Ana sayfa Yazılım Reason 6 & Balance

Reason 6 & Balance

0

Sanırım Reason için komple müzik prodüksiyon stüdyosu desek yanlış olmaz. En azından son versiyonu ile bu hale geldi. Uzun yıllar hayatımızda olan bu tasarım ve bir o kadar da pratik program, özellikle hızlı prodüksiyonlar için vazgeçilmezler arasında ve şimdi Reason, yeni versiyonu 6 ile karşımızda
 

Biliyorsunuz “Propellerhead” yani pervane kafa arkadaşların bir de “Record” diye bir programları vardı. Record ile Reason”daki tek eksiklik olan kayıt opsiyonuna bir çözüm getirilmişti hatta hiç de fena olmamış, büyük bir kesim tarafından kullanılmaya başlanmıştı. Reason6, Record ve Reason”u bir araya getiren bir versiyon. Bu nedenle yeni versiyonda komple müzik prodüksiyon stüdyosu oldu dedim. Hatta kayıtlar için harika tasarımı olan bir de “Balance” isimli interface geliştirdiler. Tüm bu özelliklerin yanı sıra daha önce hem Reason”da hemde Record”da olmayan bazı yeniliklerde var. Her noktaya çok detaylı değinemeyeceğiz ama belli başlı yeniliklere ve değişikliklere kısaca bir göz atalım.

İlk göze çarpan yenilik Reason”un artık cd serial aktivasyonu yerine bir USB dongle kullanması. Diğer bir çok markadan bildiğimiz üzere bu dongle içerisinde aktive etmek için gerekli bilgiler bulunuyor. Bu korsanın ve hırsızlığın önüne geçmek için geliştirilmiş bir taktik sanırım. Daha sonra Pulveriser, The Echo ve Alligator Filter Gate isimli üç efekt cihazı en öncelikli yenilikler arasında yer alıyor.
 

reason 6
 
Pulveriser”i direkt Türkçe’ye çevirdiğimizde „tozlaştırıcı, ufalayıcı” gibi bir şey ortaya çıkıyor. bu terimleri daha çok granular sentezde duyuyorduk ama bu terim bence harika çünkü çok stil. Pulveriser aslında çok yönlü bir compressor, distortion ve filtre. Compressor’ı oldukça başarılı özellikle attack esnasında hemen fark ediliyor. Kısacası compressor’ın devreye girdiğini anlıyoruz. Tabi ki bu teknik her zaman kullanışlı olmayabilir ama bunun gerektiği durumlar için bence oldukça başarılı.

Filtrelere gelecek olursak beş parametre seçeneği var: LP, LP12+Notch, BP, HP, Comb. Bu seçenekler sayesinde sesin rengini değiştirerek direkt distortion’a gönderebiliyoruz. Filtre oldukça sert bir ivmeyle çalışıyor ve bir noktadan sonra sinyali tamamen yabancılaştırabiliyor. Deneysel durumlar için ilginç olabilir. Distortion burada biraz zevk meselesi çünkü fazla seçeneği mevcut değil ama sonsuz bir pot ile oldukça hassas sinyal kontrolü yapılabiliyor. Ayrıca ton seçeneği ile frekansa müdahale edebiliyorsunuz. Bence yeterli. Pulveriser’in arkasında bir de audio girişi var. Burada extern bir sinyal ile filtreyi ya da volume”u modüle etmek mümkün.

 

Alligator Triple Filter Gate: Sinyali alıp üç frekans aralığına ayırıyor ve üç farklı filtreye yönlendiriyor: HP, BP, LP ama Alligator’dan bir ses almak için işlemek istediğiniz sinyal intern pattern sequencer alanları içerisinde kalması gerekiyor. Bunun dışında Manual gate opsiyonunu ile otomasyon yapabilirsiniz. Bu durumda F#1, G#1 yada A#1 değerinde trigger yapmalısınız. Standart müzik prodüksiyonları için Alligator anlaşılmaz bir cihaz gibi gelebilir ama elektronik müzik için çok kullanışlı, sinyalinizin belli frekans aralığını kullanarak ilginç sesler elde edebiliyorsunuz mesela kullanılan reverb”in belli frekansları, ya da kullandığınız loop”ların farklı bölümlerini alarak ritmik kullanabilirsiniz. Bu elektronik müzikte sıkça kullanılan bir tekniktir. Alligator içerisindeki filtreleri tek tek zincirin dışında bırakmak mümkün. Alligator içerisindeki sinyal rotası profesyonel düzeyde çalışılmış detaylara baktığınızda oldukça etkileyici seçenekler ortaya çıkıyor.
 
tufan dağtekin
 
The Echo
İsminden de anlaşılabileceği gibi The Echo birçok seçeneği olan bir delay ve efekt cihazı. Enteresan bir özelliği var. “Mode” şalteri sayesinde sinyaliniz delay sektöründen geçiyor ve daha sonra Fedback, color, modulation ve output sektörlerine giriyor. Offset sayesinde sağ kanalınız için ping pong efekti devreye giriyor. Diffusion ile sinyal biraz daha yumuşatılabiliyor. Buradaki opsiyonları abarttığınızda artık reverb’e benzer bir durum çıkıyor ortaya. Color sektörü ise oldukça etkileyici. Her delay burada limiter-distortion efektlerine maruz kalıyor. Modulation sektöründeki “env” opsiyonu ise oldukça ilginç. Burada tüm delay’lerin zamanlarına müdahale edebiliyorsunuz ve buna bağlı olarak pitchbend efektine benzer bir efekt çıkıyor ortaya. Ducking sayesinde ise delay efekti sadece dry değeri sıfırlandığında duyuluyor. Reason”un tarihine baktığımızda The Echo aslında markanın nasıl bir gelişme geçirdiğini çok net gösteriyor.

Genel olarak baktığımızda tasarımda ufak ama harika dokunuşlar var. Bu da çalışma ortamını çok daha eğlenceli hale getiriyor. Record”dan Reason’a geçen en ihtişamlı cihaz, şüphesiz büyük SSL mixeri. Artık burada ses kayıtlarımızı yapıp işleyebileceğiz. Bunun yanında Record cihazları olan, Neptun (Vocal düzenleyeicisi ve Harmonizer, ID8 (hızlı enstrüman değişiklikleri için enstrüman çalıcı) ve Line 6 Amp yine entegre halde geliyor. Büyük bir meter sayesinde sinyal girişini kontrol edebiliyoruz.

 

Balance
Reason 6′ da ses kaydına geldiğimizde akla ilk gelen şüphesiz ihtiyacımız olan bir interface… Propellerhead bu sistem için “Balance” isimli harika bir interface üretti. Herşeyden önce tasarımı çok başarılı, insanın mutlaka edinmek istediği bir stile sahip. Ama bu onun Reason ve kayıt için üretilmiş olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Reason dışında başka sistemler için karşılaştırdığınızda farklı sonuçlar çıkabilir ortaya.

Balance iki kanal 24bit ve 96kHz çözünürlüğünde çalışan bir sistem. Stand alone kullanımlarda Direct Monitoring özelliğine sahip. 48V phantom power ile 2 adet XLR girişi, pad opsiyonlu 2 adet 6.3mm jack gitar girişi, 4 adet 6.3mm jack line girişi var. yine 6.3mm kulaklık çıkışı ve iki adet simetrik çıkışa sahip. Gerekli olan tüm kontrollere sahip sinyal girişi kontrolü, kulaklık çıkışları ayrı ayrı ayarlanabiliyor. DAW merkezinize USB2 ile bağlanan sistem, extern enerjiye ihtiyaç duymuyor. Balance aynı anda sadece iki kanal kaydedebiliyor ama toplam sekiz enstrüman bağlantı varyasyonu sunuyor. Balance aslında tek kişilik bir stüdyo için tasarlanmış yani Reason için. Yani aynı anda değil de arka arkaya kayıtlar bu sistemin görevi (overdub). önce tüm enstrümanların bağlantısını yapıyorsunuz daha sonra yüzeydeki ayarlardan hangi enstrümanı kaydedeceğinizi seçiyorsunuz.
 

müzik yazılım
 
Cihazın yüzeyinde kontrol gruplarını renk olarak ayırmışlar bu sayede hızlı reaksiyon gösterebiliyorsunuz. Balance, Reason ile bir araya geldiğinde “clip safe” denilen harika bir özellik kullanılabiliyor. Burada sistem kaydı iki layer alıyor ve clip yapan yerler bu sayede onarılabiliyor. Balance, Mac ve PC ortamında driver”a ihtiyaç duymuyor. Genel olarak baktığımızda gerek fonksiyonlar gerekse optik olarak alışa geldiğimiz interface’lerden çok farklı diyebilirim ama Propellerhead’in kendisine göre bir tasarım ve mantığı var diğer sistemler ile karşılaştırmaya gerek yok bence. Balance masa üstü için tasarlanmış ve Reason’un bir parçası olarak görmek lazım yoksa başka model ve markalar ile gereksiz bir karşılaştırmaya gireriz. Ses kalitesi olarak bir çok sistemin önünde. Materyal olarak ise sanki biraz hızlı üretilmiş gibi. Bazı yazıların baskıları ve üzerindeki renkler tam çıkmamış ama bunlar sadece makyaj, benim için pek önemli değil.

Sonuç olarak Reason 6, Record ile birleşerek tam bir stüdyo haline geldi diyebiliriz. Balance ise bu stüdyonun dokunulur tarafı ve giriş kapısı. Burada Reason ve Balance hakkında kısa bir sohbet etik ama sistem hakkında geniş bilgi ve ücretlerini www.compel.com.tr den alabilirsiniz.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here