Ana sayfa Sektörden Röportaj: Aydilge Düşünmeden Severek Yalnızlıkla Yaptı…

Röportaj: Aydilge Düşünmeden Severek Yalnızlıkla Yaptı…

0

S: Yalnızlıkla yaptınız, peki yalnızlıktan korkar mısınız?

Aydilge: Yalnızlıktan çok, tutkusunu yitirmiş, hayatı başkalarının koyduğu kuralar doğrultusunda harcayan bir “gündelik hayat” insanına dönüşmekten korkarım… Paravanlı bölmelerin içine konulmuş insancıklar, harıl harıl çalışırlar. İçlerindeki insani enerjiyi hortum gibi yutar önlerindeki bilgisayarlar. En derinlerden bir yerlerden, “hayatımı nasıl böyle harcarım” diye haykıran ses, canlarını çok yakmaya başladığında, antidepresanlarını yuvarlayıp, yapay mutluluklarına yeniden kavuşurlar. Ama alttan alta, acıları durur aslında. Belki de o yüzden, en “aktif, dinamik, heyecanlı” olanları bile, evde tek başına kaldıklarında, aynadan bakan yabancıyla baş başa kalmaktan hoşlanmaz, kendilerini yine kaosa, trafiğe, gürültüye bırakırlar. Bense tanımadığım yollarda, bilmediğim kilitleri açmak istiyorum. Korkutucu olan, kaybolmak değil, tam tersine tek düzeliğe hapsolmak, her gün aynı güne uyanmak…
 


 

S: İnsanların en büyük derdi yalnızlık ve iç sıkıntısı. Siz bunları neye bağlıyorsunuz şarkılarınızda?

Aydilge: Ortalık derli toplu gözüksün diye alelacele yatağın altına tıkıştırdığımız, daha sonra da orada unuttuğumuz bir takım eşyalar gibi, yaşadığımız problemleri de bilincimizin altına tıkıştırıyoruz. Sonra hiç beklemediğimiz bir anda, garip bir korku ve sıkıntı sarıyor içimizi. Yatağın altındakileri çoktan unuttuğumuz için, pisliğin kaynağının ne olduğunu da bulamıyoruz. İnsanların her şeyi var, bol bol var. Herkes özgür istediğini tüketmekte… Ama hakikat öyle mi? Esas biz isek üretilen? O parfümü, bu albümü, şu ürünü tüketecek uygun insanlar üretmek değil mi asıl amaç? Acaba bizde bize ait ne kaldı?

S: üniversiteyi birincilikle bitirip Amerika burs kazanmanıza rağmen, kimseyi dinlemeyip Ankara’dan İstanbul’a müzik yapmaya geldiniz. Büyük ve aykırı hayaller kurmak korkutmadı mı sizi?

Aydilge: Yaratıcılığın sınırları öyle dar ki bu ülkede hep küçük beden dolaşmak zorunda kalıyoruz. Büyük hayaller dikiyoruz,giyecek ortam bulamıyoruz. Başka hayaller satmaya çalışıyorlar bize, ama ben başkasının hayalini niye giyeyim? Kendi hayallerimin peşinde oldum hep. Oysa herkes tatmin olmadığı işlerine, aşık olmadığı sevgililerine, arzuyla karıştırdığı alışkanlıklarına dönmeyi tercih ediyor…çünkü böylesi daha güvenli, daha az riskli… Ben de tüm şarkılarımda bağıra çağıra şunu söylüyorum: Ofislerinizi terk edin, müzik yapın, aşk yapın, gök kuşağı tarlalarını yakalayın, aşk sürün açık yaralarınıza, iyi gelir biz sıkıcı dünyalılara!

 

S: Müzik, yazarlık, editörlük, radyo programcılığı… Nasıl yürüyor bunca iş? Her birini de yarım yamalak değil, hakkını vererek yapıyorsunuz…

Aydilge: Kendimden sıkılıyorum ben. çok çabuk sıkılıyorum hem de… Yıllardır aynı insanlayım. Aydilge hep benimle, git desem gidemez… Ama müzik yaparken, roman yazarken başkalarının hayatlarına bir süreliğine dalıp, misafirliğe gidiyorum sanki. Her defasında kendi benliğimden sıyrılıp, onların hisleriyle örtünüyorum. Kendimden sıkıldığında başkalaşabilmenin getirdiği dinamizm ve heyecan, çoğalmama neden oluyor ve beni kendi ruhumun hapishanesinden kurtarıyor. Bir yandan da onların acılarını ve sevinçlerini hissetmenin de ağır bir yükü oluyor tabi üzerimde. Ama tek boyutlu bir sıradanlık abidesi olacağıma, çok yürekli bir kaçık olurum daha iyi…

S: Alen Konakoğlu ile uzun süredir çalışıyorsunuz. Bu albümde nasıl bir çalışma yöntemi izlediniz?

Aydilge: Albümde prodüktörüm Alen Konakoğlu’nun çok büyük emeği var. Ben şarkıları yapıp ondan sonra kayıt ve düzenleme aşamasında prodüktöre bütün sorumluluğu yıkan müzisyenlerden değilim. Karışım, tartışırım, burnumu sokarım:) Bu Alen’e sonsuz güvendiğim gerçeğini değiştirmiyor. Ama fikirlerimi paylaşmak ve albüme ruhumu katmak adına, her aşamada müdahil olmam gerektiğini düşünüyorum. Bizim Alen ile kavgalı gürültülü ama harika bir müzik ilişkimiz var. Onunla tartışmaya bile bayılıyorum. çünkü biliyorum ki Alen, beni aslından benden çok düşünüyor. Sanırım dünyada en çok güvendiğim insanların başında geliyor. Ona şarkımı emanet ettiğim anda, küçük bir ergen kızın, harika bir genç kadın olarak döneceğini biliyorum…
 


 

S: Stüdyo ve kayıt aşamasına değinebilir miyiz biraz?

Aydilge: Herşey Alen’in The Kulube adlı stüdyosunda kaydedildi. Tüm kayıtları ve düzenlemeleri de Alen yaptı. Kendisi üstün zekalı olduğu için hem davulları, synth ve klavyeleri, basların büyük bir kısmını çaldı, hem de düzeneme, kayıt ve mixleri yaptı. Sevgili Koray Erkan da hep yardımcımızdı. Cem zaten kaç albümdür sağ kolum, hep yanımda. Her şarkımı ilk o dinler. Hemen akustik gitara dökerim kulağımdaki notaları, o da bana eşlik eder. Yine albümde gitarlar ona emanetti. Beraber yaptığımız bazı besteler de var. Bir de albümde ilk defa Alen’in bir bestesi var. Yalnızlıkla Yaptım… Sözlerini ben yazdım. Ama şarkıyı da kendim bestelemişim gibi hissediyorum. O kadar benimsedim ki… O yüzden yalnızlığımın ortağı diyorum Alen’e. Alen ve Cem etrafımda oldukları için çok şanslıyım…

 

S: çok uzun süredir majör bir plak şirketiyle çalışıyorsunuz. Ama aslında marjinal bir müziğiniz ve sesiniz var. Bunun size artıları ve eksileri oluyor mu?

Aydilge: Bir eksiği olduğunu sanmıyorum çünkü Dokuzsekiz Müzik, hiçbir zaman albüm çok satsın diye müzisyenine karışmaz. Aksine bana sonuna kadar destek oldular. Böyle kötü koşullar içinde yürüyen bir piyasada müziğime bu kadar inanan bir şirketimin olması benim için büyük bir mutluluk. Yapımcım Ahmet çelenk ve genel koordinatörümüz Demet Karaduman, benim için gerçek bir aile…

S: Klip Yalnızlıkla Yaptım adlı parçaya geldi. Kimlerle çalıştınız?

Aydilge: Elini aşka buladığında çok kan dökülür bazen. Bazen de şarkılar dökülür. Benim döktüğüm şarkılar burada…Yalnızlıkla Yaptım’ın içinde alışmaktan korktuğumuz için, dokunmaktan vazgeçtiklerimiz var… Yokluğumuzun farkında olmayanlar için var olma çabalarımız var… Elimize aşka bulayıp uğruna çok kan döktüklerimiz var…Bir daha görüşemeyiz artık, aşkaısmarladık dediklerimiz var… Klipte de bunu yansıtmaya çalıştık. Yönetmenimiz Evren Arasıl çok öz veride bulundu. çok özendi. Oyuncu arkadaşım Doğukan Doğu, aynı şekilde şarkının ruhunu o kadar güzel yansıttı ki, gerçekten tam vermek istediğim duygu ortaya çıktı. çünkü bence yalnızlık çok sorun değil de, aşık olduğun insanın yanındayken yalnızsan, işte o büyük meseledir. Ve bu klipte beraberken bile yalnızlığın ağına takılan iki aşık var…
 


 

S: çok uzun süredir majör bir plak şirketiyle çalışıyorsunuz. Ama aslında marjinal bir müziğiniz ve sesiniz var. Bunun size artıları ve eksileri oluyor mu?

Aydilge: Bir eksiği olduğunu sanmıyorum çünkü Dokuzsekiz Müzik, hiçbir zaman albüm çok satsın diye müzisyenine karışmaz. Aksine bana sonuna kadar destek oldular. Böyle kötü koşullar içinde yürüyen bir piyasada müziğime bu kadar inanan bir şirketimin olması benim için büyük bir mutluluk. Yapımcım Ahmet çelenk ve genel koordinatörümüz Demet Karaduman, benim için gerçek bir aile…

S: Klip Yalnızlıkla Yaptım adlı parçaya geldi. Kimlerle çalıştınız?

Aydilge: Elini aşka buladığında çok kan dökülür bazen. Bazen de şarkılar dökülür. Benim döktüğüm şarkılar burada…Yalnızlıkla Yaptım’ın içinde alışmaktan korktuğumuz için, dokunmaktan vazgeçtiklerimiz var… Yokluğumuzun farkında olmayanlar için var olma çabalarımız var… Elimize aşka bulayıp uğruna çok kan döktüklerimiz var…Bir daha görüşemeyiz artık, aşkaısmarladık dediklerimiz var… Klipte de bunu yansıtmaya çalıştık. Yönetmenimiz Evren Arasıl çok öz veride bulundu. çok özendi. Oyuncu arkadaşım Doğukan Doğu, aynı şekilde şarkının ruhunu o kadar güzel yansıttı ki, gerçekten tam vermek istediğim duygu ortaya çıktı. çünkü bence yalnızlık çok sorun değil de, aşık olduğun insanın yanındayken yalnızsan, işte o büyük meseledir. Ve bu klipte beraberken bile yalnızlığın ağına takılan iki aşık var…

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here