Ana sayfa Makale Yıldızları fotoğraflamak

Yıldızları fotoğraflamak

0

DSLR makineniz ile en güzel yıldız fotoğrafları elde etmenin yolları

Geçen sayımızda üzerinde durduğumuz günbatımı fotoğraflarını çekerken dikkat etmemiz gereken temel unsurların ardından, bu sayımızda yıldız hareketi fotoğrafı çekim tekniklerinden bahsedeceğiz. Aslında fotoğrafın en temel yapı taşı olan diyafram-enstantane bilgisi, bu tür bir fotoğraf oluşturmada başlangıç noktamız olacaktır. Malum evren devamlı hareket halinde. Hem üzerinde yaşadığımız dünyamız iki ayrı yönde hareket ediyor, hem de bizi çevreleyen yıldızlar farklı açılarda hareket etmekteler. Eğer bizler kadrajımızı yıldızlara doğru belirli bir sürenin üzerinde yönlendirirsek, bu hareketin varlığını çektiğimiz fotoğraf ile kanıtlayabiliriz. Peki bunu yaparken hangi yardımcı ekipmanlara ihtiyacımız olacak ve hangi önemli püf noktalarına dikkat etmemiz gerekecek. Dilerseniz gerekli ekipmanları anlatarak işe başlayalım…

Gerekli yardımcı ekipmanlar
(1) Tripod: Yıldız hareketi fotoğrafı, uzun pozlama üzerine kurulu bir teknik ile çekilir. Bu nedenle en önemli ekipmanlardan birisi sağlam, kararlı, makinemizi rüzgarlı koşullarda bile uzun süre taşıyabilecek iyi bir tripoddur. Aluminyumdan yapılmış, normalde küçük el kameraları için üretilmiş ama her nedense DSLR makine alanlara hediye edilen ucuz, hafif ancak açıkçası makinalerimizi emanet edebileceğimiz kadar güvenli olup olmadıkları konusunda endişelerim olan türden bir tripodunuz varsa, lütfen dikkatli olun. Benim kişisel tavsiyem, bu tür bir teknik için kullanılacak bir tripodun muhakkak ayakları yere sağlam basan bir durumda olması yönündedir.

(2) Kablo deklanşör: Bilindiği üzere makinelerimizda en uzun pozlama süresi 30″ (30 saniye)”dir. Oysa bu teknikte, en az bir saat pozlamadan bahsedeceğiz. Bu uzun süreyi elbette DSLR makinelerde bulunan BULB modu ile gerçekleştireceğiz. Makinemizi Bulb moduna  aldığımızda, parmağımızı deklanşöre basılı tuttuğumuz sürece makinemizin perdesi açık kalacak ve pozlama devam edecektir. Ancak bir saat hatta daha uzun pozlama sürelerinden bahsedeceksek, bir saat boyunca makinemizin yanında dikilip, deklanşöre parmağımı basılı tutmamız düşünülemeyeceği için bu işi bizim yerimize yapabilecek bir ekipmana ihtiyaç duyacağız. Bu da kablo deklanşördür (pek çok makinanın kablosuz olarak bu görevi görecek ekipmanları da mevcuttur). Kablo deklanşörümüze basar ve kilitlersek, biz bu kilidi tekrar açana değin makinemiz pozlamaya devam edecektir.

 

 

3) Geniş açı lens: Gökyüzünde mümkün olduğunca fazla alanı kadrajımızda anlatmaya çalışacağız. Bu nedenle böyle bir çekimde makinemizin ucunda takılı olan objektif ne denli geniş odaklı olursa, o denli büyük bir yıldız hareketi fotoğrafı yaratmış oluruz.
(4) Koruyucu filtre: Makinemiz uzun süre doğal koşullara maruz kalacağı için böyle bir çekimden önce objektifimizin korunması adına ucuna bir UV koruyucu filtre takmamız önerilir.
(5) %100 Dolu pil: Gün boyunca çekim yaptıktan sonra böyle bir çekim için hazırlanacaksak, ilk işimiz makinamızın bataryasını %100 şarj etmek olmalıdır.

Dikkat etmemiz gereken püf noktaları:
Bahsettiğimiz bu ekipmanlarımız elimizin altında ise, böyle bir yıldız fotoğrafı serüveni için yola düşebiliriz.  Makinemiz eğer film kullanan bir klasik makine ise, çok daha uzun pozlama sürelerine ulaşmamız mümkün olabilir. Film kullanan analog makineler çok pil tüketmedikleri için, neredeyse tüm gece boyunca pozlama yapabilir (8 saat civarı) ve çok daha uzun yıldız hareketi içeren özel bir fotoğrafa ulaşabiliriz.  Ancak eğer digital bir SLR makinemiz varsa, bu süre maalesef makinemizin pil süresinin yarısı ile sınırlıdır.

Bir DSLR makinemiz var ve böyle bir fotoğraf çekmek istiyoruz. Nereden başlamalıyız? öncelikle, elbette seçeceğimiz mekan çok önemli. Her mekanın kendine has avantaj ve dezavantajları olabilir. Gelin bunlar üzerinde yoğunlaşalım:

Mutlak karanlık olmalı:
Burada en azından bir saat pozlama yapmaktan bahsedeceğiz. Bir saat boyunca, hele açık diyafram ile çekilecek bir karede doku kaybı olmaması (fazla pozlama olmaması) için fotoğrafı çekeceğimiz mekanın şehir ışıklarından uzakta, ay ışığı olmayan bir zamanda, mümkünse tamamen karanlıkta olması gerekir. Tabii bu şart aynı zamanda oldukça sıkıntılı anlar yaşamamıza neden olabilir.

 

 

Hava kararmadan kadrajımızı ve netlik ayarımızı yapmalıyız: Eğer fotoğrafı çekeceğimiz mekana hava kararmadan varıp netlik ayarımızı doğru yapamazsak, karanlıkta doğru netliği sağlamamız olası olmaz ve istediğimiz nesneleri net olarak kadrajımıza taşıyamayız. Belki “netliği sonsuzda yapabilirim” diye düşünebilirsiniz, ama bu sefer de netlik gökyüzünde olacak, önde kadrajımıza dahil edeceğimiz nesneler net alanın dışında kalacaktır. Bu nedenle hava kararmadan mekanda olmalı, tripodumuzu kurmalı, kadrajımızı ayarlamalı ve gün batımının ardından başlayacak o mavi saatte kablo deklanşöre basmalıyız.

Kadrajımızı seçtiğimiz yönde yerleşim birimi olmamalı: En az bir saat pozlamadan bahsediyoruz. Kadrajı yaptığımız yönün ardında, uzaklarda bile olsa bir yerleşim alanı, ışık verecek bir bölge varsa, veya o yönde gökyüzünde ay ışıldıyorsa, bu yıldızların sönük kalmasına ve yer yer fazla pozlamaya neden olur ki bunlar da fotoğrafımıza zarar verir. Bu yüzden sadece çekeceğimiz nesneler değil, kadrajımızın fonuna da dikkat etmeliyiz.

Kısa süreli ışıklandırma:
Zaman zaman, ama kısa süreli olmak koşuluyla (devamlı değil) kadrajımızdaki objelerin üzerine ışık gelmesi, işimize bile yarayabilir. Kadrajımızın ön cephesini oluşturacak objelerin bir miktar aydınlanması faydalı olur. Yeter ki bu süre uzamasın ve doku kaybı başlamasın. Hatta tamamen karanlık bir alanda çekim yapıyorsak bizler de küçük bir ateş yakarak veya harici flaşlarımızı kullanarak kadrajımızın önündeki objeleri ışıklandırabiliriz.
Makine ayarları:

(a)Bulb modu: öncelikle makinemizi Bulb moduna ayarlamalıyız. Daha ileri makinelerde Av, TV, M gibi Bulb modu da bulunur. Ancak pek çok markanın giriş modellerinde makinemizin modlarının arasında Bulb modunu göremeyiz. Bu tür makinelerde Bulb modu için makinemizi M (Manuel) moduna almalı, enstantane kısmını yöneten çarkı 30″ ye kadar çevirmeli ve ardından bir kez daha aynı çarkı çevirerek Bulb moduna ulaşmalıyız.

 

 

(b)Noise reduction: Uzun pozlama, hele hele bir saat civarı bir pozlama, dijital makinelerle üretilen fotoğraflarda oldukça yüklü noise (gürültü) oluşumuna neden olur. Fotoğrafı işleme esnasında değişik plug-in”ler kullanarak bu noise”u azaltabileceğimiz gibi, daha çekim aşamasında bu işi bizzat makinemizin işlemcisinin yapmasını da sağlayabiliriz. Nasıl mı? Makinemizin menüsünde bulunan “custom functions” bölümünde long exposure noise reduction seçeneğini aktif hale getirerek. Bu işlem bize bir de dezavantaj getiriyor. Fotoğrafın çekilme süresi tamamlandığında makinemizin işlemcisi çalışmaya devam ediyor ve çekme süresi ne kadarsa (diyelim bir saat pozladık) aynı süre kadar işlemci çalışıyor. Eğer bu çalışma esnasında makinemizi kapatırsak, fotoğrafı kaybederiz (Bu çok önemli, bunu lütfen not edin! çekim bittikten sonra makinenizi sakın kapalı duruma getirmeyin). Noise reduction, pilimizin yarı süresinde pozlama yapabilmemizi gerektiriyor ama sonuçta daha kabul edilebilir bir noise seviyesinde fotoğrafı oluşturuyor.

(c) Açık diyafram:
Tamamen karanlıkta bir fotoğraf çekimi sağladığımız varsayımından hareketle objektifimizin en açık diyaframını kullanmak, bizlerden milyonlaca kilometre uzakta olan yıldızlarda daha fazla bilgi kaydedebilmek adına önemlidir. Ama ortamda belirli bir ışıklandırma varsa, bu ışık çok uzaklardan bile gelse, belirli bir sürenin üzerinde fazla pozlamaya neden olabilir. Ancak denemeden bilemeyiz, bu nedenle en açık diyaframı seçmek başlangıç için gereklidir diyebiliriz (Unutulmamalı, fotoğraf ortama, ortamdaki ışık miktarına bağlıdır. Bu nedenle bazen deneme yanılma yöntemi belirli bir tecrübeye ulaşana kadar bizlere yol gösterecektir).

(d) Düşük ISO: Noise, özellikle dijital uzun pozlama durumunda fotoğrafın maalesef yumuşak karnıdır. Belki bundan birkaç yıl sonra üretilecek sensörlerde noise sorunu daha kabul edilebilir bir düzeye taşınacaktır. Ancak şu anda sahip olabileceğimiz pek çok dijital fotoğraf makinesi markası ve modeli, hala uzun pozlamaya noise oluşumu ile cevap vermektedir. Bunu en aza indirmek , bir de ISO”dan kaynaklanan ekstra noise oluşumunu durdurabilmek için bu fotoğrafı makinenizin izin verdiği en düşük ISO değerinde (100 ISO, eğer mümkünse 50 ISO) çekmelisiniz.
 

 

 

(e) Auto fokus: Karanlık anlarda fotoğraf çekmeye çalışırsak ve fotoğraf makinemizin objektifi  AF modunda ise (Auto focus) deklanşöre basamayız. Bunun nedeni ortamda otomatik netlik yapabilmek için gerekli ışığın olmamasıdır. Bu tür durumlarda makineler deklanşörlerini kilitlerler. çözüm, objektifi AF modundan MF moduna (Manuel Focus) almak ve kendi gözlerimizin yardımıyla elle netleme yapmaktır. Bu nedenle yukarıda da belirttiğimiz üzere, çekim mahalline karanlık olmadan gitmeli, henüz ortamda yeterince ışık varken gerekli netlik ayarını yapmalıyız.

Kısaca toparlamak gerekirse, gerekli ekipmanları elde ettikten sonra DSLR makinemizle, bir saat civarı bir pozlama, eğer film kullanan bir makinemiz varsa 7-8 saat civarı bir pozlama yapabilmemiz olasıdır. Süreyi ne kadar uzatabilirsek, yıldız hareketinin yörüngesini o denli gösterebiliriz. Bir saat civarı pozlamalar, kesik kesik izler sunmaktadırlar. Ama her şeye rağmen, gündüz fotoğraf çalıştığımız bir mekanda gece de yıldız haraketlerinin peşine düşmek heyecan verici olsa gerek. Yeni fotoğraf gezilerinizde bu tür bir fotoğraf heyecanını yaşamanız dileğiyle.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here