Ana sayfa İnternet Yaza Merhaba Şarkıları

Yaza Merhaba Şarkıları

0

Zorlu bir kışın ardından, yazın sıcak atmosferine giriyor olmayı fırsat bilerek bu sayıda yaz üzerine yazılmış şarkıları konuk etmek istedik. Belki Ağustos gibi “yeter artık havalar soğusun” diyecek olabiliriz ama şu anda “oh be havalar ısındı” ruh halindeyiz madem, tadını çıkaralım!

Burada bahsedeceğimiz yaz şarkıları; popüler müziğin her yaz en az bir hit çıkarması beklenen isimlerinin fabrikasyon olarak piyasaya sürdüğü kısa ömürlü, mevsimlik tüketilen şarkılar değil elbette! Sıcağa ve yazın ruh hali üzerindeki etkilerine kafa yormuş, yaşamın kaynağı olan güneşin etkisini en çok hissettirdiği bu mevsimde ilişkileri de nasıl etkilediğine değinmiş şarkıların en keyiflilerinden bir demet… Konu bu kadar güzel olunca, sözünü edecek de çok fazla şarkı var elbet. Hem bizden, hem de dünyadan, bu şarkıların en olmazsa olmazlarını sizin için derledik. Bu seçkiyi yaparken de, rock müzik yelpazesinin her köşesinde dolanmaya elimizden geldiğince özen gösterdik. İçinde limon dilimi yüzen buz gibi bir soda eşliğinde keyifle dinleyesiniz diye…

Mungo Jerry – In The Summertime: Yazın iyimserliğini tüm hücrelerinizde duymanızı sağlayan çok keyifli bir Mungo Jerry şarkısı… Kulağınıza çalınır çalınmaz yüzünüzde beliren gülümsemeye, sizden bağımsız oynamaya başlayan omuzlarınıza, ayaklarınıza siz bile şaşırabilirsiniz! “Her daim mutluyuz. Felsefemiz; hayat yaşamak içindir” diyen ve pek çok isim tarafından yorumlanan bu keyifli şarkının en dikkat çekici coverları arasında Shaggy yorumunu ve bir de özellikle, yanına Slash, Billy Idol ve Tony Franklin’i de alarak kaydettiği yorumuyla Derek Sherinian’ı sayabiliriz.
 


 
Lee Hazelwood – Summer Wine: Lee Hazelwood’a ait olan ve bir süre önce, HIM grubunun lokomotifi Ville Valo’nun Natalie Avalon ve son olarak da Lana Del Rey’in Barrie James O Neil ile birlikte seslendirdiği şarkının orijinali, Lee Hazelwood ve Suzi Jane Hokom tarafından 1966 yılında kaydedilir. Fakat şarkı asıl ününü, Hazelwood’un Nancy Sinatra ile birlikte söylediği versiyonuyla kazanır. U2’nun esas adamı Bono’nun da The Corrs ile birlikte seslendirdiği bu şarkıda, oldukça etkileyici bir kadından birlikte şarap içmek için davet alan bir adam konu edilir. Sözü geçen “yaz şarabı”; çilekler, kirazlar ve baharda bir meleğin öpücüğünden yapılmıştır. Böyle bir ödülün bir de bedeli olacaktır tabii… Adamımız ertesi sabah uyandığında güneş gözünü almaktadır, sarhoşluğun etkisi kafasını ağırlaştırmaktadır ve gümüş mahmuzları ile cebindeki 1 dolat 10 senti, esrarlı kadın ile birlikte kaybolmuştur…

The Beach Boys – Surfin’ USA:
Neredeyse tüm şarkıları, retro desen ve renklerle bezeli bir amerikan filminde, masmavi denizde renkli surf tahtaları üzerinde dalgalar arasında söyleniyormuş izlenimi veren gruplardan biri The Beach Boys. Hangi şarkısını seçersek seçelim bu listeye uyardı aslında. örnek vermek gerekirse All Summer Long, California Girls ve Surfin’ Safari ilk akla gelenler…

 

Bob Marley – Sun Is Shining: Tarzı nedeniyle her şarkısı “tam deniz kenarında dinlenilecek şarkı” hissiyatı veren bir isim de Bob Marley. Oysa şarkıları her ne kadar reggae’nin sakin ve ağır aksak ritmi nedeniyle, özellikle daha bohem tatil bölgelerinin milli marşı haline gelmiş bulunsa da, Marley’in şarkıları oldukça politik ve inancını yansıtan sözler içeriyor aslında. Evet, şarkıları sevgi ve kardeşlikten bahsediyor şüphesiz, ama sadece elde soğuk bir bira ile miskin miskin güneşte mayışan bünyelere değil, tüm ezilenlere de sesleniyor Bob Marley; “ayağa kalk ver hakların için savaş ver” diyerek…

MFö – Bodrum Bodrum: Yazın ilk çağrıştırdığı tatil ve deniz ise, en gözde tatil beldelerinden birini anlatan bu güzel şarkının da güneş ışığı ve yaz iyimserliği ile dolu olması kaçınılmaz. MFö’nün anlatmaya nereden başlayacağını bilemediği, eskide kalmış güzel bir tatil anısı üzerine yazdığı bu klasikleşmiş şarkı, yaz şarkıları denince ilk akla gelenlerden birisi… Şimdi adı hatırlanamayan ama bir zamanlar aşık olunan bir kadın, tek isteğin biraz deniz, biraz da uyku olduğu, kısa ama hafızada yer etmiş bir zaman dilimi… Şarkının bu hem hüzünlü hem de huzurlu atmosferi vermesinde, mandolini ile gruba eşlik eden Taner öngür’ün de payı büyük elbette.
 


 
Yavuz çetin – Bodrum Gecesi Yüzünden: Bir başka Bodrum şarkısı… Yavuz çetin’in “İlk” albümünde yer alan, yine aynı albümdeki “Sahil” gibi bir başka yaz şarkısı… Fakat diğerlerinin aksine yaz özlemine değil, geçip giden bomboş bir yaz sonunda şehrin havasının özlendiği döneme dair… Hep işten kaçmak ister kent insanı, tatil yapmak, sakin bir balıkçı kasabasına yerleşmek, boş boş oturup denize girmek, kitap okumak, canı nasıl istiyorsa öyle, sakin ve nispeten yalnız takılmak ister şehirden her bunaldığında. Bu hayal üzerine yapılan planları, iş yerinde kahve molalarında birbirine anlatarak saatlerini geçirir. Ama bu hayal gerçeğe dönüşüp de artık kanıksandığı noktada bir şeyler dürter insanı; kanı yeniden kaynamaya başlar. Saçmadır, bilir, ama yine de şehrin o pis havası ile sarmalanmış yorucu kalabalığı “dur, daha zamanı değil” diyerek geri çağırır giden kişiyi… Yavuz çetin, “Bodrum gecesi” yüzünden hiç şarkı yazamayışına içlenir bu şarkıda. Bazen sıcak iş yaptırmaz insana, bazen de o belirsiz ruh hali…

Pablo Beltrán Ruiz – Sway: Bir klasik olan Dark City filmini izlediyseniz, neden bu şarkının da bu listede olduğunu anlamışsınızdır. Tüm bir halkın özlemini çektiği, bir gün gidilecek diye umutla beklediği ve umutlarını bu hayal üzerinden kurguladığı Shell Beach’e duyulan özlemi, Shell Beach’in tam tersi karanlık ve kasvetli bir barda söylenen bu şarkıdan başkası daha iyi anlatamazdı. Saçlarında çiçeklerle, uçuşan çiçekli bir elbise giymiş bir kadın ve deniz kenarı bir mekanda gözlerinin içine bakarak Marimba ritminde dans ettiği bir adamı gözümüzün önüne getiren ve orijinal adı “¿Quién será?” olan bu mambo, Pablo Beltrán Ruiz tarafından1953 yılında bestelenmiş ve Dean Martin yorumu ile ünlü olmuştur.

 

Scorpions – Holiday: Uzun ve yorucu bir kışın sonunda hepimizin duymak istediği o sihirli sözcüklerle başlayan ve akustik gitarın tınısı ile birlikte herş eyi bırakıp gitme isteği uyandıran bir şarkı… “Bırak seni uzaklara götüreyim, bir tatil iyi gelir…” Tatil denince akla hep yaz mevsimi gelmesi tesadüf değil! Kışın o kat kat kalın kıyafetlerin ardına saklanmış, soğuktan büzüşmüş, kapalı hava yüzünden kendi içine dönmüş insanların bedenlerdeki tüm kasların bir bir gevşediği o “tatil kafası” hissine, güneşin de çok katkısı olduğunu inkar edemeyiz. Holiday gibi şarkılar da işte bu ruh haline duyulan özlemin somutlaşmış hali olarak bizi alıp kaçırma potansiyelini saklı tutar hep…

Grup Merdiven – Akdeniz Akşamları: Kabul etmek lazım; az sonra anlatacağımız sahne her ne kadar esprilerde oynaya oynaya gözümüzde artık eskise de, yine de sahilde ateşin başında gitar çalan bir grup gördüğümüzde hepimizin bilinçaltında canlanan ilk şarkının Akdeniz Akşamları olduğu bir gerçek! Aslı Grup Merdiven’den Serhan Kelleözü’ne ait olan bu şarkı, Haluk Levent’in 1993 tarihli ilk albümü Yollarda’da yer alan yorumuyla oldukça dikkat çekmişti. Sonraları İbrahim Tatlıses dahil pek çok isim, bu şarkıyı yorumlayanlar arasına katılmıştı. Hala bir sahil beldesine gittiğinizde rüzgar bu tanıdık melodiyi sahilden kulağınıza taşıyabilir, şaşırmayın.
 


 
Summer Nights- John Travolta & Olivia Newton John: Yaz mevsimi, geçici olduğu bilinen bu iyimserlik halinden payını alan yaz aşklarıyla da ünlü. Yaz aşkını müzikle anlatan en sevimli filmlerden biri ise kuşkusuz Grease. Briyantinli saçlar, kabarık etekler, üstü açık arabalar, hızlı serseriler ve hanım hanımcık ama yaman kızlar… Sinema tarihinin en keyifli müzikallerinden biri için zaten fazla söze gerek var mı?

The Zombies – Time of the Season: Sanki hep yaz mevsiminde yaşıyormuş gibi hatırlanan 68 kuşağı… Rengarenk bir hayat görüşü ve bu görüşten doğup kıyafetlere, şarkılara, hayat tarzına yansıyan bir iyimserlik, sevgi, umut ve yaşam enerjisi… 68 ruhunu anlatan şarkıların çoğunu şüphesiz bu listeye dahil edebiliriz. The Zombies’in Time of the Season’ı da onlardan biri. Aslında yaz mevsiminden çok, sevgi ve umudun hüküm sürdüğü o güzel döneme ithafen yazılmış bir şarkı bu, ama içinde bolca güneş ışığı ve sıcacık bir meltemi de barındırıyor.

 

The 5th Dimension – Age of Aquarius / Let the Sunshine In: Unutulmaz Hair müzikalinin ard arda gelen bu iki kilit şarkısı, Time of the Season ile aynı sebepten dolayı listemizde yer alıyor. İnanışa göre; ay yedinci eve girdiğinde ve Jüpiter Mars ile hizalandığında(başka bir deyişle “Age of Aquarius” yani “Kova çağı” geldiğinde) dünyayı sevgi ve barış yönetecek. İşte böyle bir dönemin, yani çiçek çocukları zamanının en önemli müzikalini ve onun yaz iyimserliği ve güneş ışığı ile dolu olan bu şarkısını da listemize almadan edemedik. Bırakın güneş ışığı içeri girsin!

The Lovin’ Spoonful – Summer in the City: Yaz gelmiş olabilir ama bu “haydi bakalım tatile gidiyoruz” demek olmayabilir! Siz şehrin göbeğinde, betonların arasında, araba egzosları ile iyice boğulmuş bunaltıcı şehir havasını içinize çekerek masabaşı işinize giderken, sözü geçen şarkılar kulağınıza sinir bozucu bile gelebilir! Yaz mevsimi, deniz kenarı ve tasasız yerler dışında da var ve hava, deniz kenarı dışında da sıcak! The Lovin’ Spoonful da işte tam olarak buna değiniyor. Gündüz zombi gibi kaldırımlarda yürüyen insanların, ancak akşamın gelmesiyle canlandığını anlatıyor. Şarkıda duyulan araba kornaları da (dönem itibariyle duyulan korna bir Volkswagen’e aittir bu arada) bu ruh halini başarılı bir şekilde veriyor. Bu şarkıyı coverlayanlar arasında BB King, Styx ve sample olarak kullanan Massive Attack gibi isimler olduğunu da belirtelim.
 


 
Bulutsuzluk özlemi – Güneye Giderken: İstenen, özlenen bir yere gitmenin kendisinden daha güzel olan bir şey varsa; o da yola çıkarkenki heyecan ve hazırlık yaparken insanın içinin içine sığmadığı o duygudur. İşte asıl önemli olanın “varmak” değil de “yolda olmak” olduğunun bilincinde olan bir şarkı… Briket duvarların üstünde zefir radyolarını dinleyen akçora gömlekli insanlar… Sararmış tütün tarlalarında beyaz yaşmakları ve al basmadan giysileriyle çalışan kadınlar… Uyku mahmurluğuna sarılı çocukluk anıları… Güneye giderken solda yükselen güneşle birlikte kalpleri umutla dolduran bu şarkı, Bulutsuzluk özlemi’nin 1986 yılında çıkardığı kendi adını taşıyan ilk albümünde yer alır. Grup daha sonra Uçtu Uçtu albümündeki Beynim Zonkluyor şarkısında da “niye yükselemedi güneş solda güneye giderken?” diyerek bu şarkıya gönderme yapar. Buradaki “sol” kelimesinin çift anlamlı kullanıldığını belirtmeye gerek yoktur herhalde…

George Gershwin – Summertime: özellikle Janis Joplin’in Cheap Thrills albümündeki güzel yorumuyla hafızamıza kazınan ve adeta “Caz Söylemeye Giriş 01” dersinin olmazsa olmazı olan bu caz standardı, çıkışı 1930’lu yılların ortalarına dayanan bir arya. George Gershwin’e ait olan ve bugüne kadar defalarca kez farklı şekillerde yorumlanan bu eserin 25.000’den fazla coverı mevcut! Bu şarkıyı coverlayan isimler arasında, Louis Armstrong-Ella Fitzgerald, The Doors, The Zombies ve özellikle Billy Stewart gibi isimleri sayabiliriz.

 

Madonna – La Isla Bonita: Güneşin gökyüzünü ısıttığı, hep orda olmak istenen, aşık olunacak kadar “güzel bir ada”… İşte yaz özlemini anlatan ve sizi bulunduğunuz yerden bir kaç dakikalığına uzaklaştarak sağınızı solunuzu oynatmakta hiç çekinmeyen şarkılardan biri daha…

Alice Cooper – School’s Out: Küçükken yazın bir anlamı da okulların tatil olmasıydı. Karne aldıktan sonra duyulan, o üç uzun ay boyunca okul olmadığını bilmenin verdiği mutluluk, Alice Cooper’ın asi yorumuyla birleşince, iş yaz tatili boyutundan biraz çıkmış tabii! Okulu yerle bir edip, sadece yaz için değil tamamen tatil ediyor Alice Cooper ve işte bu keyifli ve enerjik şarkı çıkıyor ortaya! Şarkının ilham kaynağı ise Cooper’a yöneltilen “hayatınızın en müthiş 3 dakikası hangisiydi?” sorusu olmuş. Bu sorunun iki cevabı olduğunu söylüyor Alice Cooper. İlki; Noel sabahı hediyelerin açıldığı an, diğeri ise okulun son gününün, son 3 dakikası! “Eğer o 3 dakikayı bir şarkıya sığdırabilirsek bu çok büyük bir şey olur” demiş Alice Cooper. Nitekim dediği de olmuş; çalan bir zil sesi ile sona eren bu güzel şarkı, Cooper’ı uzun süre listelerin en tepesinde tutarak rock müzik klasikleri arasında yerini almış.
 


 
Bryan Adams – Summer of 69: Herkesin hayatında yeri diğerlerinden ayrı özel bir yaz mutlaka vardır. Bryan Adams, Summer of 69’da asla geri gelmeyecek olan ve ömrün en güzel günleri olarak hatırlanan gençlik ateşi ile dolu bir yaz mevsimini anlatıyor. İlk gitarını alarak onu parmakları kanayana kadar çalışını, kurduğu ilk grubu ve geriye dönüp baktığında hiç bitmeyecekmiş gibi gelen, “seçme şansım olsaydı orada kalmak isterdim” dediği ’69 yazına, yani hayatının en güzel günlerine götürüyor dinleyiciyi… Elbette Adams’ın bu şarkıyı -yaşı itibariyle- kendi yaşadıkları üzerine yazmış olması mümkün değil, ama bu çok önemli de değil. çünkü Bryan Adams, herkesin hayatında önemli bir dönem olan gençlik çağlarını, tüm dünya için önemli bir yıl olan 1969’a selam göndererek anmış ve kapanmak üzere olan o sihirli döneme saygı duruşunda bulunmuş.

Eddie Cochran – Summertime Blues: Yazı eğlenerek geçirmek isterken çalışmak zorunda kalan bir gencin hüznü, herhalde en neşeli bu şekilde anlatılabilirdi. 50’lerin sonunda yazılmış bu rockabilly şarkısı, Alan Jackson, The Beach Boys, Blue Cheer ve Rush gibi isimlerce de yorumlanmış. Tam hüznü bir kenara bırakıp dansetmelik bir şarkı olan Summertime Blues’un özellikle Woodstock’ta The Who tarafından seslendirilen yorumu tüm sıkıntılara birebir!

Jimi Hendrix – Long Hot Summer Night: Sevgiliyi arayıp bulamama hissinin, insana uzun sıcak bir yaz gecesinde bile soğuk kış fırtınalarının ortasındaymış gibi hissettirebildiğini anlatan, ’68 tarihli Electric Ladyland albümünden bir Jimi Hendrix şarkısı…

 

Martha & the Vandellas – (Love Is Like a) Heatwave: Güzel sesi ile mutlu eden Martha Reeves, Rosalind Ashford ve Betty Kelly’den kurulu Martha & the Vandellas’ın en bilinen şarkılarından (Love Is Like a) Heatwave, ritmi, melodisi ve sözleri ile tipik bir yaz şarkısı.

The Surfaris – Wipe Out:
Bir Tarantino filmi soundtrackinde rahatlıkla duyabileceğiniz, surf ritmi denince akılda canlanan şarkıların ilk örneklerinden. 1962 doğumlu olan grup, sörfün kalbi olan California kökenli elbette.

Abba – Summer Night City: Hoşgeldin 80’lere özgü o tanıdık sound, merhaba sarı boyalı krepeli saçlar… 3 hatun kızımızdan kurulu Bananarama, çok da güzel geçmeyen bir yaz mevsimi ile şehrin sokaklarında baş etme çabalarını anlattıkları klipleri ile 1983 yılında İngiltere’de müzik listelerinde ilk 10 sırayı parsellemişti.

War – Summer: ’76 yılından bir yaz şarkısı. Bu şarkı bize gösteriyor ki; “guiro” denen güzel enstrümanın da, o deniz kenarı dinginliği hissini vermekteki etkisi büyük.
 


 
Ramones – Rockaway Beach: Punk Rock’ın en afili gruplarından Ramones’un 1977 tarihli Rocket to Russia albümünden bir surf-punk şarkısı. Grubun en plaj düşkünü üyesi olan Dee Dee Ramone tarafından yazılmış.

Kid Rock – All Summer Long: Kid Rock, 2008 yılında yayınladığı All Summer Long ile oldukça keyifli geçen ve tüm yaz boyunca Sweet Home Alabama söyledikleri 1989 yazına götürüyor bizi. Zaten şarkının temeli de, bir Lynyrd Skynyrd klasiği olan Sweet Home Alabama ile Warren Zevon hiti Werewolves of London’ın birleşimi üzerine kurulmuş. Eh, temel güzel olunca da, ortaya da böyle eğlenceli bir şarkı çıkmış tabii ki… Bu arada aynı isimde bir Chris Rea şarkısı olduğunu da not düşelim.

 

Bruce Springsteen – Girls In Their Summer Clothes: “Bir yaz akşamüstünün verdiği hissi bir gitarla nasıl verebilirsiniz?” sorusunun cevabını, usta müzisyen Bruce Springsteen gayet başarılı bir şekilde Girls In Their Summer Clothes ile vermiş. Springsteen’in 15. stüdyo albümü olan Magic’te yer alan bu güzel şarkı da, yukarıda bahsettiğimiz All Summer Long gibi 2008 yılına ait.

Seals & Crofts – Summer Breeze: 1972 yılından harika bir Seals&The Crofts şarkısı… Yazın bunaltıcı sıcağını katlanılır kılan yaz meltemine selam duran bu şarkıyı Dazed&Confused filminin soundtrackinde de dinlemiştik.

The Jamies – Summertime, Summertime: Tom ve Serena Jameson’dan kurulu vokal grubu The Jamies’in acapella olarak başlayan ve pamuk şekeri tadında devam eden bu tatlı şarkısı 1958 yılına ait.
 


 
The Drifters – Under The Boardwalk: “Guiro”nun insanı pozitif bir havaya sokma marifetini keyifle izlediğimiz bir şarkı daha… Guiroya ek olarak üçgen zil ve keman da kullanılan ve sevdiği kadınla gözlerden uzak bir yerde buluşmak isteyen bir adamı anlatan ’64 yapımı bu şarkı, The Rolling Stones tarafından da yorumlanmıştır.

Abba – Summer Night City: Dansın ve disko müziğinin İsveçli öncüleri, havanın biraz serinlemesiyle artan enerjinin renklendirdiği yaz akşamlarını anlatıyor. Tabii ki elbiseleri savura savura dansetmek için birebir! Aynı şarkı, yine İsveçli bir senfonik metal grubu olan Therion’un yorumunda ise bambaşka bir kimliğe bürünmüş. Her iki yorumu da şiddetle tavsiye edilir!

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here