Ana sayfa Donanım Yeni MacBook ailesi

Yeni MacBook ailesi

78
0

Apple”ın yeni modelleri mercek altında


 

Apple”ın çarpıcı değişikliklere giderek piyasaya sürdüğü yeni dizüstü modelleri, Mac tutkunlarının yanı sıra dizüstü bilgisayarında daha fazla hız ve güç isteyen herkesi bundan birkaç ay önce heyecana sürüklemeye yetmişti. Fakat Ekim ayında Apple”ın düzenlediği bir etkinlikle duyurusu yapılan bu yeni dizüstü Mac”lerin ülkemize gelmesi için biraz beklemek zorunda kaldık. Neyse ki, bekleyiş sona erdi…

Apple”ın yeni dizüstü bilgisayarlarında ilk baktığımızda fark edebileceğimiz en önemli görsel değişiklik, yeni alüminyum gövde. Gerçekte, bu alüminyum kasa, geçen ayki sayımızda detaylarına yer verdiğimiz, Apple”ın çevreci atağının bir sonucu. Bu sayede, en azından bilgisayarın dış kasası için doğaya salınan sentetik polimer miktarında ciddi bir azalma elde ediliyor. Tahmin edileceği gibi, alüminyum, %100 geri dönüştürülebiliyor. Bu geri dönüşüm oranı, daha temiz bir dünya için atılmış ciddi bir adım. Tabii ki, bu atağın diğer bir sonucu da, yeni dizüstü Mac”lerin rakiplerine göre daha şık bir görünüme sahip olması.
Yeni alüminyum gövde iki parçadan oluşuyor ve ek parça içermiyor. Bu sayede bilgisayarı daha ince ve zarif üretmek mümkün hale geliyor. Biraz radikal, biraz da yaratıcı bir karar vererek Apple, sanayide alüminyum eşyalar üretmek için kullanılan bildik işleme prosesini yeni dizüstü Mac”lerin kasalarını üretmek için kullanmış. Bu sayede alüminyum kasalı bu Mac”leri elinize aldığınızda diğerlerine oranla daha sağlam olduklarını ilk bakışta hissedebiliyorsunuz.
Tabii alüminyum kasanın tek iyi yanı sağlam görünmesi veya hissettirmesi değil. Aynı zamanda bilgisayarın soğumasına da katkıda bulunuyor. Böylelikle ağır işlemler sırasında işlemcinin aşırı ısınmasının da önüne geçiliyor.

Unibody olarak da bilinen yeni alüminyum kasa haricinde yeni MacBook ve Macbook Pro”lardaki diğer bir yenilik de, artık tüm yeni Mac modellerinde standart hale getirilen LED ekranlar.

Son kullanıcı için daha önceki LCD ekranlar ile yeni LED ekranlar arasındaki farkı ayırt etmek o kadar kolay olmayabilir. O nedenle bu ekranların neler getirdiğinden biraz söz etmekte yarar var.

Bilgisayarınızı ilk açtığınızda ekranın yeterince parlak olmadığını fark etmişsinizdir. Ancak, bir süre kullandıktan sonra ekran parlaklığı istediğiniz düzeye erişir. Bu, önceki LCD ekran teknolojisinde kullanılan flüoresan arka plan aydınlatmasının bir dezavantajı. Kullanılan flüoresan aydınlatıcılar yeterince ısındığında maksimum parlaklığına ulaşabiliyor.

LED ekran teknolojisi ise aslına bakılırsa aydınlatma sistemi haricinde LCD ekranlardan farklı değil. Aydınlatma sistemi için LED ampuller kullanılıyor. Farenizin altındaki kırmızı ışık, televizyonunuzun açma düğmesine bastığınızda yanan yeşil ışık veya Boğaz Köprüsü”nü aydınlatan sistem LED ampullere örnek olarak gösterilebilir. Bu teknolojide maksimum aydınlatmaya ulaşmak için ısınmasını beklemek zorunda değilsiniz. çünkü LED lambalar maksimum parlaklığa anında kavuşabiliyor ve LCD ekranlarda olduğu kadar ısınmıyor. Bunun en belirgin faydası; daha az enerji tüketimi ve daha uzun pil ömrü.
Fakat bir tartışma konusu, bu yeni ekranların “parlak” oluşu üzerine sürüyor. Tüm yeni dizüstü Mac”ler, artık “glossy” olarak da bilinen parlak ekranlar ile geliyorlar. Profesyonel grafik sanatçıları için parlak ekran bugüne kadar pek tercih edilen bir seçenek değildi. Bu tür profesyonel çalışmalar yapmak zorunda olanlar genellikle mat (yansımasız) ekranları tercih ediyorlardı.

Evet, bu profesyoneller için bir sorun. Apple”ın bu konuda yaptığı açıklamaya baktığımızda ekranların parlak olduğunu kabul ettiklerini görüyoruz. Aslında tam olarak şunu söylüyor Apple: “Ekranlar aslında parlak değil. önündeki cam koruma yüzünden parlakmış gibi görülüyor. Ekran aydınlatmasını artırırsanız bu rahatsız edici olmayacaktır”. Bilgisayarı karşısında çalışırken ekranda kendi yansımasını gören bir tasarımcı bu açıklama ile ne kadar tatmin olacaktır bilinmez ama, Apple kendi yaptığı bu açıklamayı tatmin edici bulmamış olacak ki, yeni dizüstü Mac”lere mat ekran seçeneğini ekledi. Tabi bunun için ABD fiyatlarıyla 50 dolar daha fazla ödemek durumundayız.
•••
Gövde, ekran derken Apple bir değişiklik de izleme dörtgeni (trackpad) üzerinde yapmış. Aslında bu oldukça devrimsel bir değişim. Normalden daha büyük olduğunu göreceğiniz trackpad çevresinde artık tıklayacağınız bir buton yok. Trackpad cam bir yüzeyden oluşuyor ve iPhone”dan alışageldiğimiz çoklu dokunmayı destekliyor. Tıklama yapmak için ise sadece trackpad”in üzerine bastırıyorsunuz. Merak etmeyin, tıklayıp tıklamadığınızı gelen “tıklama” sesinden anlıyorsunuz.
Dediğimiz gibi, yeni cam yüzey çoklu dokunmayı destekliyor. Artık bu sayede sadece iki parmağınızı çevirerek bir fotoğrafı döndürebilir, büyütüp küçültebilir, birden fazla nesneyi kolaylıkla seçebilir ve çoklu dokunma teknolojisinin getirdiği diğer çok sayıda yeniliği kolaylıkla kullanabilirsiniz.
Şimdiye kadar saydıklarımız MacBook ve MacBook Pro”lardaki ortak özelliklerdi. Şimdi her iki dizüstü modeline ayrı ayrı ve biraz daha derinden bakalım;
•••
Apple”ın her iki dizüstü bilgisayarda 1066 mhz (daha önce 800 mhz idi) veriyolu ve daha güçlü Intel işlemciler kullanmaya başlamışken, MacBook”un en zayıf yönü olan grafik işlemcisini de güçlendirme yolunu seçmiş.

Daha önceki MacBook modellerinde bulunan Intel GMA yerleşik grafik işlemcisi, yerini NVIDIA 9400 ekran kartına bırakmış. Elbette bu grafik yongası da daha önceki gibi “paylaşımlı” bir işlemci ama, performansı çok daha iyi. Şimdiye kadar geçen 3 ay içerisinde kullanıcılardan gelen yorumlara baktığımızda NVIDIA 9400 kullanan MacBook”ların grafik işlem gücü olarak kendinden önceki seriye ciddi bir üstünlük kurduğunu görüyoruz. Bu üstünlük sayesinde, 2D ve 3D hızlandırma gerektiren işlemlerde yeni MacBook çok daha iyi bir performans sunuyor.

MacBook”un iki modeli bulunuyor. Bunlardan 2.0 Ghz Core2Duo işlemciye sahip olanı, 160 GB sabit disk ve 2 GB RAM ile gelirken, 2.4 Ghz”lik model 250 GB sabit diske sahip ve o da 2 GB bellekle satışa sunulmuş durumda. Fakat 2.4 Ghz”lik model ek olarak alttan aydınlatmalı klavyeye de sahip. Bu iki MacBook”un fiyatları ABD için 1299 ve 1599 dolar olarak belirlenmiş.

Apple, MacBook bilgisayarların maksimum 4 GB”a kadar RAM kullanabildiğini söylüyorsa da, bağımsız testler MacBook”un her iki modelinin de 6 GB”a kadar bellek adresleyebildiğini gösteriyor. Bellek yuvalarından birine 4, diğerine 2 GB bellek takarak bunu yapabiliyoruz fakat henüz 4 GB”lık RAM”ler ucuzlamış değiller ve oldukça pahalıya satılıyorlar.

Hazır MacBook”tan bahsediyorken, Apple”ın sessiz sedasız güncellediği plastik kasalı eski MacBook modelini de analım: Bu modelde tasarım olarak hiçbir değişikliğe gidilmemesine rağmen, eski 800 Mhz”lik veriyolu 1066 Mhz”e yükseltilmiş ve NVDIA 9400 ekran kartı eklenmiş. ABD”de 999 dolarlık fiyat etiketiyle satışa sürülen bu “eski model” MacBook, yeni modellerdeki önemli bir eleştiriden muaf:

Yeni MacBook modellerinde, eskiden beri var olan FireWire kapısı bulunmuyor. Apple, bu kapıyı çıkardığı için kullanıcılarından yoğun eleştiriler alıyordu. Hatta geçtiğimiz sayılarda Türkiye”deki Mac kullanıcılarının FireWire kapısının çıkarılmasına tepki olarak kurup imza kampanyası başlattıkları bir sitenin de haberini yayınlamıştık. Eğer FireWire kapısına ihtiyaç duyuyorsanız, güncellenen bu MacBook 2 GB belleği, yeni grafik işlemcisi ve 2 Ghz işlemcisi ile sizi bekliyor.

•••
Daha fazla güç isteyen profesyonellere yönelik MacBook Pro ise, kardeşi MacBook ile; çift katmanlı DVD – CD yazıcı (superdrive), alüminyum kasa, LED ekran ve çoklu dokunmatik izleme dörtgeni, yerleşik iSight kamera, yerleşik Bluetooth ve yerleşik Wi-Fi gibi ortak özellikleri haricinde önemli değişikliklerle Mac kullanıcılarının karşısına çıktı.

ABD”de 1.999 dolardan başlayan fiyatlarla piyasaya çıkan MacBook Pro”lar da 1066 Mhz veriyolu üzerinde çalışıyorlar ve artık 8 GB”a kadar RAM kullanabiliyorlar.

15 inç”lik modeller, 2.4 ve 2.53 Ghz Core2Duo işlemci opsiyonu ile gelirken, 17 inç MacBook Pro, 2.66 ve 2.93 Ghz”lik işlemci seçeneklerine sahip. Aynı zamanda 2.4 Ghz”lik model haricinde, 4 GB RAM standart olarak kullanıcılara sunuluyor.

Daha önce MacBook Air”de karşımıza çıkan Solid-State disc (SSD) seçeneği artık MB Pro”larda da mevcut. Eğer isterseniz 128 veya 256 GB”lık SSD disklerden birini makinenizle beraber temin edebiliyorsunuz. Tabi, sabit disk hızı ve performansını oldukça artırması yanında çok ciddi pil tasarrufu sağlayan bu disklerin biraz pahalı olduğunu ve MB Pro”nun fiyatını hatırı sayılır oranda yükselteceğini hatırlatmakta yarar var.

Benzer şekilde, giriş seviyesi olan 2.4 Ghz”lik 15 inç MacBook Pro 250 GB sabit disk ile gelirken, diğer modellerde Minimum sabit disk boyutu 320 GB olarak belirlenmesiyle bir dizüstü bilgisayardan beklenmeyecek kadar geniş bir depolama alanı kullanıcılara sunuluyor.

Tüm MB Pro”lar gigabit ethernet portu, iki adet FW 400, bir adet FW 800, iki USB 2.0 kapısı, mini display girişi ve ses giriş-çıkışları”na sahip.
Küçük kardeş MacBook gibi LED teknolojisi kullanılan ekranlar yine “glossy” yani parlak. Fakat opsiyonel olarak mat ekran seçeneği de sunulmaya devam ediyor. 
MB Pro”lar yerleşik paylaşımlı NVIDIA GeForce 9400 grafik çipi haricinde ek olarak 256 veya 512 MB video belleğe sahip NVIDIA 9600M GT grafik kartı içeriyor. Yani, MB Pro”nuz iki grafik kartıyla birlikte geliyor.

Apple, iki ayrı grafik kartının var olma nedenini ?u ?ekilde açıklıyor; “eğer ekran kartınızın gücüne ihtiyaç duymayan uygulamalar kullanıyorsanız, yerle?ik payla?ımlı GeForce 9400 çipini kullanarak hatırı sayılır oranda pil tasarrufu yapabilirsiniz. 3D grafik hızlandırmaya ihtiyacınız olduğunda ise 9600M GT ekran kartını çalı?tırarak hızlı grafiklerle çalı?manın keyfini sürebilirsiniz”.

Yerle?ik çip, daha önce MacBook”ları anlatırken sözünü ettiğimiz grafik yongasının aynısı. Dolayısıyla orada da değindiğimiz gibi, gündelik kullanımda oldukça iyi bir performansa sahip. Dolayısıyla gerekmediği sürece 9600M GT kartını kullanmanıza gerek kalmadan, Apple”ın 5 saate kadar pil ömrü biçtiği bilgisayarınızın pilini daha tasarruflu tüketmesinin önünü açıyorsunuz.
•••
İlk bakışta yeni MacBook ailesi, şimdiye kadar Apple”ın ürettiği en yenilikçi dizüstü bilgisayarlar olarak görülüyor. Tasarımda gidilen önemli değişiklikler ve çoklu dokunmatik trackpad güçlü bir bilgisayara sahip olma dışında, keyifli bir kullanımı da beraberinde getiriyor.
Eğer dizüstü Mac”inizi değiştirmeyi düşünüyorsanız, bunun tam zamanı diyebiliriz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here