Ana sayfa Sektörden Röportaj: Papyon

Röportaj: Papyon

0

Henüz yirmi yaşına bile gelmemiş dört pırıl pırıl gencin renkli,esprili ve oldukça dinamik klibine rast geldik geçenlerde ve hemen Keşif Gezisi bölümünde onları keşfe başladık
 

S: Papyonun hikayesi nasıl başladı?

Ozan: Lisenin başlarındayken, Mert, ben ve eski gitarcımız Tolga (Akyıldız), her hafta düzenli olarak stüdyoya girerdik. Genelde de enstrümantal müzik yapardık. Benim liseden arkadaşım olan Yiğit’le bir araya geldik ve liseler arası müzik yarışmalarına katılmaya karar verdik. Tam anlamıyla o zaman bir müzik grubu olduk diyebilirim. Yiğit’in vokale geçmesiyle yaptığımız müzik bir anda değişti ve çok keyifli bir grup olduk. Katıldığımız yarışmaların hemen hepsinde 1.lik, en kötü ihtimallerle derece elde ettik o günlerde. Gitarı, ilk zamanlarımızdan beri bizimle prova ve sahnelerde yer alan Batu’nun devralmasıyla da, grup bugünkü halini aldı.

Yiğit: 2011’in Haziran’ında Dokuzsekiz Müzik’le anlaştık. Genç ve enerjik bir müzik grubu istiyorlardı. çok izlenen bir dönem dizisinde, Haramiler grubunun parçasıyla yer almamız, bu noktaya gelmemizde etkili oldu. İlk single olarak da “Aya Bak” isimli bu parçayı çıkardık.
Batu: Aya Bak, özünde bir türkü, ama yaptığımız düzenleme tamamen Haramiler versiyonu üzerinden.
 

papton
 
Mert: Albümüzün kayıt süreci çok eğlenceli ama bir o kadar da yorucu geçti. Tabi güzel sonuçlar ortaya çıkınca, yorgunluk falan unutuluyor. çocukluktan beri hayalini kurduğumuz bir şey gerçekleşiyor.

Yiğit: Daha sistematik boyutundan bahsedersem, kayıt önceleri parçaların düzenlemeleri geliyor. Aranjörümüz Onur Koç, bu konuda inanılmaz bir iş çıkardı. Bu düzenlemelerin üstünde çalışıp, kendi imzamızı atıyoruz ve ardından kayıtları alıyoruz. Zamanımız çok değerliydi bu projede. Hem hızlı hem de dikkatli davranarak oluşturduk tüm parçaları.

Ozan: Hepimiz öğrenciyiz sonuçta, bir yandan okullarımıza gidiyoruz kalan vakitlerimizi de stüdyoda geçiriyoruz. Şarkıların temeli, evlerimizdeki buluşmalarımızda oluşuyor. Sonra stüdyoya giriyoruz ve aynı şarkıyı üst üste bir çok kez çalıyoruz. Her çalışımızda şarkıya farklı bir şeyler katmış oluyoruz.

 

S: Papyon sound’u nasıl oluştu?

Yiğit: Papyon sound’u bence, 2012 model bir müzik ama 80 model bir rock ruhuna sahip. Yaşımız yetmese de, anne babalarımızdan gelen bir plak kültürümüz var. Biz kasetlere yetişebildik.

Batu: Bir cover albümü olduğu için, her şarkının birbirinden farklı kokusu var. Şarkı seçimi aşamasında ise sarkinin orjinal ruhunu baz alarak çesitli tarzlara yönelmekteyiz.

Mert:
Albümde, eski parçaların yeni düzenlemelerine yer verdik. Barış Manço, Selami Şahin, Sezen Aksu gibi kült isimlerin yanısıra, dönemlerine damga vurmuş Şahsenem, Haramiler gibi isimlerden coverlar var. özellikle bir arabesk parçanın rock’a dönüştürülmesi, bizim için de heyecan verici bir deneyim oldu. Bir de bestemiz var, ileride yapacağımız güzel işlerin mesajını veriyor. O parçanın düzenlemesi de İskender Paydaş’a ait.
 


 
S: Stüdyonun detaylarını alabilir miyiz?

Yiğit: Davul hariç tüm kayıtlarımız Zootudio’da yapılıyor. Davul ise Kadıköy’de, Stüdyo Red’de. Kurulduğumuz günden bu yana provalarımızı da Red’de almaktayız. Her iki stüdyonun da kayıt koşulları çok iyi.

Ozan: Vokal için, Neumann u87, Avalon 2022 kullandık. Mesa Boogie, Hughes & Kettner gitar için ampli ve preamplilerimiz. 2 set Genelec monitör, Focusrite Platinum Voice Master ve Focusrite’ın Platinum Mix Master diğer kullandığımız ekipmanlar arasında. Genel dinleme monitörü olarak Genelec HT315A kullandık. Kayıt için de Logic ve Pro Tools HD kullanıldı. Olmazsa olmazlarımız, sadece enstrümanlarımız şu aşamada.

 

S: Enstürmanlarınızı tanıyabilir miyiz?

Mert: Mahir Saraç Custom Drums ve İstanbul Alchemy Professional zil seti.

Batu: EMG manyetikli Custom Strat, Emg Sa manyetikli Amerikan Fender Strat, 98 model ve çesitli gitar pre-amfileri. Amfi olarak ise 1970 model Marshall Super Bass 100w lambali kafa. 1960a 4×12 Marshall kabin. Mikrofon olarak ise SM7b ve Cascade Fathead 2 ribbon.

Ozan: Eskiden çok büyük bir pedal board’um ve ekipmanım vardı ama artık pedalları azaltıp tonumu bozmama taraftarıyım. Kullandığım bas gitar, Lakland – Joe Osborn Skyline serisi Kore yapımı bir bas gitar. Kore yapımı olmasına rağmen bir çok Amerikan gitardan güzel ton verdiğini söyleyebilirim.
 

papyon röportaj
 
S: Sizin farkınız nedir?

Yiğit: Yaşımız. Bu noktaya varmış olan bir 20 yaş altı grup daha yoktur. Bu enerjiye herkesin ihtiyacı olduğunu biliyoruz. önce keyif aldığımız müziği yapmaya odaklanıyoruz. İlk günden beri buna dikkat etmeseydik, bu noktaya da gelemezdik.

Ozan: Dinleyerek büyüdüğümüz şarkıları, şimdi yorumluyoruz. çok fazla rekabet olduğunun farkındayız ama bizi diğer gruplardan ayıracak olan bir özelliğimiz, cover parçaları kendi parçamız gibi düşünmemiz ve onları bambaşka bir aranjeyle çalmamız.

Mert: çok fazla rekabet olduğu doğru ama duymaya alıştığınız şarkıların alışmadığınız türde yorumlarıyla geliyoruz. Tabi ki kendimize, müziğimize ve enstrümanlarımıza olan hakimiyetimize de güveniyoruz.

Batu: Fark yaratmak için kulağa ters gelen şeyler yapmaya ihtiyacımız yok bence. Yeterince özel bir deneyim yaşıyoruz, demek ki şuana kadar her şeyi doğru yapmışız. Bildiğimiz müziği yapmaya devam ettikçe, o rekabete biz de iddialı şekilde dahil olacağız.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here