Ana sayfa Makale Apollo Programı Hakkındaki Gerçekler

Apollo Programı Hakkındaki Gerçekler

Ay’a inişin 50. yılının kutlandığı bir zamanda Apollo Programı’nın bazı detaylarına bakacağız.

8037
0

NASA, resmen 1958 Ekim’inde kuruldu. Ajans, yalnızca iki yıl sonra, 20. yüzyılın belirleyici programlarından biri haline gelebilecek olan bir işe başladı – 1969’da Ay’a insanları indiren Apollo programına. Geçen yıl NASA’nın 60. yıldönümüydü,  bu yıl da Ay’a inişin 50. yıldönümü, burada Apollo programı hakkında bazı gerçekleri anlatacağız.

Programın adı derin köklere sahip değil

NASA ve Uzay Görev Grubu, ilk insanlı uydu projesi için beyin fırtınası yaparken, “uydudaki adamı vurgulayacağına” inandıkları “Proje Astronotu ”nu tercih ettiler. NASA bu ismin insanın kişiliğine aşırı vurgu yapılmasına neden olduğuna inanıyordu. ”Bunun yerine Merkür seçildi: Termometrelerde ve otomobil markalarında kullanımı sayesinde Amerikan halkı bu isme aşinaydı. Roma tanrısının bir elçi olarak oynadığı rol de cazipti. Program, 1961-1963 arasında altı kişilik uçuş gerçekleştirecekti, Alan Shepard’ın 15 dakikalık uçuşundan L. Gordon Cooper’ın uzayda 34 saat geçirmesine kadar.

NASA, Merkür misyonlarının ötesine bakmaya başladığında, mitolojik bir isimlendirme yapmayı kabul ettiler. NASA’nın uzay uçuş programları direktörü Dr. Abe Silverstein, Apollo’nun Ay’dan ziyade Güneş’le geleneksel olarak ilişkili olduğunu düşünerek, bir ay programı için garip bir seçim gibi görünebilecek olan Greko-Romen tanrısı Apollo’yu önerdi. Silverstein’ın “Güneş’e araba süren Apollo’nun, önerilen programın ölçeğine uygun olduğunu” düşündüğü söyleniyor.

New York Times’a göre, Silverstein daha sonra “Bunun için özel bir sebep yoktu… Sadece çekici bir isimdi” demiş.

Aslında Apollo’nun bizi ayın yüzeyine götüreceği varsayılmamıştı

Programın asıl amacı aslında yüzeye bir iniş değildi. 1960 yılında ilan edildiğinde, Apollo Projesi’nin hedefi, yüzeye değil Ay’ın yörüngesine üç kişilik bir ekip göndermekti. Mayıs 1961’deki Başkan John F. Kennedy’nin ünlü konuşmasına kadar da böyleydi. Kennedy o konuşmasında, “bu ulusun, bu on yıl bitmeden önce, Ay’a bir adam çıkarıp sonra da Dünya’ya güvenli bir şekilde geri dönmesi amacına ulaşması gerektiğini” söyledi.

Bu iddialı bir plandı: Kennedy açıklamasını yaptığında sadece iki kişi uzaya çıkmıştı. Nisan 1961’de Sovyet kozmonotu Yuri Gagarin ve bir ay sonra da Alan Shepard.

Apollo 2 ve 3 hiç olmadılar

1967’de astronotlar Virgil Grissom, Edward White ve Roger Chaffee ön uçuş testini yürütüyorlardı – komuta modülü fırlatma için monte edilmişti; Üç astronotu öldüren yangın çıktı. Tamamlanmayan uçuşa Apollo 1 olarak atıfta bulunularak astronotları onurlandırmaya karar verildi, ancak bu, bir sonraki uçuşa ne deneceği sorusuna yol açtı.

Bir çözüm, bir sonraki uçuşa Apollo 2 demekti. Önerilen bir diğer seçenek, daha önce başlatılmış olsalar bile, önceki üç uçuşu (AS-201, 202 ve 203) geriye dönük olarak Apollo 1-A, Apollo 2 ve Apollo 3 olarak belirlemekti. Yangından önce bu üç uçuş yapılmıştı. Önerinin sebebi NASA için bile belli değildi. Ajansın açıkladığı gibi, “görev tanımlarının sırası ve gerekçesi, hiç kimse için gerçekten net olmamıştı.”

Sonunda, NASA’nın tarihine göre, hiç başlatılmayan uçuş “resmen Apollo 1 olarak kaydedildi, İlk insanlı Apollo Saturn uçuşu – yer testinde başarısız olmuştu. AS-201, AS-202 ve AS-203 Apollo serisinden sayılmadı. ‘Apollo’ dizisinde bir sonraki görev Apollo 4 olacaktı. ”

Apollo 4’ün fırlatılması insan yapımı gürültülerin en yükseklerinden biriydi

Apollo 4 – 110 metre uzunluğundaki Saturn V roketinin bir testi olarak insansız bir görevdi – 9 Kasım 1967’de NASA’nın Florida’daki NASA Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatıldı. NASA’ya göre, şimdiye kadar insanın yarattığı en gürültülü seslerinden biriydi, üç mil ötedeki binaları salladı, kontrol merkezinin tavanından toz ve parçaların düşmesine neden oldu.

Başarılı olan görev, aracın yapısal ve termal bütünlüğünü test etmek ve çeşitli destek tesislerini değerlendirmek için tasarlanmıştı.

Apollo 5 başarılıydı, Apollo 6 o kadar değil

İnsansız Apollo 5 ay modülünün çalışmasını test etmek için tasarlanmıştı ve genel olarak başarılıydı (su kazanı sıcaklığıyla ilgili endişeler vardı). Apollo 6 da insansızdı ama daha birçok sorunu vardı. 30 saniye boyunca “pogo etkisi” olarak adlandırılan bir şey yaşadı (“Popular Science“ bunu, roketin bir zıplama çubuğunda zıplaması şeklinde olduğunu açıklıyor). Ardından motorlardan ikisi kapandı ve üçüncü aşama yeniden başlatılmadı. Bütün bu aksiliklere rağmen, Apollo 6 asla manşetlere çıkmadı. Felaketle dolu bir uçuş gününde, Martin Luther King. Jr. Tennessee’de öldürüldü.

Program Emmy ödülü aldı

Apollo 7, ilklerin göreviydi: İnsanları uzaya götüren ilk Apollo misyonu olmasının yanı sıra uzaydan ilk canlı televizyon yayınları da yapılmıştı. “Wally, Walt and Donn Show” olarak adlandırılan yayınlar sırasında, astronotlar Walter Schirra, R. Walter Cunningham ve Donn Eisele araçla bir tur atıyorlar ve birkaç şaka yapıyorlardı.

1969’da, tümü Dünya’ya yayın yapan Apollo 7, 8, 9 ve 10, Ulusal Televizyon Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nden özel bir ödül aldı.

Apollo 8 için NASA’ya dava açıldı

1968 Noel arifesinde Apollo 8 astronotları Frank Borman, Jim Lovell ve Bill Anders, Ay’ın çevresinde döndüler ve ünlü Dünya fotoğrafını çektiler. Onları dinleyen milyonlarca kişiyi onurlandırmak için “uygun bir şey” yapmaları da söylenmişti. Kutsal kitaplardan parça okumaya karar verdiler. Lovell, “Bu Hristiyanlık, Yahudilik ve İslam’ın temelidir. Hepsinde Eski Ahit’in temelleri vardır” dedi.

Ünlü ateist Madalyn Murray O’Hair (bazıları “Amerika’daki en nefret edilen kadın” olarak anarlar),  anayasal hakların ihlal edildiği iddiasıyla dava açtı. Sonuçta, yargıç davayı reddetti ve Yargıtay da yargı yetkisi olmadığından duruşmayı reddetti.

Aydaki bayrakların karmaşık bir öyküsü var

Amerikan bayrağını Ay’a taşımak tartışmalı bir hareket olarak ortaya çıktı. 1969’daki konuşmasında Başkan Nixon, “yeni dünyalara birlikte gitmemiz gerektiğini, onu fethedilecek yeni dünyalar olarak değil, paylaşılacak yeni bir macera olarak görmemiz” gerektiği şeklinde konuşmamız gerektiğini söylemişti. Aynı zamanda bazılarının da, Amerikalıların Ay’ın kontrolünü ele geçirmiş gibi görünmesini sağlayabileceğine inandıkları Ay’a Amerikan bayrağı yerleştirmenin görsel etkisiyle ilgili endişeleri vardı (Dış Uzay Anlaşması’nın ihlali olacaktı). Ancak nihayetinde komite Amerikan bayrağını oraya dikmeye karar verdi ve aynı zamanda “tüm insanlık için barış içinde olduklarını” vurgulamak için bir plaket bıraktı.

Apollo 11 bayrağının nereden geldiği belirsiz

Apollo 11 bayrağı için iki olası kaynak var – ve ikisi de yüksek teknolojili bir şey içermiyor. Aslında NASA, Houston bölgesindeki mağazalarda “Ay’da konuşlandırılacak Yıldızlar ve Çizgiler’in, farklı üreticiler tarafından yapılan başkaları ile birlikte satın alındığını” açıkladı. Ayın tozuna dikilecek direğe ve çubuğa yapıştırıldığında, tüm etiketler ve tanımlayıcı bilgiler kaldırılmıştı.

Ay’a inişten kısa bir süre sonra, bayrak üzerine NASA Yüklenici Raporuna göre, bayrak üreticisi Annin & Co.’nun başkanı bayrağın kendilerinin olup olmadığını soruyor. “Öğle saatlerinde 1×1.5m’lik naylon bayraklar almak için üç sekreterin gönderildiği. Döndükten sonra, hepsinin bayraklarını Sears’tan satın aldığının anlaşıldığı” söyleniyor.

Annin, Sears mağazalarının resmi bayrak tedarikçisiydi, ancak bir sorun olmasını istemediği için üreticiyi onaylamayı reddetti. Bir NASA yöneticisi de bu bilgiyi onaylayamadı ancak yine de notlarına bayrağın devletin kataloğundan seçildiğini yazdı.

Buzz Aldrin, seyahati için bir gider raporu düzenlemek zorundaydı

Bir ömür boyu çalışma gezisinde olan bir adam bile daha sonra bazı evrakları doldurmak zorunda kalır: Başarılı bir ay yürüyüşü sonrası Dünya’ya geri döndüğünde, toplam 33.31 dolarlık bir seyahat makbuzu doldurdu.

Apollo 12’ye kalktıktan sonra iki kez yıldırım düştü

14 Kasım 1969’daki kalktıktan sadece 36 saniye sonra Apollo 12’deki astronotlar (Alan Bean, Charles “Pete” Conrad ve Richard Gordon, Jr.) işlerin ters gittiğini hissettiler. Gemiye iki kez, kalkıştan 36 saniye ve 52 saniye sonra yıldırım düşmüştü. Mürettebattaki veya yerdeki hiç kimse ne olduğunu anlamadıysa da, bu üç kişi sakindi ve bekledi. Sonunda elektrik sistemleri sıfırlandı ve 25 dakika sonra bu sistemler ve yakıt hücreleri tekrar çalışmaya başladı. Ancak mürettebat, Dünya’nın yörüngesini terk etmek ve Ay’a yönelmek için ana motorunu ateşlemek zorunda kaldı ve otomatik navigasyon bozuldu. Gordon bir ölçüm aracı kullandı ve Bean nereye gideceklerini bulmalarına yardımcı olmak için bir yıldız haritası çıkardı.

Apollo 12, ayda mikrop bulmuş olabilir veya olmayabilir

Apollo 12 Ay’a indiğinde, 1967’deki Surveyor 3’ün indiği yerin yanına inmişti. Astronotlar, ayın yüzeyinin yıllar süren etkilerini incelemek için araçtan bir kamera da dahil olmak üzere parçalar aldılar.

Surveyor 3 sterilize edilmemişti ve kamera Dünya’da temiz bir odada açıldığında, küçük bir Streptococcus mitis kolonisi keşfedildi. Görünüşe göre bu bakteriler dondurucu uzayda besin olmadan neredeyse üç yıl hayatta kalmıştı ve bu bulgu, internette sıkça tartışılarak dikkate değer bir keşif olarak görüldü.

Ne yazık ki, araştırmacılar yakın zamanda Surveyor 3 kamerasına geri döndüler ve iddianın en iyi ihtimalle ikna edici olmadığını gördüler. Sorunlardan biri, kamerayı inceleyen kişilerin kısa kollu giysiler giymeleriydi; bu, kurtarma sonrası kirlenmenin gerçek bir olasılık olduğu anlamına geliyordu; araştırmacılar “böyle bir durumda gerçeği kanıtlamanın zor” olduğunu söylediler.

Apollo 15, Ay’a bir araç götürdü

Ay’a insan ayağının basacağı dördüncü görev olan Apollo 15, bir kum arabası büyüklüğünde Dünya’da 460 kilo gelen Ay Aracı getirdi. Astronotlar David Scott ve James Irwin, başka bir gezegenin yüzeyinde araba kullanan ilk insanlar oldular ve en fazla 8 mil hız yapan araç, önceki astronotlardan daha uzak bir yerlere gitmelerini sağladı. Apollo ile giden aracın, büyük traversleri gezip, daha fazla örnek taşımak ve daha fazla bilimsel araştırma yapabilmek için büyük bir ihtiyacı karşıladığı söylendi. Scott ve Irwin, araçla yaklaşık 17 mil yolculuk yaptılar. Araçların tasarımı ve Ay’daki deneyimler, Mars’a gidenleri bilgilendirmeye yardımcı oldu.

Bir astronot Ay tozuna reaksiyon gösterdi

Ay’da yürüyenlerden jeolog Harrison Schmitt tek bilim insanıydı. Ay tozuna reaksiyon gösterdi. Schmitt, tozun kaskını çıkardıktan hemen sonra sinüsleri ve burun deliklerinde çok fazla tahrişe neden olduğunu söyledi. Apollo 17, diğer Apollo görevlerinden çok, 741 kaya ve toprak örneği topladı.

Apollo astronotları eve döndüklerinde çok farklı işler yaptılar

Apollo astronotlarının uzay-sonrası kariyerleri çok çeşitlidir. Örneğin Michael Collins, Ulusal Hava ve Uzay Müzesi’nin ilk direktörüydü. Harrison Schmitt, New Mexico’dan senatör oldu. James B. Irwin dini bir organizasyon kurdu, Edgar Mitchell psişik olayları araştırdı.

Ancak Ay yürüyüşü sonrası en ilginç işe sahip olan astronot, CNN’e “Kamuoyunun tanıdığı bir derece alan çoğu kişi kendilerini maddi olarak oldukça iyi şartlarda bulurlar. Ancak astronotlarda durum böyle olmadı” diyen Buzz Aldrin olabilir. Bu yüzden kendini Beverly Hills’deki bir Cadillac bayisinde çalışırken buldu – söylediğine göre bu konuda pek iyi değildi. Anılarını yazdığı kitabında, “Korkunç bir satıcıydım … İnsanlar bir araba arayışı ile geldiklerinde, onlarla bir konuşma yaptığımda, konu hemen uzay yolculuğuna veya kullanılmış bir lüks otomobile gelirdi. Kitabı yazarken her şeyden daha fazla zaman harcadım. Aslında, satıcıda çalıştığım süre boyunca tek bir araba bile satamadım” diyor.

Apollo görevleri sonrasında ayda kalan bir deney hala çalışıyor

Apollo 11’in en kalıcı katkılarından biri 100 aynadan oluşan 2 ayak genişliğindeki bir paneldi. Benzer nesneler Apollo 14 ve 15’in yanı sıra Sovyet araçları tarafından da bırakılmıştı. Ay ve Gezegen Enstitüsüne göre Lunar Laser Ranging Retroreflector deneyimi “Ay’dan hala veri alan tek Apollo deneyimi”dir. Deneme aynaya bir lazer ışını düşürerek ve yansıması için bekleyerek çalışıyor. Bir lazer işaretleyiciyi kullanan herkesin bildiği gibi, lazerler diğer ışık kaynakları kadar dağılmazlar. Ay durumunda, lazer Ay’a ulaştığında çapı 7 km, ve Dünya’ya geri döndüğünde 20 km genişliğindedir, ancak program sayesinde Ay’ın her yıl Dünya’dan yaklaşık 1,5 santim uzaklaştığını öğrendik ve Einstein’ın Genel Görelilik Teorisi hakkında yeni bilgiler edindik.

Son Apollo görevinin üzerinden yarım yüzyıl geçti, insanın keşfetmesi hala devam ediyor

Genellikle Apollo’dan sonra Ay’a gitmediğimiz söylenir. Bu doğru değil – 2016’da Çin’in Yutu aracı, Ay’da 31 ay geçirdikten sonra faaliyetlerine son verdi. Ancak insanlar henüz gitmediler ve bu bir sorun olabilir.

2012 yılında Birkbeck College’den Ian Crawford, insanın uzay yolculuğunun robotik keşifte faydası olduğunu savunarak bir makale yazdı. “Apollo gibi insanlı görevler, araştırma görevlerini gerçekleştirirken robot misyonlarından iki ile üç kat daha verimli, ancak iki kat kadar da daha pahalı oluyor” denen makelede ayrıca, Apollo gibi görevlerin çok çeşitli sosyopolitik nedenlerle finanse edildiğini ve yapıldığını, insanlığın bunlardan birçok yönden faydalanabileceği belirtiliyor.

Herkes buna ikna olmadı. Bazı eleştirmenler, özerk robotların, hızla gelişen yetenekleriyle daha iyi bir seçenek olduğunu savunuyor. Uzay araştırmalarının geleceği için ciddi sonuçları olan bir soru bu.


 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here