ABD Başkanı Donald Trump, yapay zeka şirketlerinden en gelişmiş modellerini herkese sunmadan önce hükûmetle paylaşmalarını öngören yeni bir kararnameye imza attı. Kararnameye göre şirketler, gönüllülük esasına dayalı olarak belirlenen yapay zeka modellerini geniş çaplı kullanıma açmadan en fazla 30 gün önce incelemeye sunabilecek.
Yeni düzenleme, geçen ay gündeme gelen ve 90 günlük inceleme süresi öngören taslak metne kıyasla daha sınırlı bir çerçeve sunuyor. Trump yönetimi, uygulamanın herhangi bir lisans zorunluluğu ya da ön onay mekanizması oluşturmadığını vurgularken kararname özellikle en güçlü yapay zeka sistemlerinin güvenlik risklerinin daha erken değerlendirilmesini hedefliyor.
Yapay Zeka İçin Yeni Güvenlik Önlemleri Devreye Alınıyor
Kararname kapsamında ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA), Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA) ile Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST), hangi sistemlerin kapsam altındaki öncü model olarak değerlendirileceğini belirleyecek gizli bir ölçüt geliştirecek. Bu ölçütleri karşılayan yapay zeka modelleri için geliştiriciler, sistemlerini diğer iş ortaklarından önce federal kurumların incelemesine açabilecek. Ayrıca ilgili kurumlar, modellerin erken erişim sağlayacağı güvenilir ortakların belirlenmesinde de rol oynayacak. Kararnamede açık şekilde yeni yapay zeka modelleri için zorunlu lisans, ön onay veya izin şartı getirilemeyeceği belirtiliyor.
Kararnamede ayrıca yapay zeka kaynaklı güvenlik açıklarını tespit eden teknolojiler geliştiren şirketlere destek sağlanması da yer alıyor. Kararın arkasında ise son dönemde ortaya çıkan daha güçlü yapay zeka sistemlerinin etkili olduğu değerlendiriliyor. Nisan ayında Anthropic tarafından tanıtılan Claude Mythos ön izleme sürümünün büyük işletim sistemleri ve web tarayıcılarında binlerce sıfırıncı gün güvenlik açığı tespit ettiği açıklanmıştı.
ABD basınında yer alan haberlere göre Trump yönetimi, en az ilkbahardan bu yana Anthropic, Google ve OpenAI ile yapay zeka modellerinin piyasaya sürülmeden önce incelenmesine yönelik olası düzenlemeleri görüşüyordu. İlk taslaklarda bu sürecin zorunlu hale getirilmesinin değerlendirildiği ancak son kararnamede gönüllülük esasının tercih edildiği belirtiliyor.
