Ana sayfa Donanım Voodoo Lab Giggity

Voodoo Lab Giggity

0

Giggity hakikaten adeta bir “preamp” ve dilediğiniz zaman bir “clean boost” veya bir “drive” pedalı haline gelebiliyor.
 

Voodoo Labs Giggity isimli pedaldan bahsetmek istiyorum. öncelikle bu “bildiğiniz” pedallardan değil. Onu belirteyim. Bu pedal amplifikatör gibi hareket etmek üzere tasarlanmış bir aygıt. Genelde “amplifikatör gibi pedal” şeklinde kullanılan, bir pedala methiye yazmaya yarayan bir söylem vardır. Bu direkt daha baştan o amaçla yapılmış işte. Bir ekolayzır pedalı değil ve EQ’ların topunun yaptığından daha iyi sonuçlar verebiliyor.
çok sevdim!

Ayarlara gelecek olursak, “güneş”, “bright” çağrışımından geliyor. Air tiz ekliyor daha ve tonu daha “çıngır çıngır” yapıyor. Bir nevi presence… Body, amplifikatörün daha “tok” olmasını sağlıyor ve ciddi anlamda etkili. Loudness var ki o da bir nevi volume ayarı. Ve de master, adı üzerinde, pedalın çıkışı. Parçalar elbette kusursuz. Voodoo Lab şirketinin bu anlamda zaten çok kaliteli aletler ürettiği bilinen bir gerçek. Jackler, üstten ki ben çok sevmiyorum bunu. Görsel olarak üzerinde kalın bir plexi tabakası var, kaplama şeklinde. Parmak izi kalıyor, elbette bir kumaşla hemen silinir ama yine de belirtelim. Pedalın altındaki vidaların etrafında wah’lardaki gibi lastik yastıklı vaziyette. Bu bağlamda velcro ile pedal board’a montaj açısından problem çıkabilir. Bunu da not edelim, çünkü bu bağlamda vidaları değiştirmek gerekebilir.
 


 
Bu pedalı etraflı şekilde epey bir vakittir kullanıyorum. Kullandığım setup’larla alakalı detayları da vereyim sizlere:

İlk setup Fender Blues Jr. ile… 1998 Amerikan (yeşil devre bordu var), Celestion G12H30, v1’de Jan Phillips 5751 var ve gerisi JJ. Sonuç: Amplifikatörün karakterini ciddi şekilde değiştirebiliyor. Amplifikatörü farklı yönlere çekebiliyor. Şimdi bu çok önemli ve zor bir şey. çünkü amplifikatör zaten yüksek seste, yatak odası hesabı düşük volümde bir amplifikatörün girişine pedal takarsınız ciddi bir değişiklik hissedersiniz. Ama amplifikatörün sesi yüksek olursa, sahnede stüdyoda vesaire, düşük seslerde çok iyi sonuçlar veren “bilmem ne amfisi” pedalları, duvara çarpar. Zira yüksek seste lambanın sesi geliyor ve de karakterini kolay değiştiremiyor. Ve bu aygıt ona rağmen amplifikatörü ciddi bir şekilde Blackface sularına çekebiliyor özellikle tizlerdeki “sparkle” açısından. Midleri çok itelemeden, basları ve tizleri “kıtır kıtır” bir şekilde artırıp, Fender Blues Jr.’a epey bir Blackface vari ton verdirtebiliyor. Devamında çok güzel bir şey yapıyor bu alet… Blues Jr.’ı daha tweed hale getiriyor Fender Blues Jr. zaten mini Tweed Bassman cinsidir. Belirtmem lazım ki çok severim bu amfiyi. Ve tweed tarafında bir akrabalığı olsa da, elbette normalde tam olmuyor. Bu alet sayesinde ise bas tarafında özellikle gerekli tokluk ve satürasyon artırılıp, Tweed cinsi bir ton alınabiliyor. Hatta sonrasında işin bu tarafını abarttım, acaba Marshall JTM olacak mı diye düşündüm. Ama belirtmem lazım alet amplifikatörün yüksek sesinde (düşük seste problem yok bu arada, özellikle belirteyim) olay JTM’ye kadar gitmedi. Yüksek seste epey kızmış bir tweed havası var, ama JTM için biraz daha “kütle” lazım gibi geliyor bana.

 

Blues Jr. ile kullanım sırasında bir diğer dikkat ettiğim unsur, bu aletin bir “clean boost” olarak da çok iyi olduğu. Hatta gördüğüm en iyilerinden diyebilirim. Sadece bu açıdan çok aranılan bir pedal olan PaulC Timmy ile aşık atabilir. Bence, Xotic RC Boost denilen aletten daha “kıtır kıtır” bir clean boost. Ve üzerindeki EQ ayarları cidden çok etkili. Overdrive olarak kullanımı açısından yine çok şahsına münhasır. Ama ciddi drive almaya kalkınca biraz keskin kalabiliyor. Yani bu pedalı overdrive olarak görecek olanlar ondan bir TubeScreamer performansı beklemesin.
 

 
Bu pedalı kullandığım diğer bir setup da Marshall Metal Panel cinsi 1987 (1970’lerin 50W Plexi amplifikatörü) ve JCM800 Slash #34 cinsi bir amplifikatör. Elbette bu amplifikatörü yüksek drive ile kullanmak iyi oluyor. Ama bu durumda, ritm için haliyle daha net bir ton kullanmak lazım. Bu bağlamda, Giggity’i “ters” bir zihniyetle kullanınca inanılmaz güzel sonuçlar verdi. Hiç bir pedalın buna yanaşacağını açıkçası düşünmüyorum. Bu cins kullanımın adına ben kendimce “unboost” demekteyim. Bu da Giggity devreye girince, tondaki hacmi, çıkışı ve de drive’ı azaltmaya yarıyor. Bu durumda sonuç hala çok net olduğu için Giggity “unboost” olarak devreye girdiğinde, ortaya o drivelı amfiden net tonlar çıkıyor, üstüne üstelik, gitardan volume düşmekten bile iyi. çünkü gitardan volume düşünce, ton biraz koyulaşır. Ya en yüksek seste tizleri azaltmanız lazım gelir ki istemeyebilirsiniz; ya da volume düştüğünde daha koyu bir tonla yaşamayı öğrenmeniz lazım. Ya da amplifikatörü en yüksek seste bol tizli ayarlayıp, düşük gitar volume ayarında clean ton güzel olur ama gitar volume’ü artırıldığında ise aynı anda gitarın üzerinden ton düşmek gerekir… Kısacası bu işlerde el çabukluğu gerekir. Ama Giggity sayesinde, bu bahsettiğim clean tonda gitarın volume’ünü düşmeye gerek kalmıyor. Ve dolayısı ile tizler de kaybolmamış oluyor.

 

Son olarak kullandığım setup ise benim “hybrid” kayıt ekipmanı diye adlandırdığım setup. Beni Facebook’ta takip ediyorsanız, zaten sonucu da duyabilirsiniz, zira bu aralar ciddi bir miktarda kayıtlarda bu setup’ı kullanmaktayım. Bu setup’ta temel Mesa Boogie V-Twin’i preamp olarak kullanıyorum ve ondan (power amp çıkışından) direkt ses kartıma giriyorum ve ses kartımda çıkışı RedWirez isimli kabin simulatör ile kaydediyorum. Bu durumda Mesa V-Twin başarılı olmakla beraber, hem clean kanalda hem de orta gain’li tonlarda o kadar başarılı değil. Kısacası verdiği yelpaze gayet dar, ama elbette high gain olarak çok başarılı. Giggity, V-Twin’in clean (yeşi kanal) ve orta gain (mavi kanal) tarafındaki kısıtlı performansını inanılmaz şekilde geliştirdi. Clean tonda Blackface’den Tweed’e çok güzel sonuçlar aldım. Mavi kanalda ise Marshall tipi tonları da V-Twin ile el ele vererek ortaya koyabildim. Kırmızı, high gain, kanalında ise V-Twin’in standard güzel tonunun yanı sıra, onu biraz daha iten daha bas tiz ekleyen bir ton da elde ettim.
 

 
özetlemek gerekirse, benim gördüğüm kadarı ile çok güzel bir pedal/preamp var ortada. Yüksek seste bir lambalı amplifikatörü bir miktar “değiştirmeye” yarıyor. özellikle belirteyim, bu çok zor bir unsurdur, zira yüksek sesten ve lamba kırılmasından bahsediyoruz. Düşük seste ve transistörlü amplifikatörlerde bu unsur daha kolaydır. Bu arada elbette amplifikatör ile kullanıldığında Giggity’nın önüne pedal da konabilir. Hatta TubeScreamer’ları çok iyi bu şekilde kabul ediyor. Zira bu pedal kendini amplifikatörün bir parçası gibi görmeyi düşünen bir aygıt. O tarafı çok güzel ve çok rastladığımız bir durum değil kesinlikle. Bunun yanında amplifikatörünüzü alıp komple farklı bir yere gitme, simülasyon, emülasyon falan filan gibi olayları yok. Bir yere kadar hareket ettirilebiliyor. Yani hayal görmenin de alemi yok. İkinci bir kullanım tarafı da, yine konu ile alakalı olarak, “unboost” tarafı. Bu açıdan çok ciddi bir kullanış sağlıyor ve açıkçası bunu yapabilen herhangi başka bir pedal bilmiyorum.

çok sofistike bir pedal bu… Sahne-stüdyo işleri için, iş bilen gitarcıların vazgeçilmezi olacağını öngörmekteyim.

 

Dr. Barlo’nun Köşesi: Rory Gallagher’ın Ekipman Dosyası

Dr. Mehmet Barlo

http://www.facebook.com/Dr.M.Barlo

http://drbarlo.blogspot.com/

http://www.youtube.com/user/drbarlo

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here