Ana sayfa Sektörden Röportaj: Lexmark’da Gurur Veren Atamalar

Röportaj: Lexmark’da Gurur Veren Atamalar

0

Lexmark”ın yeni Doğu Avrupa ve Orta Doğu ülkeleri Genel Müdürü Sinan Emon ve Türkiye Genel Müdürü Vildan çetin ile yeni görevleri hakkında konuştuk
 

Lexmark Türkiye Genel Müdürü Sinan Emon, Doğu ve Orta Avrupa ülkeleri Genel Müdürlüğü”ne getirilirken Emon”un yerine atanan Vildan çetin, şirketin Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri”ndeki tek kadın Genel Müdürü konumuyla dikkat çekiyor. Bu iki önemi atamanın hemen sonrasında Etna Yayıncılık Yönetim Kurulu Başkanı Bahattin Apak, Emon ve çetin ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. İste bu şöyleşinin satır başları…

Bahattin Apak: Lexmark uzun yıllardır yakından takip ettiğimiz bir teknoloji firması ve en önemli özelliklerinden biri de profesyonel işleyişinin yanı sıra uzun yıllar birlikte çalışan personeli ile bir “aile” yapısına da sahip olması. Lexmark”da tanıdığımız birçok kişi şirketiyle adeta özdeşleşmiş durumda; Sinan Emon ve Vildan çetin”de bu isimlerin başında geliyor. Şimdi sırada yeni bir kariyerle birlikte yeni sorumluluk ve yeni heyecanlar var.
 


 
Sinan Emon: Lexmark Int. tarafından sorumluluğuna getirildiğim pozisyon daha önce genellikle Batı Avrupa ve Cenevre merkezinden dolduruluyordu. Bu pozisyona benimle birlikte ilk defa işin mutfağından yetişen biri getirildi. Bu işlerin masabaşında değil de satışla kurumsal prosedürleri koordine edebilir kişiler tarafından yapılması gerektiğinin anlaşıldığını düşünüyorum. Bu atama, aynı zamanda Lexmark tarafında yapılanları taktir etmek anlamına da geliyor. Verilen mesaj şu: Türkiye”de yaptıklarınızı taktir ediyoruz, onaylıyoruz bunu sorumluluğunuzdaki diğer 16 ülkede de uygulamanızı istiyoruz. Diğer taraftan Vildan Hanım, şirket 8 kişiyken başlayan maceramızda en başından beri bizlerle oldu. Bugün 60″dan fazla kişiyle bütün yapılan işleri birfiil kontrol ederek ve bu işi bilen bir yönetici olarak işin mutfağından yetişti. Bu nedenle Vildan çetin”nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki görevinde de çok başarılı olacağına güvenim tam.

Vildan çetin: 21 senedir Lexmark”da görev yapıyorum. İşin mutfağından yukarı doğru çıkarak bugün gelinen noktadayım. Bir kadın olarak Lexmark Türkiye Genel Müdürü olmam benim için çok büyük bir gurur; Türkiye ve bence kadınlar için de öyle. Lexmark Türkiye”nin geneline bakacak olursak, aslında bayan sayısı az değildir. Fakat sanırım bugüne kadar Lexmark”ta kadın Genel Müdür hiç olmamış. Bu durum benim için farklı motivasyon ve sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Lexmark”ı daha da ileri seviyeye getirmek istiyoruz. Bunu da büyük bir ekip olarak bugün Lexmark”da çalışanlarla hep birlikte başaracağımıza inanıyorum.

 

B.A: Siz göreve başlamadan önce Lexmark 2013 hedeflerini hali hazırda koymuştu. Şimdi bu hedeflere sizin yapacağınız rötujlar olacak mı?

V.ç: Lexmark artık bir donanım şirketi olmanın yanı sıra yazılım şirketi olmaya başladı. Yakın zamanda yedi tane yazılım firması satın aldık. Hepsi farklı alanlarda yazılımlara odaklanmış durumdayız. Bildiğiniz üzere Lexmark Türkiye olarak Ink-jet yazıcı pazarından çok önce çekildik. Hatta Lexmark global olarak Ink-jet”ten çekilmeden önce getirisi ve götürüsü birbirini dengelemeyen bir segment olduğu için bu konuya yatırım yapmayı durdurmuştuk. Biz hazırlıklıydık, kurumsal pazarda zaten lazer yazıcılarımızla hedefleri tutturuyorduk. Lexmark Türkiye olarak hem yeni ürünlerimizle yazıcı segmentinde hem de yazılım tarafında heyecan verici başarılara imza atacağımıza inanıyorum.
 


 
B.A: Sinan Bey, Lexmark”ın Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri Genel Müdürlüğü çok ağır bir sorumluluk. Lexmark Türkiye ile beraber ülke adına da çok sevindirici bir gelişme. 16 ülke arasında sizi en fazla heyecanlandıran ülke hangisi?

S.E: Gelişen pazarlar dediğimiz pazarları da kapsayan bir bölgeden sorumluyum. Görev alanım Rusya, Baltık ülkeleri, Ukrayna, Polonya, Bulgaristan, Romanya, Slovakya, çek Cumhuriyeti, Yugoslavya, Slovenya, Hırvatistan, Yunanistan, Türkiye, Bosna-Hersek ve İsrail”i kapsıyor. IDC rakamlarına göre en fazla potansiyeli olan ülke Rusya. Polonya ondan sonra geliyor. Ancak beni en fazla heyecanlandıran ülke Türkiye. Bir kaç yıl içinde çok farklı yerlere geleceğimize inanıyoruz. Türkiye”yi ayrı bir kategoriye koyuyoruz. Türkiye”de ne yaptığınızı bilirseniz çok büyük potansiyel var. Türkiye gibi diğer ülkelerde de mutlaka büyüyeceğiz.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here