Ana sayfa Sektörden Şebnem”in yıldız takımı yine iş başında!

Şebnem”in yıldız takımı yine iş başında!

0

Şebnem Ferah’in duygu olarak insanlara kazandirdiklarinin yani sira, en önemli özelliklerinden biri de Türkiye’nin en iyi ses ve müzik ustalarini bir araya toplamasi. Tarkan Gözübüyük önderlişindeki yildizlar geçidi, Benim Adim Orman’in kayit detaylarini Sound’a anlatti.
 

S: Bu albümle, Can Kiriklari arasindaki sound farkini nasil anlatirsiniz?

Tarkan Gözübüyük: İki albümde de ayni müzisyenler yer aliyor ve çok uzun zamandir birlikte çalarak pişirdikleri, oturmuş bir tarzlari var. Yani çok büyük bir sound farki olduşunu söyleyemeyiz. Fakat Şebnem`in ve tüm grubun, bu albümler arasinda geçen beş yil zarfinda daha da olgunlaştişini ve ustalaştişini ve bu deşişimin de son albümde hissedildişini düşünüyorum.

Can Kiriklari, Raks Marşandiz B stüdyosundaki SSL 4000 analog masada mikslenmişti. Benim Adim Orman ise tamamen bilgisayar ortaminda birleştirildi. Can Kiriklari’nin genel tonlamasinda SSL`in kendine özgü rengi ve dokusunun baskin bir rolü var. Benim Adim Orman ise müzişi oluşturan ögelerin nispeten daha temiz ve transparan duyulduşu bir albüm oldu.
 

Can Kiriklari albümündeki düzenlemeler aşirlikli olarak Metin Türkcan, Ozan Tügen, Buket Doran, ve Aykan İlkan dörtlüsünün canli performansina yaslanarak şekillenmişti. Benim Adim Orman ise santur, flüt, akordeon, çello, trompet, Fransiz kornosu gibi misafir enstrümanlarin sikça yer aldişi bir albüm.
 

 

 

  S: Albümde Şebnem Ferah’in yaratmak istedişi sound neydi? Size aklindakileri nasil anlatti ve siz ona neler kattiniz?

Tarkan Gözübüyük.: Şebnem çoşunlukla şarkilarini bir akustik gitar eşlişinde yazip, en yalin halleriyle grup arkadaşlarina takdim ediyor. Besteleri yaparken geçen sürede düzenlemelere dair bazi temel unsurlari da düşünüp tasarlamiş oluyor. Daha sonra bütün ekip stüdyoda bu parçalari en ince detayina kadar işleyerek kayda hazir hale getiriyoruz. Kafamizda oluşan resmin albüme bütünüyle yansidişini düşünüyorum.

S: Albüm hangi stüdyoda kaydedildi? Bu stüdyoyu tercih etme nedeniniz neydi?

Alp Turaç: 101’de kaydedildi. Bütçeden dolayi tercih edildi (gülüyor). Şaka tabi!

Tarkan Gözübüyük: Tüm düzenlemeler, kayitlar ve miksler, Beyoşlu/Tünel yakininda Stüdyo 101`de yapildi. Teknik ihtiyaçlarimiz doşrultusunda, fiyat bölü donanim hesabi üzerinden kendimize birkaç uygun alternatif belirlemiştik. Stüdyo 101, cana yakin personeli ve havali dekorasyonu ile bizi tavladi. Şarkilardan birinin hikayesinin İstiklal Caddesi`nde geçmesi de kararimizi pekiştirdi.

S: Stüdyodaki hangi ekipmani kullandiniz? Siz hangi ekipmani ekstra olarak getirdiniz?

Alp Turaç: Preamp olarak, Mind Print DTC, TL Audio VP 5051, Focusrite Liquid ve Yamaha 02R 96. AD/DA çevirici olarak ise Yamaha ve Focusrite’in çeviricileri kullanildi. ProTools 7.4 DAW /Digidesign 192 ses karti, Adam P33A ve Dynaudio BM6A monitörler kullanildi. Stüdyo ekipmani ile ilgili daha ayrintili bilgiye www.101.com.tr adresinden ulaşilabilir.
 

 

 

Murat Bulut: Alp’in söylediklerine ek, plug in olarak genelde Waves Platinum Bundle kullanildi.

Tarkan Gözübüyük: Stüdyodaki malzemeye ek olarak müzisyenlerin kullandişi enstrümanlari ve amplifikatörleri taşidik. Digidesign Eleven ve IK Multimedia Ampeg SVX gibi bir kaç yeni plugin yazilimi da bilgisayara ekledik. Bu plugin`ler aşirlikli olarak ön yapim sürecinde ve nadiren mikslerde kullanildi.

S: Kullanilan ana enstrümanlar nelerdi?

Tarkan Gözübüyük: Kullandişimiz ana enstrümanlar; Yamaha Custom Maple (7 parça) davul seti, İstanbul ziller, Musicman Sterling ve Stingray (5 telli) bas gitarlar, ESP Eclipse elektrik gitar, Yamaha CPX akustik gitar, Fender Rhodes Mark 1(1977) elektrik piyano, Access Virus TI Polar, Nord Rack 2, Korg Triton ve Korg Trinity Plus synthesizer`lar. Bunlar, ekipte yer alan müzisyenlerin kişisel tercihleri olan ve son derece iyi sonuç aldişimiz bazi marka ve modeller.

 

S: Kayit süreci, mikrofonlama ve tonlama gibi detaylari öşrenebilir miyiz?

Berk Kula: Bu albümde alişik olunanin aksine 2 set up kurduk. Birincisi şarkilarin çikma ve provalar aşamasinda, dişeri ise asil kayit döneminde. İlk setup’imizda davulu kick, snare ve 2 OH olmak üzere 4 kanalda tuttuk. Bas ve gitarin DI sinyallerini aldik. klavyeleri ise Ozan’in mixer’inden mix’li bir şekilde kaydettik. Kick’te Sennheiser e602 ve OH’lerde Sennheiser e614, snare’da ise SM 57 kullandik.

 

 

 

 

Daha sonra provalar bitti. Şarkilar son hallerini aldilar. Sonra ana kayitlara davul ile başladik. Odamizin sol üç bölümüne yerleştirdişimiz davulu bu sefer 11 kanal kaydettik. Kick’te çok sevdişimiz e602, TL preamp’imizdeki yerini aldi. Snare”in üst ve alt olarak 2 mikrofonu vardi. üstte SM57, altta ise Sennheiser e606 kullandik. Hi hat için AKG C451 tercih ettik. Kick, Snare ve Hi Hat”i daha yakin ve daha kendi sesine yakin alabilmek için güzel noktalarini aradik, bulduk ve oralara yerleştirdik mikrofonlari. Sonra tom’lara geçtik, Sennheiser e604’leri, tom’lari en keyifli alan mikrofon olarak teyit ettikten sonra Overhead mikrofonu olarak C414’lerde karar kildik. Overhead’lerin stereosunu, miksi yapan Murat Bulut (miksi de düşünerek) kendi ayarladi ve Royer 121 ile odayi aldik. Bu arada overhead mikrofonlarimizi çok sevdişimiz DTC Mindprint’imizden geçirerek küçük bir tüp etkisini de eksik etmedik. Dişer bütün mikrofonlarimizi Yamaha O2’nin preamplerinden geçirerek ProTools’a kaydettik. Daha sonra Aykan”in performansini izlemeye koyulduk. 3 gün içinde büyük bir keyifle çaldişi davullari kaydettik.

Daha sonra Buket Doran gerçeşi ile karşi karşiyaydik. Canavar etkisi ile galiba iki ya da üç günde Buket’in bas kayitlarini tamamladik. Buket”in amplisinden 2 mikrofon, Shure SM57 ve e602 ve bir de DI sinyal ile 3 kanal bas kaydimizi da tamamladiktan sonra Metin Türkcan ile gitar seanslari başladi. Garip bir şekilde bir sürü kombinasyon denememize raşmen en iyi sonucu SM 57 ve Sennheiser e604 ikilisinden elde ettik. Akustik gitar kayitlarinda ise Neumann M149 ve Royer 121 i tercih ettik. Neumann M149 bize mikste o kalabaliktan rahatlikla siyrilabilecek akustik gitar tonunu çok güzel yansitti. Royer 121 ise gereken solid gövdeyi almamizda büyük pay sahibi oldu.

Bu sirada stüdyonun alt katinda Ozan Tügen kendi home stüdyosu kivaminda bir ortam yaratmiş ve klavyeleri bitirmişti bile. Ozan ile Rhodes, Akordeon ve Shaker gibi enstrümanlari kaydettik. Rhodes”u kendi üstündeki mono jack çikişindan DTC Mindprint’e girerek aldik. Akordeon kaydinda ise yine Neumann M149 kullandik fakat bu sefer biraz daha odali ve geniş kayit yapmayi tercih ettik.

Bu sirada albümde yaylilari Gündem Yayli Grubu çaldi ve onlari da 3 mikrofonlu daha bütünü almaya odakli bir sistemle kaydettik. 2 adet C414″u AB pair olarak yukaridan odaya yaylilarin performans alanina bakacak şekilde yerleştirdik. Bir de daha altli ve dolu gelmesi için çelloya U87 kullandik. Ayrica, çaş Erçaş ve Serdar Barçin’i kaydettik biz bu albümde. çaş çellosunu o kadar kontrollü ve keyifli çalan bir müzisyen ki ilk denemede U87 bütün her şeyi bana birakin der gibi rahat ve temizdi. Serdar Barçin ise flüt çaldi bu albümde. Ribbon mikrofonumuz olan Royer 121 yine sahnedeydi, şovunu yapti ve son… Sira Şebnem’deydi.

 

 

  S: Müzisyenlerin kullandişi ekipmana müdahale ettiniz mi?

Tarkan Gözübüyük : Saşlikli bir sinyal kaydettişimizden şüphe duymamak için enstrüman, kablo, gitar teli, davul derisi, efekt pedali, amfi, kabin, mikrofon, preamp, AD/DA çevirici gibi her türlü gereç için belli bir kalite standardi gözettik. Kayitlarda mümkün olduşunca “az ve öz” cihaz ve kablo kullanarak yeksek çözünürlük yakalamaya çaliştik.

Müzisyenlerin tarzi, tuşesi veya çaldişi partisyon gibi, ekipman seçimi ve tonlamayi çok etkileyen faktörlere dikkat ettik. Genellikle, bir gitar akorunu farkli pozisyondan denemek, klavye partisini bir oktav aşaşi/yukari taşimak yahut hi-hat zillerini deşiştirmek gibi organik yöntemlerle sound`umuzu şekillendirdik. Kullandişimiz ampliler; gitarlar için Marshall JCM2000 ve Marshall 1960 4×12  kabin; bas gitar için Ampeg SVT3 Pro ve Ampeg 8×10 kabin.
 

S: Şebnem Ferah’in vokal kayitlari nasil gerçekleşti?

Murat Bulut: Son 2 albüm’de Neuman M149 kullaniyoruz. Daha önceleri Sony C800G Tube mikrofon kullaniyordu. Fakat Sony bant kaydi zamaninda üretilmiş olduşu için biraz tiz bir mikrofon. M149 ise bence olabildişince flat bir mikrofon. Tizleri öyle Sony gibi abartili deşil. Şarkilarin bazilarinda sert vokal sound`lari var. Olmasi gerekenden fazla tiz bir vokal, mix’de başimizi aşritirdi.

 

 

Tarkan Gözübüyük: Neumann M149, eski M49`larin yeni sürümü. Geniş diyaframli ve tüplü bir condenser mikrofon. Preamp olarak da Mindprint DTC kullanildi. İlk haftalarda Focusrite Liquid Channel ile de bazi denemeler yaptik. Eşer mikslerimiz analog masada yapilacak olsaydi belki tercihimizi transistörlü Focusrite`dan yana kullanabilirdik.

S: Miks ve mastering aşmasini anlatabilir misiniz?

Tarkan Gözübüyük: çalişmanin ilk bölümünde yaptişimiz demo kayitlarinda, miks aşamasina dair bazi fikirleri deneme şansimiz oldu. Bir takim denge ve efekt ayarlarini miks teknisyenimiz Murat Bulut`a bu maketler üzerinden tarif ettik.

Miksler baslamadan önce, Murat`la beraber mastering teknisyeni Evren Göknar`a da danişarak analog summing konusunu deşerlendirdik. Kayit ve mastering aşamalarinda fotonlarin dünyasina biraz daha fazla müracaat ederek, dijital indirgemelerde eksiklişi duyulan sicaklişi, genişlişi ve dokuyu saşlamaya çaliştik.

Mastering işlemi, L.A. Capitol`de yapildi. Ekipman listesi; Capitol custom mastering masasi / Capitol Engineering-Jensen 990 tarafindan özel üretilmiş ek parçalar / Sontec MES-432C EQ / Smart Research C2 kompresor /  T.C. Electronic Finalizer 96K / Manley Mastering Slam ve Quantum AD/DA çeviriciler / Manley Variable-Mu limiter-kompresör / Waves L2 Ultramaximizer / Penny & Giles PP-10 Multi-Processor / Sonic Solutions 5.4 system with No-Noise™ / Apogee PSX-100 AD/DA 24 Bit 96k çeviriciler / Tannoy B-15 ve Hafler TRM8 monitörler / ISDN dijital audio transmission: EDNet & apt-X systems / Studer ve Ampex analog teypler.

Murat Bulut: Parçalarin demosundan bu yana bin defa miks yapilmiştir herhalde
 Şaka tabii! Ama epey yaptik doşrusu. Bence miks, mastering aşmasindan daha önemli ve bunlari arti yönde etkileyecek olan kayit aşmasi. Eşer kayit esnasinda düzgün kayitlar alirsaniz miksde daha rahat edersiniz. Tüm enstrümanlari panoromik olarak şarkilara yaymaya çalişik. (örnek:Piyano hafif soldan gelirken, çello hafif saşan geliyor. Gitarlarda da buna özellikle dikkat ettik.) Mix esnasinda yaklaşik 10 çeşit efekt kullandik (örnek: Hall, Plate, Room, Delay, Chorus, exiter v.b.) Son dönem moda olan, master kanalda L2-L3 gibi limiter plugin’lerden özellikle kaçindik. Nedeni ise bunun, mastering yapan kişinin işini baya bir zorlaştirmasi.

S: Siz albümde en çok hangi şarkinin kaydindan keyfi aldiniz?

Tarkan Gözübüyük: Alti ay boyunca yoşun tempoda çaliştik. Kayitlar genel olarak sorunsuz geçti. Ekibin tamami çok deşerli müzisyenler ve kardeş kadar yakin dostlarim. Yeni parçalarinin kayda geçmesine canli tanik olmak benim önem verdişim bir ayricalik. Kayitlar sirasinda başimizi özellikle aşritan bir şarki olmadi. Alişilmiş teknik aksakliklar, yorgunluk veya iletişim tikanmalari zaman zaman bizi yavaşlatsa da, böyle durumlarda herkes tecrübesini fazlasiyla konuşturdu. Albümdeki favorim, sanirim “mahalle” adli eser.
 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here