Ana sayfa İnternet Yalancı Ninniler

Yalancı Ninniler

0

Uyumayan genler
 

Yeni trendler; güzellik, yakışıklılık, beğenilmek herkesin arzusu bu. Evrensel bir arzu dili, dini, ırkı yok; belki de en zayıf olduğumuz noktalardan biri. O kadar yaygın ki; buradan oraya oradan buraya ucu bucağı olmayan sonsuz bir deniz. Hep ufuk çizgisi var ama oraya varış asla yok! Bu konuda insanları memnun etmeye çalışan o kadar çok marka var ki hangisini saysam az gelecek. Ama bu durumun memnun etmenin yanı sıra sosyo-ekonomik, ticari olarak çok büyük bütçeleri ve ekonomiye büyük faydası da var. Benim değineceğim konu pencerenin manzarasız cephesi.
 

 
Maalesef ırk olarak çok güzel genlere sahip değiliz. Bir Norveç”lililer, İsveç”liler, Venezuela”lılar kadar güzel ya da yakışıklı değiliz. çabuk yaşlanıyoruz, yeni nesil olarak yoğun çalışıyoruz. E yediğimiz bütün ürünler GDO”lu dolayısıyla solgunuz ve erken yerçekimine yenik düşüyoruz. Burda bizim imdadımıza koşan bir sürü çözüm var ama çok yalancılar. Biz inanıyoruz belki ama genlerimiz kanmıyor ve bu masallara inanmıyor. Bu noktada devreye harika reklamlar giriyor. İzlediğimiz yada gördüğümüz zaman bizi umutlandıran, yüzümüzü güldüren, şahane kokan ve asla vaad ettiğini yapmayan.

Bir ürünün reklam kampanyası ya da tanıtımı hazırlanırken pazarlama stratejisi çok önemlidir. Slogan, ürün ve beraberinde neyin vurgulanmak istendiği kurgulanır. Hepsi bir arada gelince de içine ölümcül vuruş olan görsellik eklenir. Herşey bununla başlar bazen bakar şahane olmuş deriz bazen de eğer ilgilendiğimiz alan değilse bize hiç hitap etmez. Mesela saçları gür olan bir beyefendi saç dökülmesi karşıtı olan ilanlar ve reklamlarla ilgilenmez.

 

Reklam bazen ihtişam çoğu zaman abartıdır. Genellikle ve hatta çoğu zaman vaad ettiğini gerçekleştirmez. çok reklam yapmak reklamı yapılan ürünün çok iyi olduğu manasına gelmiyor. çoğu zaman kampanyalar için dünyanın en güzel yüzleri seçilip ürün tanıtımı için kullanılıyor. Yani upuzun bacaklı güzel reklam kızımızda tabii ki selülit olmayacaktır ya da 20″li yaşlardaki kızımızın pürüzsüz, bin kat fondoten sürülmüş ve çekim için en doğru ışık ayarlanmışken tanıtılan o ürünü biz de kullanırsak öyle olmayacağız gibi gerçekler var. Sürekli o ürünü kullanmış olsa bile reklam kızımız farklı cilt yapılarına sahip olunduğundan o”ndaki güzellik maalesef taşınmazdır.

özellikle son zamanlarda çığ gibi büyüyen zayıflama haplarından bahsetmek istiyorum. Bu tarz ilanlar (banner) daha çok sosyal paylaşım sitelerinde kullanılıp halkı bilinçsizce galeyana getirip ürünlerini satmak için ellerinden gelen herşeyi yapıyorlar. Ne kadar organize bir şekilde dolandırmaya ve kandırılmaya yöneliyoruz farkında bile değiliz.

Galiba biz insanoğlu olarak artık yerellikten kurtulup daha çok evrenselliğe dönmeliyiz daha geniş düşünüp daha başka manzaralardan bakmalıyız. Yoksa olduğumuz yerde sabit kalmaya devam edeceğiz.
 


 
O kadar çok örnek var ki bunun üzere söyleyebileceğim en çok kullanılanlardan biri de şampuan reklamları. Hiç bir ürün saçı 1-2 defada yumuşak, dolgun, parlak, havalı, güçlü, bakılası, aşık olunası yapmaz, yapamaz. Yine en başta söylediğim gibi durum ve sonuç ilişkisi genlere dayanıyor.

ünlü reklamcı Oliviero Toscani”nin bir lafı vardır. “En az yalanı reklam söyler diye bir inanç var”. Boşuna kanmayın derim ben.

Bu arada yalan reklamların da kanunen cezası var. 2012 Ekim ayı itibari ile 12 medya kuruluşuna yanıltıcı reklam yayınlamaktan 1 milyon 145 bin TL idari para cezası yaptırımı uygulanmıştır. Şöyle de bir gerçek var ki maalesef reklamveren firmaların geleceği reklam yapanların gerçekliğiyle doğru orantılıdır. Vezir de yapabilir rezil de edebilir.

 

Cezalık Yalanlar

Reklam Kurulu’nun şikayetler üzerine inceleyip idari para cezası ve yayın durdurma cezası verdiği reklamlardan bazıları şöyle:

“(Misvak özlü diş macunu) reklamını veren şirket, misvakın antibakteriyel özelliği bulunduğu iddiasını kanıtlayamayınca ceza yaptırımıyla karşı karşıya kaldı.

Mikroorganizmaların üremesini önlediği ve dolayısıyla astım ve alerji hastalarını daha rahat uyumasını sağladığı öne sürülen yatağa ilişkin yayınlanan reklam için Ankara üniversitesi Tıp Fakültesi’nden görüş istendi. Fakülteden istenilen görüşte, antiallerjik özellikli yatağın astım ve benzeri rahatsızlığı olan kişilerin sağlığına olumlu etkiler yaratacağına dair kanıtlanmış herhangi bir bilimsel çalışma olmadığı ifade edildi.
 


 
Diş tedavisi gördüğü anlaşılan bir genç kızın dişleriyle meşrubat şişesinin kapağını açtığı reklama ilişkin şikayeti de değerlendiren Reklam Kurulu, ağız ve diş sağlığına zarar veren yanlış yönlendirmelere sebep olduğu iddiasıyla reklamı veren şirketi cezalandırdı, reklamın yayınını durdurdu.

Bir akademisyenin bir gazetenin ekinde yayınlanan “maymun gibi kıllıyım nasıl kurtulabilirim” başlıklı yazısında bir lazer epilasyon merkezinin örtülü reklamının yapıldığı kanaatine varıldı. Bu yazı nedeniyle gazeteye para cezası uygulandı.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here