Ana sayfa Yazılım Yeni Dünya Düzeni

Yeni Dünya Düzeni

0

Biz görsel tasarımcılar bu yeni dünya düzeninde neredeyiz, artık bunu sorgulamamız gerekiyor.

Sakın yazının başlığına bakıp “Eyvah! Felaket derecede ağır, politik bir yazıdır herhalde” demeyin. Sadece Grafik tasarımcı olarak yeni dünya düzeninde nerelerde olduğumuzu ve bu düzene nasıl ayak uydurabileceğimizi naçizane fikirlerim, dostlarımdan ve sektörden edindiğim bilgi ve geri dönüşümlerle yazmaya çalışacağım.

Bildiğiniz gibi efendim bizler görsel iletişimci veya tasarımcı diyelim, sektörde arz-ı endam edip, ortaya bir şeyler çıkarmaya çalışan insanlarız. Bunu yaparken de dijital ortamdan yararlanıyoruz. En önemli yardımcı kaynaklarımız ise dijital tasarım yazılımları. Bunlar karşımıza, Photoshop, Illusrator, In Design, After Effects, Final Cut Pro, Maya, Z Brush gibi bir çok disiplinlerde kullanılan yazılımlar olarak çıkıyor. Ben de dilim döndüğünce Macline”da bu köşemde biraz daha ayrıntılı olarak bu yazılımlarla ilişkili, grafik tasarım ve reklamcılık sektörüyle ilgili size yazılar derleyeceğim.
önce biraz sektörden bahis etmekte fayda var ki özellikle genç arkadaşlar sektöre girmeden evvel bilgi sahibi olsunlar. Gerek üniversitelerden gerekse kurslardan birçok arkadaş bu sektöre girmek için çaba sarf ediyorlar. Ben burada üniversitelerden mezun olan tasarımcılar mı daha iyi, kurslardan mezun olanlar mı; yoksa hiçbir eğitim almadan sektöre atılanlar mı daha iyi konularına hiç değinmeyeceğim. Sadece söylemek istediğim şu; hangisi işini doğru düzgün yapıyorsa o tercih ediliyor. Bu tabii ki sektörde ya da bu işin eğitimlerini veren kişiler arasında tartışmalara yol açıyor. Hatta yakın zamana kadar grafikerler meslek birliği adı altında bir meslek birliği bile kurulmaya çalışıldı. Bazı arkadaşlarımız tarafından da hali hazırda çalışmaları sürüyor. Tek üzücü olay maalesef burada da polemikler, kavgalar hatta mahkemeye kadar giden çatışmaların sürmesi. Umarım bunlar çözülür ve ortak bir payda bulunup her şey hallolur.

Gelelim asıl konumuza, biz görsel tasarımcılar bu yeni dünya düzeninde neredeyiz, artık bunu sorgulamamız gerekiyor. Dünya kocaman bir köy halinden nerdeyse bizim mahalle olmaya başladı. Teknoloji o kadar baş döndürücü bir hızla ilerliyor ki takip etmek zorlaştı. Bu arada da tabii kullandığımız yazılımlar, materyaller ve girdi /çıktı aygıtları da son derece hızlı bir şekilde yenileniyor. Bu da disiplinlerin eğitimlerini etkiliyor. Web tasarımında on sene evvel Flash ve video fazla revaçta değil iken şimdilerde bant aralıklarının genişlemesi flash tasarımının ve videonun önemini artırıyor. Web designer beş, on sene evvel After Effects kullanmayı aklına getirmezken şimdilerde After Effects nerdeyse vazgeçilmez tasarım yazılımlarından biri olarak web tasarımında kullanılıyor. Buna ilaveten Adobe”nin Premiere”i ve 3D tasarım programları da işe dahil olmuş durumda. Baskı işleriyle uğraşan grafik tasarımcılar, artık talepler doğrultusunda web tasarımı yapma ihtiyacındalar. Bunun için özellikle web tasarım yazılımları ve kodlar öğrenmeleri gerekiyor.
Artık sayfa tasarımını In Design ile yapan bir sayfa tasarımcı, çok kolay bir şekilde yaptığı katalogu, dergiyi ya da gazeteyi Internet ortamına SWF formatında atabiliyor.

   

PDF teknolojisi sayesinde artık renk ayrım stüdyoları matbaadaki CTP teknolojileriyle birlikte tarihe kavuşmuş durumdalar nerdeyse. Bu teknolojiyi kullanarak internet üzerinden onaylar alabiliyoruz. Bazı inatçı matbaalar hali hazırda Freehand kullansalar bile Adobe”nin Creative Suite (CS) paketinin entegrasyonunu ayrıntılı biçimde öğrendiklerinde şaşırıp kalıyorlar. TV veya sinema görsel efekt, jenerik tasarlayan arkadaşların sadece ilgili programlardan biri olan After Effects”i bilmesi yeterli olmayıp, dışarıdan üretilen bir çok ekleme (plug in) yazılımlarını bilip hatta kendi script dili olan expression”ı da çözmeleri gerekiyor. Eğer video ve sinema anlamında görsel tasarım deniliyorsa da, daha bir çok program dahil etmek mümkün; onlardan biri de Autodesk”in Maya”sı.
Peki bu durumda görsel tasarımcı ne yapacak? Bütün bu programları bilecek mi ya da nereye kadar bilecek? Bu tip sorular bana öğrencilerim tarafından çok soruluyor. Bunun çözümü aslında yurt dışında halledilmiş durumda. Uzmanlaşmak. Anahtar kelime bu. Ama maalesef ülkemizde gerek tasarım sektörü gerekse müşteriler gerekli bilgiyi edinmediklerinden, tuhaf iş ilanları ile karşılaşabiliyoruz. Aşağıda bir örnek:
Grafiker aranıyor.

QuarkXPress ve In Design bilecek, Illustrator ve CoralDraw bilecek, Photoshop bilecek.
Flash ve Action script 3.0 uzmanı olacak, Dreamweaver bilecek, HTML, XHTML, CSS, JavaScript ve Ajax teknolojilerinde çok iyi olup, veri tabanı uygulamaları yapabilecek, ASP, ASP.Net ve ColdFusion server tabanlı yazılımlara hakim, gerektiğinde şirket tanıtım filmlerini Final Cut Pro ile kurgulayıp, After Effect ile görsel olarak zenginleştirebilecek takım arkadaşı arıyoruz.
Not: 3D uygulamalarında Maya, RealFlow ve ZBrush bilenler tercih edileceklerdir.

Yukarıdaki ilandaki takım arkadaşının aslında birçok takım kurmuş halde gelmesi gerekiyor. Fakat işin şakası bir yana, buna benzeyen ilanlar o kadar fazla ki. Artık tasarımcılar arasında alay konusu olmuş durumda. Derslerimde öğrencilerime mutlaka bir disiplinde uzmanlaşmaları gerektiğini, daha sonra yelpazelerini genişletmelerini salık veriyorum. Yoksa bütün tasarım programlarını özellikle yeni başlayan arkadaşların son derece efektif kullanmaları çok zor. Peki daha sonra? Tabii daha sonra diğer disiplinler ile birlikte ilgili yazılım programları da öğrenilip uygulanabilir.
Artık Internet üzerinden dergi çıkarmak çok kolay, bir kısa film çekip bunu montajlayıp efekt ekleyip internete, sitenize veya ilgili sitelere atmak çok kolay. Hatta belki yakın zamanda evinizde matbaa kalitesinde dergiler, kataloglar çıkarabileceksiniz.
Ama unutmayın profesyonel anlamda çalışacaksanız en az bir disiplinde uzman olmanız şart.
Hatta 3D tasarımı yapacaksanız sadece 3D araçlarını çok iyi bilmeniz maalesef kafi değil. Yurt dışında sadece kaplama (rigging) konusunda uzmanlaşmış takımlar, modelleme uzman takımı, akışkan dinamizmi uzman takımı, senaryo, karakter tasarımı, yazılım  uzman takımları gibi takımlar çalışmakta. Bana inanmazsanız Dreamworks”ün sitesine girin ve nasıl çalıştıklarına bir bakın.

Web tasarımında ise web designer ve web developer ayrılmış durumda. Hatta Flash tasarımında bile özellikle ileri derecede Action Script uygulamasında Flash Designer”a (tasarımcı) ek olarak Flash developer (programcı) takımlar halinde çalışmakta. Server tabanlı uygulamaları dahil bile etmiyorum, çünkü kanımca bu yazılım tarafına dahil. Düşünsenize görsel tasarım için üniversiteler ve yazılım mühendisliği ile ilgili üniversiteler mevcut. Hatta bazen yeterli olmayıp kurslara gidip sertifika eğitimlerine dahil olmak gerekiyor.

O zaman başlık ne anlam taşıyor? Nedir bu yeni dünya düzeni? Bu biraz benim ön görüm gibi. Yeni dünya düzeninde tasarım sektöründe zor olan şeyler atık şablon haline getirilip çok hızlı bir şekilde üretilecek. Hatta buna sanatın ölümü bile deniliyor. Bir fotoğrafı alıp, çizim (vektörel) çalışmaya çevirip, çizgilere fırça darbeleri eklemek son derece kolay artık. Alın size digital art kavramı. Sanat mıdır, değil midir tartışılır ama oldu işte. Basit bir el kamerası ile kısa film çekip bunu montajlayıp sunmak son derece kolay. Bundan birkaç sene evvel Flash tasarımcıların tasarımlarında kullandığı sayfa çevirme animasyonu artık son sürümde bir şablon olarak karşımızda. Ne kod yazılırdı bu görünüm için!

Peki her şey bu kadar kolay olacaksa, tasarımcıya gerek kalıyor mu? EVET tasarım, adı üzerinde, diğerleri ise hazır şablonlar. Herkes aynı şablonları kullandığında ortaya aynı işler çıkacaktır. Hatta bazen “tasarımcıyım” diyen arkadaşların birbirlerini nasıl tekrarladıklarını çok iyi görebiliyoruz. Tasarımda fark yaratmak işin temeli, çarpıcı olmak işin temeli, sıradanlık ise kabul edilecek bir şey değil. Bunun için bir tasarımcının kendini kültürel anlamda da yetiştirmesi şart ki farklı işler çıkarabilsin.

O zaman şöyle bir sonuca varılabilinir mi? İlgili teknolojiler takip edilecek, bir dalda uzmanlaşılacak ve bol bol gezip, görüp okunacak. Yoksa 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti için tasarım yaparsanız sadece Ayasofya ve Boğaz Köprüsü”nü koyup, Photoshop ile bildik filtreler ekleyip sunmaya çalışırsınız. Bunu herkes yapabilir, sizin tasarımcı olarak farkınız nerede kaldı?
Sevgiyle kalın ve bakmayıp görün…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here