Ana sayfa Haber Terminator Genesiys ve Salt Gerçeklik

Terminator Genesiys ve Salt Gerçeklik

0

Terminator Genesiys halen vizyonlarda gösterimde. Bazılarınca serinin en iyi filmi, bazılarına göre orta seviyede bir distopya filmi, bazılarına göre ise klasik, ABD ütopyalarından bir tanesi. Peki sizce bunlardan hangisi, Terninator Genesiys filminin başarı veya başarısızlık ölçütü? Veya ele alındığı gibi sadece filmi, kendi serisiyle ele alıp, “evet gerçekten bu film iyidi” yorumu yeterli mi? Aslında değil. Filmi, diğer serilerden, diğer çalışmalardan daha farklı kılan bazı detaylar var. Bu detaylar da Amerikan distopyacılığını, Amerikan ütopyacılığını yeniden değerlendirmemiz gerektiğini gösteriyor. 

Blade Runner filmi, Amerikan distopyasının altın yıldız filmi olarak kabul edilir. Onun ardından çekilen Terminator serileri kesinlikle Blade Runner’ın eline su bile dökemezken, aslında Terminator film serisinde karşımıza sunulan daha farklı bir şey var. Bilirsiniz, ütopyalar ve distopyalar tamamiyle bir tez üzerinden oluşturulur, tez oluşturularak en iyi devlet yönetim biçimi veya felakete giden devlet yönetim biçimi araştırılır, gösterilir. Terminator’ü farklı kılan detay ise Terminator film serilerinde yaratılan, oluşturulan tezler her defasında gerçek zamanlı olarak gerçekleştirilir. Yani dönemin bilimsel tartışmalarına göre, Terminator yapımcıları bir tez oluşturur bu tezin gölgesinde de film ortaya çıkıyor. Terminatorun bir başka farkı ise, diğer ütopya-distopyadakiler gibi “ideal devlet yönetimini” değil, ideal teknoloji üretimini veya kontrolsüz teknoloji üretimini vurgular. Elbette bunun içerisinde her zaman dönemin bilimsel tartışmalarının kırıntıları oluyor. Mesela serilerde hep karşımıza fark ettiğiniz üzre bir zaman içerisinde yolculuk kavramı sunulur. üstelik bunu bir “tez” veya “tartışma konusu” olarak sunmayıp, salt gerçeklik çerçevesinde filmlerde sunuyorlar. İlginç değil mi? Henüz  gerçekleşmediğini bilmediğimiz, mümkün olarak görünmeyen zaman içerisinde yolculuğun, filmde salt gerçeklik olarak sunulması!

ütopya mı? Yoksa distopya mı? Veya mutlak teknoloji üretiminin sonuçları olarak mı ele alalım filmi? Aslında kesinlikle “mutlak gerçeklik” temsilcisi olan “Salt Gerçeklik olgusu olarak adlandırılmalı. Terminator Genesiys filminde, bir tartışma var ve bu tartışmanın salt gerçeklik, mutlak olarak sunulması filmin farkını öne çıkarıyor. Bunlara ek olarak, filmde belirtilen ve savaşlara neden olan objelerin  veya konuların her film versiyonunda net, somut bir isimle karşımıza çıkarılması da salt gerçekliğin bir başka göstergesi.

 

İlk iki serilerde çiplerden söz ediliyordu. Ancak üzeri saklı tutuldu, ne çipi, neyin çipi, kimin çipi? üstelik neyle adlandırılıyor?

İlk serilerde zaman içerisinde yolculuk ele alınıyorken, bu yolculuğun yol acağı sonuçlar asla ele alınmıyordu.

İlk serilerde, özellikle Terminator 2 filminde t-800 olarak karşımızda olan Arnold’un neden kendini imha ettiğini belirtiyor mu? Cevap, hayır!

Terminator Makinelerin Yükselişi, Terminator Genesiys ve Terminator‘un 3. serisi itibariyle salt gerçeklik ele alınarak bunlara cevap almaya başladık. Aslında hayır, 3. film de bazı tartışma konularının başlangıç noktasıydı.

Genesiys filminde çipler somutlaştırıldı, üstelik ilk filmlerdeki “çip” olgusuna bakış açınızla Genesiys filmindeki çiplere bakış açınızı bir değerlendirin. O dönemdeki kadar anormal, karmaşık veya “uzak” geliyor mu?

Arnold’lu t-800, neden her defasında kendini imha etmek zorunda? Zaman içerisinde bir makine veya robot bırakmamak için. Salt gerçekliğin ötesinde.

Diyeceğim şudur ki; Terminator film serileri her zaman bir ütopya, distopya veya “tez” olmak yerine “salt gerçeklik” üzerinden çekilen filmler olmuştur. Açılan tartışmalardan, oluşturulan tezlerden, ideali veya ideal olmayanı aramak yerine, doğruca Salt Gerçekliği, Terminator filmlerinde görebiliyoruz. Onca bilim-kurgu kavramlarına karşın, çekilen en “GERçEK” filmdir Terminator Genesiys. 

Mutlak gerçek, Salt gerçek ve bilim kurgu. Doğrular, bilimle buluşuyor ve makineler oluşuyor. Karşımızda gerçeğin ta kendisi.

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here