Ana sayfa Donanım Theremin

Theremin

0
PAN Yayıncılık’tan 1996’da “Elektrogitar” ve 1998’de “Elektrogitar Efektleri ve Amplifikatörler” adlarında iki kitabı yayınlanan Cem öcek , alışılmamış müzik enstrümanları üzerine yazdığı yazılarına Simeon, Trautonium ve Telharmonium’dan sonra,  Chamberlin ve Mellotron ile devam ediyor. Theremin üretilen ilk elektronik müzik enstrümanlarından biri olduğu halde, günümüzde de halen popülerliğini koruyan ender enstrümanlar arasında yer alıyor. Yapılışından bu yana ilginç ve kendine özgü sesiyle dikkat çeken bu enstrümanla birçok müzisyen ve fizikçinin ilgilendiği bir gerçek. Peki bu macera nasıl başlıyor?

Mucit Leon Theremin
Lev Sergeyevich Termen (Batı dünyasının kullandığı ismiyle Leon Theremin) 15 Ağustos 1896´da St.Petersburg´da dünyaya gelir. 1914´te St.Petersburg üniversitesi’nde fizik bölümüne başlayan, aynı zamanda çello dersleri de alan genç Theremin, mezuniyetinin ardından Rusya´nın en iyi mühendis ve fizikçilerinin bulunduğu bir fiziko-teknik laboratuarında çalışmaya başlar. Leon Theremin 1918´de henüz 22 yaşındayken, bu laboratuar çalışmaları sırasında, rastlantı sonucu, ilerde kendi soyadı ile anılacak olan yepyeni bir müzik enstrümanı keşfeder.

Elektroniğin daha çok yeni olduğu öğrencilik yıllarında, basınç altındaki gazların yoğunluğunu ölçecek bir alet üzerinde çalışırken, yaptığı elektronik devrenin çok hassas bir algılama yeteneğinin olduğunu hatta elinin hareketlerinden bile etkilendiğini fark eder. Devreye bir kulaklık bağlayarak bu etkileşimi sese dönüştürmeyi başarır.

Enstrüman dört ayak üstünde duran ahşap bir kutuya tutturulmuş biri düz, biri P şeklinde iki adet antenden oluşur. Antenler kutu içindeki lambalı yüksek frekans osilatörlerine bağlıdır. Kutunun önünde de kontrol düğmeleri yer alır.

 

çalışma Şekli…
Theremindeki osilatörler çok yüksek frekanslar üretirler ve normalde bu osilatörler tek başlarına çalıştıklarında bu frekanslar insan kulağı tarafından duyulamaz. Ancak birbirine yakın frekanslarda çalışan iki osilatörün frekansları birbirlerine karıştırıldığında ortaya bu iki yüksek frekansın farkı kadar insan kulağı tarafından duyulabilecek bir ses frekansı çıkar. Theremin işte bu ilkeye göre çalışır. çalan kişinin ellerini antenler üstünde gezdirmesiyle birlikte osilatörlerin ürettikleri frekanslar da değişir ve böylece değişik tonlarda notalar elde etmek mümkün hale gelir. Theremin’in uzun dik anteni yaklaşık olarak 2.5 oktavlık nota belirlemek için, P şeklindeki anteni de sesin miktarını ayarlamak için kullanılır. çalan kişi elini P şeklindeki antene 2 cm kadar yaklaştırdığında ses tamamen kesilir. El antenden çekildikçe Thereminin ses miktarı artar.
 
Sesin rengi arı vızıltısından uğultuya kadar değişebilen zengin bir yelpazeye sahiptir.
Theremin, çalan kişinin fiziksel olarak teması olmadan çalınan dünyada ilk ve belki de hala tek müzik enstrümanıdır. Enstrüman, çalan kişinin bedeninden ve ellerinden direkt olarak etkilenir. Aslında çalan kişi doğrudan doğruya enstrümanın bir parçası haline gelir.
 

 
 
 

 

Profesör Theremin 1989´da kendisiyle yapılan bir röportajda enstrümanı geliştirirken düşündüklerini şöyle belirtir: “Mekanik olarak çalışmayan bir müzik enstrümanı yapmak istemiştim. Bir orkestrayı yöneten şef gibi. Şef ellerini havada hareket ettirir ve bunun müzik üzerine direkt etkisi vardır.”

Theremin çok az kuralı olan bir enstrümandır ancak çalmak yaratıcılık ve duyarlılık gerektirir. Bu yüzden hiç nota bilmeyen veya daha önce hiçbir müzik enstrümanı çalmayan biri bile Theremin”den sesler çıkarabilir ama “iyi çalmak” çok zordur. özellikle sağ elin hangi konumdayken hangi notayı çıkaracağını kestirmek için çok iyi bir müzik kulağına sahip olmak gerekir.

Theremin, 1918´de daha sonraları kendi adıyla anılacak olan “Aetherphone” adını verdiği ilk prototipi gerçekleştirdikten sonra ilk olarak 1921´de 8. Rusya Elektronik Mühendisleri Konferansı´nda buluşunu tanıtma olanağı bulur. Enstrüman, aynı konferansa katılan Vladimir Lenin´in de dikkatini çeker. Lenin bu tip buluşların komünizmin güçlenmesine yararı olacağına inandığı için Theremin´i destekleyip Rusya´daki bilimsel gelişmelerin reklamını da yapmak amacıyla diğer ülkelere gönderir. Gittiği yerlerde üstün çalış tekniği ve enstrümanın büyüsü sayesinde büyük bir ilgiyle karşılanır. örneğin Paris Operası´nda çaldığında polis, üstün performans ve atmosferden etkilenen dinleyicileri zorlukla kontrol altına alabilir.

1921 ve 1926 yılları arasında aynı laboratuarda çalışmaya devam eden Theremin, 150 x 150 boyutlarındaki bir ekrana uzaktaki bir görüntüyü aktarmayı başarır ve böylece televizyonun öncülerinden biri haline gelir. Ancak buluşunun Rusya hükümeti tarafından çok gizli sınıfına dahil edilmesi sonucu bu buluşuyla ün kazanamaz.

5 yıl sonra Avrupa´da tura çıkar ve “for aetherphone and orchestra”yı düzenler. 1927 Aralığında NewYork´a gelen Theremin, Rachmaninoff ve Toscanini için çalar. Dinleyicilerinin arasında ünlü müzisyenler ve bilim adamları da vardır.

Müzik Laboratuarı
1928 de NewYork´da bir müzik laboratuarı kurar, NewYork filarmoni ile çaldı ve aynı yıl 1661058 numaralı patenti alır. Bir yıl sonra Amerika´nın en büyük müzik firmalarından biri olan RCA Thereminvox adı ile aletin seri üretimine başlayacaktır. 500 dolara satılan Thereminvoxtan, üretimden kalkana kadar 3000 adet yapılır. Thereminvox hiç bir zaman ticari başarıya ulaşamaz. çünkü çalması çok zordur ve hiçbir kuralı yoktur.
 

 

Theremin Avrupa´da düzenlediği turlar sırasında Clara Rockmore adında bir Rus göçmeniyle karşılaşır. Clara Rockmore dört yaşında viyolonsel çalmaya başlayan ve bir yıl sonra, 5 yaşındayken, St. Petersburg´daki Imperial Müzik Konservatuarı´na kabul edilen ve o zamana kadar bu onura layık görülen en genç sanatçı ünvanı taşımaktadır. Theremin´le tanıştıktan sonra bu enstrüman üstüne yoğunlaşan Clara Rockmore kısa sürede bugüne kadar gelmiş geçmiş en iyi theremin virtüözü olur ve dünyanın her yerinde konserler verir. 1934´deki üstün performans gösterdiği, enstrümanı kullanışındaki duyarlılıkla dinleyicileri büyük şaşkınlığa uğratır. İlk konserini izleyen 20 yıl boyunca piyanist kız kardeşi Nadya Reisenberg ile tüm dünyayı kapsayan turlara çıkar ve birçok senfoni orkestrasıyla birlikte klasik müzik konserleri verir. Theremin, Clara Rockmore ile birlikte çalışarak Thereminin üstünde çeşitli değişikler ve düzeltmeler yapar.

Theremin ayrıca, Clara´nın da yardımıyla Terpsitone adlı dansçının hareketlerinden etkilenerek müzik çalan bir platform geliştirir. Terpsitone’da metal bir levha dans edilen yerin altına yerleştirilir ve orijinal Thereminin antenlerinden birinin görevini yapar. Levha böylece üzerindeki dansçının hareketlerini algılayarak tıpkı Theremin gibi sesler üretir. Tabi ki Terpsitone´u da en iyi kullanan Clara Rockmore´dur. Clara, platformun üstünde dans ettikçe Terpsitone da bu hareketleri algılayıp müzik üretir. Profesör Theremin bu dönemde göz hareketlerinden etkilenip müzik üreten bir Theremin yapmayı da başarır.

Theremin, Mayıs 1998´de ölen Clara Rockmore sayesinde dünyaca tanınan ve kabul edilen ciddi bir müzik enstrümanı haline gelir.

Theremin´in Amerika´da geçirdiği yıllar boyunca yaptığı çalışmalar kadar 1938´de aniden ülkesine dönmesi de belirsizliklerle doludur. Birçok kaynak Theremin´in KGB tarafından kaçırıldığını ve Rusya´da politik nedenlerden ötürü uzunca bir süre gözaltında kaldığını belirtmiştir. Gerçek nedeni halen kesin olarak bilinmeyen bu kayboluşun ardından 1945´de KGB için elektronik aletler üretmeye devam eden Profesör Theremin´in sonraları Moskova´daki Müzik Konservatuarı´nda değişik Thereminler ve çalma teknikleri üstünde çalıştığı biliniyor.

 

İlginç ve kendine özgü

Yapılışından bu yana ilginç ve kendine özgü bu enstrümanla birçok müzisyen ve fizikçi ilgilenmiştir. Jerry Lewis, Cary Grant, Vladamir Lenin, Albert Einstein, Igor Stravinsky theremin çalmış ya da çalmayı denemiş kişilerdendir.

1960´lı yıllarda sıkça kullanılmaya başlanan synthesizer´in babası Robert Moog, küçük bir çocukken duyduğu Therminin sesinden etkilenip hobi olarak elektronik müzikle ilgilemeye başlamış ve kendi kendine Theremin yapmaya çalışmıştır. Robert Moog synthesizer´ın tasarımında büyük ölçüde Theremin’den esinlenmiştir.

1993´de ölen Profesör Theremin yaşamı boyunca Theremin dışında birçok buluşa imzasını atmıştır. 1947´de Rusya´da çok önemli olan Stalin ödülünü kazanan dinleme cihazı, yine Theremin’in çalışma ilkesine benzer şekilde çevresindeki elektromanyetik alanda meydana gelen değişiklikle devreye giren ve günümüzde her yerde yaygın olarak kullanılan ilk alarm sistemi, onun buluşlarındandır. Ayrıca bir dönem de Theremin uçak tasarımcısı Tupolev ile birlikte uzaktan kumandalı pilotsuz uçaklar üzerine araştırmalar yapmıştır.

Korku ve gizemli bir atmosfer yaratmaya uygun sesiyle Theremin Hollywood´un bilim kurgu ve korku filmlerinde özellikle 40´lı ve 50´li yıllarda sıkça kullanılır; Dracula, Billy The Kid gibi filmler de bunlara dahildir. Tüm bu filmlerde Theremin’i çalan Dr. Samuel Hoffman (1904-1968) dır.

Enstrümanın değişik tasarımı bir çok pop grubunun da dikkatini çekmiş, Blur, Beach Boys, Dinosaur Jr., The Smashing Pumpkins gibi grupların yanı sıra, Led Zeppelin “Whole Lotta Love” (1969) da, Marillion “Cannibal Surf Babe” da, Marilyn Manson çeşitli albümlerinde, Mercury Rev ´Deserter´s Songs´ adlı albümünde, Nine Inch Nails pekçok parçasında, Pixies Velouria adlı parçasında, Portishead birçok parçasında theremin kullanmıştır.

Theremin üretilen ilk elektronik müzik enstrümanlarından biri olduğu halde, günümüzde de halen popülerliğini koruyan ender enstrümanlardandır. Theremin”in güncel versiyonu olan Etherwave, Moog firması tarafından 500 dolar civarında satılıyor.

Youtube”da Clara Rockmore”u arattığınızda bulacağınız videolarda Theremin”i çalışındaki ustalık ve çalması çok zor olan bu enstrümandaki virtüözlüğü karşısında şaşıracaksınız.

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here