Ana sayfa Haber Son Fütürist Steve Jobs

Son Fütürist Steve Jobs

0

Hayatı, Gelecekçilik Bildirgesi”dir…
 

İşte o gün, “Kişisel Biriciklik” başlığı altında, topu topu beş üründen oluşan ufarak bir hayali müze için kısa bir yazı yazmaya karar verdim. Zamanımın ancak karalama yapmama izin verdiği, bunun için de sonsuz hovardalık düşleri besleyebildiğimi hemen fark ettiğim bir müzeydi bu: Dilersem 1976 Apple I figürlerinden bir kesit, dilersem 1983 Lisa freskosu ya da 1993 Color Classic baskılarını seçebilirim müzem için, hem de sözü edilmeye değmez bir bütçe ile. Böyle bir projenin, buna karşılık, kendi içinde çetin ceviz sorunlar yarattığını hemen söylemeliyim – ama konumuz bu müze değil şimdi.

Karun olmaksızın dev bir teknoloji koleksiyonu kurabilmiş kaç insandan söz edilebilir bilemiyorum. Bunların başında, fütüristik hareketin “Papa”sı, teknoloji kültürü tarihinin köşe taşı figürlerinden biri olarak gördüğüm Steve Jobs”ın geldiği tartışılmaz. Parçaları bugün dev dünya müzelerine dağılmış o seçkin koleksiyon, her ay MacLine”da, tıpkı önce kurulup sonra saçılmış bir puzzle”mışçasına, derginin her ay yeni bir sayısı olmak üzere bir araya getiriliyor.
 

fürürist
 
Jobs, gerçekten de, yüzyılımızın en derin etkiler bırakan akımlarından birinin büyük yetkilisi olma konumunu sonuna dek korumuştur. Belirtmek gerekir ki düş gücü kıtasının keşfi, Ortaçağ için Amerika kıtasının keşfi neyse Modern çağ için biraz odur. Fütürizmin öncülerinden biri Marinetti ise, diğeri de Jobs”ın önderliğindeki ekip olmalıdır.

Koleksiyona dönecek olursak, bu eşsiz bütünlük salt ekonomik bir kaynağa dayanmaz. özgüllüğü en çok da soyut değerlere bağlıdır. Jobs, herkesten önce görmeyi bilen, sıradışı sezgi ve algı gücüne sahip estetlerin başında gelmiştir. Classic Macintosh ile başlayan; eMac ve iMac ikilisi ile yol alan; sonra da Mac Mini”den Mac Pro”ya, Performa”dan Power Macintosh”a gelecekçiliğin bütün büyük ustalarını kapsayan koleksiyonunu, o yapıtları kullanmak için herkesin heyecanlandığı bir dönemde o eşsiz uzgörüsüyle gerçekleştirmiştir. Ne Power Mac”ler eksiktir bu engin özel müzede, ne de PowerBook”lar…

Bütün bunlara, koleksiyonun ilk bakışta görünmeyen, buzdağının alt parçasında toplanan sayısız server, device, software eklenirse ortaya Asrî Zamanlar”ın en geniş arşivlerinden biri çıkacaktır.

 

Bu koleksiyonun, zaten uzmanlarca yapılmış ayrıntılı ve geniş bir değerlendirmesini yapmaya girişecek değilim. Hepsinin müzemde yer almasını hayal ederim elbette. Beni derinden etkilemiş, ilgilendirmiş, çekmiş yapıtların kimilerini seçip, her biri için birkaç satır yazarak bu müzede dolaşmak istedim:

Apple I: Sanatı, onu kuşatan her türlü kutsallık hâlesini silerek silkeleyen yapıtı bir bakıma onunla başlamıştır denilebilir. Jobs”ın koleksiyonunda bu ünlü töre kırıcının yer alması hiç şaşırtıcı değil.

Flat-panel iMac: Akımın radikal, lirik huysuzu. Hayatı bir rulet masasının içinden seyredilebiliyor. Onu, G4 Cube ile birlikte uzun namlulu bir topun etrafında dans ederken, uçuk kaçık bir filmde izlemiştim. Son derece ciddi bir yaklaşımı vardı şakaya. Sanıyorum performansını bu kıl payı dengede değerlendirmek en doğrusu.

Power Mac: Jobs”ın notebook koleksiyonunda yer alan bu üç yapıtı arasında bir seçim yapamadım, G3, G4 ve G5… Onun hem kendini tekrarlamaktan korkmadığını, hem de durmadan değişen bir yanı olduğunu bir arada daha iyi gösteriyorlar.

MacBook:
Koleksiyonda çok sayıda MacBook yer almıştır, en güçlü örneklerinden biri de MacBook Pro”dur. Yaratıcısının duruşu, her zaman etkileyici olmuştur. Geride durmuş, öne çıkmayı, çıkarılmayı istememiştir. Gölgede kalmayı seçişi, düpedüz kendisinin bir soy yaratıcısı olduğunun kanıtıdır.
 

son fütürist
 
iPhone: Teknoloji tarihinin en gizemli yapıtlarından biri. Atmosferine sinmiş kalın büyü havası ile gelecekçiliğin öncüleri arasında yer aldığını hemen söylemek gerek. Kimsenin takipçisi sayılamayacak kadar hüdainabit oluşunun üzerinde sık sık durulmuştur: özel bir dünya, özel bir iklim, ayrıksı bir estetik… Başyapıtlarından biri olarak selamlanmıştır. Başka bir dünyanın, belki yitirilmiş bir cennetin temsili resminden gelen müziğe kulak kabartıldığında işitilen ses kime aittir?

Estetik değerleri yapıtlarında en güçlü biçimde temsil eden fütürist, hiç şüphesiz Jobs”tır. Bu kronik göçmen, hem üslûp açısından, hem de tematik tutarlılık açısından herhangi bir sapma göstermeksizin projeye sadık kaldıysa, bunu neredeyse fütürist doğmuş olmasına bağlayabiliriz. Bilinçaltının en derindeki tabakalarından, düş haritasının en kuytuda kalmış köşelerinden, bir totem ve tabu kırıcısı kimliğiyle defineler söktü çıkardı.

Jobs”ın kılavuzluğunun belirgin özelliklerinden biri de, teknik gözü pekliği olmuştur. Kurduğu sağlam denge, onun hayat ve kültür arasına gerdiği köprülerin niteliğini bütün açıklığıyla gösteren katkılarının başında gelir.

Ontolojik bir sarsıntı, bir varoluş sallanması geçti hayatlarımızdan.

Elli altı yıl, asla yetmezdi. Gerçekleşmemiş tasarılar yüzünden kim bilir neler neler yitirmiştir insanoğlu!

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here