Ana sayfa İnternet Röportaj: Instagram’da nasıl 350.000 takipçi kazanılır?

Röportaj: Instagram’da nasıl 350.000 takipçi kazanılır?

0

Fenomenlerine başarının sırrını ve işin püf noktalarını sorduk
 

Sosyal medya, günümüzün en trend konularından. Akla ilk gelen sosyal mecralar kuşkusuz Facebook ve Twitter, ancak Instagram”ın yeri diğerlerinde olmadığı kadar farklı. İnsanların yalnızca görsellikle başbaşa kaldığı uçsuz bucaksız bir galaksi adeta Instagram. Dünyanın en çok kazanan sanatçılarından herhangi birine kadar hemen herkesin aynı potada buluştuğu bu ilginç platformun, Instagram”ın Türkiye”deki en popüler iki ismi Ahmet Erdem(ahmeterdemm) ve Sezgin Yılmaz(sezyilmaz)”a bu kadar fazla takipçiye görsel dünyanızı anlatmayı “nasıl başardınız?” diye sorduk.
 

 
Newtech: Türkiye’nin en popüler Instagram hesaplarından ikisine sahipsiniz. Nasıl ve ne zaman başladınız? İlk zamanlar nasıldı, neler yaptınız ve insanların tepkileri ne yönde oldu?

Sezgin Yılmaz:
Instagram hesabımızı açalı 2.5 yıl oldu… İnstagram hesaplarımızı açtıgımız zaman bu kadar populer değildi ve kullanıcı sayısı epeyce düşüktü, şu anda 100 Milyon kullanıcısının oldu söyleniyor. Bizim kullanmaya başladığımız zaman uygulama Türkiye”de çok fazla kullanılmıyordu. Hatta belli bir süre hiç Türk takipçimiz olmadı… Kendimizi yurt dışında tatilde olan birer Türk gibi hissediyorduk.

Ahmet Erdem:
Arkadaşlarımızın çogunlugu Facebook ve Twitter kullandıkları için İnstagrama biraz mesafeli davrandılar. Yenilikleri ve gelişimi seven yapıya sahip olduğumuz için instagram bize daha keyifli ve eglenceli gelmeye başlamıştı. Hatta zamanla burası benim yeni oyun alanım olmuştu. çektiğim fotografların insanlar tarafından beğenilmesi hoşuma gidiyordu.

 

N: Gelişim nasıl oldu? Böyle bir ilgi bekliyor muydunuz?

S.Y: Gelişim süreci yurtdışında ve ülkemizde farklı şekilde ilerledi. Yurt dışında özellikle ABD”de gelişim süreci çok hızlı oldu. Ama Türkiye”de durum biraz daha yavaş ilerledi 2012 sonu 2013 yılı başında insanlar yavaş yavaş tanımaya başladı Instagram”ı.
İlk kullanmaya başladığım zaman bu kadar büyük bir ilgi ile karşılaşacağımı tahmin etmiyordum. Ama her geçen gün takipçi sayım hızla artıyordu. Bu artış yüzünden kendimi Instagrama karşı sorumlu hissetmeye başladım Bu nedenle yeni fotograflar çekip takipçilerime hep daha fazlasını verme durtusuyle karşı karşıyaya kaldım ve sonuç ortada.
 


 
“Lifestyle, natural, landscape fotograflar çekmeyi seviyoruz.”

N: Türkiye’deki fotoğraf paylaşım eğilimi nasıl? İnsanlar neler paylaşıyor, neler seviliyor? Dünyadaki paylaşımlarla ülkemiz arasındaki farklar neler?

A.E: Türkiyede ki kullanıcıları 3″e ayırmakta bence fayda var. Aslında bu tüm dünyada böyle; celebrityler, fotografla ilgilenenler ve o anını paylaşanlar…

ülkemizde ki kullanıcılar çogunlukla anı yakalamaya çalışıyor yani yemek, kıyafet, selfportre gibi konulara odaklanıyor. Eger siz ünlü biri değilseniz bu paylaşımlarınız insanlar tarafından pek kayda değer bulunmuyor. Bunun dışında street photography yaparak gittiği gezdiği, gördüğü, yerlerin fotografını çekenler daha fazla ilgiyle karşılaşıyor. Biz bu ikisinin dışında daha çok lifestyle, natural, landscape fotograflar çekmeyi seviyoruz. Takipçilerimizde sanırım bu tarzımızı seviyor. Şehrin kalabalıgından ve gürültüsünden uzak, daha soft daha dinlendirici mekanları tercih ediyoruz. Bir şekilde insanların iç huzuru bu fotografları istiyor.

 

N: İstanbul tag(#)’iyle birbirinden güzel fotoğraflar paylaşıyorsunuz. Yüzbinlerce yabancı takipçiniz var ve aslında ülkemizi de bir nevi dünyaya tanıtıyorsunuz. Nasıl bir his?

S.Y:ilk zamanlarda gittiğimiz yerlerin fotograflarını çekerken oranın neresi olduğunu yazmıyorduk; bunun altında bir artniyet yok tabi. Sadece insanların oranın neresi olduğunu merak etmeyeceğini düşündüğümüz içindi. Ardından yüklediğimiz fotografların altında mekanı merak eden, oranın neresi olduğunu soran takipçilerimiz olmaya başladı. İlk başta hepsine teker teker cevap veriyorduk. Sonrasında takipçi sayımızın artmasıyla birlikte bu yorumların ardı arkası kesilmedi. Belli bir noktadan sonra bu yorumlara yetişemez olduk. Bizde en sonunda bulunduğumuz mekanı harita üzerinde etiketkeleyerek takipçilerimize buranın Türkiye olduğunu söylemeye başladık. Benim takipçilerim artık yüklediğim fotografların Türkiyeden oldugunu bilir bi hale geldi işte bu nokta beni çok mutlu ediyor.

“Gönüllü turizm elçiliği yapıyoruz.”

 


 
A.E:Şu anda Dünyada ki kullanıcılar için San Francisco köprüsü neyse Bogaziçi Köprüsü”de o… Artık o köprünün istanbul”da olduğunu tüm dünya biliyor. Buna bir şekilde aracı olmak ülkemizin güzelliklerini dünya ile buluşturmanın vermiş oldugu mutlulugun tarifi anlatılır gibi değil. Yurt dışındaki takipçilerimiz çektiğimiz fotograflardan etkilenerek ülkemizi ziyarete geliyor, bir nevi gönüllü turizm elçiliği yapıyoruz.

 

N: En çok hangi programları kullanırsınız? Instagram kullanıcılarına tavsiyeleriniz neler?

S.Y:
Her kullanıcının kendine ait bir sitili olması lazım. Bu nedenle benim kullandığım bir uygulama başkası için doğru sonuçları vermeyebilir. Ama genel olarak fotograflarımızda küçük renk düzenlemelerini Snapseed ve Camera+ ile fazlasına ihtiyacımız olursa onuda bilgisayar başında yapıyoruz. App, fotografçılık ve yan ürünleri (lens, filitre vs )Instagram sayesinde inanılmaz bir gelişme gösterdi. Snapseed uygulaması verdiği iyi sonuçlar ve kullanıcılarına sagladığı memnuniyetten ötürü belli bir süre sonra Google tarafından satın alındı.
 

 
N: Projelerinizden bahseder misiniz? Eklemek sitediğiniz başka konular varsa memnuniyetle okurllarımıza iletmek isteriz.

A.E:
13 yıldan beri reklam sektöründe olduğum için fotograf bana çok uzak gelmiyordu. İş hayatının bana kazandırdıklarını fotografla buluşturduğum zaman ortaya bu güzel sonu çıktı. Görsel iletişim, sosyal mecra ilerleyen zamanlarda hayatımızın olmazsa olmazları arasında olacak ve biz de orda olacagız.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here