Ana sayfa Makale Stop motion tekniği

Stop motion tekniği

0

Fotoğraf karelerinden ilgi çekici videolar yaratmak

Tüm hareketli görüntüler, sinema, çizgi film v.b. birçok fotoğraf karesinin (still image) hızla akmasından oluşur. Bu akış hızı öyle ayarlanmıştır ki insan gözü bunu sürekliymiş gibi algılar. İşte bu resim karelerinin tek tek oluşturulmasına animasyon adı verilmektedir. Animasyon sanatının yoğun olarak kullanıldığı ve çekimler yapılarak elde edilen karelerin birleştirilmesiyle oluşturulan videolar izleyenlere de oldukça çekici gelmektedir.

Günümüze kadar birçok animasyon tekniği geliştirilmiştir. İlk zamanlarda animatörler her kareyi elle çizdikten sonra bu resimleri tek tek fotoğraflayarak animasyon oluştururken 1930″lu ve 40″lı yıllarda Walt Disney”in liderliğinde bir araya gelen birçok animatör bu elle çizim tekniğini geliştirerek bu alanda çok büyük bir ilerleme kaydetmiştir. “Cel “adı verilen transparan kağıtlara yapılan çizimlerle oluşturulan bu animasyon tekniğine “cel animation” adı verilmiştir. Bu teknikle özellikle sabit bir arka fon kullanılarak yalnızca üzerindeki değişikliklerin çizilip boyanmasıyla zamandan tasarruf sağlanmış ve daha uzun süreli animasyonların yapılması mümkün olmuştur. Bir başka teknik de “stop-motion animation” dur. Bu yöntemde gerçek fiziksel modeller tek tek oluşturularak her bir resim karesi için gerekli pozisyon ve hareket bu objelere verilerek fotoğraflanmaktadır. Bu teknikteki ilk başarı King Kong filminde elde edilmiştir . Günümüzde hala kullanılmakta olan stop-motion animation tekniğinin örneklerini Türkiye” deki TV reklamlarımızda da sık sık izlemekteyiz.

Bu emek yoğun tekniklerin ne kadar zor ve sabırlı bir çalışma gerektirdiğini biraz daha iyi algılayabilmeniz için bir kaç rakam vermek gerekirse: Avrupa”da ve ülkemizde kullanılan PAL yayın sistemine göre insan gözünün bir filmi sürekli olarak izleyebilmesi için 1saniye için 25 adet resim karesi gerekiyor. Yani 5 dakikalık bir animasyon için 5*60*25 =7500 adet resim üretmek gerekiyor.
 

 

Animasyonun tarihi
Animasyonun tarihi aslında M.ö. 600.000 -10.000 yılları arasındaki Paleolitik çağ”a kadar uzanıyor. İlkel yaşamın hakim olduğu bu çağlarda mağara resimleri yapılmış, bu resimlerde hayvanların birbiri üzerine eklenmiş birçok bacağı ile hareket ettiği görüntüsü verilmeye çalışılmıştır.
Sinemanın atası sayılan animasyon 1870″lerde ışıklı dönen diskler üzerindeki şeffaf alanlara çizilen ve bugünkü çizgi film karakterlerine benzeyen çizgi tiplerin hareketlerini perdeye yansıtan araçlarla düzenlenmiştir. Émile Reynaud” nun geliştirdiği praxinoscope bu işi yapan önemli aygıtlardan biriydi.

özel efekt filmlerinin yaratıcısı olan Georges Méliès”in tekniğine göre sahnedeki görüntü kamera kaydı durdurularak değiştirilir ve kayda devam edilir. Tarihsel ve teknik olarak en eski animasyon film Amerikan karikatürist J. Stuart Blackton”ın Humorous Phases of Funny Faces” tir (1906). 1908″de Fransız ressam Émile Cohl, Fantasmagorie denilen bir film yarattı. Sopa figürünün geniş yer kapladığı bu filmde şarap şişesinin bir çiçeğe dönüştüğü sahnelere rastlanmaktadır. Fantasmagorie filmi karatahta görüntüsü veren negatif film üzerine çekilmiştir ve traditional(klasik veya hand-drawn) animation olarak bilinir.

Blackton ve Cohl”ün başarılarından sonra pek çok ressam animasyon sanatını denemeye başladı. Bunlardan biri başarılı karikatürist Winsor McCay idi. Bir ressam grubunun özenli çalışmasını gerektirecek ayrıntılı animasyonlar hazırladı. önemli filmleri: Little Nemo(1911),Gertie the Dinosaur(1914) ve The Sinking of the Lusitania(1918). İlk animasyon kahramanı ise Felix”tir. 1919- 1929 yılları arasında Pat Sullivan tarafından yaratılan kedi Felix”in Otto Messmer tarafından 175 filmi oluşturuldu.

 

Animasyon filmlerinden bahsedip de Walt Disney”i anmamak olmaz. Kansas City”deki kendi animasyon stüdyosunda yaptığı ilk kısa çizgi filmler Little Red Riding Hood(1922), The Four Musicians of Bremen (1922) filmleridir. 1928 yılındaki animasyon film ise bizim Miki Fare diye bildiğimiz Mickey Mouse”tur. Daha sonra Disney 1937″de ilk uzun metrajlı filmini çekti. Bu da bizim yine yabancı olmadığımız filmlerden biri: Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler. 1930″larda ki Betty Boop ve ardından bizim Temel Reis diye bildiğimiz Popeye. Güliverin Gezileri(1939) ve 1950″lerin sevimli hayaleti dostumuz Casper da unutulmazlar arasında.

Sonraki gelişmeler Denizler Altında 20000 Fersah(1954), Doctor Dolittle(1967) gibi yine bilindik eserler oldu. 1970″lerin sonları ve 1980″lerin başlarında ise bilgisayar ve elektronik araçlarla animasyon alanı gelişmeye devam etti.
 

 

Animasyon teknikleri ve stop motion
Sanatçıların üzerinde bu kadar çalıştığı ve bizim de beğeniyle izlediğimiz bu animasyonların 3 önemli tekniği bulunuyor: Klasik(hand-drawing,traditional veya cel animation denilen teknik), stop motion(anlık görüntü) animation ve bilgisayarla sağlanan görüntü tekniği (Computer Generated Imaginary).

Klasik (traditional) animasyon tekniği: En eski ve en popüler animasyon tekniğidir. Bir nesne ufak değişiklerle art arda kağıtlara çizilir. Bu kağıtlar nesnenin şeklinin mantıksal değişim sırasına bağlı olarak art arda konur. Sayfalar değiştikçe hareket ediyormuş gibi gözüken nesne ile gerçekten etkileyici bir illüzyon sağlanmış olur.

Anlık görüntü(stop motion) animasyon tekniği: Duran objelerin hareket ediyormuş gibi görünmesini sağlayan tekniktir. Kamera gerektiren bu teknikle nesnenin ilk görüntüsü çekilir, çekim durdurulup nesnenin pozisyonu değiştirilir ve çekim yapılır. Stop motion tekniği ile video hazırlama, sinema sektörünün en sıcak alanlarından birisi haline gelmiş durumdadır.
 

 

Bilgisayarla sağlanan görüntü tekniği: Bilgisayar teknolojisi sayesinde sanal ortam karakterlerine şekil, renk ve üç boyutluluk kazandırılır.

Adım adım stop motion
İlk ihtiyacınız olan farklı bir fikir. İlk deneme için kolay bir konu seçmeniz iyi olur. Konuyu seçerken her saniye için yaklaşık 10 fotoğraf çekmeniz gereketiğini unutmayın.

İkinci olarak dijital bir kameraya ihtiyacınız olacak. Fotoğrafları bastırmayacağınız için çözünürlüğü düşük olarak ayarlayabilisiniz. Bu sayede daha fazla fotoğraf çekme olanağınız da olacaktır. Son olarak fotoğraflarınızı animasyona çevirebilmek için iMovie a da QuickTime Pro benzeri bir video düzenleme yazılımına ihtiyacınız olacak. İnternette erişebileceğiniz bazı ücretsiz yazılımlar da bulunuyor.

Fotoğraf çekme aşamasında tripod kullanmayı unutmayın. Fotoğraflarınızı çektikten sonra bilgisayarınıza aktardığınız fotoğrafları video işleme programınızda açın. Fotoğraflarınızın gösterim süresini ayarlayın. Bir yanıyla slayt gösterimine benzeyen stop motiondaki tek fark, fotoğrafın gösterim süresinin slayt gösteriminden çok daha kısa olması. Süreyi ayarladıktan sonra isteğinize göre müziğinizi döşeyip filminizi paylaşıma hazır hale getirebilirsiniz. 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here