Ana sayfa İnternet Teknoloj detaylarda gizli…

Teknoloj detaylarda gizli…

0

Bilinmeyen teknolojiye hoşgeldiniz!
 

Hemen her gün elimizin altında bulunan teknolojiyi ne kadar etkin kullanabiliyoruz? Bilgisayarlardan cep telefonlarına, tabletlerden fotoğraf makinelerine birçok teknoloji ürünü hemen her gün elimizden geçebiliyor. Her bir cihazın kendine özel bir teknolojisi var. Bugün teknolojiyi dıştan değil, içeriden inceleyelim, derinlemesine bir bakış atalım dedik. İlerleyen sayfalarda teknolojinin belki de birçoğumuza detay gibi görünen odalarını göreceksiniz.
 

 
Bilgisayar

Hızlı ve masraflı mı?
Bir bilgisayarın hızını belirleyen tek kriter, işlemci hızı değildir. öte yandan işlemci hızları arasındaki küçük farklılıklar, oyunlarda ciddi derecede performans artışına yol açmayacaktır. örneğin, 2.3 GHz Core i5 bir işlemci ile 2.5 GHz Core i5 işlemci arasındaki hız farkını anlamak için kuantum düzeyinde titreşimler ile uğraşıyor olmanız gerekmektedir. İşlemci hızları, aralarındaki büyüklük arttıkça, diğer parçalara paralel olarak kendini gösterebilmektedir. Benzer şekilde 1333 MHz bellek ile 1066 MHz bellek arasındaki hız farkının da sizi uçuracağını düşünmeyin. Eğer bütçeniz düşük ise ve bir sistem toparlamaya çalışıyorsanız, bu tür küçük farklılıklar için ekstradan 100 – 200 TL para harcamanıza gerek yok.

 

DVD/Blu-ray yazma hızları

Artık pek çoğumuz bilgisayarlarındaki optik sürücüleri kullanmıyor bile. Fiziksel veri transferine ihtiyaç duyduğumuzda, USB bellekler tüm ihtiyaçlarımızı karşılamaktadır. Yine de belli başlı sebeplerden bu tür optik yazıcılar ile haşır neşir olanlar bulunabilir. Bu aşamada sürücünün yazma hızı önem kazanmaktadır. Eğer kaliteli materyale sahip bir DVD/Blu-ray disk’e veri aktarıyorsanız, o halde düşük hızda yazmaya özen gösterin. Aksi halde verinin güvenliğini riske atmış olursunuz. Hangi marka disk’lerin kaliteli olup olmadığını ise internetten küçük bir araştırmayla öğrenebilirsiniz. Yine de 6x yazma hızıyla 8x yazma hızı arasında büyük bir fark olmadığını bilmenizde fayda var.
 


 
4-çekirdek şart mı?
Geldik 2000’li yılların en büyük sorunlarından birine: 4-çekirdek şart mı? Buna cevabımız son derece net: Birçok kullanıcı, sadece içi rahatlasın diye 4-çekirdekli işlemcilere para ödüyor! Evet, eğer büyük kapsamlı projeler için video işleme işlemleriyle uğraşmıyor, akademik araştırma için yüksek kapasiteli bilimsel uygulamalar ile haşır neşir olmuyor ya da büyük bir firmanın mühendislik çözümleri için mühendislik uygulamaları arasında boğulmuyorsanız, 4-çekirdekli işlemci satın alıp da çekirdekler arasında top koşturacağınızı düşünmeyin. Bunun yerine, daha yüksek işlemci hızlarındaki çift çekirdekli işlemcilere yönelebilirsiniz. Böylece hem paradan tasarruf etmiş olur, hem de daha yüksek işlemci hızlarında çalışmış olursunuz.

Saatlerce götüren pil
Firmalar, dizüstü bilgisayar ürünlerinden bahsederken “10 saat pil ömrü” gibi cümlelere yer verebiliyor. Bilgisayarı alıp kurcaladığımızda ise, en fazla 2 saat içerisinde pilin tükendiğini görmemiz bizi artık şaşırtmamalı. Zira firmalar, 10 saate yakın pil ömrü vadediyorsa, bunun en uzun süreli pil dayanma senaryosu üzerine kurulu olduğunu unutmamız gerekiyor. Düşük ekran parlaklığında düşük performans seçeneğinde, üzerinde hiçbir aktivite yapılmadan gerçekleştirilen testlerde 10 saate yakın pil süresi gösteren bilgisayarların, sürekli internet kullanım esnasında bile 2 saat anca dayanmaları normal.

 


Akıllı telefon

Amansız rekabetin yaşandığı sektörlerin başında akıllı telefonlar geliyor. Kelimenin tam anlamıyla kurtlar sofrasına dönen teknik özellikler, kullanıcıların kafalarının karışmasına yol açmaktan kaçınmıyor. Tek çekirdek yeterli mi yoksa çift çekirdek şart mı? Büyük ekran olması şart mı? Bu ve benzeri onlarca soru sorulabilir. Elimizden geldiğince cevaplamaya çalışalım.
 


 
Kullanılmayan özellikler
Günümüz akıllı telefonları, yapıları gereği onlarca özelliği bir arada sunabilmektedir. Ne var ki bu özelliklerin birçoğu, aslında birçok kullanıcıların ihtiyacı olmayan özelliklerden ibaret. örneğin HDMI giriş. Eğer bir HDTV’niz yok ve telefonun içerisinde HD film koleksiyonu yapmayı düşünmüyorsanız, telefonunuzda HDMI girişe çok da ihtiyaç duymayacağınızı göz önünde bulundurun. Benzer şekilde kimi telefonlar artık noise reduction (gürültü düzeltme) özelliğine sahip. Bu özellik, kalabalık alanlarda seslerin daha kaliteli çıkmasını sağlıyor. Ne var ki bu dijital işlem, sizin sesinizi karşı tarafa normalden daha kalitesiz bir şekilde iletebilmektedir. Eğer çok ciddi bir duyamama sorununuz yoksa, noise reduction özelliğini es geçebilirsiniz.

 

İşlemci hızı
Akıllı telefonlardaki işlemcilerin hızları önemli bir konudur. İşlemci ne kadar hızlı olursa, telefon ile yapılabileceklerin kapasitesi de o kadar geniş olur. Fakat şu unutulmamalı ki, her kullanıcı telefonlarının limitlerini zorlayacak türden bir kullanım alışkanlığına sahip değil. özellikle ortalama telefon kullanıcıları için işlemci (tek çekirdek/çift çekirdek) ikilemi, kullanıcıların ciddi oranda masraf yapmasına sebep olabilmektedir. Dolayısıyla bir telefon alırken, o telefonu hangi amaçlar için aldığınızı, önceliklerinizi, telefon üzerinde kullanacağınız uygulama kategorilerini iyi saptamak gerekmektedir. Bu sayede hiçbir zaman kullanmayacağınız bir çekirdek için ekstradan para ödememiş olursunuz.
 

 
Ekran boyutu ve çözünürlüğü
Artık akıllı telefonların ekranları, satın alınmaları yönündeki en büyük kriterlerden biri haline geldi. öyle ki, geçtiğimiz sene içerisinde piyasaya sürülen Samsung Galaxy SII’nin 4.3. inç’lik ekranına büyük derken, geçtiğimiz aylarda 5.3. inç ekrana sahip olan Galaxy Note ile tanıştık! Bu aşamada yine öncelikli ihtiyaçlar devreye giriyor. Eğer öncelikli ihtiyaçlarınız arasında internette gezinmek, e-postalarınızı kontrol etmek, kitap okumak, kısacası bol metin okumaya dayalı bir ihtiyaç varsa, ekranın ve çözünürlüğünün büyük olmasına önem gösterin. Benzer şekilde, eğer cep telefonu ile fotoğraf veya video kaydetmek gibi bir amacınız varsa, büyük ekranlı ve büyük çözünürlüklü modellere yönelebilirsiniz. Aksi takdirde, internete arada sırada girerim, çok fazla metin okuyacağım bir durum olmaz diyorsanız, büyük ekran alacağım diye cebinizden daha büyük para çıkarmanıza gerek yok.

 

Tablet PC

Teknolojinin her alanında kendinden söz ettiren tablet bilgisayarlar, hayli soru işareti barındırıyor. Göreceksiniz ki, bu soru işaretlerinin birçoğu aslında akıllı telefonlardaki soru işaretleriyle aynı. O halde hiç vakit kaybetmeden, tablet bilgisayarların teknik özelliklerine detaylı bir bakış atalım.

Bağlanılabilirlik
Tablet bilgisayarlarda bağlanılabilirlik önemli bir yer kaplar. Kimi cihazın HDMI girişi mevcutken, kimi cihazda USB giriş bile bulunmayabiliyor. Eğer bir HDTV’ye sahipseniz, HDMI çıkışın olduğu bir cihaz tercih etmenizde fayda var. Aksi takdirde yeri geldiğinde cihazdaki görüntüyü TV’ye aktarmanız imkansız hale gelecektir. Eğer dahili kapasiteye önem gösteriyorsanız, SD kart desteği içerenlere yönelebilirsiniz. Bu sayede 32 GB’a kadar dahili kapasite sahibi olabilirsiniz. Benzer şekilde, bir tablet PC’de USB girişe ne denli ihtiyaç duyacağınızı iyi analiz edin. Cihaza yandan takılı bir USB bellek, hem cihazın taşınabilirliğini düşürecek hem de verimli bir fayda sağlayamayacaktır. Bağlanılabilirlik konusunda taviz vermemesine rağmen oldukça fazla talep gören iPad 2 ve Galaxy Tab 10.1 gibi cihazların, ekstra aparatlar sayesinde bu çıkışlara sahip olabileceğini de unutmayın.
 


 
Ekran çözünürlüğü
Tablet bilgisayarlar için asla geçerliliğini yitirmeyecek bir kural duymaya hazır mısınız? İşte söylüyoruz: Ekran çözünürlüğü ne kadar büyükse, o kadar keskin görüntü elde edeceksiniz. Evet, bu kuraldan şaşmadan, alacağınız tablet bilgisayarın ekran çözünürlüğünün yüksek olmasına dikkat etmenizde fayda var. Günümüzde piyasadaki birçok tablet bilgisayar, 1280×800 ekran çözünürlüğüne sahip (iPad 2’nin çözünürlüğü 1024×768). Ekran çözünürlükleri, tablet bilgisayarların hemen her şeyi. Zira doğaları gereği tablet bilgisayarlar, büyük ekranlı ve üst düzey performanslı olmak zorunda.

 

Kamera
Kamera veya fotoğraf makinesi sektörü, bol ürün içeriğiyle kafa karıştırıcı içerik sunabiliyor. Birçok insan hala “Yüksek kaliteli fotoğraf = Yüksek megapiksel” denklemine inanıyor. Bize de bu soru işaretlerini ortadan kaldırmak kalıyor.

Dijital zoom
Her ne kadar teknoloji gelişip, dijital işlemlerde kalite kaybını ortadan kaldırsa da, fotoğraf makinelerindeki dijital zoom’ları tercih etmemeye özen gösterin. Hatta hiç tercih etmeyin. Optik zoom’dan farklı olarak dijital zoom, görüntüyü dijital ortamda işleyerek kalitenin düşmesine sebep oluyor. Optik zoom’da ise görüntü, optik mekanizmayla yakınlaştırıldığı için çok daha kaliteli bir zoom elde etmiş oluyorsunuz.
 


 
Megapiksele aldanmayın
Megapiksel her şey demek değildir. Yüksek megapiksel, daha büyük boyutlarda baskı almanızı, daha büyük ekranlarda görüntüleyebilmenizi sağlar. Eğer kişisel fotoğraf albümünüz için fotoğraf çekiyorsanız, en yüksek megapiksel sayısına sahip kamera almak için kendinizi zorlamanıza hiç gerek yok. Kompakt bas ve çek makinelerde yüksek megapiksel sayılarının, zaten dar olan depolama alanının iyice daralmasına yol açtığını da unutmayın.

“Bu nasıl HD görüntü?”
Eminiz birçok “HD” videoyu izlerken, yukarıdaki soruyu kendi kendinize sordunuz. HD görüntü, yüksek kaliteli görüntü demektir. İki farklı çözünürlük değeri, firmalar tarafından “HD teknolojisi!” adıyla pompalanıyor. Fakat 720p aslında Full HD değil, HD Ready’dir. öte yandan 1080p ise Full HD’dir. Ayrıca HD videoların en yüksek performansta görüntülenebilmesi için doğru bağlantıların ve içeriklerin tercih edilmesi gerekliliğini de unutmayın.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here