Ana sayfa İnternet Teknoloji ve Ekspresso

Teknoloji ve Ekspresso

0

O nefis ko(ku)nunun teknolojiye dönüşümünü ele alıyoruz

Atmosferimizin ekspresso kokmasını kim istemezdi ki? Bu tür talepler her ne kadar zihinlerin derinliklerinde uyusa da bazı bölgelerde, örneğin minik kafelerde ekspresso kokusuna bayılabiliyoruz. Hatta sadece o koku nedeniyle bir anda birşeyler içmek isteyebiliyoruz. Aslında teknoloji de böyle değil mi? Herşeyi istiyoruz ama yalnızca bir kısmı bizim olabilecek şekilde kurgulanabiliyor. çok ince bir akıllı telefon büyük bir pile sahip olamıyor, dolayısıyla uzun şarj dayanıklığı sunamıyor. Her ultrabook parmaklarınızla dans eden touchpad mouse”lara sahip değil; bazıları çok daha sıkıcı kontrollerle geliyor. Bazı kimseler daha büyük ekranlardan bahsedip duruyor, 6 inç ekranlık “kesinlikle çanta tipi” akıllı telefonlara doğru da ilerliyoruz zaten. örnekler milyarlarca düzeyinde artırılabilir elbette yalnız telaşlanmamıza gerek yok; konu başta bahsettiğimiz heryerin ekspresso kokması kadar uç düzeyde değil teknoloji söz konusu olduğunda. Bir X markası, elinden geldiğince iyisini sunmaya çalışıyor ancak her yeri ekspresso kokusuyla doldurabilmek maalesef mümkün olamıyor. Peki neden?
 

 
Heryere ekspresso kokusuyla hayat vermek dururken neden sadece bazı kısımlar, küçük cafe”ler? Bu ko(ku)nunun detaylarının bir şekilde teknolojiye dönüşümüne hazır olun. Evet, birçok teknoloji şirketi çiplerle dolu aygıtlarının patentlerini bir bir alıp, zamanı geldiğinde de üretim safhasına adım atıyor. Ancak tüketici nezdindeki beklentiler kimi yönüyle karşılanırken sürekli bazı kısımlar, örneğin fiziksel geri butonunun fazla solda olması ya da ön kameranın 1.6 megapiksel yerine 1 megapiksel olması gibi “boşlukta” bırakılabiliyor. Bunun başlıca nedeni nedir? Elbette rekabet politikaları.

 

Rekabetin doruklarda yaşandığı teknoloji dünyasında herkesin maksimum stratejist eğilimler sergilemesi zorunluluk teşkil ediyor. örneğin güncel olmamakla birlikte akıllarda en fazla kalan detaylardan biri olan Apple”ın iPad mini versiyonu için retina ekranı tüketicilere sunmamasını ele alalım. Bu eleştirilen tutumun birçok alt başlığı var. öncelikle şirketin retina ekranlı iPad versiyonları zaten bulunuyor. Ancak daha büyükler doğru, peki bu global stratejinin bir parçası olamaz mı? Daha düşük üretim maaliyeti gibi konuların… Kesinlikle öyle, tüketicinin opsiyonları değerlendirmeye dönük grafikleri önceden hesaplanabilir ve bunun sonuçları teknoloji şirketlerinin eğilimlerinibelirler.
 

 
Diğer bir detay ise “daha iyisine erişmek” ile ilgili. Teknoloji dur durak bilmeden daha iyisini arar durur. Bu nedenle bazı güçlü teknoloji şirketleri hedefledikleri “en iyi” aygıta ulaşmadan piyasaya çıkartmama dürtüsündedirler. Apple”ın TV üretimine dair konular buna güzel bir örnektir. Bir TV”de olabilecek en fantastik öğeleri teknolojisine yerleştirmeden TV pazarı gibi “mega-global” bir pazarın içinde farkındalık yaratmak Apple gibi dünyanın en iyilerinden biri için dahi maksimum düzeyde zordur. Bu noktada otomobil üretimiyle ilgili küçük bir detay yerinde olacaktır. Bir spor otomobilin kapısının kapatılışı ve o anda çıkardığı ses, ses mühendislerince üzerinde durulan bir unsurdur. Bu sesin en iyi seviyeye ulaşması için bir ses mühendisliği ekibi çalışır. Ancak hep daha iyisine ulaşmak ve burada “evet ses budur, artık ses mühendislerine gerek yok” denme noktası yoktur. Aynı konu teknolojinin her aşamasında var.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here