Ana sayfa Haber Zombi konulu filmler/diziler neyi ifade ediyor?

Zombi konulu filmler/diziler neyi ifade ediyor?

0

Teknolojinin nimetleri kamera ve görüntü sistemlerine yansıdıkça, elbette sinema ve dizi sektörlerinin senaristleri ile kulis ekibinin yöneldiği konular, üzerinde durduğu temalar değişiklik göstermek zorunda. Değişiklik göstermeyen tek unsur ise insanların fazlasıyla ilgi gösterdikleri dizi-sinema ana konusu. Bilim kurgu başlığı altında uzaylı istilalarını anlatan filmler, hastalıkları konu alan filmler, zombi konulu filmler veya diziler sürekli insanların dikkatini çekiyorken senarister bu konuları yaklaşık 20 yıldır farklı başlıklar altında işlemeye çalışıyorlar ve aynı zamanda yardımcı olarak aldıkları materyaller de değişiklik gösteriyor. Korku unsurları kullanılırken aniden bilimsel çalışmaların, doktorların ve toplum bilimcilerin yarattığı tezlerin bu tarz filmlere veya dizilere yansıması, bu tarz konulu filmlere veya dizilere ilgiyi artırdı elbette. Şüphesiz ki, bilim kurgu – fantastik adı altında zombi filmleri her zaman ilgi çekti ve ilgi çekecektir. 1920’lerin meşhur sessiz sinemalarından 2015’lerin IMAX teknolojili sinema salonlarına kadar zombi konulu filmler değişmedi, değişen tek şey gerçekliğin konu alınması yönünde.

Senaristlerin, 1970’lere kadar çalışmalarını yürüttüğü filmlerde – özellikle bilim kurgu filmler- insanlarda bir hayret düşüncesi oluşturabilmek, savaş ortamlarını bir nebze unutturabilmek, korku ile eğlenceyi aynı anda işleyerek adına fazlasıyla kaygı ve amaç bulunuyordu. Evet, ilgi çekiyordu ancak senaristlerin çalışmaları sadece insanların zamanını öldürmesi ve sadece eğlence amaçlı yönünde olduğu için, işin sinema salonundaki kısımı pek de kayda değer kalmadı. Aslında bu sırada işin mühendislik kısımı, sinema ve görüntü teknolojilerini her gün ve her saat geliştirerek sinema sistemlerini evlere girmesinin temellerini attılar.

Şimdi ise, sorulan ana soru şu; The Walking Dead, 28 Days Later ve serisi, Shaun of the Dead, Resident Evil gibi filmler ne anlatıyor, ne anlatmaya çalışıyor veya tek amaçları sadece para kazanabilmek mi? Bu sorunun cevapları dönemsel olarak değişmesiyle birlikte aslında güncel dünyanın nasıl geliştiğine de ayna tutabiliyor. İlk olarak korku işlenirken, özellikle The Resident Evil filmleri ve oyunları işi ilaç sektörüne, deneylerine, sağlık çalışmalarına çekmişken ardından gelen zombi konulu diziler veya filmler bu konuda epeyce yol aldılar. Böylesi filmlerin popülerliğinin artmasından sonra doktorlardan gelen ve bu konuda çalışmalar yürüten, tez üreten profesörlerden gelen açıklamalar, aslında “zombi kıyametinin” olabileceği ancak filmlerde anlatıldığı kadar distopik bir ortam yaratmayacağını belirttiler. Onlara göre zombi virüsü denen hastalık, şimdilerde çok fazla yaygın olan kuduz virüsünün epeyce üst versiyonu ve mutasyona uğramış hali. Bakıldığında sayfalarca döşenebilecek ve okunması saatlerce sürebilecek bir zombi tezi var ortalıkta. Filmler ve diziler bu tezlerden ve bu profesörlerin-sağlıkçıların çalışmalarından yola çıkarken bir taraftan da teknolojilerin nimetlerinden faydalanıyorken aslında zombi konulu içeriklerin dönüş noktası The Walking Dead dizisi ile geldi.

Hatırlarsanız, I’m Legend dizisi, şimdiye kadar bilim ile zombi distopyasını bir araya tutan en ciddi ve en hatırlda filmlerden bir tanesi diyebiliriz. Dönüşmüş insanların birer korku unsuru olarak kullanılmaktansa, izleyiciye daha çok sağlık çalışmalarından, sağlık ile tezlerden detaylı olarak bilgiler sunması kesinlikle filmi eşsiz kılan detaylarından bir tanesiydi. Aslında bu filmde yönetmenler çok ince bir ayrıntıyı daha işlediler; duygusallık. Bu filmle birlikte bilimin işin içerisine girmekle beraber bilim-kurgu ile duygusal temalar oldukça hoş bir şekilde harmanlanmış oldu.

The Walking Dead serileri ile birlikte konunun, bu sağlık tezleri, işin olabilirliği bir kenara atıldı ve şimdi daha gerçekçi bir konu işlenmeye başlandı. The Walking Dead ile birlikte yayınlanan zombi içerikli film veya diziler aynı konuyu işlemeye başladılar. Burada sağlık bilimcilerinin çalışmalarından çok daha realist düşünebilen insanlar işin içerisine girdi. Toplum bilimciler, sosyologlar artık zombi kıyametinin içerisine, toplum çalışmalarını yansıtarak, bir PR çalışması ile birlikte farklı toplum tezlerini de izleyiciye sunuyorlar. The Walking Dead’te fazlasıyla anlatılan, aynı zamanda Z Nation dizisinde de sıkça bahsedilen apokaliptik bir ortamda insanların birbirine, o kıyamete neden olan nedenden çok daha fazla zarar verdiğini, her zamanki gibi insanların yine insanlarla mücadele ettiğini görebiliyorsunuz.

Sonuca gelecek olursak, zombi dizileri veya filmleri bundan böyle toplumun bilimlerinin elde ettiği verileri izleyicilere yansıtıyor ve yansıtacak. Eğer işin içerisinde “gerçeklik unsuru” arıyorsanız, zombi kıyametinin saçmalığını veya olanaksızlığını değil, toplum hareketlerinin ve dünya nüfusunun bu dizilere yansımasını oldukça somut bir şekilde görebilirsiniz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here