Ana sayfa Donanım Üçüncü Boyuta Hazır mısınız?

Üçüncü Boyuta Hazır mısınız?

0

Sinema ve televizyonla birlikte fotoğraf teknolojisini de derinden etkileyecek olan üçüncü boyut hangi değişiklikleri getirecek?

üç boyutlu görüntü, artık iyiden iyiye gündemimize girmeye başladı. önceleri bir fanteziydi üçüncü boyut… Büyük, ağır, pahalı ve karmaşık görüntüleme sistemlerine ihtiyaç duyuyordu. İşlenmesi başlı başlına bir sorundu.

Baskısı da herkesin yapabileceği bir şey olmaktan çok uzaktı. İzlemek içinse özel üretilmiş gözlüklere ihtiyaç duyuluyordu… (Fotoğraf: 1) ?imdiyse, her ne kadar bazı üreticiler yine özel gözlüklere ihtiyaç duyan görüntüleme sistemleri geliştirseler de artık gözlüksüz de izlenebilen üçüncü boyut görüntüleri üretiliyor. Daha da önemlisi, üç boyutlu fotoğraf artık herkesin çekip işleyebileceği, basabileceği ve izleyebileceği bir yapıya kavuşuyor. Bugünkü teknoloji bize çok yakın bir gelecekte yaşanacak olan devrimin ipuçlarını veriyor.

 

 

Sinema ve Televizyon
Bu algıyı yaratabilmenin birden çok yolu olduğu için denenen yöntemler de birbirinden farklılık gösteriyor. örneğin üç boyutlu bir film izlemek istediğinizde, gittiğiniz sinema işletmesine bağlı olarak farklı gözlüklerle izlenebilen, farklı projeksiyon mantıkları kurgulanarak gösterilen filmlerle karşılaşıyoruz.
 
Bazı salonların perdeleri de farklı. Dolayısıyla, şu anda kabul edilen ortak bir doğru yok. Sonuca giden her yol mübah sayılıyor! Televizyonlardaki durum biraz daha kontrol altında gibi; çünkü yayın ile alıcı arasında bir birliktelik olmak zorunda. Bu yıl ilk kez İngiltere Birinci Ligi”nde yayınlanmaya başlanan üç boyutlu canlı görüntüler, uygun TV alıcısı olan izleyiciler tarafından keyifle izlendi. önümüzdeki dünya futbol şampiyonasını da yine 3D TV”leri olan şanslı izleyiciler daha derin (!) olarak izleyebilecekler (Fotoğraf: 3). Bundan sonra da televizyonda üç boyutlu yayınlarla daha sık karşılaşacağız. çünkü Sony ve Panasonic gibi firmalar artık üretim ve pazarlama konusunda bu işe giderek daha büyük bütçeler ayırıyorlar.

 

 

Fotoğrafta 3. Boyut
Gelelim fotoğrafta üçüncü boyuta… Fotoğrafta da on yıllardır kişisel çabalarla üç boyutlu görüntüler oluşturulmakta. Birbirinden gözlerimizin uzaklığı kadar uzaklığa yerleştirilmiş iki fotoğraf makinesini aynı anda kullandığınızda “stereo” dediğimiz çift görüntü elde edilebiliyor.

Teorik olarak böyle bir görüntüye üç boyutlu diyebiliriz, ama iş yalnızca görüntülemekle kalmıyor tabii. Bunu işlemek, basmak ve izlettirmek istediğiniz zaman sorunlar artıyor. Hangi boyutta basacaksınız ona göre işlenmesi gerekiyor, çünkü kaydırma miktarını boyuta, daha doğrusu bakış mesafesine göre yapmak zorunda kalıyorsunuz. Bir de izleyici sayısını bilmeniz gerekiyor ki, ona göre gözlük temin edebilesiniz… Görüldüğü gibi, bu haliyle üç boyutlu fotoğrafçılık herkesin yapabileceği bir şey olmaktan oldukça uzak…

Ama bu düşünce yavaş yavaş değişiyor. Geçtiğimiz sonbaharda Fujifilm firmasının piyasaya sürdüğü W1 modeli ticari olarak satılan ve geniş kitlelere ulaşan ilk üç boyutlu fotoğraf makinesi oldu (Fotoğraf: 5). ?ubat ayındaki PMA Fuarı”nda Samsung benzer bir ürünün tanıtımını yaptı (Fotoğraf: 6). Sony yine benzer bir çalışma içinde olduğunu duyurdu. Panasonic”in de bu işin içinde olduğunu biliyoruz. Diğer üreticiler henüz resmi açıklamalar yapmış olmasalar da, öyle görünüyor ki, artık dönülmez bir akşamın ufkundayız!

 

 

 

Fujifilm”in öncülük ettiği ve diğer firmaların da hızla araştırma-geliştirme çalışmalarına girdiği sistem şu bakımdan önemli: İzleyicilerin herhangi bir gözlük takması gerekmiyor! çıplak gözle izlenebilen ve üçüncü boyutu algılanabilen fotoğraflar söz konusu. Daha da önemlisi, bu görüntüler firmanın sağladığı yazılımda işlenebiliyor ve ayrıca satılan bir LCD ekranda üç boyutlu olarak izlenebiliyor (Fotoğraf: 7). Peki basılamıyor mu? Elbette bu da mümkün. İlk zamanlarda yalnızca Japonya ve ABD”de kurulan iki ana baskı merkezine internet üzerinden gönderdiğiniz görüntüler basılarak size posta yoluyla geri dönüyordu. Yakın zamanda Almanya”da da bir baskı merkezi kuruldu. Ama daha da önemlisi, masa üstünde kullanılabilen ve 10×15 boyutlarında çıkış alabilen yazıcılar da bu yaz piyasaya çıkıyor. İlk etapta küçük baskılarla yetinecek ev kullanıcıları için küçük boyutlu yazıcılar piyasaya çıkacak. Teknoloji geliştikçe (ya da talep oluştukça) daha büyük boyutta yazıcıları da evlerimize alabileceğiz.

Gelecek
üç boyutlu görüntü üretmek için birden farklı yöntemin kullanılabileceğini söylemiştim. Bu nedenle farklı firmalar farklı teknolojiler geliştirebilirler. Bunların bir bölümü özel üretilmiş gözlükleri gerektirebilir. Ama gözlüksüz izlenebilen bir 3 boyutlu fotoğraf olanaklıyken, gözlükle izlenebilen bir 3 boyutlu fotoğrafın ticari olarak başarılı olabileceğini düşünmek zor. Ama dediğim gibi, farklı avantajları olan sistemler denecektir. Fiyat, hız, kolay kullanım ve kalite, bu değişkenlerin başında geliyor. öte yandan, üçüncü boyutu gündemimize getiren başka gelişmeler daha oluyor. örneğin bellek kartı teknolojisindeki gelişmeler de üç boyutlu görüntüleri daha hızlı biçimde gündemimize taşıyacak. Bellek kartı üreticileri birkaç ay önce yaptıkları açıklama ile 2012 yılından itibaren (teorik üst sınırı 144 petabyte olan) yeni bir teknoloji ile üretime geçeceklerini duyurdular. Bellek kartlarının hızlanması ve kapasitelerinin artması elbette üç boyutlu görüntünün önünü açacak bir gelişme olarak görünüyor. özellikle hareketli görüntünün (video) üç boyutlu hale gelmesini ve belki de mikrofonların “stereonun da ötesinde” bir kalitede ses kaydetmesinin önünü açacaktır.

 

 

Benzer şekilde ekran teknolojileri de hızlı bir gelişim gösteriyor. Tüm renkleri gösterebilen, hızlı reaksiyon gösteren, daha az enerji tüketen ve daha ucuza üretilen sistemler hayatımıza giriyor. Bu özelliklere ek olarak gözlüklü ya da gözlüksüz olarak üçüncü boyutu izletme yetenekleri de gelişiyor. Baskı teknolojilerinin de artık üçüncü boyutu desteklediğini biliyoruz. Bu işin yaygınlaşmasını sağlayacak olan kilit ise yazılım konusundaki gelişmeler. Bu konuda ortak bir dil oluşturulduğu anda (Photoshop benzeri bir program) gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.

Peki bütün bunlar olduğunda mevcut fotoğraf malzemelerimizi çöpe mi atacağız? Bunu şimdiden söylemek güç; çünkü teorik olarak, iki boyutlu anlatım tekniği ile üç boyutlu anlatım teknikleri birbirinden bağımsız şekilde varlığını sürdürebilir. Bu da, mevcut sistemlerimizle fotoğraf üretebileceğimiz anlamına geliyor. Ama şunu da unutmamak gerekiyor: 3D fotoğraf makineleri, istenildiğinde 2D fotoğraf makinesi olarak da kullanılabiliyorlar! Bu durumda şimdiki sistemleri kullanmak isteyecek fotoğrafçı sayısının çok fazla olmayacağını tahmin etmek zor değil. Sonuçta oyunun kuralı değişmiyor ve bir kez daha tüketmeye davet ediliyoruz. Bu duruma kayıtsız kalabilecek misiniz?

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here