Ana sayfa Sektörden Röportaj: YHB Prodüksiyon Stüdyosu

Röportaj: YHB Prodüksiyon Stüdyosu

0

Ajda Pekkan, Barış Manço, Bulutsuzluk özlemi, Nilüfer, Ozan Doğulu, Yeni Türkü gibi Türkiye”nin önemli müzisyeninin albümlerine aranjman, kayıt ve miks hizmeti ile imza atmış olan Yusuf Bütünley, 40 yıla yaklaşan müzik hayatında yaşadığı tecrübeleri ve yeni oluşumunu ekibiyle birlikte bizlerle paylaştı.
 

SOUND: öncelikle kayıt yapmaya nasıl başladığınızı öğrenebilir miyiz?

YUSUF BüTüNLEY: Ben bu işe müzisyen olarak başladım. Asıl enstrümanım gitardır. çocukluk yıllarımda gitar çalmaya başladım fakat bir süre sonra bir çok enstrümanı çalmaya başlamıştım. özdemir Erdoğan”ın orkestrasında gitar çalıyordum. Orkestranın davulcusu aniden Kanada”ya gitmeye karar verince özdemir Abi “ben nasıl olsa gitarı çalıyorum, sen davula geç dedi” ve o gün davul çalmaya da başladım. Her müzisyenin hayali gibi benimki de o dönemlerde (1975) yurt dışında gördüğüm büyük stüdyolardaki ekipmanların arasında olmaktı. 1976 yılında evimin bir odasına şimdiki ev stüdyoları gibi bir kayıt düzeneği kurmuştum. O dönemlerde 4 kanal kayıt Tascam marka makara teyp vardı. Pardon o zamanlar adı Tascam değil Teac”tı. İlk olarak kayıt macerası o teyplerde başladı. Fakat o dönemlerde yaptığım kayıtlar daha çok reklam jinglelarıydı ve radyo-televizyonlarda yayınlanıyordu. Bir iki kanal gitar çalıp üstüne vokal yapıyordum. Daha sonraları kardeşim Halis Bütünley ile Nişantaşı”nda YHB HI-FI teknik servis atölyesini açtık. Bu cihazların ithalatını ve tamirini yaptık. Sonra da bu ismi taşıyarak ilk stüdyomuzu 1982 yılında Teşvikiye”de kurduk. O yıllarda 3 tane düzgün stüdyo vardı. İstanbul Gelişim, Marşandiz ve YHB. Bu stüdyolar kardeş stüdyoydu, bir çok zaman birbirimize iş paslar, gider gelirdik. Analog sistemin hakim olduğu bu dönemlerde hep makara kaydı yapılır ve 4 kanal olarak çalışılırdı. Biz kardeşim ile birlikte ilk olarak 8 kanal kayda geçtiğimizde o dönemin en iyi ses teknisyenleri ve müzisyenleri Teac marka teyp ve konsolumuzu görmek için stüdyomuza gelirlerdi. Türkiye”de 8 kanal teyp ve 32 kanal konsol inanılmaz bir deneyimdi. Turhan Yükseler, İsmail Soyberk, Buğra Uğur, kardeşim Halis ve ben bir ekip oluşturduk. Hem bütün kayıtlarda çalıyor ve hem de kayıt, miks işlemlerini yapıyorduk. Stüdyo 24 saat aralıksız çalışıyordu. Gelen şarkıcılara geri vokalleri yaparak da eşlik ediyordum. 1985 yılında Kayahan ve Nilüfer”e yaptığım kayıt Akdeniz müzik festivalinde birincilik ödülü aldı. O kayıtta gitar ve vokal aynı anda kayıt edilmişti. Bu yıllar hala 8 kanal kaydın yapıldığı dönemlerdi.
 

yhb prodüksiyon stüdyosu
 
SOUND: O yıllarda müzik piyasasının durumu nasıldı? Kayıtlar için şirketler ve müzisyenler yeterli bütçe ayırabiliyorlar mıydı?

YB: Kesinlikle o yıllar, prodüksiyon anlamında hem müzik hem de bütçe olarak tatmin ediciydi. Teknik imkanlar yeterli olmasa da ekonomik güç iyiydi. Ayrıca o dönemlerde Teşvikiye”deki stüdyonun yanı sıra YHB stüdyoları olarak Ulus”ta da bir şube açmıştık. Hemen ardından da 16 kanal teyp alarak 8 kanal devrini kapattık. 90″lı yılların başında pop müzikte bir patlama yaşanıyordu. Kenan Doğulu, Suat Suna gibi gibi isimlerin ilk albümlerini YHB Teşvikiye”de kaydettim. 1993 yılında Teşvikiye”deki stüdyomuz yandı. O yangından sonrada analog teyp dönemi bizim için bitti ve dijital dönem başladı. Adat formatı vs. gibi teknolojiler kullanıyorduk. Tascam”ın DA88 diye bir modeli çıkmıştı, 8 kanal kayıt yapıyordu. O modelden 3 tane aldık ve 24 kanal kayıt yapmaya başladık. Kenan Doğulu”nun ikinci albümünü de bu kayıt sistemi ile kaydettim. O dönemlerde bağlantı kurduğum Bryan Adams bile bu cihazdan şikayetçiydi. Kayıt anlamında eski teknolojiye göre daha pratik olsa bile bazı dijital kirlilikler yaşıyorduk. Hemen ardından harddisk kayıtçılar üretilmeye başladı. Biz de yurtdışında çıkan teknolojiyi hemen ülkemize getiriyorduk. O dönemlerde bu cihazları ülkeye getirmek çok büyük paraydı. Stüdyolar bu paraları harcadıktan sonra prodüksiyon kazanıyordu. Bu yeni cihazda o dönemin en kabus işi olan edit yapmak bu cihazda makaralara göre daha kolay olsa da rakamsal olarak müziğe çok hakim olmak gerekiyordu. Harddisk kayıtçılar 16 kanaldı. Biz stüdyolarımıza 2″şer adet aldık ve Teşvikiye”de 32 kanal Ulus”ta 32 kanal toplam 64 kanal kayıt imkanına ulaştık. 1995 yılında Compel firması Cubase Audio adında bir bilgisayar programı getirdi ve artık bilgisayarda kayıt dönemi başladı. 8 kanal kayıt yapan bu programla Scsi harddisk”in içine kayıt yapmaya başladık. Fakat bu harddiskler o kadar gürültü çıkarıyordu ki o sesi gidermek için suntadan içi yalıtım malzemesi dolu bir kutu yapıp harddiski o kutuya kapatmıştım.

 

SOUND: Bilgisayarlı kayıt dönemine geçtiğinizde teknik anlamda zorluk yaşadınız mı?

YB:
En başta zorlanma oldu tabi ki fakat zaten en başında bahsettiğim gibi ekipmanlara olan ilgim, merakım ve sevgim o kadar çoktu ki, ilk önceleri biraz zorlansam da kısa sürede adapte olabildim. Tabi müzisyen olmamın da çok faydasını gördüm. Bana ses kayıt ve miks konusunda çok kolaylık sağlıyordu. Maalesef o dönemde bu sektöre hizmet veren bazı arkadaşlarım bilgisayarlı kayıt sistemine ayak uyduramadı. Başka işlerle ilgilenmeye başladılar. Bazıları ise durmadan beni arıyor ve yaşadıkları problemleri anlatıp fikir alıyorlardı. Tabi benim hem tekniğe hem de müziğe olan ilgim, bir çok enstrümanla da içli dışlı olmam yeni teknolojiyi de sürekli merak etmemi sağlıyordu. Mesela o yıllarda aldığım bir sequencer klavye vardı. O klavyede bazı sesler yazmıştım, sample olarak. O sample sesler yıllarca YUPİ(yusuf-piano) adıyla anılmıştı ve bazı albüm kayıtlarında sadece o tonlar kullanılıyordu. Ozan Doğulu ve İskender Paydaş ile o dönemlerde telefonlaşıp birbirimize yurtdışından takip ettiğimiz yeni cihazlardan bahsederdik. 2000 yılında tamamen dijital kayıt teknolojisine geçiş yaptık.

Cubase SX programı çıktıktan sonra bütün ihtiyaçlarımızı o program ile sağlayabiliyorduk. Eskiyen ekipmanlardan bazılarını elden çıkartıp bazılarını da sadece konvertör olarak kullanmaya başladık. Bu program dijital kayıt,edit işlemlerini oldukça kolaylaştırdı. Bir de içindeki parametreler sayesinde outboard ekipman kirliliği ortadan kalktı. Yatırımımızı sadece ses kartı ve dinamik işlemcilere ayırdık. Bu arada programların içinde gelişen analizör, kompresör, limiter gibi dijital sistem içinde üretilen software emülasyonlarına alışmamız da çok kolay oldu. Zaten bu ürünleri hardware olarak halen kullanıyoruz.

Ama şu son dönemde bu cihazların software versiyonları da baya ciddi gelişim gösterdi. %80 bire bir aynı hassasiyette olan yazılımlar geliştirildi. Tabi bunlardan da faydalanıyoruz ama ben halen o geriye kalan %20″lik pay için binlerce dolar harcarım ve harcıyorum.
 

yhb stüdyosu
 
SOUND: Bilgisayarlı kayıt teknolojisinde kullanılan yazılımları karşılaştırdığınızda genel olarak neler söyleyebilirsiniz?

YB: Bütün kayıt yazılımları genelde aynı prensiple üretiliyor. Programlarda kullanıcısının iş niteliğine göre ufak tefek kolaylık pratiklik adına yapılmış farklılıklar dışında herhangi bir değişiklik yok. Bence en önemli faktör kullanıcının bilgisidir. Yani iyi kayıt ve miks yapmak için eldeki ekipmanı işe uygun en iyi şekilde değerlendirmek gerekiyor. Ayrıca teorik bilginin dışında biraz kabiliyet ve uzun süreli tecrübelere de ihtiyaç var. Tabi müziği de iyi bilmek gerekiyor. Müziği bilmeden edit yapmak çok zordur. Kullanacak kişinin nereden neyi keseceğini, kayıt yapanın hangi müzisyenin nerede hata yaptığını bulup, müzisyeni yönlendirmesi gerekiyor.

 

SOUND: Peki bu süreç içinde iş alanlarınızdaki değişiklikler neler oldu?

örsan Şarman: Ekim ve benim aslında hizmet vermeyi planladığımız alanlar dublaj kayıtları, son dönemlerde popüler olan çok kanallı konser kayıtları ve sonrası stüdyo ortamında edit ve miks hizmeti, ses tasarımı, 2D ve 3D uygulamalı video prodüksiyonu, teknik prodüksiyon ve danışmanlık. Şu sıralar yapmak istediğimiz bu hizmetleri artık YHB ismi ile bu bünyede gerçekleştirmekteyiz.
 

yusuf bütünley
 
SOUND: Son dönemde yaptığınız konser kayıtları neler acaba?

öŞ: Son 3 ay içerisinde Sertab Erener & Demir Demirkan”ın Temmuz ayında Harbiye Açıkhava”da gerçekleşen konserlerinin kanal kayıtlarını yaptık. Ayrıca bizimle birlikte BTS3D firmasının sahibi Selim Ekşi konserin 3 boyutlu video kayıdını yaptı. Ağustos ayında ise Kuruçeşme Arena”da çok sevdiğim ve birlikte uzun süreler çalıştığımız Yonca Lodi”nin dev orkestrası ile performe ettiği konserin kanal kayıtlarını gerçekleştirdik. Eylül ayında ise son zamanlarda ismini sıkça duyduğumuz farklı tarzları ile iyi bir dinleyici kitlesine ulaşan Büyük Ev Ablukada”nın kanal kayıtlarını yaptık. Yine Eylül ayında, konserlerinde monitör engineer pozisyonunda çalıştığım Türkiye”nin önemli rock sanatçılarından birisi olan Teoman”ın çeşme”de gerçekleşen son konserinin kanal kayıtlarını da yaptık.
Ekim ayında ise Atiye”nin TRT Müzik”te gerçekleşen konser performansının kanal kayıtlarını yaptık. Atiye”nin o geceki performansının mikslerini ise George Adreou yaptı. Yine Ekim ayında Anadolu Ateşi”nin Antalya Aspendos Antik Tiyatrosu”nda gerçekleştirdiği gösterisinin ses kayıtlarını ve Selim Ekşi ile birlikte 3D görüntü kayıtlarını yaptık. Miks işlemlerini ise stüdyomuzda gerçekleştirdik. Bu projenin üç boyutlu DVD”si de yakında piyasaya çıkmış olacak.

 

SOUND: Konser kayıtlarını nasıl bir teknoloji ile gerçekleştiriyorsunuz?

EKİM BARAN: Kullandığımız cihazlar Joeco firmasının ürettiği Black Box Recorder ve PreSonus preamplifikatörlerden oluşuyor. Bu sistem ile şu anda 24 bit/ 96 kHz ses kalitesinde 48 kanala kadar kayıtlar yapabilmekteyiz. Eskiden bu tarz kayıtlar için alana konvertörler, mikserler ya da preamfiler, kayıtçılar, bilgisayarlar gibi bir çok ekipman götürmek gerekiyordu ve sonuçta da yapılan kayıtların kalitesini bu cihazlar belirlediği için bugünkü gibi iyi sonuçlar almak pek de mümkün olmuyordu. Gelişen konvertörler ve kaliteli preamfiler ile artık çok daha başarılı kayıtlar yapabilmekteyiz. Ayrıca kayıtlar tamamlandığı anda WAV formatında hemen teslim edebiliyoruz.

SOUND: Konserlerde ses teknisyeni olarak çalıştığınız sanatçılar kimler?

öŞ: Yakın zamana kadar Teoman”ın konserlerinde, FOH”da Volkan Gürkan monitör de ise ben çalışıyordum. Yine GRGDN”nin menajerliğini yaptığı Cartel, maNga ve Vega gruplarında ses teknisyeni olarak çeşitli pozisyonlarda (FOH, FB,HOUSE) çalışıyorum. Ayrıca Rakun Müzik”in menajerliğini yaptığı Mor ve ötesi grubunda ise monitör ses teknisyeni pozisyonunda çalışıyorum.
 

örsan şarman
 
SOUND: Teknik danışmanlık hizmetleriniz nelerdir?

EB: Kültür merkezleri, gece kulüpleri, konser salonları, tiyatrolar,alışveriş merkezleri gibi mekanlar için kiralama ve satın alma danışmanlığı, kurulacak ya da kurulu olan ses sistemleri için keşif, projelendirme ve kurulum hizmetleri, akustik ve elektro akustik iyileştirme çalışmaları gibi konularda hizmet veriyoruz.

SOUND: Son olarak stüdyo ekibinizden bahseder misiniz? Gördüğümüz kadarıyla burada büyük bir aile gibi çalışıyorsunuz.

EB: Kesinlikle öyle. Ekibimizde müzik direktörü olarak Yusuf Bütünley, teknik konularda ise ben,örsan Şarman,Malik Kayaalp ve Ege çakmakkan yer alıyor. Bu çekirdek kadronun yanı sıra yaptığımız işlerin niteliklerine göre ses mühendisi ve müzisyen dostlarımızla iş bazlı olarak çalışmaktayız.

YHB Prodüksiyon İletişim Bilgileri;
İkinci Taşocağı Cad. Oğuz Sk. Barbaros İş Hanı No:11/C
Tel: 0212 275 39 25 – 0212 274 75 09
Fax: 0212 274 73 69
www.yhbproduksiyon.com
info@yhbproduksiyon.com

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here