Ana sayfa Makale Uzun pozlama harikaları

Uzun pozlama harikaları

0

Fotoğrafçılıkta en çok kullanılan tekniklerden biri olan “uzun pozlama” çoğunlukla gece çekimlerinde kullanılmakla beraber birçok farklı durumda da etkili fotoğraflar elde etmek için kullanılır

Fotoğraf makinemizin içinde bulunan sensörün veya filmin üzerine düşen ışığın süresini ayarlayan sistem, fotoğrafın ne kadar zaman diliminde çekileceğini de belirler. Enstantane, yaprak adı verilen metalden yapılmış perdedir. Deklanşöre basıldığında seçilen zamana göre (enstantane) perde açılır, film ya da sensör üzerine ışık düşer ve perde kapanır. Işık koşullarına ve hareket özelliklerine göre bir fotoğraf çok kısa veya uzun zaman süresinde çekilebilir. Işığın film üzerine düştüğü süreye “pozlama” adı verilir. Güçlü ışıklarda az, zayıf ışıklarda uzun pozlama yapılır. Yine hareketi dondurmak için az, flulaştırmak için uzun pozlama söz konusudur. Uzun süre pozlama gerektiren durumlarda (özellikle gece manzara fotoğraflarında) perde daha uzun süre açık kalacağı için, fotoğraf makinemiz titreşime karşı aşırı hassasiyet gösterir. Bu gibi durumlarda kesinlikle tripod kullanılmalıdır.

Enstantane nümerik değerleri 8000, 4000, 1000, 500, 250, 125, 60, 30, 15, 8, 4, 2, 1 ve 1″, 2″ 3″ …vb şeklinde değişir. Aslında bunları 1/8000, 1/4000, 1/1000, 1/500, 1/250, 1/125, 1/60, 1/30, 1/15, 1/8, 1/4, 1/2, 1, ve 1″, 2″,3″ şeklinde algılamak daha doğru olur çünkü, örneğin 125 enstantane değeri aslında perdenin, saniyenin 1/125″i kadar açık olacağını anlatır. Yani enstantanenin sayısal değeri büyüdükçe perdenin açık kalma süresi azalır. 1″ değerindeki enstantane de perdenin 1 saniye açık kalacağını anlatır.


Barış Şimşek
 
Burak Sarıca

Enstantane, diyafram ile birlikte filme ya da sensöre düşecek toplam ışık miktarını belirler. Bu ışık miktarı diyafram ve enstantane ile kontrol edilir. Eğer fotoğrafımız istediğimizden daha karanlık çıkmışsa az pozlanmış demektir. Bu durumda ya daha uzun süre pozlamalıydık ya da diyafram açıklığını artırmalıyız. Eğer fotoğrafınızda açık renkli bölgeler çok parlamışsa fotoğraf gerekenden çok pozlanmış demektir. Bu durumda da ya pozlama süresini azaltmalı ya da diyafram açıklığını artırmalıyız. Yine de bazı durumlarda az ya da çok pozlama fotoğrafa değişik efektler katmak için bilinçli olarak tercih edilebilir.

Burada çok dikkat edilmesi gereken bir unsur enstantane ve diyaframın birlikte değerlendirilmesidir. Yani eğer enstantaneyi azaltmak istiyorsanız aynı zamanda diyafram açıklığını artırmalısınız ki fotoğrafınız iyi pozlansın. Bunun için makinenizde “Aperture-Diyafram öncelikli(AV)” ve “Enstantane öncelikli(TV)” modları kullanabilirsiniz. Böylece diyafram ya da enstantane ayarını değiştirdiğinizde makineniz otamatik olarak enstantaneyi ya da diyaframı değiştirecektir.
Perde hızı seçimimiz, özellikle hareketli cisimleri çekerken daha bir önem kazanacaktır. Seçmiş olduğumuz enstantaneye göre hareketli cismin görüntüsü değişecektir.

Poz süresi
Perde hızı veya enstantane, fotoğraf makinesinin ne kadar süreyle ışık toplayacağını belirler. Deklanşöre basıldığında içindeki perde açılır ve poz süresi boyunca açık kalır. Bu süre zarfında objektiften giren ışık algılayıcıya ulaşarak görüntünün oluşmasını sağlar.

Fotoğrafın doğru bir şekilde pozlanması için gerekli süre çekilen kareye göre değişiklik gösterir. Karanlık bir mekanın fotoğraflanmasında yeterince ışık alınabilmesi için poz süresi uzatılabilir. Tam tersi şekilde gün ışığında dışarıda çekim yaparken poz süresi düşük tutulmalıdır.

Dijital fotoğraf makinelerinde benzer pek çok ayar gibi perde hızı da otomatik olarak belirlenebilir. Otomatik ayarlarda ISO ve diyafram değerleri gibi perde hızıyla da uğraşmanız gerekmez. Ancak bazı durumlarda otomatik ayarlar istediğiniz sonucu size vermeyecektir. Bu gibi durumlarda manuel ayarlara geçip perde hızını kendiniz belirlemelisiniz.

Fotoğraf makinenize bağlı olarak geniş bir perde hızı yelpazesinde seçim yapabilirsiniz. Uzun poz değerleri bazı fotoğraf makinelerinin menü seçenekleri arasında bulunmaktadır. özellikle gece çekimlerinde ve özel etkilerin arandığı fotoğraflarda uzun poz süreleri tercih edilmelidir. Dijital makinelerde (pile de bağlı olarak) 1 saniyeden yarım saate ve daha uzun sürelere kadar pozlama yapmak mümkündür. Daha uzun süreler için mekanik bir fotoğraf makinesi kullanmak gerekebilir.    

Perde hızının fotoğrafa etkisi, hareketin yansıtılmasında ortaya çıkar. Hareketli nesneler kısa poz sürelerinde donuk çıkar. örneğin kalenin önünde rövaşata atan bir futbolcuyu 1/1000 gibi bir perde hızıyla havada dondurabilirsiniz. Uzun poz süreleri ise hareketin fotoğrafa aktarılmasını sağlar. Hareketli bir nesne uzun poz sürelerinde çekildiğinde flu bir görüntü sergiler. 

 

Gece fotoğrafları
Gece fotoğrafları olarak bilinen ve düşük ışık koşullarında çekilen kent, manzara, gökyüzü vb. konular da bize görsel kareler sağlar. Gece fotoğraflarında ışık düzeyi çok az olduğu ve Bulb modunda devre dışı kaldığı için pozometreler hiçbir işe yaramaz. Bu yüzden ilk denemelerinizde başarıya ulaşmanız mümkün olmayabilir. Bu tür çekimlerde diyafram ayarını sabit tutarak zamanı uzatıp kısaltmak daha iyi bir yöntemdir. f:5.6 ya da f:8 gibi bir diyafram değeri, başlangıç için uygundur. Durağan bir kent fotoğrafı çekmek niyetindeyseniz, mavi karanlık dediğimiz zamanı kaçırmamanızda fayda var. Aksi takdirde simsiyah bir fonunuz olur ve pek çok ayrıntıyı kaçırırsınız. Net alan derinliğini artırmak için 5.6, 8, 11 hatta 16 diyaframı seçebilirsiniz. Bu kısık diyaframlar karşısında oldukça uzun süreli pozlamalar yapmak zorunda kalacaksınız. Bu süreler 8,15 ya da 30 saniye olabilir. İstenmeyen titreşimleri önlemek için mutlaka tripod kullanmayı ya da fotoğraf makinenizi sabitlemeyi de unutmamalısınız.

Doğada uzun pozlama
Doğada olmak yapay ışık kaynaklarının yarattığı kirlilikten uzak olmaktır. ?ehirde gece fotoğrafı çekmek nispeten daha kolaydır. çünkü çok sayıda konu vardır. Yüksek bir bakış noktasına çıkma şansınız da vardır. Ayrıca var olan ışık düzeyinin yüksekliği sebebiyle çekim süreleri uzun olmaz. Doğada ise koşullar mevsime ve atmosferik olaylara göre değişir. Doğada fotoğraf çekerken en önemli ışık kaynağımız ay, en önemli yardımcılar ise yıldızlardır. Hava bulutlu ya da yağışlı ise, fotoğraf çekme şansımız az olacaktır. Bu sebeple mutlaka açık havayı ve mümkünse ayın olduğu saatleri tercih etmeliyiz.
 
Genellikle fotoğraf çekmeye değer doğa parçaları, yerleşim yerlerinden çok uzakta bulunur. Bu sebeple fotoğraf donanımlarımıza çadır, mat, giysi gibi aksesuarları da eklemeliyiz.
Doğada uzun süreli çekimler yapmanın en büyük ödülü, dünyanın hareketinden kaynaklanan “yıldızların birer çizgi olarak görünmeleri” olayıdır. Bunun nedeni bizim hareketsiz kalmamız fakat dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşünü sürdürmesidir. 20 dakikayı aşan ve nispeten uzun odaklı objektiflerle yapacağınız bu çekimlerde çıplak gözle zar zor seçebildiğimiz yıldızların çeşitli renk ve çizgiler halinde belirdiğini göreceksiniz.

Uzun pozlamayla, yani mekanik makinelerin “B” konumunu ya da elektronik makinelerin “Bulb” modunu kullanarak, yıldızların dansını görüntülemek ve bu yolla oldukça ilginç fotoğraflar üretmek, aslında çok da zor değil. Hele böyle bir fotoğrafı çekmek için yıldızlar altında geçirilecek bir gecenin huzurunu düşünürseniz, aslında oldukça keyif verici bir durum. Bu türden fotoğrafları üretebilmek için, “olmazsa fotoğraf olmaz” dedirtecek bazı donanımlara ihtiyaç olacak. Dilerseniz bu donanımlara kısaca göz atalım:

Tripod: Böyle bir fotoğrafın üretilmesinde ilk aklımıza gelecek olan parametre, uzun pozlamadır. Gecenin uzunluğuna göre pozlama süresi zaman zaman 6-8 saat civarında olacağı için fotoğraf makinemizin kesinlikle sabitlenmesi gerekir. Bu uzun pozlama esnasında kadrajımızdaki milimetrik bir kayma, yıldız çizgi izlerinin üst üste çakışması anlamına geleceğinden, makinemizi masa, sandalye benzeri bir cismin üzerinde sabitleme riskini göze alamayız. Bu nedenle fotoğraf makinemiz, istediğimiz kadrajı bu denli uzun bir süre hiç hareketsiz olarak kayıt edebilecek durumda, sağlam ve dengeli bir tripod üzerinde sabitlenmelidir.

Kablo deklanşör: Bu kadar uzun pozlamanın bizi mecbur bıraktığı bir başka gereklilik de fotoğraf makinemize bağlı bir kablo deklanşörün olmasıdır. Aksi halde makinenin konumunda milimetrik değişikliklere neden olabiliriz. Bu da tüm çabamızı boşa çıkarabilir.

Pusula: Yıldız çekimlerinde önemli olan bir diğer unsur da, Kuzey Yıldızı”nın yerinin gökyüzünde belirlenmesidir. Kadrajımızı bu yıldızın sabit kalacağı ve diğer yıldızların onun etrafında döneceğini düşünerek yapacaksak, Kuzey Yıldızı”nın yerini belirlemek fotoğrafı doğru çekebilmek kadar önem kazanır. Bu konuda astroloji bilgimize güvenmiyorsak, pusula bize kesin çözümü verecektir.

“B” veya “Bulb” konumunda çalışabilen bir fotoğraf makinesi: “Bulb” konumunda fotoğraf makineleri nasıl çalışıyor? Belki de ilk önce bu soruyu cevaplamalıyız. Fotoğraf makinemiz “Bulb” konumundayken deklanşöre bastığımızda perde açılır ve film görüntüyü görmeye, yani pozlanmaya başlar. Biz deklanşöre basmayı bırakana dek perde açık kalır ve film görüntüyü kaydeder. Elektronik makineler yaklaşık 30 saniyeye kadar pozlama imkanı tanımakta, 30 saniyeden daha uzun sürede pozlama yapılacaksa “Bulb” modunu kullanmak gerekmektedir.

Objektifinizi doğu-batı doğrultusunda kullandıysak, yıldız çizgilerinin doğrusal olarak oluştuğunu görürsünüz. Ama objektifinizi kuzeye, kutup yıldızına doğru yönlendirirseniz, dairesel çizgiler oluşturursunuz. 1 saate yakın pozlamalar, uzun yıldız çizgileri oluşturmaya yeter. Bu işlemi yapabilmek için fotoğraf makinenizi B(bulb) konumuna getirmek ve kablo deklanşöre basarak kilitlemek yeterlidir.

Uzun enstantane çekimlerinde alabileceğiniz en güzel sonuçlardan biri de bulutlardır. özellikle manzara çekimlerinde bulutun hareketli hali fotoğrafın izlenimine çok şey katar. Akşamüstü güneş batımına yakın veya kapalı havalarda bu tür çekimleri yapabilirsiniz.


Murat Kaan

İnsan unsuru
Diyelim ki insan yoğunluğu olan bir sokağın fotoğrafını çekeceksiniz. Böyle bir durumda uzun pozlama deyince sadece 10-15 saniyelik bir çekim yapacağınızı düşünmeyin, 1/2 gibi bir enstantane değeri de size istediğinizi verecektir. Böyle bir durumda sadece enstantane ayarlamak tabii ki yeterli değil. Işığın ve vermek istediğiniz hareket duygusunun durumuna göre ISO değerinizi değiştirerek ışıksız alanlarda daha yüksek enstantane ile çalışabilirsiniz. Tam istediğiniz sonucu deneme yanılma yöntemi ile bulabilirsiniz.


 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here