Ana sayfa Sektörden Röportaj: Kargo ile randevun var!

Röportaj: Kargo ile randevun var!

0

Matt Bisonette; Joe Satriani, Ringo Starr gibi isimlerle çalışmış dünya çapında bir bas gitarist. Ross Garfield ise Nirvana, Metallica, Red Hot Chili Peppers gibi bir çok gruba davul teknisyeni olarak çalışmış bir isim. LA”deki House of Blues, Encino stüdyosu; Pink, Maroon 5 gibi isimlerin albümlerini kaydettiği yer. İşte Kargo bu isimlerle ve mekanlarda yeni albümünü tamamladı.
 

S: Albümünüzü bir insana ya da nesneye benzetseniz ne olarak tanımlardınız?

BURAK: Albümler benim çocuklarım gibidir, kendimden bile sakınarak sadece onun için en iyisi olmasına çalışırım. Şarkılar ilk defa önünüze geldiği andan, kayıt olup ortaya çıkana kadar tüm emeğinizi verirsiniz. Dinleyiciye sunulunca da 18 yaşına gelmiş gibi kendi hayatını yaşamaya başlar. Artık hayatını dinleyici ile birlikte şekillendirecektir, sizden çıkmıştır bir anlamda artık.

OZAN: Kendi albümümüz için değil ama genel olarak albümleri kitaplara benzetirim. Bir kitap alırken yazarının önceki işleri vardır aklınızda ve yenisini merak edersiniz. önce kapağına bakar ve arka yazısını okursunuz, çekici geldiyse alır evde içine girmeye başlarsınız. Kimi zaman tatmin etmez ve yarısında sıkılır, kimi zaman ise hiç bitmese diye düşünürsünüz. Bu duyguların hepsi albümlerle olan ilişkilerde de aynı geliyor bana.

SELİM: Albüm bir dost gibidir. Siz seçersiniz ve sahip olursunuz. Bazen istediklerinizi bazen de istemediklerinizi size söyler. Ama hep yanınızdadır.
 


 

S: Elde etmek istediğiniz sound’u kayda girmeden önce nasıl hayal ettiniz?


BURAK:
Retro- modern ama dinamik bir sound planladık, aslında netice beklediğimiz gibi de oldu. Yurtdışında çok kaliteli isimler ile beraber kayıtların büyük kısmını tamamladık. Metallica, Nirvana, Alanis Morissette, Maroon 5, Greenday ve daha birçok önemli isimlerin kayıtlarını yapan bir ekiple çalıştık. Haliyle çok şey öğreniyor insan, saymakla bitmez.

OZAN: Evet baştan beri müziği çok makyajlamadan, biraz daha doğal seslerle kaydetmeyi planladık. Grup 3 kişi olarak devam ettiği için sahnede de duyulan seslerin albümden çok ayrı gelmemesi gerekiyordu. Ancak sade olurken de yavanlıktan uzakta durmak ince bir çizgiydi gerçekten. Bunu kendi adımıza başardığımızı düşünüyorum. Benim en büyük keşfim ise kendim oldum diyebilirim. 10 yılı aşkın bir süredir sürekli sahnelerde performans yapıyorum, bir kaç stüdyo kaydım da oldu ama albüm ve şarkıların ruhunu ortaya çıkartmak gerçekten müthiş bir deneyimdi.


SELİM:
Hayal ettiğiniz sound her zaman hareket halindedir ve hayatınız onu yakalamaya çalışmakla geçer. Tam yakaladım derken yine elinizden kaçar. Ancak bu albümde beni oldukça tatmin eden bir sound yakaladık. Yeni keşif olarak; daha önceden çalmayı düşünmeyeceğim ama çalınca sounduma direkt kattığım gitarlar oldu.

 

S: Albümünüzün kayıt süreci öncesinde demo aşamasında neler yaşandı?

BURAK: Şarkıları evde hazırladık Selim ve Ozan ile birlikte. Bize teknik olarak Başar Yakupoğlu yardımcı oldu bu süreçte. öncelikle şarkıların duygusu, ne anlattıkları üzerine çalıştık. Bu noktada karar verdiğimiz sonuçlara göre düzenlemeler ve yaklaşımlar ortaya koyduk. Bunların arasından içimize en çok sinen, şarkı için en doğru olan çalışmalar üzerine devam ettik. Bu noktadan sonra demo kayıtlar yapıldı ve ardından sıra gerçek kayıtlara geldi.

OZAN: özellikle sözel anlamda çok çalıştık diyebilirim bu ev çalışmalarında. Her şarkının dramaturjisi üzerine düşündük. Acaba müzik ve söz gerçekten birbirini tamamlıyor muydu, şarkıyı söyleyen hangi ruh halindeydi gibi sorularla ince ince işledik diyebilirim şarkıları.
SELİM: Şarkıların besteleri ham halde hazırdı. Burak”ın evinde minik ama amacımıza uygun bir çalışma ortamı oluşturduk Kayıt teknisyeni arkadaşımız Başar Yakupoğlu – ki kendisi grup üyesi gibidir- hep yanımızdaydı ve bizden fazla uğraştı diyebilirim. Şarkıları bilgisayar programı ile düzenlemeye başladık. Yapboz gibi. Sonra profesyonel kayıt stüdyosunda demo kayıtlarımızı canlandırdık. Şarkıların tempoları ve tonlarının, duygu ve düzenlemelerinin en doğru ve samimi şekilde oluşmasını istiyorduk. Bu nedenle çok uzun bir zamanı bu şekilde geçirdik. Şarkılar gözümüzün önünde bir çocuk gibi yetiştiler, olgunlaştılar. Bir taraftan da, repertuvarın en doğru şekilde oluşmasını kontrol ediyorduk. Birçok sevdiğimiz şarkıyı, hazır olmadıkları için bu albüme alamadık.

S: Kargo adıyla devam edilmesine rağmen, aslında yepyeni bir oluşum var ortada. Eskiyle karşılaştırılmak sizi nasıl etkiliyor? Yeni Kargo’nun tam anlamıyla kabul edildiğine inanıyor musunuz? Ne tür tepkilerle karşılaşıyorsunuz?

BURAK: Yeni oluşum daha yeni yeni dinleyiciler ile buluşuyor ama bu süreçte yaptığımız canlı performanslarda hep çok olumlu tepkiler aldık, geleceğe umutla bakıyoruz dolayısı ile. Eskiden yaptıklarımıza sevgi ve saygı ile bağlıyız ve bundan sonrası içinde çok heyecanlı. Kabul görmek hemen olan bir şey değil, kolay bir şey hiç değil, zaman gösterir ne olacağını… Biz yaptıklarımız, ortaya koyduklarımızla önümüze bakarız, dinleyiciler takdir mercisidir.

OZAN: Ben ilk şarkımız Kehribar ile de güzel tepkiler aldığımızı gördüm. Açıkçası daha sert yorumlar bekliyordum ama vermek istediğimiz duygu insanlara ulaştı sanırım. Şimdi albümümüzle beraber insanlar daha da benimseyecek diye düşünüyorum.

SELİM: Bu zamanla yerine oturacak. Bu yeni bir oluşum, doğrudur ama unutmamak gerekir ki ismi Kargo. Bu ismi kullandığımız sürece dinleyeceğiniz müzik Kargo müziğidir. Karşılaştırma elbet yapılacaktır, iki yönde de düşünceler oluşacaktır. Dengeli ve yapıcı tepkiler her zaman tercihimiz tabii ki, ama bizim işimiz müzik yapmak olduğu için bu tartışmalara kulak vermememiz gerekir. Büyük isim olmanın yolu bu makaslardan geçiyor.

 

S: LA’ye yolunuz nasıl düştü, ordaki kayıt tecrübeniz nasıldı?

BURAK: Demolar tamamlandıktan sonra ama bunlar detaylı demolar, bas gitar kayıtlarını yaptık önce, çünkü takvim olarak bir sıkıntı yaşamak istemedik. Albümde 7 şarkının kaydında Matt Bissonette çaldı. Bunlar elimizde olunca kullanılacak bas kanallarını seçip Ross Garfield ve Scott Campbell ile birlikte LA”de House of Blues stüdyolarında davul kayıtlarını yaptık,. Birkaç şarkının da Steve Williams ile beraber akustik hammond, Rhodes ve B3 kayıtlarını yaptık Davul kayıtları tamamlanınca Kevin Penner ile Greenbean stüdyolarında gitar kayıtlarını yaptık. Alt yapılar ile İstanbul”a döndük böylece. Rıza Erekli stüdyolarında vokal ve bazi gitar overdubları Başar Yakuboğlu ile kayıt edildi. Yine Marşandiz Stüdyoların’da da iki şarkının davul, gitar, bas, yaylılar ve bazı vokal kayıtları yapılıp mixler yine Marşandiz Stüdyoları’nda yapıldı. Kayıtlarda biz hiç sıkıntı yaşamadık çünkü Başar Yakupoğlu tüm projeyi çok güzel bir şekilde şekillendirdi. Dolayısıyla farklı stüdyolarda çalışmanın dezavantajını yaşamadık. Selim ile 2003″ten beri çeşitli sanatçılara prodüktörlük yapıyoruz, bu süreç içinde LA”den tanıdığımız, çalıştığımız isimler oluştu. Bağlantılarımızı hiç koparmadık ve fırsat buldukça oradaki imkanlardan ve farklı bakış açısından faydalandık. Kendi albümümüz içinde oradaki tecrübelerden faydalanmak hep aklımızdaydı, imkan bulunca değerlendirdik. çok keyifli, güzel tecrübeler yaşadık ama bizim için en önemlisi konsantrasyon. Kendi yaşadığımız hayat koşturmacasının içinden çıkabilmenin en büyük çaresi bambaşka bir yere gitmek, artı profesyonel bir ekip ile de çalışmak müzisyene kayıt sırasında çok yardımcı oluyor.
 


 
OZAN: Ben Burak”ın bahsettiği isimleri biraz daha tanıtayım isterseniz.Matt Bisonette; Joe Satriani, Ringo Starr gibi isimlerle çalışmış dünya çapında bir bas gitarist. Ross Garfield; Nirvana, Metallica, Red Hot Chili Peppers gibi bir çok gruba davul teknisyeni olarak çalışmış birisi.LA”de kayıt yaptığımız stüdyolardan biri olan House of Blues, Encino stüdyosu; Pink, Maroon 5 gibi isimlerin albümlerini kaydettiği yer. Bunlardan başka da Türkiye ve Amerika”da çalıştığımız herkes alanının en iyileri olunca albümün soundu gerçekten çok güçlü ve olgun bir şekilde ortaya çıktı.

 

S: İstediğiniz sound’u elde etmek için nasıl bir yol izlediniz, neler yaptınız?Ne gibi teknik yöntemler kullandınız.

BURAK: Ben kendi davulumu götürdüm çünkü sesine çok inandığım, çalmaktan çok keyif aldığım, bana ilham veren bir davul benim için. 69 Ludwig Super Classic davulum var. Ross pek anlam verememişti buradan oraya davul götürmeme çünkü onda LA”in en seçme davulları var ama kayıt günü kendini alamadı. Bütün gün ben her kalktığımda davulun başına koşup ben tekrar gelene kadar çalmaya devam etti. Şimdi gerçekten anlıyorum neden getirdiğini, dedi hep. Trampet olarak Ludwig Black Beauty, Ludwig mahogany, Tama Bell Brass, Slingerland Radio King ve single ply Drum Doctors Rosewood Custom kullandık, zil olarak Bosphorus, Zildjian ve Paiste kullandık.

Scott Campbell ile kayıt teknisyeni olarak çalıştık. HOB Encino”da Neve konsolda kayıt yapıldı, Birçok değerli orijinal vintage ve çeşitli yeni mikrofonlar kullanarak çok başarılı bir davul kayıdı gerçekleştirdik.
 


 
SELİM:İstediğiniz sound”u elde etmek için önce kafanızda istediğiniz bir sound olması gerekiyor. Demo çalışmaları kafamızda yeni bir Kargo sound”u oluşturmamızı sağladı.. Bunu aramızda konuşup oturttuktan sonra işe koyulduk. Güçlü, dinamik ve doğal bir sound istiyorduk. Samimi, sıcak ve aranjeye boğulmamış. Sade olmalıydı. önce çalışmak istediğimiz kişileri belirledik. Başar Yakupoğlu zaten hep bizimle beraberdi. Grubun bir parçasıydı ve ona çok yüklendik. çok çalıştı sağ olsun. Los Angeles”taki kayıtlarda da istediğimiz ve belirlediğimiz isimlerle çalıştık. Davul kayıtları için üst düzey bir stüdyo belirledik. Gitar kayıtları için üst düzey teknik olanakları olan ama daha küçük bir stüdyo seçtik. Dünyaca ünlü gitar, davul ve kayıt teknisyenleri ile çalıştık. Ve hep uygun bütçelerle çalıştık. Bu senelerdir oralarda olmanın bir getirisi. Gitar olarak genelde Gibson çalmama rağmen bu albümde Fender, Gretsch de kullandım. Amfi olarak Vox AC30 hastalığım vardır. Bu albümde daha çok MAtchless ve Bogner kullandım. Bunlar benim için yeniliklerdi. Brett Allen ile Kevin Penner ile yaptım kayıtları. çok memnun kaldım. Efekt pedalı olarak gururla bahsetmek istiyorum ki, Türk markası Alen Geere kullandım. Emre Alen Balkan”a teşekkür ederim. Amerika”dan getirttiğim tüm pahalı pedallarımı yana itecek kadar iyi pedallar üretmiş.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here