Yapay zeka, artık her yerde. Şüphesiz iki sene devam eden sıra dışı bir etki ile birçok kişi, artık yapay zeka hakkında az çok fikir sahibi. ChatGPT, bu noktada öne çıkan araç ve beğeni toplamaya devam ediyor. Örneğin yeni bir araştırmaya göre finansal girişimlerin yüzde 50’den fazlasında ChatGPT aktif olarak kullanılıyor.
Bu sofistike gidişat, pek tabii yalnızca temel üretken yapay zeka çözümleri ile sınırlı değil. Gerek son kullanıcıya yönelik gerekse B2B tarafta birçok yapay zeka girişiminin ‘sağlık’ alanında ilginç yazılımsal çözümler sunduğu görülüyor. Peki yapay zekanın sağlık izdüşümünde neler var? Sağlık odağındaki hangi konularda insanlığa faydalar sağlayacak?
Sağlıkta yapay zeka ve gelecek
Yapay zeka (YZ), sağlık alanında birçok önemli fayda sağlayarak hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının hayatını kolaylaştırabilir. İşte YZ’nin sağlık alanındaki başlıca katkıları:
Hastalığın erken teşhisi ve tanısına destek
YZ, büyük veri analitiği ve görüntü işleme teknolojileri sayesinde, hastalıkların erken teşhisinde önemli bir rol oynar:
- Radyoloji görüntülerinde (örneğin röntgen, MRI, tomografi) tümör gibi anormallikleri tespit eder.
- Kanser, diyabet, Alzheimer gibi hastalıkların belirtilerini erken safhalarda yakalayabilir.
- Genetik verilerin analizi ile kalıtsal hastalıklara yatkınlığı belirler.
Tedavi planlaması ve kişiselleştirilmiş sağlık
- Hastaların genetik profillerine ve sağlık geçmişine dayalı olarak kişiselleştirilmiş tedavi önerileri sunar.
- İlaç etkileşimlerini analiz ederek daha güvenli reçete yazılmasına katkı sağlar.
- YZ destekli algoritmalar, hangi tedavi protokolünün en etkili olacağını önerebilir.
Sağlık hizmetlerinde otomasyon ve verimlilik artışı
- Hasta kayıtlarının otomatik analizi ve düzenlenmesi, sağlık çalışanlarının iş yükünü hafifletir.
- Hastanelerde randevu sistemlerinin ve yatak kapasitesinin daha etkin yönetilmesini sağlar.
- Robotik cerrahi sistemleri, cerrahların daha hassas ve karmaşık operasyonlar yapmasını mümkün kılar.
Uzaktan sağlık hizmetleri (Tele-Tıp)
- YZ, uzaktan sağlık hizmetlerinde kullanılarak, doktorlarla görüntülü görüşmeler sırasında semptom analizi yapabilir.
- Sağlık takibi için giyilebilir cihazlardan gelen verileri analiz ederek gerçek zamanlı öneriler sunar.
- Kronik hastalığı olan bireyler için sürekli sağlık takibi yapabilir.
İlaç geliştirme ve araştırma alanında önemli katkıları olacak
- YZ, ilaçların moleküler yapılarının analizini hızlandırarak yeni ilaçların keşfini kolaylaştırır.
- Klinik deneme süreçlerini optimize eder ve sonuçları daha hızlı bir şekilde yorumlar.
Hastalıkların önlenmesi ve halk sağlığının geliştirilmesine katkı
- Epidemiyolojik verileri analiz ederek salgın hastalıkların yayılmasını tahmin eder.
- Bireylerin sağlık alışkanlıklarını izleyerek hastalık risklerini azaltmak için önerilerde bulunur.
Mental sağlık ve psikolojik destekte yapay zeka
- YZ tabanlı sohbet robotları ve uygulamalar, depresyon, kaygı bozukluğu gibi sorunları erken dönemde tespit edebilir.
- Psikolojik destek sağlayan platformlar, kullanıcıların duygu durumlarını analiz ederek rehberlik yapabilir.
Sağlıkta eşitsizliği azaltacak
- Uzak bölgelerdeki sağlık hizmetlerine erişim sorunlarını çözmek için düşük maliyetli ve etkili çözümler sunar.
- Farklı dillerde ve kültürlerde hastalara destek sağlayarak sağlık hizmetlerine ulaşılabilirliği artırır.
YZ’nin sağlık alanında sağladığı bu faydalar, doğru şekilde kullanıldığında hem hastaların hem de sağlık profesyonellerinin yaşam kalitesini yükseltme potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte, veri güvenliği ve etik konulara dikkat edilmesi, bu teknolojilerin etkili ve güvenli bir şekilde uygulanması için hayati önem taşır.
Yapay zeka teşhis ve tedavide yol gösterici
Türk göz doktorlarını temsil eden Türk Oftalmoloji Derneği’nin 58. Ulusal Kongresi 20-24 Kasım 2024 tarihleri arasında Antalya’da düzenlendi. TOD Translasyonel Tıp ve Yapay Zeka Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Hakan Özdemir Ulusal Kongre kapsamında yapay zekanın gelişimi ve göz sağlığına etkileri ile ilgili değerlendirmelerini paylaştı.
Yapay zeka teknolojilerinin göz sağlığı alanında özellikle erken teşhis, hastalık tahmini ve tedavi süreçlerinin iyileştirilmesinde devrim yaratma potansiyeline sahip olduğunu söyledi.
Türk Oftalmoloji Derneği Translasyonel Tıp ve Yapay Zeka Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Hakan Özdemir Ulusal Kongre kapsamında yapay zeka teknolojisinin gelişimi ve göz sağlığına etkileri ile ilgili değerlendirmelerini aktararak şunları söyledi:
“Yapay zeka her alanda olduğu gibi tıpta da büyük bir dönüşüme yol açacak. Görsel unsurların, görüntüleme tekniklerinin ve mikro cerrahinin ön planda olduğu oftalmoloji de bu alanların başında geliyor.
Biz de Türk Oftalmoloji Derneği olarak bu büyük dönüşüm sürecini yönetebilmek için dernek bünyemizde kurduğumuz Translasyonel Tıp ve Yapay Zeka Komisyonu öncülüğünde yapay zeka alanında üyelerimize eğitimler veriyoruz, gelişimlerine farklı alanlarda destek sunuyoruz. Komisyon olarak yeni yapay zeka destekli destekli yazılımlar, programlar geliştirmeye çalışıyoruz.
Bazı ülkelerde kullanılan yapay zeka özellikle diyabetik retinopati (toplumda çok fazla körlüğü neden olan göz hastalığı) teşhisinde çok yüksek oranda hatta yüzde 99’un üstünde doğruluk payıyla teşhis koyabiliyor. Doktordan bağımsız oldukça kolay bir şekilde sadece bir fotoğraf çeker gibi bunun teşhisini koymanız yapay zekayla mümkün.
Diyabetik retinopati, çok önemli bir toplum problemi. Şeker hastalarının gözünün arka kısmında oluşan kanamaları gösteren bir problem. Körlüğe sebep oluyor hatta gelişmiş toplumlarda en önemli körlük sebeplerinden birisi. Bu hastalıkta erken teşhis çok önemli. Erken teşhis koyarak hastalığın daha körlük aşamasına gelmeden durdurulabilme olanağı var. Yapay zeka ile yurtdışındaki bir hastayı bile tedavi edebilecek duruma gelebiliriz.”
Hakan Özdemir sözlerine şöyle devam etti:
“Yapay zeka teknolojileri bu hızla devam ederse belki 10 yıl içinde çok uzaktaki, farklı ülkedeki bir hasta bile yapay zeka destekli robotik teknolojiyle tedavi edilebilecek hale gelecek. Bu teknolojiyi yakından takip ediyoruz. İki yıl önce Translasyonel Tıp ve Yapay Zeka Komisyonu’nu kurduk.
Çok fazla teknolojiye bağımlı bir branşız. Komisyon olarak hem eğitim veriyoruz hem yeni datalar, yapay zeka destekli yazılımlar, programlar geliştirmeye çalışıyoruz. Görsel datalar ön planda, yapay zeka insandan çok daha iyi görüp, tanımlayabiliyor.”
Özdemir, mikron seviyesinde çözünürlükteki şeyleri okuyabilmek için insanın yıllarca eğitim alması gerekirken yapay zeka destekli göz tomografisinin doğru datalarla en iyi göz doktoru kadar iyi teşhis koyabildiğini belirtti.
Yapay zeka kişiye özel tedavi yöntemleri oluşturulmasında kilit rol oynuyor
Prof. Dr. Hakan Özdemir yapay zeka teknolojisinin kişiselleştirilmiş tıp dönüşümünde çok kritik bir özelliğe sahip olduğunu söyledi. Türk Oftalmoloji Derneği olarak tıp alanında yapay zekaya verdiği önemi gösteren, bu konuda komisyon kurarak çalışmalar yapan ilk derneklerden biri olduklarını paylaştı.
TOD Translasyonel Tıp ve Yapay Zeka Komisyonu’nun temel amacı olan eğitim dışında, çeşitli hastanelerin ya da üniversitelerin göz bölümleriyle birlikte hareket ederek ve ortak veri oluşturarak daha kaliteli çalışmalar yapabilmelerinin önünü açmaya çalıştıklarını ifade etti.
Verilerin kullanımı ile ilgili hukuki süreçler konusunda Türk Oftalmoloji Derneği üyelerine hukuki danışmanlık sağladıklarını aktardı.
Genç oftalmologlara uygulamalı yapay zeka kursları
Özellikle genç oftalmologlara yönelik uygulamalı yapay zeka kursları düzenlediklerini paylaşan Prof. Dr. Hakan Özdemir şunları söyledi:
“Dernek üyelerimizin gerek duydukları yerlerde algoritma geliştirecek ekiplerle temas kurmalarına yardımcı oluyoruz. Komisyon üyelerimiz oftalmoloji dışındaki alanlarda da yapay zeka dönüşüm süreçleri ile ilgili konuşmalar yapıyor, konferanslar veriyorlar. Bu sayede tıp içi ya da tıp dışı diğer disiplinlere de katkı sağlıyoruz.”
Yapay zekanın göz sağlığı alanında gelişimi için çalışıyoruz
Prof. Dr. Hakan Özdemir yapay zeka teknolojilerinin oftalmolojideki uygulamalarının bazı etik ve pratik sorunları da beraberinde getirdiğinin altını çizdi.
Yapay zeka sistemlerinin karar verme süreçlerinin şeffaflığı, veri gizliliği ve algoritmaların olası yanlışlıkları, bu teknolojinin güvenilirliği ve kabul edilebilirliği konusunda soru işaretleri yarattığını paylaştı.
Hakan Özdemir açıklamalarına şöyle devam etti:
“Bu sistemlerin eğitilmesi için gereken geniş ve çeşitli veri setlerinin oluşturulması, farklı etnik gruplardan ve coğrafyalardan yeterli verinin toplanması gerekliliğini doğurur ki bu da kendi başına bir zorluktur. Ayrıca bu sistemlerin pratik hayatta kullanımı ile ilgili önemli bir hukuki geçiş sürecine ihtiyaç duyulacaktır. Bu bağlamda yapay zeka teknolojileri geliştiren tarafta yer alarak hukuki altyapıların ortaya çıkmasında görev alacak şekilde kendimizi hazırlıyoruz.”
Yorum Yap