Ana sayfa Donanım Seymour Duncan “PAF” klonları dosyası

Seymour Duncan “PAF” klonları dosyası

0

1950″lerin ikinci yarısında Seth Lover tarafından tasarlanmış ve icat edilmiş olan PAF (Patent Applied For) lakaplı HumBucker (dip gürültü yok edici) manyetiklerin, Seymour Duncan isimli firma tarafından üretilen günümüzdeki “klonları”nı inceliyoruz.

Daha önceki yazılarımda belirtmiş olduğum gibi PAF lafı Patent Applied For kelimesinin (yani hakkında patente başvurulmuştur) kısaltılmış halidir. Bu manyetikler ilk HumBucker manyetiklerdir. Yani Strat”larda ve p90″larda bulunan 60″s hum denilen gürültü, bu manyetiklerin kullanımı ile yok olur. 1955″de Seth Lover isimli Gibson”nın mühendisi tarafından p90 manyetikleri yerine icat edilmişlerdir. Zira o zamanlar az da olsa müzisyenler TV”de boy gösterdikleri zaman millet dip gürültüsünden kaçacak delik arar hale gelmiştir. Kısaca belirtmemiz gereken şey şu: Bir adet PAF manyetiği yoktur. Yapımında Gibson”nın kesin bir kalite kontrol ve üretim prosedürü uygulamamasından dolayı PAF”lar geniş bir yelpazede üretilmiş aletlerdir.

Bunun yanında işin bir diğer komedisi, P.A.F. lafını gerekliymiş gibi DiMarzio ticarî marka olarak tescillemiş (trademark”lamış) vaziyettedir. Yani Gibson manyetiklerinden meşhur olmuş bu laf, DiMarzio tescilli markası olmuştur. Ondan dolayı resmi olarak PAF lafını, Duncan da dahil olmak üzere Gibson”da bile göremezsiniz. Ama bir çok insanın kanısına göre büyük çapta üretim yapan şirketler arasında en iyi PAF klonlarını Duncan ve Gibson üretir. Gibson PAF klonları hakkında detaylar için Sound Mayıs ve Haziran 2012 sayılarına bakmanız gerekecektir.
 

paf klonları

Seymour Duncan firmasının ürettiği PAF klonları: Antiquity HB, Seth Lover, 59, Pearly Gates, Alnico 2 Pro, ve Jazz isimli manyetiklerdir. Ben şahsen bu firmanın üretim kodlarını kullanmayı hiç sevmediğimden, SH-1 gibi bir klasman kullanmayıp, onlara isimleri ile hitap edeceğim.

Şimdi bu adamlar enteresan şekilde çok detaycı ve keskin bir yaklaşım geliştirmişler. Bu yazıyı okuduktan sonra çok “alelade” gördüğünüz Duncan 59 manyetiğine bakışınız değişirse hiç şaşırmam. Zira, bence bu firma bu detaycılığının ve üretimde geçmişe takdire şayan bir şekilde bağlı kalmasının reklamını, o kadar internette seveni olmasına ve o kadar internet kullanımında özel unsurlar yapmaya çalışmalarına rağmen çok iyi yapamıyor. çok iyi mal üretip bu malı çok renkli bir şekilde pazarlayamayan cinsten bir yapıları var. En azından benim görüşüm öyle. Elbette bu bizim için belki daha iyi, zira pazarlamanın masrafını benden çıkartacağına, manyetikleri kaliteli ve nispeten ucuza yapsın daha iyi…

PAF klonlarını iki çeşide ayıralım. Birincisi normal yani direkt olarak PAF klonu. Diğeri ise üretimine modern unsurların da dahil edildiği PAF klonu. Bunların farkını biraz sonra daha net açıklayacağım.

 

Eskiden Gibson fabrikasında bulunan 3 tane (olduğu rivayet edilir) Leesona bobin sarım makinalarından birini Duncan satın alıyor. Dikkat edin, bu eski PAF”ların sarıldığı makina sonuçta. Aynı tip, aynı model falan değil. Direkt o makine. Sonrasında, 59″ları Antiquity”leri, Alnico 2 Pro”ları, Seth Lover”ları ve Pearly Gates”leri bu makina üzerinde sarıyorlar. Bunlar Antiquity”ler haricinde bilgisayar kontrollü programlanmış bir aparat ile sarılıyor. Eskisinden farkı da bu, çünkü işçilik pahalı Güney Kaliforniya”da malum…

Resim 1“de, Marcela Juarez custom shop”ı görüyorsunuz. Manyetiklerin altında J görürseniz anlayın ki, bu, onun sardığı manyetiktir. Yani 59N J görürseniz, 59 sap modeli onun tarafından sarılmış demektir.


Resim 2
“deki makineden bir adet de, şu anda PAF klonları arasında en namlı ve tabi en pahalı üretimi yapan Throback şirketinde var. Hatta bunun reklamını çok güzel bir şekilde yapmaktalar. Bunun yanında en düzünden bir Duncan 59 ise yine bu makine ile sarılmış vaziyette. Burada gördüğünüz koyu renkli bakır teller, plain enamel yani koyu renkli bir kaplama ile yapılmış bakır tellerdir.
 


Resim 1

Tabi bakır tel sarmak için kullanılan başka makineler de var, mesela Resim 3“de daha “modern” olan versiyonda, Invader, Custom veya Jazz gibi daha “yeni” modeller sarılıyor. Resim 4“te de bir çok çeşit bakır bobin teli görebilirsiniz.

Duncan PAF klonlarını yukarıda belirtmiş olduğum gibi iki kategoriye ayırıyoruz. Birincisi “deli” seviyesindeki PAF klonları, diğeri ise daha modern unsurlar entegre edilmiş olan PAF klonları.

İlk grupta 59″lar, Seth”ler ve Antiquity”ler var. Bu gruptaki aletlerin içlerindeki her parça (şaka maka değil en ufak detayına kadar) eskisi ile aynı. Hatta komedi seviyesinde olaylar mevcut.

Mesela eskiden butyrate denen madde kullanılırmış bobinler için, ama zehirli bir madde olduğundan ABD”de üretimi durmuş. Bu arada önemli bir detay, bu maddenin çabuk eriyor olması. Böylelikle manyetiği muma batırma işlemi sırasında manyetiğin deforme olması yaşanabilir. Bu uyarıyı yeri gelmişken belirtelim. Tabi bu diğer PAF klon üreticilerinde olmuyor çünkü onlar daha yeni plastikten karkas kullanıyorlar. Neyse, butyrate ile yapılan üretim Gibson dahil olmak üzere bütün manyetik üreticileri tarafından hiç kullanılmaz olmuş. Ama gel gelelim Duncan, yetkililerin dediğine göre kendine 100 sene yetecek kadar butyrate stoklamış vaziyette… Bu arada sadece Seth”ler ve Antiquity”ler bu bobinlerle üretilir. çünkü bu bobinler sıcağa gelmedikleri için muma batırılamazlar (batırılırken erirler). Dolayısı ile 59, A2P (Alnico 2 Pro), PG (Pearly Gates) ve Jazz bu cins bobinlerle üretilmez. Onun için Antiquity ve Seth manyetiklerinde muma batırma işlemine çok dikkat edin derler, normalden daha çabuk yamuluyor yumuşuyor bu madde.

 

Bundan başka bu üç manyetiğin içinde (59″lar Seth”ler ve Ant”lar) eskisinin aynısı bir tahtadan yapılmış hizalayıcı (spacer) var.

Başka bir detay mesela bu üç manyetik için (59lar Sethler ve Ant”lar), mıknatısların zımparalanmamış olmasıdır. Mıknatıs üreten firmalardan zımparalanmamış şekilde alıyorlar mıknatıslarını. Normali ise günümüzde zımparalanmış şekilde teslim alınmasıdır.

Bobinlerin etrafında bu üç manyetikte (59lar Sethler ve Ant”lar), kağıt bant (tape) vardır, kumaş bant (cloth tape) değil. Ve bu kağıt bant yine orjinalinin tamamen aynısı. Kumaş bant hadisesi aslında daha iyi gerçi… Hatta bunu onlar da kabul ediyor. Ama orjinaline sadık kalınması adına, hala kağıt bant kullanıyorlar.

Bu üç manyetik (ve Alnico 2 Pro”nun Slash modeli) uzun bacaklı ve de bacakların ayakları, tam eski PAF”lar ebadında. Gitara monte ederken (genelde matkaplardan dolayı yuvarlak olur) problem yaratabilir, ama dediğim gibi hedef, orjinaline tamamen sadık replika yaratmak…
 


Resim 2

Elbette manyetiğin yapısında kullanılan metal aksam (baseplate ve çiviler ile vidalar) da metal komposit olarak orijinal PAF”lar ile aynı.

Kısacası bu üç manyetik ciddi “deli” işi klonlar. Tek ciddi fark 59 ve Seth”lerde var. Onlar el tarafından kontrol edilen bir telle sarılmamış. Teli Leesona”nın başında bilgisayar kontrol ediyor (elbette programlanmış vaziyette). Bu fark da gayet önemli olabilir, görmezden gelmeK doğaldır gibi bir izlenim vermek istemem. Ama Antiquity”ler tam olarak eski PAF”ların üretim yöntemleri ile aynı şekilde üretilmiş vaziyetteler.

Ama elbette PAF var, PAF var. Lütfen yazının başındaki detayları unutmayın. Yani bir tane “PAF” yok. Daha detayına gireceğim, bu sadece yapının genel üretim özellikleri açısından geçerli bir mevzu.

öteki PAF klonları ise çok da farklı değil. PG A2P aynen Leesona üzerinde otomatize bir şekilde sarılmış, bobinleri butyrate, mıknatısları zımparalanmamış, ama bobinlerinin etrafında kağıt değil kumaş bant tape var ve de içlerindeki hizalayıcı (spacer) plastik (tahta değil). Bunun yanında modernler ya, ondan dolayı kısa bacakları var (Strat”lara bir modifikasyon olmadan uysun diye) ve de orjinali gibi ekranlı kablo yerine daha fazla opsiyon sunan 4 kablolu.

 

 

Bir diğer PAF klonu Jazz”a gelince, o Leesona üzerinde sarılmış değil, bobinini de yeni bobinlerden ama mıknatısı zımparalanmamış. Ama içinde plastik hizalayıcısı var. Bacakları kısa. Yani şeklen aşikar şekilde PAF klonu falan değil.

Sarımda kullanılan bakır telin ensulasyonu (yani bakır telin etrafını kaplayan madde) da bu konu açısından pek önemlidir. Geçen ayki sayıları detaylı okumuş arkadaşlar mesela hatırlayacaklardır ki çok iyi olmalarına rağmen Gibson PAF klonlarından Burstbucker”lar orjinalleri gibi Plain Enamel”li ensulasyonlu bakır tellerle değil, Polysol ensulasyonlu bakır teller ile sarılmıştır. Tonda belirleyici bir unsur olan bu hususun orjinalinden bu kadar farklı olması aslında biraz dikkat çekici.

Duncan”lara geri dönersek, yukarıda okuduğunuz bütün manyetikler (Jazz haricinde zira hafızam beni yanıltmıyorsa o netlik artsın diye özellikle formwar ve teli de #43) AWG #42 (American Wire Gauge 42 numara) Plain Enamel kaplı bakır teller ile sarılmış vaziyettedir. Bu arada, Plain Enamel ABD içinde üretimi yasaklanmış zehirli bir maddedir. Ama Duncan firması aynen plastik konusunda (butyrate) olduğu gibi yine 100 sene yetecek kadar bu kablodan stoklamış vaziyettedir.
 


Resim 3

Ton açısından önemli bir diğer detay da, parafinleme işlemi ve de bu işlemde kullanılan mum. Daha önceki yazılarımda bahsetmiş olduğum gibi, manyetikler yüksek ses ve kazanç miktarlarında kontrolsüz bir şekilde ötmesin diye genelde muma batırılır, yani parafin banyosundan geçer. Böylece manyetiğin parçaları titreşime geçip, kontrolsüz ve de önüne geçilemez bir ötme olayı yaşatmaz. Tehlikeli bir işlem olduğunu size kesinlikle belirtmem gerekir ve eğer detaylara vakıf değilseniz kesinlikle denemenizi tavsiye etmem. Zira parafin yanıcı bir maddedir ve de petrol tabanlı olduğu için kolay kolay da sönmez. Ayrıca, PAF manyetiklerindeki bobinlerdeki plastik ve butyrate, günümüzdekiler kadar dayanıklı değildir ve de parafinin eridiği derecede onlar da şekillerini koruyamazlar. (Tekrar olduğunun farkındayım ama ne olur ne olmaz… güzelim bir PAF bu bilgi eksikliği yüzünden güme gitsin hiç mi hiç istemem.) Dolayısı ile bir PAF manyetiğiniz varsa, son yapmanız gereken hadise onu mum banyosundan geçirmektir. Bu şekilde manyetiğini deforme etmiş meşhurlardan kim var derseniz, karşımıza adını özellikle Edirne Van Hatay şeklinde kısaltmak istediğim zat karşımıza çıkmaktadır.

 

PAF manyetikleri orijinal olarak hiç muma batırılmamışlardır. Bu sayede üst harmonikleri kaybolmaz. Zira, muma batırmak ötmeyi engeller, ama aynı anda eğer fazla muma bulanırsa o zaman 3 boyutlu bir ton yerine gayet sentetik dominant harmoniğin barındığı tonlar kalır. Bu manyetiklerde kesinlikle istediğimiz bir durum değil. Zira bütün parçalar birbirlerine yapıştığı için üst harmonikler hiç duyulmaz. Resim 5“te, bu parafinleme işleminin kötü, hatta çok kötü, yapıldığı bir durumu görebilirsiniz:

Dolayısı ile PAF”larda o 3 boyutlu enteresan derin ton vardır. Kendiniz duymanız lazım. Lafla olmuyor, bir yere kadar. Ama bunun yanında ötme problemi olan bir çok PAF da vardır.

Antiquity ve Seth hariç bütün diğer PAF klonlar taklit olmalarına rağmen, müşteri isteği yüzünden muma batırılmış vaziyettedir. Sadece Antiquity ve Seth”ler muma batırılmış değillerdir. Bu arada muma batırılmamış bir manyetiğin ötmemesi için, onu saran kişinin cidden iyi bir usta olması lazım. Bunu da yeri gelmişken belirtmek gerek. Zira muma batırma işlemi bir yerde “ayıp da örter”.
 


Resim 4

(Not: Mum olayı olmadığında bir manyetiğin ötüp ötmemesi ne kadar iyi sarıldığına bağlıdır. Antiquity”lerde bir problem yok zaten başında bilen birisi var. Ama Seth”ler için problem olabiliyor bu. Fabrika içi kaynaklar -Scott Miller- bir seferinde bu yüzden aslında Seth”lerin de Antiquity”ler gibi başında birisi tarafından sarıldığını dile getirmişti. Aksi takdirde öttüklerinde 21 gün değişim politikası yüzünden -elbette T.C.”de yok böyle bir şey- millet öten Seth”leri anında geri getirir ve astarı yüzünden pahalı olur. (Bu arada mum gözle gözükür. Yani mumlamıyorum diyip mumlamak da imkansız.) Tabi bunu açıkça söyleyemiyorlar, zira Ant fiyatlarını etkiler diye düşünüyorlar. Yani Seth”ler için iyi olur eyvallah ama bir yandan da tutturdukları bir Ant piyasası var, onu mahvetmenin gereği yok diye düşünüyorlardır.

Kısacası reklamını açıkça yapmasalar bile Seth”ler de aslında Ant”lar gibi bir üretimden geliyor gözüküyorlar, çünkü bu mum işi yüzünden, onların sarılmasında da “bir bilenin” başında olması, manyetik ötmesin diye, gerekli bir unsurdur.)

Sonuç olarak, Duncan PAF klonları (59, Seth, Ant, A2P, PG, Jazz) gayet özenle üretilmiş, geçmişin farkında olan tipler tarafından yapılmış aygıtlar. Ama elbette sesleri iyi mi kötü mü, neye yarar, nasıl gitara takılmalıdır gibi soruların cevaplarını, aşağıda anlatmaya başlayacağım.

 

Seymour Duncan 59

Kendisi alnico 5″li bir PAF klonudur, #42 AWG Plain Enamel bakır tel ile sarılmıştır. Tipik bir PAF derler. Bobinleri eştir, yani aynı güçtedir. Aksi söylenmediği taktirde uzun bacaklı olup, kendinden ekranlı kablo (braided wire) ile bağlanmaktadır (4 kablolu değildir).

Sap modelleri genelde neredeyse hepsi 7.50K ölçülmektedir. Sapta çok güzel bir ton verir, nettir, single coil tonuna yakın bir HB”dır (elbette hala HB”dır kendisi). Basları bol ve nettir. Low mid”ler köşelidir ama azdır. Uppermid”ler vardır ama çok bol da değil (sapta en azından, köprüde resistans derecesi ne kadar yüksek ise o kadar uppermid alacaksınız. Ama daha az net olacaktır. Tizleri ise net ve boldur.

Güzel bir manyetiktir dediğim gibi. Bir köşe noktasıdır açıkçası.

Problemlerine gelince: Alnico 5 olduğu için bu aletin basları güçlü olabilir gitarınız açısından. Dolayısı ile boğuk ve “woofy” tabir edilen çamurlu bir ton alabilirsiniz özellikle kalın tellerde… Bu, bir çok insanın karşılaştığı bir problem. 500Kilo ohmluk potanslar kullanıldığında biraz düzelir ama o zaman da daha net ve tiz de olur açıkçası. Ondan dolayı 500K”lık potanslar kullanmak tam bir çözüm olmayabilir.

Ben de ceviz Strat”ımda bunu yaşadım. çok sevdiğim bir tonu olmasına rağmen sapta biraz çamurlu idi kalın teller. Ondan dolayı benim yaptığım şey şu oldu: İçindeki alnico 5 mıknatısı Lindy Fralin”den edindiğim bir alnico 4 ile değiştirdim. Kendisi daha güçsüz alnico 5 gibi özelliklere sahip. Genel olarak öteki taraflarda bir etki yapmamasına rağmen, alnico 4 ile bu manyetik hafif daha az çıkışlı oldu ama baslardaki problem çözüldü. Aklınızda bulunsun.
 


Resim 5

Ucuz olmasının yanında iddialı butik manyetikler kadar iyidir. Yani iki üç katı para verip, bence bu manyetiği denememek açık şekilde bir kayıptır. Bunun yanında Jackson SL-2″lerde bu manyetiklerin standart şekilde kullanılmasından dolayı, bazen de bu manyetikler enteresan şekilde “metalci” manyetiği kategorisine de konulmaktadır. Ama kesinlikle değildir. çok güzel bir PAF klonudur. Tabi zevk renk meselesi ama hemşerisi olduğu gitar, aslında bir Gibson Les Paul Standard”dır.

Köprü modeline gelince:Valla sayfasında 8.15K diye gösterse de bu köprü modelleri çok geniş bir spektruma sahip. 7.80K da gördüm, 8.80K da (hatta uzun süre satana kadar elimdeydi bu alet, çok severdim). Rezistans derecesi ne kadar yüksek olursa (unutmayın bakır kablonun kalınlığı sabit, sarım tipi sahip, dolayısı ile rezistans karşılaştırması şimdi yapabilirim, ama JB ile 59″u rezistans olarak karşılaştırmayın yanlış yaparsınız zira bakır telin kalınlığı farklı, sarımı (resonant peak) farklı. Yani dolayısı ile JB 59″u rezistansla karşılaştırmak yanlıştır), çıkış da o kadar yüksek olur (hafif ama fark edilir. Ama çok da dağlar kadar fark olmaz). Daha az net olur, daha az tiz olur, fakat daha fazla uppermid olur ve daha tok olur ses. Jimmy Page Duncan Custom Shop”ta kendine 8.70K derecesinde custom shop 59″lar yaptırtıyor,. Ufak tefek detay farkları vardır elbette ama genelde aynı. Haberiniz olsun.

Kısacası o standard a5 PAF tonu almak istiyorsanız LP köprüsünde (Heartbreaker mesela) o zaman güçlü bir 59 süper iyi gider.

Nasıl güçlü bir 59 bulacağım derseniz benim yaptığımı yapın derim. Kendinize ufak bir multimetre bulun ve de dükkandaki bütün 59″ları ölçün almadan önce. Şaka değil çok işe yarıyor…

 

Peki LPden başka gitarlara nasıl gider derseniz:

Açıkçası bu a5 PAF. Eğer gitarınız tiz ise sevmezsiniz çok ince ve tiz gelebilir tonu. Ondan gitarınızın o kadar tiz olmaması lazım. Hal öyle olunca genelde LP studiolarda, SGlerde falan bu manyetik biraz daha tehlikeli bir seçim oluyor. Gitarınızı tanımanız ona göre bu manyetiğe bakmamanız lazım.

Aynı hadise sapta da geçerli ama burada tizlik değil mesele sap tonunun ne kadar dolgun olduğu. Mıknatıs değiştirme uzak bir hadise olarak gözüküyorsa size, o zaman bakacaksınız. Sap tonu baslı bir sap tonu ise o zaman bu aletten yine uzak durun. Kalın tellerde (ne kadar alçaltırsanız alçaltın) problem yaratabilir.

Bir de yükseklik ve vida ayarı mevzuları var. Onu da yeri gelmişken yazalım. Eğer bir köprü manyetiği tiz ve güçsüz yani ince geliyorsa yapabileceğiniz bir kaç ayar var.

Manyetiğin üzerindeki vidalı manyetiğe iyice gömün (bobin ile eş seviyeye gelene kadar elbet) ve de manyetiği olabildiğince (işte zevk renk ne kadar olduğu size bağlı) yükseğe çekin. Bu biraz daha tok yapacak manyetiği. Sapta eğer kalın teller dert yaratıyorsa o zaman manyetiği çıkış saçmalayana kadar alçaltın ve de manyetiğin üzerindeki vidaları komik seviyelere gelmesin ama bayağı bir yükseltin. Bu daha net, ama basların daha az “woofy” olduğu bir ton verecek sizlere.

Bir de bir detay daha: Eğer elinizde bir 24 fretli enstruman varsa (yada SG”lerdeki gibi sap manyetiği 24 fretliymiş gibi ise) o zaman sapta 59 modelinin köprü versiyonunu kullanmak yararlı olabilir. Zira daha fazla çıkış verecek ve biraz daha fazla bas olacak. 24 fretli gitarlarda sap manyetiği normal yerdekiler gibi olmaz. Bunu biraz düzeltir. Bu ayrıca aşağıda bahsedeceğim öteki manyetikler için de geçerli. çok yüksek çıkış olmadığı sürece PAFların köprülerini bu cins aletlerde sapta kullanabilirsiniz.

özet geçmek gerekirse, Duncan 59″lar biraz tehlikeli manyetiklerdir. Gitarı vezir de eder rezil de…

Açıkçası eğer gitarın doğal yapısına uygun ise, o zaman gitarı bir üst seviyeye taşıyan çok zor bulabileceğiniz, butik üreticilere tane başına 500 dolar gibi fiyatlar verseniz bile elde etmenizin garanti olmayacağı sonuçlar verecektir. Ama gitarda köprü pozisyonunda tizler zaten fazla, sapta da bas güçlü ise, o zaman tonu “rezil” de edebilir.
 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here