Ana sayfa Makale Viral Üzerine

Viral Üzerine

"Benjamin Franklin elektriği bulmuş olabilir ama parayı kazanan elektrik sayacını icat eden adamdı." - Earl Wilson

231
0

İnternetin bilgiyi paylaşanlar arasında kocaman, karmaşık ve birbiriyle bağlantısı olan iletişim hatları dizisi olduğu söylenebilir. Tam olarak hesaplanabiliyor olsa, boyutunun akılları durduracak derecede olduğu görülür.

Bir keresinde küçük bir mahalleye benzetildiği olmuştu: İnsanların arka pencerelerden sarktığı, çamaşır iplerinin üzerinden dedikodu yapıldığı, öğle yemeklerini yerken ünlülerin yaratıldığı, bazen kendilerinden başkasını aralarına kabul etmedikleri ya da sakinlerinin ünlülerini yerin dibine batırdıkları… Daha belirleyici bir söylemle İNTERNET, şu ana kadar -isteseler de istemeseler de- birbirleriyle bağlantısı olan küçük parçalardan meydana getirilmiş en büyük BÜTÜNDÜR.

Her haber grubu, her ilan sayfası, her web sitesi, her e-posta ve tüm dijital ilgi alanları, yolları bir şekilde kesişen insanlarla konuşma aracı olarak algılanabilir. Özellikle kişisel kılınmadığı sürece, gönderilen her mesajın, dünyanın dört bir yanında birbirini tanımayan insanlar tarafından görülebileceği düşünülebilir. Nette bulunan bir şeyin milyonlarca başka kişi tarafından okunabileceği akıllardan çıkarılmamalı. Her gün bilgisayar ekranında okunan mesajların, ilanların, verilerin, rakamların ve fikirlerin sayısı muazzam seviyede… İşlevsel yönüne bakacak olursak sıkça andığım pazarlama profesyonelleri için internetin harika özelliklerinden birisi de şu: Bir fikir tuttuğu zaman bir markayı ya da şirketi ücretsiz olarak şöhrete ve servete ulaştırır: Hikâyeyi başkalarına anlatmak, eylemi sürükler!

Social Media and Terms of Viral Marketing

Çoğu viral görüngü, tamamen masumca başlar. Birisi arkadaşlarını eğlendirmek için bir video, bir çizgi film ya da bir öykü yaratır ve bir başkasına gönderir. O da bir başkasına… Böyle devam edip gider. Aslında arkada çalışan bir kurgu vardır.

Viral, “virüssel, virüsün yol açtığı, virüsten meydana gelen, virüs gibi yayılan, yayılmacı” anlamlarını taşır. Alternatif pazarlama yöntemleri arasında yer alır. Kullanıcıların ya da tüketicilerin “ilgi çekici ve paylaşılmaya değer” gördükleri veriyi kendi çevrelerine yaymaları ile şaşırtıcı biçimde büyüyen kampanyalar yaratabilme şansı taşır bu yöntem. Viral kampanyaların ve fikirlerin, iyi kurgu sonucunda ne kadar başarılı olduğu hep bilinir.

Örneğin; Fulya isimli karakterin “Eski Sevgilime Kapak Olsun” isimli video’sunun internette ne kadar çok şaşkınlık yarattığını hatırlayalım. Bu, gittigidiyor.com’un hazırlattığı bir viral kampanya idi ve çeşitli değerlendirmeleri yapıldı. İlgili video’da Fulya, sevgilisinin kendisini en yakın arkadaşı için terk etmesini sindiremeyip kızgınlığını internette paylaştığı bir video aracılığıyla Mert’ten çıkarmaya çalışan bir genç kız idi. Mert’in kendisinde unuttuğu eşyaları gittigidiyor.com’da 1 liradan satışa sunmaktaydı. Sattığı eşyalar Fulya’nın geceliği, dijital bir fotoğraf makinesi ve milli takımdan imzalı bir futbol topuydu.

Bu kampanyayı başarılı yapan noktalara bakıldığında, “ihanet edilmiş kalbi kırık genç kız, olağan bir ihanet senaryosu ve en önemlisi çok ilgi çekici bir intikam alma şekli” görülür. Üzgün genç kız temasının ve ihanet hikâyesinin neden “çalıştığını – tuttuğunu” anlamak için ülkedeki dizilere bakmak yeterli olacaktır.

İlgiyi asıl uyandıran faktörün, intikam alma yönteminin enteresan oluşu düşünülürse, iki farklı dikkat noktasından söz edilebilir: Kişiselleştirme ve satılan eşyalar!

İzleyenlerin olan biteni kişiselleştirmesi ilgiyi büyüten bir etken iken, insanlar ya kendini Fulya’nın yerine koyup, “oh olsun!” dedi ya da Mert’in yerine koyup kendisi için değerli olan şeylerin satılığa çıkarılmasının ve internette onca kişi karşısında rezil olmanın utancının ne kadar sıkıntı vereceğini tahmin etmeye çalıştı. Satılan eşyalar ise ilgi uyandırmak adına titizlikle seçilmişti.

Kampanyada vurucu etki yaratmak için tüm malzemelerin yeterince kullanıldığı söylenebilir. Yarattığı izlenme oranı da aşikâr. Bu virali paylaşan insanların yüzde sekseni, video’nun gittigidiyor.com adresinin kampanyası olduğundan ve gördüklerinin gerçek olmadığından bihaberdi. Eğer firma, bu kampanyada ön plana çıksaydı, insanlar bunun gerçek olmadığını anlayacak ve beraberinde beklenen etki oluşmayacaktı. Bu yüzden, kampanyanın markaya herhangi bir katkıda bulunduğunu söylemek zordur. Arkada ciddi yetenekli bir beyin takımı çalışmaktadır.

Etik olup olmadığı tartışılır ama viral kampanyalar gerçekten etkili ve yenilikçi olabilirler.

Doğru zamanlama ile kullanıldığında başarılı sonuçlar doğurabilir. Enteresan videoları paylaşmanın günlük yaşamın değişmezi olduğu şu devirde, fotoğraf ya da video oluşturma araçlarıyla dünyanın en ilginç video’sunu ya da fotoğrafını yaratarak çok fazla kişinin bunu izlemesi sağlanabilir. Yaratılan ilgi çekici ürün, marka ya da hizmetle ilgili değil de sadece sıradan bir hikâye ise, “bir ara ünlenmiş internet video’ları” arasındaki yerini almaktan öteye gidemeyecektir.

Viral kampanyalardaki yayılmayı sağlayan ilgi çekici öğelerin, “ürünlere, markalara ya da hizmetlere” dayandırılması esastır. İlgi çekici olan “ürün” olmalı ki yapılan viral kampanyanın uyandırdığı etki doğru yere yönlensin.

Pazarlama profesyonellerinin çektikleri en önemli sıkıntı, viralin hayret verici gücünü harekete geçirmek oluyor çoğu zaman. Kurumsal ve sert bir yaklaşım, biraz reklâm hilesi olan, sadece zorlama ve “reklâm gibi” hissi veren bir oyun ya da rekabet haline dönüşüyor. Viral olması garanti edilen bir internet pazarlaması programı yaratmak, aslında olanaksız. Son derece büyük bir şans ve doğru bir zamanlama gerektirir. Ustaca, hatta parıltılı olan bir program işe yaramayabileceği gibi, bir çeşit “ev yapımı” hissi vermek bazen işe yarayabilir.

Blog yazanlar, pod yayıncıları ve video blog üretenler denedikleri ürünleri her gün tanıtır ve eleştirirler. Tüketiciler ürün veya hizmetlerin başrolde olduğu iyi, belki de kötü öyküler anlatırlar. Üzücüdür ki şirketlerin çoğu, blogosferde olan bitenden habersizdir. En azından pazarlama profesyonellerinin, bir blog içinde markalarının ya da yöneticilerinin adı geçtiğinde bunu hemen görmeleri gerekir. Adların kaç kez geçtiğini hesaplamaktan çok, analiz etmek önemlidir. Kişileri, olayları, durumları doğru okumanın, hayatın her alanında bir ihtiyaç olduğu gibi…

Bir firmanın hizmet verdiği hedef pazar için çok önemli olan bir habere sahip olduğu bazı zamanlar olabilir. Bu haberin önemli bir viral potansiyeli olduğu profesyonellerce bilinir. Farklı bir şirketten ünlü bir CEO’nun göreve başlaması, bir ortaklık, şirket satın alma duyurusu ya da bir ünlüyle yapılan destekleme anlaşması tam olarak pazardaki blog’ları ateşleyecek bir etki olabilir. Böyle bir durumda, maksimum etkiyi yaratmak için bu haberin yayılması önem taşır.

Viral pazarlama, yani hikâyeyi (markanın) sahibi yerine başkalarının anlatmasını sağlama, hedef kitleye ulaşmanın en heyecanlı ve en güçlü yollarından biridir. Bu gücü harekete geçirmek kolay değil elbette. İlgi çekme potansiyeli olan bir konuda zekice fikirler ve iyi bir haber varsa, her organizasyonun internette ünlü olma gücü var demektir.

“Çevrenizdeki herkes aklını yitirirken siz aklınızı başınızda tutabiliyorsanız, durumu kavramamış olmanız çok olasıdır.” – Jean Kerr

Hoşça kalın.


Bu yazı, Macline dergisinin Eylül ayı sayısından alınmıştır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here