OpenAI, ChatGPT’nin belirli yazarların yazım tarzını birebir taklit etmesine yönelik yaklaşımını değiştirdi. Kullanıcılar son dönemde sosyal medyada yapay zeka sohbet botunun bu tür talepleri geri çevirdiğini paylaşırken yapılan denemeler de bu değişikliğin yaygın şekilde uygulanmaya başladığını gösteriyor.
Yeni politika ise tamamen katı bir yasak anlamına gelmiyor. ChatGPT, doğrudan bir yazarın üslubunu kopyalamayı reddederken o yazarın eserlerinde öne çıkan genel özellikleri taşıyan ancak özgün kalan metinler oluşturmayı teklif ediyor. Bu ayrım, telif hakları açısından önemli bir değişiklik anlamına geliyor.
OpenAI, Telif Sorunlarını Ele Alıyor
Yapılan testlerde ChatGPT’den Agatha Christie tarzında bir polisiye hikâye yazması istendi. Hikâyenin konusuysa kocasının aniden ortadan kaybolmasını araştıran bir kadını merkezine alıyordu. ChatGPT ise bu talebi doğrudan yerine getirmedi.
Sohbet botu, Agatha Christie’nin eserlerinin hâlâ telif hakkı koruması altında olduğunu belirterek yazarın kendine özgü anlatım tarzını yakından taklit eden bir metin oluşturamayacağını ifade etti. Bunun yerine Christie’nin eserlerini çağrıştıran gizem atmosferi, olay örgüsü ve anlatım özelliklerinden ilham alan ancak tamamen özgün bir hikâye yazabileceğini söyledi.
ChatGPT, talebi tamamen reddetmedi. Sistem, belirli bir yazarı birebir taklit etmek yerine onun eserlerinde öne çıkan genel nitelikleri kullanan özgün içerikler üretmeye devam ediyor. Böylece hem kullanıcıların benzer bir deneyim elde etmesi hem de doğrudan üslup kopyalamanın önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Bu değişikliğin arkasında telif hakkı davalarının etkili olduğu düşünülüyor. OpenAI, son dönemde yapay zeka modellerinin eğitim süreçleri ve telif hakları nedeniyle çeşitli hukuki süreçlerle karşı karşıya kaldı. Yeni yaklaşımın şirketin olası yeni davalarla karşılaşma riskini azaltmaya yönelik bir adım olduğu değerlendiriliyor.








Yorum Yap