Ana sayfa Sektörden Röportaj: Nikon Türkiye’nin hedefleri…

Röportaj: Nikon Türkiye’nin hedefleri…

0

Karfo-Karacasulu Genel Müdürü Yunus Emre Erdoğan ile gerçekleştirdiğimiz röportaj, Nikon ile ilgili merak edilen birçok sorunun yanıtını ve sektörü ilgilendiren birçok konuyla ilgili görüşleri içeriyor
 

Technotoday: Yunus Bey sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Nikon, Karfo-Karacasulu kanalıyla Türk pazarında yer alıyor. Nikon ile uzun yıllardır süregelen işbirliğinizden ve bugün gelinen noktadan söz eder misiniz?

Yunus Emre Erdoğan:
Karfo-Karacasulu firmasına 2001 yılında katıldım. Firmada genel müdür olarak görev yapıyorum. O günden bugüne kadar firma da görevimi icra ediyorum. Karfo-Karacasulu, her zaman fotoğraf sektöründe yer almış, çok eski bir firma. 2001 yılında distribütörlüğünü aldıktan sonra Nikon, pazarda önemli bir güç olmaya başladı. 2000″lerin başında tabi daha çok fotoğraf stüdyoları ön plandaydı. Filmli makineler vardı. Türk insanında eskiden şöyle bir tabir vardı: Taba gelen filme “4 mevsimlik film” denirdi. Bir kişi filmi aldığı zaman kışın çekerdi, yazın çekerdi doğum günlerinde çekerdi. O günden bu yana çok şey değişti. 2007″de zincir mağazaların büyük ataklarıyla pazarımız büyümeye başladı.
 
nikon
 
Yurt dışı pazarlarıyla karşılaştırıldığında pazarımız oldukça küçüktü. Hem dijitalin gelmesi hem de pazara büyük oyuncuların katılması, bizlere de ivme kazandırdı. Dijital makinenin çıkışından sonra herkes fotoğraf çekiyor. Eskiden 300 adet satışa çok iyi satış derdik artık rakamlar yüz binleri buldu. Kullanıcının talebiyle de ilgili bir talep artışı söz konusu tabi.
Fotoğraf pazarının alması gereken çok yol var. Bugün Türkiye pazarını İtalya ile kıyasladığımızda, İtalya”da yıllık 3 milyon dijital fotoğraf makinesi satılıyor. Ayrıca 250 bine yakın DSLR satışı gerçekleşiyor. Bu rakamlar Türkiye”nin çok üzerindeki rakamlar. 75 milyon nüfusta her yıl 1 milyon makine satıldığını varsayacak olursak 3-5 yıllık bir sürede İtalya gibi ülkelerin 1 yıllık satış adetlerine ulaşabiliyoruz. Her 3 yılda bir, alınmış olan fotoğraf makineleri yenileniyor. Daha teknolojik makinelere yönleniyor insanlar. Pazarın gelişmeye devam edeceğinin düşünüyoruz. Pazar daha iyi noktalara gelmeli.

 

Technotoday: Nikon”un ürün çeşitliliğinden söz eder misiniz?

Y.E.E: Nikon”un genel makine modelleme yapısı şu şekilde oluşuyor: 4 kategori var. öncelikle D serisi profesyonel serimiz ve objektifi değiştirilebilir makinelerden oluşuyor. Onun altında P serisi, yani performans serisi bulunuyor. S serisi, stil anlamı taşıyor. L serisi ise giriş seviyesi modellerden oluşuyor. Bu 4 kategori de kendi içerisinde modellere ayrılıyor. D serisinde giriş seviyesinden üst seviyeye kadar çok çeşitli gövdeler var. Gövdelere baktığımız zaman da “stüdyolara”, “foto muhabirlerine”, “yüksek ISO”da çekim yapan kullanıcılara” özel seçeneklerimiz bulunuyor. Onun altında da “yarı amatörler” ve “amatörler”e geçiyoruz. Bu işe merak salmış kişilere ve öğrencilere özgü modellerimiz var. Kendimiz çift objektifli paketler gibi kampanyalar yapmaya çalışıyoruz. Pazarı böylece renklendirmeye çalışıyoruz. Tabi bu gövdelerde müşterinin kullanımına göre objektif seçenekleri bulunuyor. 10 mm”den başlayıp 10-24, 10-22, 14-24, 24-70 mm gibi geniş yelpazede bir seri söz konusu. Burada balıkgözü objektiften geniş açıya, oradan da 400 mm, 500 mm”ye kadar çıkan bir seri söz konusu.
 

nikon türkiye
 
Kompakt P serisinde 3 modelimiz var. 36x zum özelliğine sahip yani film formatında 680 mm”ye karşılık gelen makinemiz mevcut. Normalde 1000 mm”lik objektif 20.000-30.000 dolar seviyelerindedir ve bu yönüyle son kullanıcı açısından kullanışlı bir model sonucu çıkıyor. Bu modeli “SLR-like” model olarak isimlendiriyoruz. P serisi modellerde manuel kullanılabilme imkânını müşterilere sunuyoruz: Diyafram, enstantane öncelikli veya menülerde ISO ayarlarını ve bir çok ayara kendisinin müdahale edebildiği makineler tamamen inisiyatifi kullanıcıya bırakıyor. Bunun dışında hazır modları da mevcut ve işin güzel yanı video çekimleri çok kaliteli. HD veya Full HD çekimleriyle son kullanıcıya performanslı video çekim yapabilme imkânı sağlanıyor.

S Serisi biraz daha ince işçilik, güzel görünüm, kompaktlık ve cebe sığabilen modellerden oluşuyor. 18x ya da 3x zumlu, 3 inç ekrana sahip olan, dokunmatik ekran-fiziksel ekran gibi özellikleriyle birbirinden ayrılan ve her müşteri portföyüne uyan bir seri. Bu sınıf giriş seviyesinden başlıyor, orta seviyelere kadar çıkabiliyor.

Bir de L serisi sınıfımız var. Herkesin fiyatları itibariyle sahip olabileceği, çantasında bulundurabileceği ve kompakt fotoğraf makinelerinden oluşan L serimizdeki modeller kalem pilli makinelerdir. Bunun avantajı şu: Piliniz bittiğinde kalem pili, her zaman her yerden bulabilme şansınız var.

 

Technotoday: Nikon, küresel fotoğraf pazarında zirvenin ortakları arasında yer alıyor. Nikon”un dünyadaki pazar payı ile Türkiye”deki pazar payı konusunda neler söyleyebilirsiniz? Farklar varsa bunlar ne gibi nedenlerden kaynaklanıyor?

Y.E.E: Nikon, 2011″de çok büyük bir atak yapmış durumda. 2011 başında, Nikon”un mali yılına göre çok ciddi bir hedef konulmuştu. Ancak maalesef Japonya”da bir deprem oldu. Bu deprem, bazı planlamaları çok değiştirdi. Biz de burada ciddi ürün tedarik sıkıntıları yaşadık. Gerçi Nikon bizi mümkün olduğunca desteklemeye çalıştı. Tabi, bu işlerin, yüksek sezonda Japonya”nın başına gelmiş olması, sadece bizi değil, muhtemelen rakiplerimizi de etkilemiştir. Sadece Türkiye değil, bütün dünya aynı şekilde bu üzücü durumun üretim temelli ve finansal sonuçlarından etkilendi. Nikon, bunun önlemlerini almıştı; makineler veya objektifler Japonya”da üretiliyordu. Diğer parçalar başka ülkelerde üretildiği için, bu konuda çok etkilenilmedi. Tabi Japonya”dan gitmesi gereken parçalarda sıkıntı oldu. İşlemci ve devreler konusunda özellikle…
 

yunus emre erdoğan
 
Japonya”daki nükleer santralin devre dışı kalmasıyla Nikon fabrikalarında üretim planlanan düzeyde olmadı. Elektrik kesintileri gibi nedenlerle tesisler sağlıklı çalışamadı. Dolayısıyla sıkıntı, bizim açımızdan mal tedariğinde yaşandı. Ama Haziran ve Temmuz ayları itibariyle bu sıkıntılar büyük ölçüde aşıldı. Temmuz ayından itibaren bize de ürünler sağlıklı şekilde gelmeye başladı. Hedefte bir numara olmak vardı. Toparlanmaya başladıktan sonra Avrupa”da ve ABD”de yüzde 20 pazar payına, Asya pazarında yüzde 15″in üzerinde bir pazar payına ulaşıldı. DSLR”de hedef yüzde 50″ydi. Bu hedef Türk pazarı için yüzde 50″nin üzerinde gerçekleşti. Kompakt seride tedarikten kaynaklı, pazar payımız yurt dışına göre düşük. Ama bunu da en kısa zaman da düzeltip, yurtdışındaki pazarlarla eşdeğer paylara ulaşmaya çalışıyoruz. Türkiye ile yurt dışı pazarları arasında ciddi fiyat farkları var. Bunun nedeni Türkiye”de vergi yükünün çok fazla olması; durum böyle olmasaydı Türkiye”de satış adetleri daha fazla olurdu.

 

Technotoday: Karfo-Karacasulu hangi satış kanallarıyla Nikon”u Türkiye fotoğraf pazarına sunuyor? Tüketici Nikon ürünlerini nerelerden satın alabilir?

Y.E.E: Karfo-Karacasulu Nikon”u zincir mağazalar ve fotoğraf mağazaları kanalıyla Türk pazarına sunuyor. Her ne kadar zincir mağazalar bu konuda baskın olsa da bir noktada fotoğraf mağazalarında da pazarı canlı tutmaya çalışıyoruz. Aşağı yukarı bütün zincir mağazalarla çalışıyoruz. Sonuç itibariyle zincir mağazaların hepsinden hem SLR hem kompakt makine olarak teknoloji raflarında bulunuyoruz. Bazı mağazalarda üst seviyelere kadar çıkmamız zor olabiliyor. Genel olarak toptancı bazında bu ürünlerin satışı veya ihalelerle veya gazetelerin talepleri ile satışlar gerçekleşiyor.
 

ferhat verdi
 
Ağırlıklı olarak, SLR fotoğraf makinelerinin satılabilir kanalı, çok yaygın değil. D700″ün üstü pazarda az bulunur. Pazara özel sunduğumuz iki model var biri D3S, biri D3X”tir. Bu modeller, yüksek maliyetlidir ve genel olarak stoğa konulmaz. Daha çok müşteri talebi doğrultusunda bizden satın alınır. üst seviye objektif grubunda, 1000 veya 2000TL üzeri objektifler genel olarak stoklarda fazla bulunmaz. 2-3 tane ürün koyduğunuzda 10-12 bin TL”lik bir stok maliyeti oluşuyor. Bunu bulunduran firmalar da var tabi. Pazarın gelişmesiyle daha fazla objektif ve SLR makine firma stoklarında olacaktır. Başlangıcı ucuz objektiflerle yaptık. Bu bir süreç ve daha üst seviyedeki objektifleri sattırmayı amaçlıyoruz. Bu durum, yurtdışında da böyledir. Amerika”da B&H gibi firmalarda stoklar, standardın çok üzerinde olabiliyor. Keza bizde de aynı şekilde Yuvam Fotoğrafçılık ve Yalçınlar, her türlü objektifi mağazalarında bulundurur.

 

Technotoday: Nikon”un 1 Serisi başlığı altında V1 ve J1 modelleri ile aynasız (mirrorless) fotoğraf makinesi piyasasına girmesi hakkında düşünceleriniz nedir? Yeni modellere ilişkin olarak Türkiye pazarıyla ilgili beklentiler ne yönde?

Y.E.E:
Bence yeni “mirrorless” ürünlerimizin piyasaya girmesi sektöre yeni bir boyut kazandıracaktır. Yeni modellerin ilk günden itibaren çok rağbet göreceğini ve ilginin her geçen gün artacağını düşünüyoruz.

Technotoday:Yeni Nikon aynasız modellerinin diğer rakip modellerden farkı nedir?

Y.E.E: Yeni modeller dış etkenlere karşı oldukça dayanıklı magnezyum alaşımlı bir gövdeye sahipler. Nikon”un yeni geliştirdiği Expeed 3 işlemci, yani çift çekirdekli işlemci sayesinde renk zenginliği, yüksek ISO performansı ve video kalitesi oldukça yüksek. Bu işlemci sayesinde videoda noise (gürültü) azaltma işlemi uygulanabiliyor. Bir fotoğraf makinesinde ilk defa kullanılan 73 Noktalı AF sistemi hareketli konuların net olarak yakalanmasını sağlıyor. Ayrıca bu özellik sayesinde saniyede 10 kare gibi çok seri bir çekim sağlıyor. Bununla beraber seri çekim sırasında sürekli otofokus sağlanıyor. Yeni geliştirilen adaptör sayesinde F bayonetli Nikkor objektifleri kullanmak mümkün oluyor. Ayrıca yine bu seriye özel SB-N5 flaş oynar kafa sayesinde yaratıcı ışıklandırma sağlıyor. GPS adaptörü GP-N100 konum bilgilerini kaydetmeyi sağlıyor. Kit objektif serisi odak aralıklarını tamamlayacak şekilde tasarlanmıştır.
 

nikon röportaj
 
Technotoday: Eklemek istediğiniz başka konular varsa memnuniyetle okuyucularımıza aktarmak isteriz.

Y.E.E: İlkbahar aylarında www.nikon.com.tr sitemizden duyurusunu yapacağımız “Nikon Photo Contest” fotoğraf yarışmasına Photoline okuyucularının katılımını bekliyoruz. Nikon School”da DSLR ürün satın almış son kullanıcılara ücretsiz eğitim veriyoruz. Son kullanıcılara eğitmen arkadaşlarımız makinelerin nasıl kullanılacağını anlatıyorlar. Duyurusunu www.nikon.com.tr“den yapıyoruz. Bu duyuruyu gördüğü anda kişiler rezervasyon yapabiliyor. Bu nedenlerle Nikon kullanıcılarının internet sitemizi takip etmesini öneriyoruz. Satış sonrası hizmetlere baktığımız zaman da Türkiye resmi distribütörü olarak Nikon DSLR almış tüm kişilere ücretsiz sensör temizliği yapıyoruz.

 

Technotoday: Diyelim ki, modelinizin gözaltlarında kırışıklıklar var ve siz bunun fotoğrafa mümkün olduğunca az yansımasını istiyorsunuz. Ne tür bir çekim hilesi uygularsınız.

Douglas Kirkland: Yüze direkt gelen ışıklar kusurların maksimum derecede ortaya çıkmasına neden olur. Bu nedenle kullandığım ışığın direkt değil, bir yerlerden yansıyarak yüze gelmesini sağlarım. Açık hava çekimleri de böyle durumlarda çok işe yarar.

Technotoday: “Fotoğrafını çekmeyi çok isterdim” dediğiniz, yaşayan ya da ölmüş, bir film yıldızı ya da herhangi biri var mı?

Douglas Kirkland: Picasso, Josephine Baker, Greta Garbo ve Ernest Hemingway.
PhotoLine – Portre fotoğrafı çekerken dikkat edilmesi gereken noktaları PhotoLine okuyucularıyla paylaşır mısınız?

Douglas Kirkland: Bir numaralı temel kural, fotoğrafını çekeceğiniz kişinin çekim sırasında bir “yıldız” olduğunu unutmayın. O, bir fotoğrafçı ya da herhangi biri değil, dikkatin merkezidir.
 


 
Portre Fotoğrafçılığının İpuçları

İşte dünyanın “starların fotoğrafçısı” olarak tanıdığı Douglas Kirkland”ın ağzından portre fotoğrafçılığının ipuçları:

1- Sette kullandığınız malzemelerinizi iyi tanıyın. Böylece daha rahat çalışırsınız. Malzemelere gerektiğinden fazla önem vermek, fotoğrafını çektiğiniz kişinin güvenini zedeler ve dikkati dağıtır.
2- Bir fotoğrafçı olarak çekiminiz için gerekli imkânlara sahip olmak çok önemlidir. İşe çekim yaptığınız alanda sahip olduklarınızı belirlemekle başlayın. Sahip olamadıklarınız üzerine vakit kaybetmeyin.
3- Bakarsanız, görürsünüz. çekeceğiniz fotoğrafı, kamerayı daha gözünüze yaklaştırmadan kafanızda oluşturun.
4- Fotoğrafını çektiğiniz kişi için konforlu, rahat bir ortam yaratın. Daha işin en başında kendilerini iyi hissetmeleri gerekir. Mutlu bir insan en iyi görüntü demektir.

 

5- Poz veren kişiye fazla dikkat dağıtmayan bir kostüm giymesini söyleyin. Basit bir siyah, beyaz ya da saf renkler diğer her şeyden daha iyi sonuç verecektir.
6- Fotoğrafını çektiğiniz kişinin görünüşü ile ilgili olarak kendini iyi hissetmesi gerekmektedir. Olumsuz konuşmak yerine, kendisine güvenmesi için uğraşın. Gözleri, harika gülüşü ile ilgili iltifatlar edin. çekici olduğunu bilmesine izin verin.
7- Eğer modeller kiralayacaksanız, önceden onları gözlemleyin. Dikildikleri yerde onları izleyin, oda içinde dolaştırın ya da sandalyeye oturtun ve hareket etme şekillerini inceleyin.
8- Poz veren kişilerin, ayakta ya da otururken vücut dillerini nasıl kullandıklarına bakın. Eğer rahatsız görünüyorlarsa, başka bir yere yerleşmelerini söyleyin. Bir yere uzanmalarına izin verin. İnsanları belli bir pozisyonda durmaya zorlamayın. Onlara, arzuladığınız pozu kendi kendilerine bulma şansı verin.
 

 
9- İstediğiniz pozisyona getirirken modelinize asla dokunmayın. İstediğiniz yöne götürmek için, kelimelerinizi ve önerilerinizi kullanın.
10- Efekt yapmak için değilse, kameranızı sallamayın. Deklanşöre basmadan önce kamerayı gözünüze yakın tutun ve kendinizi hazırlayın.
11- Autofocus kameraları kullanırken, en keskin olmasını istediğiniz noktayı seçin ve vizör üzerinde ortalayın. Sonra, net noktayı tutmak için deklanşöre yarısına kadar basın. Ve son olarak, kadrajı yeniden yapın ve fotoğrafı çekmek için deklanşöre tam basın.
12- Fotoğrafını çektiğiniz kişiyi kadrajınız içinde dikkatlice kullanın ve kendinize ön ya da arka planda görüntüyü zorlayan herhangi bir nesne olup olmadığını sorun. Basit, düz ya da net olmayan arka planlar her zaman daha iyi sonuç verir.

 

13- çekim için hazırlanırken kendinize, daha yakından çekmenin daha iyi sonuç verip vermeyeceğini sorun. Konuyu çerçevenin içinde küçük bir şekilde kullanmak yerine, yakın plan kullanmak genellikle daha iyi bir etki almanızı sağlar.
14- çekime geçmeden önce, modelinizin mümkün olan en iyi ışıkta olup olmadığını kendinize sorun. Modeliniz, gölgeli alana birkaç adım yaklaştığında ya da başka bir ışık ile daha iyi mi görünecektir?
15- Deklanşöre basmadan önce, kendinize son bir kez “yapabileceğiniz en iyi fotoğrafı” mı yaptığınızı sorun. Değiştirilmesi gereken herhangi bir şey olabilir mi?
16- Dijital kameraları kullanırken, eğer zamanınız varsa, poz veren kişilere onlara ait fotoğrafları gösterin ve onları yaratıcılık sürecinin bir parçası yapın. Harika fotoğraflar sadece fotoğrafçıya ait ürünler değildir. Aynı zamanda modelin ve fotoğrafçının birlikte çalışması sonucu, istekle açığa çıkan ürünlerdir.
 

 
17- Eğer bir reflektörünüz yoksa bir parça kağıt ya da beyaz bir kumaş parçası ışığı geliştirmek için kullanılabilir.
18- Eğer poz veren kişilerden biri aşırı kiloluysa, ne yaptığınızı anlamalarına izin vermeden, vücudunun bir kısmını saklamak için bir kapının arkasından poz vermelerini tavsiye edin. Eğer fotoğrafını çektiğiniz kişi yara izi, siğil ya da çizgileri olan biriyse, onları saklayacağınız bir araç, bir yol düşünün. Ellerine yaslanmalarını ya da kafalarını biraz çevirmelerini sağlayın. Her şeyin nazik ve rahat bir şekilde gerçekleşmesi çok önemlidir. Bu sayede poz veren kişinin kendisine olan güveni korunmuş olur.
19- İstediğiniz fotoğrafı elde ettiğinizi hissettiğinizde, çekime devam etmeyin. İdeal olan, çekimin mutlu bir şekilde bitmesi ve modelinizin memnun olmasıdır.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here