Ana sayfa Donanım Süper Zoom: Olympus SP-570UZ

Süper Zoom: Olympus SP-570UZ

0

Yaza girerken, ailedeki herkesin kullanabileceği modern bir fotoğraf makinesi arayışındaysanız, Olympus SP-570UZ tam size göre

Amerikalılar SLR”ye benzeyen tasarımdaki fotoğraf makinelerine “SLR”ye benzer” anlamında “SLR-like” derler. Avrupalılar ise daha teknik bir tanımlamayla “elektronik bakaçlı” anlamına gelen “EVF” kısaltmasını kullanırlar. Benim için de bu tanımlama daha doğru ve elimdeki fotoğraf makinesini bu şekilde tanımlamayı yeğliyorum: EVF. Nasıl ki, SLR dilimize girmişse, EVF de girecek mecburen.
Oldukça pratik bulduğum EVF sınıfındaki dijital fotoğraf makinelerinin en yeni modellerinden biri olan Olympus SP-570UZ, sınıfının tüm özelliklerini barındıran bir ürün: Uzun aralıklı bir zoom objektif, elektronik bir bakaç, geniş bir LCD (2,7 inç), 10 milyon piksellik CCD, kompakt bir yapı, titreşim önleme özelliği, her türlü çekim modu… özellikler saymakla bitmez. Var da var. Neredeyse “bulaşıkları bile yıkıyor” diyeceğim.
Her geçen gün yeni bir özellik çıkıyor karşımıza ve SP-570UZ de tüm bu özelliklere sahip olan yeni bir model…
Olympus SP-570UZ, kaliteli malzemelerden üretilmiş oldukça küçük bir fotoğraf makinesi. Elleri normal büyüklükte olan benim gibi bir kullanıcı için bile fazla küçük olan gövdenin pek ergonomik olduğu söylenemez. Küçük elli bayan fotoğrafçılar için çok uygun olan gövde aynı zamanda oldukça hafif. Pilsiz ağırlığı 365 gr, pillerle birlikte 445 gr. üzerinde 20x”lik bir zoom objektif bulunan bir fotoğraf makinesi için inanılmaz bir rakam! Bu arada, söz konusu zoom objektifin 26 mm – 520 mm eşdeğeri olduğunu ve 26 mm”nin oldukça geniş bir açıya denk geldiğini de belirtmem gerek. Yani, son derece kullanışlı bir aralıktan söz ediyorum. Ayrıca objektifin en açık diyaframı 2.8-4.5 (bu da sıradan bir optik olmadığını kanıtlıyor). Açıkçası, Olympus gibi dünyanın en iyi optiklerini (Zuiko serisi objektiflerden söz ediyorum) üreten bir firmanın kötü bir objektif üretmesi söz konusu değil. Gerçi burada son derece zorlanmış bir zoom objektiften söz ediyoruz ve elbette mükemmel bir optik değil, ama bu kadar uzun aralıklı (20x) bir objektifi de başka bir firma üretemezdi diye düşünüyorum. Ayrıca, objektifin makro performansı da çok başarılı.
 
  Bu süper zoom objektif, tam tembellere göre! Oturduğu yerden kalkmadan uzaktaki bir kuşu, sincabı, insanı çekmek isteyenler için biçilmiş kaftan! Gerçekten de işe yarıyor. üstelik optik görüntü sabitleyici sistem sayesinde, tripoda ihtiyaç duymadan güvenli çekimler yapabiliyorsunuz. Ama, bu söylediklerime bakarak, her çektiğiniz fotoğrafın kusursuz olacağını düşünmeyin lütfen. özellikle uzun odak seçildiğinde (520 mm), elde tutarak güvenli çekim yapabilmek için gerçekten çok ışığa ihtiyaç duyuyorsunuz.
 
İç mekanlarda falan kullanmanızı hiç önermem. Böyle durumlarda, bırakın otomatik netlemeyi (AF), zoom yapmak bile bir işkenceye dönüşebiliyor. Eğer “ISO değerini yükselterek bu işi hallederim” diyenlerdenseniz, karşılacağınız görüntü kirliliğini (noise) göze almanız gerekiyor. Sonuçta, makine çok küçük bir algılayıcı kullanılıyor ve 10 milyon piksellik çözünürlük de çok küçük yüzeyli algılama hücreleri anlamına geliyor.
Her ne kadar 64 ile 6400 değerleri arasında değişen ISO çeşitliliği olsa da, 200 ISO”dan itibaren başlayan kirlilik sorunu, ISO değerleri yükseldikçe daha da tatsız bir hal almaya başlıyor. Bu nedenle, ne yapıp edip ışık bulmanızı öneririm.

 

 

Makinenin arka bölümündeki 2,7 inçlik geniş ekran yüzünden diğer düğme ve kontrol mekanizmalarının boyutları küçük tutulmuş. Gerçi herşey düzenli ve mantıklı bir tasarım söz konusu, ama yine de tüm kontrollerin menülerin içinde yer alması, kullanıcının hızını kesiyor. Makine, en yüksek hızı ve kullanışlılığı “Auto” modunda sağlıyor. Amatör bir fotoğraf makinesinin bu modda kullanılmasında yadırganacak bir şey yok elbette. Ama insan biraz daha fazla katkısının olması gerektiğini düşünüyor ve bu noktada makine kullanıcıyı sınırlıyor. örneğin otomatik pozlandırma modunda zoom fonksiyonu kabul edilebilir bir hızda çalışırken, diyafram öncelikli modda eğer ışık koşulları düşükse, asla uzun odak uzaklıklara çıkmanıza izin vermiyor. Deneyimsiz kullanıcılar düşünülerek uygulanmış olan bu tür sınırlayıcı özellikler, daha deneyimli kullanıcılar için can sıkıcı.
Benzer şekilde, seri çekim yapmak istediğinizde RAW formatı kullanamıyorsunuz. Kağıt üstünde herşeyi olan bir makine olmasına karşın, bu özelliklerin bir kısmını aynı anda kullanamamak çok şaşırtıcı.

4 adet kalem pille çalışan Olympus SP-570UZ, gerçekten de oldukça uzun bir pil ömrüne sahip. Makine ile birlikte gelen tek kullanımlık çinko-karbon pillerle fazla uzun süreler çalışmak mümkün olmasa da, 2650 mAh”lik NiMH pillerim sayesinde tek şarjda 200″ün üzerinde fotoğraf çekmeme ve çok uzun süreler boyunca makineyi açık tutmama karşın şarj göstergesi yarıya bile düşmedi. Bu özellik gerçekten başarılı. Zaten kazara pil bitse bile, hemen her yerden dört tane kalem pil bulmak olanaklı. xD tipi bellek kartı kullanan Olympus SP-570UZ”nin darda kaldığınızda kullanabilmeniz için 47 MB”lık dahili bir belleği de var. Bu belleği kullanabilmek için dolan kartınızı çıkarmanız gerekiyor.
 

 

 

  480 saniye ile 1/2000 saniye arasında değişen enstantane değerleri yeterince geniş bir seçenek sunuyor kullanıcıya. Ama diyafram değerleri oldukça kısıtlayıcı. İster geniş açı, ister tele konumunda olun, en kısık diyafram değeri 8 ile sınırlı. Makinenin flaşı çok başarılı ve en geniş açı konumunda bile görüş alanının tamamını homojen olarak aydınlatıyor. Ayrıca, makinenin üst bölümünde bulunan flaş kızağına büyük kafa flaşları bağlanabiliyor.
 
Manuel, program, enstantane öncelikli, diyafram öncelikli ve tam otomatik olmak üzere tüm pozlandırma modları bulunan makinede yeni başlayanları heyecanlandıracak teknolojik özellikler de var. örneğin “yüz tanıma” teknolojisi sayesinde fotoğrafını çektiğiniz insanların yüzlerine otomatik netlik yapılabiliyor. Ya da “mükemmel çekim öngörünümü” adlı teknoloji sayesinde, çekmeyi düşündüğünüz sahnenin fotoğrafının nasıl görüneceğini (çekmeden önce) ekranda izleyebiliyorsunuz ve eğer beğenmezseniz “değmez” deyip vazgeçebiliyorsunuz. Ayrıca 31 farklı pozlandırma modu sayesinde portre, manzara, gece, havai fişek gibi konular arasında uygun bir program seçebiliyorsunuz. Aslında çok da hızlı olmayan makinenin (saniyede 1,2 kare) düşük çözünürlük değerlerinde (3MP) elde edilen saniyede 13,5 karelik hızı çok işe yarayabilir.

Gelelim Olympus SP-570UZ”nin görüntü kalitesine… Fabrika ayarlarıyla bile son derece tatminkar bir görüntü kalitesine sahip. Standart keskinlik değerini biraz düşük bulduğum için bu değeri biraz yükselterek (¬+3) daha iyi sonuçlara ulaştım. Bu kadar zorlanmış bir optik için keskinlik değerlerinin çok başarılı olduğunu söylemeliyim. Renk tonu ve doygunluk değerlerini hemen herkesin seveceğini sanıyorum, çünkü çok canlı renkler elde edilebiliyor. Renk düzeyini az ya da fazla bulanlar için çeşitli ayarlar yapılabiliyor. Tabii herşey tozpembe değil ve özellikle “kirlilik etkisi” (noise) hep var.
Noise, 200 ISO değerinden itibaren rahatsız edici olmaya başlıyor ve bana kalırsa 800 ISO asla aşılmamalı. 1600 ve üstündeki değerler kesinlikle başarısız. Optiğin keskinliği iyi ama “renkseme” olarak bildiğimiz saçılmalar (özellikle ters ışık koşullarında) görüntünün kenar ve köşelerinde çok belirgin.
Sonuç olarak, Olympus SP-570UZ son derece kullanışlı, hafif, kolay kullanılan ve kaliteli malzemelerden üretilmiş amatör bir makine.
Yaza girerken, ailedeki herkesin kullanabileceği modern bir fotoğraf makinesi arayışındaysanız, Olympus SP-570UZ tam size göre demektir. Amatörlerin kullanmaktan büyük zevk alacağı dev zoom objektifli makine gerçekten ilginç bir teknoloji harikası.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here