Ana sayfa Donanım Teknoloji ve Sanatın Buluştuğu Enstrüman:Synthesizer

Teknoloji ve Sanatın Buluştuğu Enstrüman:Synthesizer

0
TSynthesizer’larda, mimariye bağlı olarak, farklı sentez modülleri yer alır. Modüller, fiziki olarak ayrı birimler olabildiği gibi, tek bir fiziki yapı içerisinde de bulunabilirler. Fiziksel olarak ayrı tasarlanıp üretilen modüllerin en büyük avantajı birbirleri ile bağlantılandırılırken mümkün olduğunca esnek davranılabilmesidir. Bu tip fiziken ayrık modüllerden oluşan synthesizer’lara modüler synthesizer adı verilir.  lk analog synthesizer örneklerinin tamamı modüler yapıda tasarlanmıştır. Modüler synthesizer’ların en önemli dezavantajı ise, programlanacak her ses için bağımsız modüllerin tek tek uygun bir mimari oluşturacak şekilde bağlantılandırılması gerekliliğidir. Bu nedenle, MiniMoog örneğinde de olduğu gibi, günlük kullanım ihtiyaçlarını önemli ölçüde karşılayabilen sabit bağlantılı (pre-patched) synthesizer’lar ticari açıdan çok daha başarılı olmuşlardır. Bu iki farklı mimari yaklaşımın ortasında ise yarı modüler synthesizer’lar bulunur. Arp 2600 gibi tanınmış modeller bu sınıfa örnek olarak verilebilir.
 
Gelişen sayısal teknoloji ile birlikte, eski analog modüler synthesizer’ların yanında sayısal modüllerden oluşan synthesizer’lar da sıklıkla kullanılır hale gelmiştir. Analog modüllerin birbirleri ile kablo bağlantıları elektronik olarak depolanabilen bir bilgi olmamasına rağmen, sayısal modüler synthesizer’larda modüller arası bağlantılar, depolanan preset parametreleri arasında yer alarak geri çağrılabilmektedir.
 

 


Temel Synthesizer Bloklarının Farklı Sentez Tiplerine Uygulanması
Modüller genellikle tüm sentez ve synthesizer tiplerine uygulanabilir yapıdadır. Söz konusu modüllerin sentez tiplerine uygulanışına kısaca değinelim.

Ses üretim modülü olarak adlandırılan modül, temelde synthesizer teknolojilerinin gelişime en açık olduğu alandır. Bunun sebebi, synthesizer’ların analogdan sayısala geçiş sürecinde yeni spektral tonlar elde edilmesinde en kilit rolü osilatörlerin oynamasıdır. Analog osilatörler ancak temel tip dalga şekilleri üretebildikleri için, sağladıkları spektral çeşitlilik tahmin edilebilir düzeydedir. Bu sınırlamayı aşmak üzere, wavetable sentezi geliştirilmiş ve sayısal olarak kaydedilmiş tek döngülü (single cycle) dalga şekillerini farklı sıralamalarla peşpeşe dizerek daha dinamik ve çeşitli spektral sonuçlar elde edilebilir.

örnek tekrarlayan (sample playback) sentez ve son yıllarda popülerlik kazanan granüler sentez tipleri de spektral çeşitlilik arayışlarının sonucu olarak  ortaya çıkan tekniklerdir. LFO ve zarf kontrol sinyalleri tüm bu tekniklere benzer şekilde uygulanabilmektedirler. Tüm bu sentez tiplerinde filtre ve amplifikatör kullanılmaktadır.

Artırmalı sentez tekniği bu konuda istisna teşkil etmekle birlikte, modülatör sinyalleri ve amplifikatör gibi modüller bakımından temelde bir fark bulunmamaktadır. Osilatör yapısı bakımından diğerlerinden ayrılan sentez tipi ise FM olup, bahsedilen modülasyon şemaları temel olarak taşıyıcı (carrier) olarak seçilmiş operatörlere uygulanabilmektedir. Bunun tersine, modülatör olarak seçilmiş operatörlere uygulanan modülasyonlar taşıyıcı üzerinde filtre benzeri bir etki yarattığı için daha dikkatli davranılmalıdır.


 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here