli markalar kapatabilir.

Belki de ABD-Çin ilişkilerinin normale dönmesinde en büyük rolü ABD Başkanı Trump değil Apple oynayacak…

Çinliler fırsata çevirmeyi biliyor

Dünyada ve Türkiye’de ne kadar popüler uygulama varsa Çin’de yasaklı halde. Ama Çinliler bu durumu fırsata çevirmiş. Video izlemek mi? Youku, YouTube’un yerini alıyor. Instagram yerine Douyin öne çıkıyor. Anlık mesajlaşma mı? WhatsApp yoksa Çinliler WeChat diyor. Google’un olmadığı bir dünya mı hayal ediyorsunuz, Çin’de yıllardır Baidu adlı platformla bu eksiklik gideriliyor.

Büyük pazar Türkiye

Türkiye’de şu sıralar 50 milyon civarında olan akıllı telefon kullanıcı sayısının 2023’te 56,4 milyona yükselmesi bekleniyor. Burada +6,4 milyonluk yeni satış akıllara gelmesin, mevcut kullanıcılar da halihazırdaki akıllı telefonlarını yenilemeye devam edecek…

Çin’den gelen en yeni marka: TECNO Mobile

Türkiye pazarına giren son Çinli akıllı telefon üreticisi TECNO Mobile oldu. İlk modellerini duyuran şirket, ilk etapta Vodafone mağazaları ve online kanallar üzerinden tüketicilerle buluşulacağını duyurdu. TECNO Mobile Türkiye ve Orta Doğu Bölge Yöneticisi Talha Masharka konuya ilişkin açıklamasında: “Türkiye, TECNO Mobile’ın Avrupa’daki genişlemesi için çok önemli ve sonunda bu noktaya ulaştığımız için mutluyum. Vodafone gibi güçlü bir iş ortağı ile Türkiye’de kazanacağımız bir yolculuğa çıkacağımızdan eminiz. İki cihaz CAMON 12 Air ve SPARK 4 Lite, Türkiye pazarı düşünülerek piyasaya sunuldu. Türk tüketicilerinin TECNO ürünleri ile kendilerine değer katacaklarından ve yüksek kaliteli ürünler ve sağlam bir servis ağı ile Türkiye pazarına iyi hizmet vereceğinden eminiz.” Dedi. Bizler de TECNO Mobile’a ‘Huānyíng’ diyoruz.


Bu yazı, Newtech dergisinin Nisan sayısından alınmıştır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here