Ana sayfa İnternet Temassızlık Var!

Temassızlık Var!

0

İlker Gümüşoluk yazısıyla sizlerle
 

Please don’t stop the music… Gece kulüplerinde sabahlara kadar dans etmiş, terlemiş, yapış yapış olmuş ama tükenmemiş bedenlerin, vestiyere 10 TL vermek yerine ” O parayla 50’lik bira içerim ” deyip montunu yanına almış, bir yandan pistte dans ederken bir yandan da Dj kabininin hemen yanına iliştirdiği montunu, ikide bir ”Yerinde duruyor mu?” diye göz ucuyla kontrol eden insanların haklı yakarışını anlatır bu cümle. Dj kabininin yanına usulca sokulup, biraz da mahcup bir tavırla Dj’den parça isteme vardır kültürümüzde. Genelde tatil beldelerindeki( Kemer, Alanya, Marmaris ) gece kulüplerinde sıkça yaşanan bir durumdur. Sen adam halinle bir parça istersin, çalmaz. Akabinde süslü püslü iki hanımefendinin Dj’den tatlı dille istedikleri parça hemen çalar.
 

 
Hatta çalan şarkı yarıda kesilir, kızların istediği parça devreye sokulur. Ne de olsa Dj. Ustaca bir geçişle iki şarkıyı birbirine kolayca bağlar. ”Fıkı fıkı” efekti böyle anlarda lazım olur. Bara, gece kulübüne girmek o kadar da kolay değildir bu topraklarda. Dama ihtiyaç duyulur. Mekanın önünde bekleşen üçlü, beşli erkek grupları görürüz. Saçlar jölelenmiş, en güzel kıyafetler giyilmiş, babadan güç bela araba alınmış hatta belki de gizlice kaçırılmış fakat hepsi beyhude. Dam olmadan içeri girmek ne mümkün. Mekana kız kıza giren hanımefendilerden bile rica edildiği görülmüştür. Şu hayatta bütün çabamız daha fazla müzik dinleyebilmek için. Müziğin hayatımızdaki önemi yadsınamaz. İnsanlar müziğe o kadar ihtiyaç duydular ki gündelik yaşama entegre etmek zorunda kaldılar. Walkman, discman, mp3 çalar, oto teyp. Bu konuda söylemek istediğim bir şey var. Nedendir bilinmez, hayranı olduğun müzik tarzından bağımsız olarak her mp3 çalarda kesinlikle bulunan bir parça vardır. Antonio Banderas’ın söylemiş olduğu ”Desperado” isimli parça. İnsanlık yaratıldığı günden beri hiçbir parçayı bu kadar çok sevmedi, hiçbir eseri bu kadar çok sahiplenmedi, kabullenmedi, benimsemedi. Ne zaman otobüse binsem uzaklardan bu parçayı duyarım. Bazen bir gencin kulaklığından işitirim bu parçayı, bazen de pazardan dönen ayakları şişmiş bir teyzenin telefonundan. Ay mi morena de mi corazon… Toplu taşımada kulaklıkla müzik dinlemek hayat kurtaran bir aktivitedir. Böylece rutin, sıkıcı hayattan kurtulup kendi hayal aleminde arzu ettiğin anı yaşarsın.

 

Temassızlık, Türk Halkının en büyük sorunudur. Kadıköy ve Eminönü’ndeki tezgahlardan iki liraya alınan kulaklık ilk zamanlar sorun çıkarmasa da ilerleyen günlerde karşına temassızlık sorunuyla çıkacaktır. önce tek tarafı kaybedersin, zaman içinde diğer taraf da yitip gider. Kulaklığa anten muamelesi yapılır ve yol boyunca kulaklık bir sağa bir sola çevrilir durur. Kulağında kulaklık, yüksek sesle müzik dinleyen gencin otobüste çıkan kavgayı herkesten sonra, kafasına dirsek yediği anda fark etmesi, kavganın başını kaçırması ve sonrasında gelen pişmanlık çok başkadır. Minibüste giderken şoförün radyo istasyonlarını hızlıca dolaşması, tam sevdiğin parça denk geldiğinde, içinden ” Ne olur bu kalsın Allahım, bu kalsın! ” diye yalvarmana rağmen şoförün aniden frekansı değiştirmesi, şoföre haksız yere edilen küfürler sıralamasında tepeye oturur. Bir diğeri de buluşmaya geç kalındığında kırmızı ışığa yakalanan şoföre edilen küfürdür. Evden 10 dakika erken çıkaydın. Adam ne yapsın?
 

 
Doksanlı yıllarda, sevdiğin kadına aşkını itiraf etmekte zorlandığın dönemlerde, aşıkların imdadına yetişen bir yöntem vardı. Hoşlandığın kişiyi arayıp ona aşk parçaları dinletmek… Sapıklık denemez. O farklıydı. Onda genelde sık alınıp verilen nefesler ve Türk Telekom devreye girerdi.

 

Sevdiğin kadına telefonda şarkı dinletirken bazı hesapta olmayan durumlar da gerçekleşebiliyordu. Kızının elinden telefonu hızla alan baba ve ardı arkası kesilmeyen küfürler. O yıllarda ilan-ı aşk etmek çok zordu… Ailecek tatile ya da uzun yola çıkmadan önce mahalledeki kasetçiye şarkı listesiyle gidip, karışık kaset doldurtma kültürü yaygındı o yıllarda. Kasette boşluk kaldığı taktirde kasetçinin kendi sevdiği tarzda parçalar ilave etmesi enteresan karışımlar çıkartabiliyordu ortaya. Şöyle bir kaset hayal et. Metallica ile başlıyor Guns N’ Roses ile devam ediyor ve sonda Burhan çaçan ile büyük final… İşte bu da sevdiğin kadın ile temassızlık….
 

 
Orta okul ve lisede müzik derslerinin boş ders rahatlığında geçmesi, öğrenciye bu dersi sevdirmeyi başarmıştır. Teşekkür ya da takdir belgesi almak isteyen öğrenci matematik hocasına değil müzik hocasına yalvarır. O da yüksek ihtimalle kırmaz öğrencisini, verir en yüksek notu. Yaz yaklaşırken 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı öncesinde okul bahçesinde gerçekleştirilen bando çalışmaları öğrenciyi mutlu eder, sevindirir. Bando demek mutluluk demek… Sıkıcı bir dersin ortasında en arka sıradan bahçedeki bando çalışmasını gıptayla izleyen öğrencinin heyecanını bir hatırlasana. Bu da dersle temassızlık 🙂 Hayatınızın böyle heyecanlarla geçmesi dileğiyle…

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here