Ana sayfa Sektörden Yaptıklarının HEPSİ Bir Gün Sana Geri Döner!

Yaptıklarının HEPSİ Bir Gün Sana Geri Döner!

0

Albüm tanıtımlarında, dergi olarak genellikle rock, caz, klasik ve alternatif müzik alanına ağırlık verdiğimizi ve pop alanını biraz es geçtiğimizi fark ettik. Oysa bu ülkede kaliteli pop işleri de yapılıyor. Barış Büyük, Burak Ekinil, Mustafa Ceceli, Oğuz Kaplangı, Ozan çolakoğlu, Sarp özdemiroğlu ve Ender Akay gibi önemli isimlerin bir araya geldiği bir projeden bahsediyoruz. Hepsi”nin “Geri Dönüşüm” albümünden… 

Pop müzik, bir kısır döngü halinde kendini tekrar ede dursun, üç genç kızın yıllardır, dans, sahne şovu ve müziği birleştirerek yaratmaya çalıştıkları atmosfer, bu halsiz ve bitkin piyasaya canlılık getiriyor. Türkiye”de bu denli yüklü bir koreografiyle dans edip şarkı söyleyen başka bir grup yok. önemli teknik adamların hep beraber katkı sağladığı Geri Dönüşüm albümünün kayıtları sırasında yakından tanıma fırsatı bulduğumuz Hepsi üyeleri, ‹stanbul Devlet Opera ve Balesi”nde solist olarak görev alan Barbaros Taştan”dan yıllardır şan dersi alıyorlar.  ‹lk albümlerinden beri süregelen o meşhur RnB tarzı vokallerin altında ise Ender Akay”ın imzası var. Hepsi”nin vokal aranjörü Akay, kızlarla yıllardır çalışmanın verdiği bir rahatlıkla, hangi bölüme hangisinin sesinin daha çok yakışacağını neredeyse ezbere biliyor. Ama yine de işi şansa bırakmıyor. Kızların her biri şarkıları baştan sona okuduktan sonra, hangisinin en güzel nereyi okuduğu tespit edilip, şarkı bu sefer partisyonlara ayrılmış şekilde yeni baştan okunuyor.  Sonra da gelsin geri vokaller, üçlüler, beşliler, yedililer… 

Okumalar sırasında Hepsi”nin her bir üyesinin eşit partisyonlar okumasına dikkat ediliyor.  Hiç kimsenin öne çıkması söz konu değil. Grubun müzikal felsefesinde  kendini değil, yanındakileri öne çıkarmak var.

 

 

  Şebnem özberk ve Hepsi…
İş hayatına reklamcılıkla başlayan Şebnem özberk, Türkiye”deki en başarılı menajerlerden biri.  Hepsi üyelerinden Cemre Kemer”in annesi olan özberk, bir gün kızını ve konservatuar arkadaşlarını karşısında buluyor. Henüz orta bire giden bu gençlerin “Biz de müzik yapmak istiyoruz” demeleriyle, Şebnem özberk”in hayalinde Hepsi”nin resmi, yavaş yavaş oluşmaya başlıyor.
 

Zaten konservatuarda okuyan ve sanatsal faaliyetlerin sürekli içinde büyüyen bu genç kızları önce sıkı bir kampa alıyor Şebnem özberk. Okuldaki dans dersleri yetmezmiş gibi her hafta sonu Cuma”dan Pazar”a solfej, şan, diksiyon, güzel konuşma, drama dersleri alan kızlar, iyice pişene kadar Şebnem özberk”in mutfağında büyüyorlar.

Pirefabrika Menajerlik şirketinin kurucusu Şebnem özberk, çantasını kolunun altına sıkıştırıp, “senin mekanda kaça çıkılır, benim sanatçımın kaşesi bu kadar” tarzı konuşmalar yapan bir menajer değil. O, bir sanatçıyı alıp, ona bir kariyer yaratmanın peşinde. 2010″da tanıştığı bir sanatçının, iki gün sonra hangi barda çıkabileceğini değil, 2015″te nerede olacağını, kariyerinin basamaklarını tasarlıyor. “Kapımdan içeri giren bir sanatçı “bana kaç para kazandırırsınız” diye geliyorsa, aradığı kişi ben değilim,” diyor özberk.  “çünkü ben sizin ederinizi değil, tüm hayatınız boyunca edeceklerinizi düşünmek istiyorum ve işe sanatçımı nerde, nasıl görürsem mutlu olurumu düşünerek başlıyorum.”
 

özberk”in gözünden “Geri Dönüşüm”
Bu albümün teması isminin de anlattığı gibi “Geri Dönüşüm”. Küresel iklim krizinin bu denli tehlikeli boyutlara geldiği bir dönemde, bu albümle, konuya yeniden dikkat çekmek istiyor Hepsi. Kızların çok genç bir kitlesi, onların gözünün içine bakan takipçileri var. “Bu bence büyük bir şans” diyor özberk.  “çünkü biri gözün içine bakıyorsa, sarf edeceğin en önemli, en doğru cümleleri kurmalısın. O yüzden albümün temasını geri dönüşüm felsefesiyle temellendirdik. Ne yaparsan yap, mutlaka sana geri döner…  Ceyda Balaban”ın hazırladığı tüm kıyafetler, aksesuarlar, geri dönüştürülebilen malzemelerden oluşturuldu.  Albümün içindeki her şeyi buna dayalı olarak yaptık. Sound olarak çok enerjik ve tempolu bir albüm olmasını tercih ettik çünkü Hepsi, geri dönüşünde enerjisinden hiçbir şey kaybetmedi.” 

 

 

Sahne Şovu…
Sahne şovu mantığı ülkemizde hala oturmadı. Sanatçılar, sahneye masraf yapmak istemiyorlar.  Yurt dışında ise sahne şovu, konserlerin olmazsa olmaz bir parçası. Hepsi grubunda sahne şovları ve danslar çok önemli bir yer tutuyor. Oysa ülkemizde şov denilince, genellikle ortada dikilen bir şarkıcı, arkasında da “seksi” danslar yapmaya çalışan üç beş dansçının nafile çabası anlaşılıyor…  Şebnem özberk, sahne şovunu çok önemseyen bir menajer:

“Sahneden kazandığımızın bazı zamanlar daha fazlasını sahneye yatırıyoruz. Ekibimizde var olan insanların, zaman zaman kızlardan daha çok para kazandığı bile oluyor ama bizim için asıl önemli olan sonuç. Tüm kazancımızı aynı mecraya yatırıyoruz. ürettiğine ne kadar çok yatırırsan, o kadar çok üretirsin: Bizim felsefemiz bu.”
 

Bir de kızların sahnede canlı okuyup okumadıkları ile ilgili söylentiler dolaşıp durur. özberk bu konuya da açıklık getiriyor:

“Yurt dışında bir iki ekstrem örneğin dışında, Hepsi kadar ağır koreografileri olup, hem dans edip hem şarkı söyleyen çok az isim var. Matematik olarak bu kadar yoğun dans ederken canlı şarkı söylemek pek mümkün değil.  O yüzden konserin büyük bir kısmı half playback yapıyorlar.  Yani alt yapı geliyor, üstüne okuyorlar. Ama “şarkı söyleyemiyorlar” dedikodularına inat bazılarını da tamamen canlı okuyorlar. O zaman dansı azaltıyoruz.”

 

 

Biraz da Teknik…
Albümün aranjör ve bestecilerinden Erkin Arslan, “Hepsi grubu benim için dinamizmi temsil ediyor,” diyor. ” O sebeple onlara yaptığım beste ve aranjelerde öncelikle içinde enerji ve coşku barındıran tarz enstrümanlar ve altyapı teknikleri kullandım. Parçaları Cubase 5 programı ile kaydettik. Sonra tüm performanslar Sarp özdemiroğlu’nun stüdyosunda edit ve mix için bir araya toplandı.

Davul setinin mikrofon düzeni, 2 bas davul, 2 trampet, 2 tom, 2 ziller, 2 ortam, 2 oda olmak üzere 12 kanal; Microtech Gefell ve Neumann mikrofonları, TL Audio’nun tüp preamp’lı mikserine, trampet ve bas davulları Universal Audio’nun LA-2A kompresörüne uğradıktan sonra Protools’a 24 bit 44.1 khz olarak kayıt edildi.

 

 

 

  Mikrofonlama
Kayıtlar her parça için 3 take alındıktan sonra edit edilmek üzere saklandı. Şarkıya göre davul seti akortlandı ve bazı şarkılar için trampet ve ziller değişti. Jingle House’da tüm kayıtlar Cubase 5’e 32 bit 44.1 khz detayında yapıldı. Bas gitarı Drawner 1960 tüp preamp ve kompresöründen, akustik ve klasik gitarları Gefell M serisi condenser mikrofonlarla, Neve 8801 preamp ve kompresöründen Cubase 5 programına kaydedildi. Vokaller, Microtech M930 condenser mikrofonu Neve preamp ve kompresörü hızlı atak ve 2.5′ e 1 oranla sıkıştırarak kaydedildi.
Elektrik gitarlar, Vox Ac30 amplilerin Shure SM57 dinamik ve Neumann U87a condenser ile mikrofonlanmasıyla kaydedildi. AD-DA dönüştürücü Apogee Ensemble ve PMC’ nin Digidesign için yaptığı RM2 dinleme monitörleri kritik dinleme için olmazsa olmaz ekipmanlar arasında bir numarayı hak ediyorlar. Tüm editler Cubase 5′ te yapıldı. Miksler başlamadan önce tüm MIDI’ler 32bit Wav dosyalarına çevrildi. Miksler ITB (In the Box) yani Cubase 5 ve plugin’leri kullanılarak yapıldı. Real-time UV22 kodlamayla 24 bit master için hazırlandı.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here