Ana sayfa Makale Portre fotoğrafında ileri teknikler ve ışık kullanımı

Portre fotoğrafında ileri teknikler ve ışık kullanımı

0

Portre için en iyi objektifler, çekim formatları, çekim anına dair ipuçları, teknik noktalar, doğru diyafram değerleri, alan netsizliği, fon ve ışık kullanımı konularında edinilen bilgiler, fotoğrafta tecrübenin yanı sıra bilgi birikimine dönük çekim niteliğine etki etmektedir
 

Portre fotoğrafçılığında bir fotoğrafçı için en önemli konu, makine üzerinde sağladığı hakimiyettir. Fotoğrafçı, bu hakimiyet duygusuna deklanşöre her bastığında bir adım daha yaklaşmış olur. Portre fotoğrafları portresi çekilen kişinin yaşadığı mekânı, düşünce ve duygularını, karakterini, yaptığı işi anlatmalıdır. Tamamen o an yaşananların sonucu olmalıdır. Ayrıca edinilen teknik detaya yönelik bilgiler ile portre fotoğrafları ileri seviyeye taşınabilir. Portre fotoğrafçılığında teknolojik temelde yaklaştığımız geçtiğimiz sayıdaki konunun devamında teknik konular üzerinde yoğunlaşıyoruz.
Portre için en iyi objektifler
 
çekim teknikleri
 
Kullanacağınız objektif portre fotoğrafçılığında en önemli yeri teşkil ediyor. Portre fotoğrafçılığında yoğun biçimde 50mm f1.4 ve 85mm f1.8 kullanılmaktadır. Bu lens ile hem modelden çok uzaklaşmazsınız hem de bozulma yaşanmaz. Ayrıca 85 mm altında çekerken burun kulaktan büyük çıkar, yüz bozulur.

Bunun yanında 24-70mm f2.8 ve 70-200mm f2.8 ile güzel kareler yakalayabilirsiniz. Fakat bu objektifler fiyat olarak diğerlerine gore daha pahalı objektiflerdir. Hem ekonomik hem de iyi sonuçlar amaçlandığında 50mm ve 85mm ilk öncelikler olmalıdır. Bazı üst seviye fotoğrafçıların 85-100mm arası objektiflerle oldukça iyi sonuçlar elde ettiği görülmektedir. Ancak bu objektif türünde başarı yoğun biçimde tecrübeyle orantılı özellikler sergiler.

 

50mm ve 85mm gibi sabit objektiflerde diyafram açıklığı fazla olduğundan ışık daha fazla alınır. Kapalı ortamlarda çekeceğiniz portreler için en ideal ışığı ve alan derinliğini 50mm ve 85mm gibi sabit objektifler sağlamaktadır. özellikle dış mekanlarda ve ışığın fazla olduğu yerlerde 3.5 yada 4 diyaframlı obejktifler kullanılabilir. Diyafram açıklığı 3.5~4 olan objektif ile iç mekan ve kapalı ortamlarda çekim yaparken, flaş kullanmıyorsanız muhtemelen enstantene (perde hızı)ile ilgili sorunlar yaşarsınız. Bu nedenle diyaframı 1.2 yada 1.4 ile başlayan sabit objektifleri tercih etmelisiniz.

çekim formatı

Portre çekimlerinde çekim yapacağınız format önemlidir. önemli bir çekim yapıyorsanız eğer mutlaka RAW+JPEG formatında çekim yapmalısınız. RAW (ham) dosyalarınızda eğer hatalı durumlar varsa müdahale edip düzeltme şansınız olacaktır. Bu formatta çektiğiniz kareler JPEG karelere göre ham olduğu için daha fazla yer kaplayacaktır. Kullanacağınız hafıza kartının kapasitesi büyük olursa çekim esnasında görsel depolamaya bağlı sorunlar yaşamazsınız. Bunun yanında kartın transfer hızına da dikkat etmelisiniz. çünkü; RAW formatlı dosyaları transfer ederken sizi dakikalarca bekletebilir ve zaman kaybına neden olabilir.
 

fortre çekimi
 
Beyaz dengesi, ISO ayarı, enstantane ayarı, tripod, tetikleyici kullanımı ve diğer teknik noktalar

Portre çekimine başlamadan önce manuel ayarlar arasındaki AWB olarak isimlendirilen Beyaz Dengesi ayarlanmalıdır. Ayrıca RAW olarak çekim yaptıysanız, daha sonra bilgisayarda Camera Raw gibi yazılımlar ile Beyaz Dengesi değiştirilebilmektedir.

ISO yada ASA değerini dış mekan çekimlerinde 100 yada 200 yapabiliriz fakat ışık ve flaş kullanmıyorsak iç mekan çekimlerinde bu değer yeterli olmayabilir. ISO değerini ışığın yetersiz olduğu durumlarda yükseltebiliriz. Bu durum makinenizin özelliğine göre belli bir değerden sonra fotoğraf üzerinde gren denilen kumlanmaya neden olabilir. Makinenizin en ideal maksimum ISO değerini bilmelisiniz. Ayrıca en iyi fotoğraf en düşük ISO ayarında çekilir.

çekime başlamadan önce, çekimi yapacağınız kişi ve mekan hakkında kısa ve öz bilgiler edinmelisiniz. Mekanı iyi tanırsanız modelinizi yormadan daha keyifli kareler elde edebilirsiniz. Mekanı tanıdığınızda kullanacağınız diyafram, enstantene ve ISO değerlerini de yaklaşık olarak belirlemiş olursunuz. çekim esnasında onlarca deneme yapmadan bir iki deneme ile direkt çekime geçebilirsiniz.

 

Genelde makinelerdeki enstantane değerleri 1/8000, 1/4000, 1/1000, 1/500, 1/250, 1/125, 1/60, 1/30, 1/15, 1/8, 1/4, 1/2, 1, ve 1″, 2″,3″, 5″,10″,15″,30″ ve B dir.

Bazı makinelerde durağan bir nesneyi yada modeli çekmek için enstantene 1/50 saniye değerlerinde tripod gerektirirken bazı makinelerde bu durum 1/15 saniyelere kadar varabiliyor. Hareket halindeki bir modeli yada nesneyi çekerken ise bu değer 1/125sn. ile başlıyor. Koşan bir insanı çekmek için 1/200 yada 1/250sn, bir ralli aracını çekmek için ise 1/1.000sn ~ 1/4.000sn arasında değerlerde olabiliyor. Portre çekimlerinde ise makinanızın diyafram ve ortamda kullanılan ışığın durumuna göre ideal değeri kendiniz 1-2 deneme yaparak bulabilirsiniz. Yüksek enstantene değerlerinde tripod kullanımının önemi bir kat daha artar. çünkü, en küçük bir titreşim yada makinenin oynaması halinde blur etkisi sonucu ortaya çıkacaktır. Hatta bir tetikleyici kullanırsanız daha net ve keskin kareler elde edebilirsiniz.
 

portre çekim teknikleri
 
Hangi diyafram değeri kullanılmalı?

Portre fotoğrafçılığının en önemli kısımlarından biri de hangi diyafram ile çekim yapılacağıdır. Portre fotoğrafçılığının diyafram kilidi f/11 dir. f/11 diyafram açıklığı, yüzde oldukça iyi bir netlik ve derinlik sağlar. Eğer farklı efektler ve ışık kullanımı gerçekleştirecekseniz farklı f durakları ile çalışabilirsiniz. Sığ alan derinliği elde etmek istiyorsanız o zaman iş değişir. Burada 50mm yada 85mm lik sabit bir objektif ile f durağı 1.4 veya 1.8 gibi bir değer seçilir.

 

Altın kadraj

Tüm bu teknik bilgileri yerine getirdik, peki portre de bu bilgileri uygularken, portreyi fotoğraf karesinde nereye yerleştireceğiz? Hep söylenir: Fotoğrafın altın kuralı 1/3 denir. Peki nedir bu 1/3 kuralı? Aşağıdan yukarı, yukarıdan aşağı ve soldan sağa, sağdan sola kadrajı 3″e bölüyoruz ve modelin baktığı yönü açıkta bırakıp sırt kısmı 1/3″lük alana denk getiriyoruz. 2/3 lük alan ise modelin baktığı yönde kalıyor. Gerekli midir ya da ne kadar gereklidir? Hem gereklidir hem de değildir. Neden mi? Bu durum fazla fotoğraf incelemekle alakalı bir durum ve bir süre sonra artık siz farkında olmadan izlediğiniz fotoğraflar kafanızda bir şablon oluşturuyor. Siz de gözlem ve algılarınız sayesinde bunu uygulamaya başlıyorsunuz. İlk başlarda sürekli dikkat ediyorsunuz, acaba modeli 1/3 kuralına uygun mu yerleştiriyorum diye otomatik bir algı sizi tetikliyor ancak pratikle beraber bu durum kendiliğinden gelişiyor.

Fotoğraf çektikçe kendi stilinizi ortaya koyabilirsiniz. Bunun yanı sıra çektiğiniz kişinin fotoğrafa verdiği etki çok önemlidir. Eğer kişinin duruşu ve verdiği mesaj çok etkileyici ise, kimse sizin 1/3 kuralınız ile ilgilenmiyor. Bence 1/3 kuralını bilin ama ilk önceliğiniz modelinizin o muhteşem anını yakalamak olsun, maksimum efektif olan o mükemmel anı.
 

portre fotoğrafçılığı
 
Portre fotoğrafçılığında alan netsizliği ve fon

Aşağıdaki fotoğrafta da göreceğiniz üzere fotoğrafta alan netsizliği ve alan derinliğine dair bir çalışma var. Diyafram değerini 1″e doğru yaklaştırdığınızda otomatik olarak alan derinliği azalıyor ve modelin arkasında yer alan fon kısmı netsizleşiyor. örnek fotoğrafta kullanılan objektif 24-70mm ve maksimum diyafram açıklığı 2.8, en açık diyafram ile çekilen bu örnek karede, neden f/11 kullanmadın diye düşünenler olabilir. Fakat arka fonda portreye olan dikkati dağıtacak fazla karmaşık bir fon olduğundan, f/2.8 kullanarak fon kısmındaki netsizlik portredeki modeli ön plana çıkarıyor ve dikkatimizi oraya yönlendiriyor. Fon ne kadar sade olursa portreniz de o denli güçlü olur.

 

Işık kullanımı

çok farklı ışıklarla çekim yapabilirsiniz, önemli olan ışığın uygun olmasıdır. Genelde ideal portre ışığı; yüzden 30 derece açıyla yukarı konumda, solda veya sağda olmalıdır. Gözü saat kadranı olarak düşünürsek ya saat 11 ya da 13″te olmalı ki burun gölgesi fotoğrafa olumsuz etkiler bırakmasın ve sizi rahatsız etmesin. Yüz şekillerinde değişik denemeler yapılmalı ve çıkan sonuçlara göre açılar belirlenmelidir.

Stüdyo ortamında çekim yaparken kullanacağınız ışık kaynakları çok önemlidir, hatta fon rengi kişinin giydiği kıyafet ve aksesuarlar fotoğrafınıza farklı artı değerler katabilir. Flaş, softbox, direkt ışık, şemsiye, reflektör gibi ışık kaynaklarını kullanırken hangi açılardan ve hangi pozisyonlarda kullanacağınızı, modelin duruşuna göre belirlemelisiniz. örneğin; beyaz ya da açık gri bir arka fon var ve modeliniz koyu renkli bir kıyafet giyiyor. Modelinizin sağ kısmını loş (hafif ışıklı) sol kısmını ise tam ışıklı ve net çekmek istiyorsunuz. Burada 2 farklı ışık kullanabilirsiniz:
 

portre fotoğrafta ışık kullanımı
 
Birincisi; bir ışık ayağına flaşı monte edip beyaz geçirgen şemsiyeyi de bu ayağa bağlayarak modelin sol kısmına 45 derece ile yerleştirirsiniz. Bu durum, ışığı yumuşatarak modelin yüzüne doğru verecektir. Diyafram, enstantene ve ISO değerlerini ayarladıysanız çekimi gerçekleştirebilirsiniz. Bir diğer seçenek ise 2 adet soft box kullanımıdır. Birincisini konunun sağ tarafına, ikincisini sol tarafına 45 derece ile yerleştirip, ışık stop değerini sağ taraftaki soft box için oldukça kısarak, sol taraftakini ise yüksek tutarak portre çekimi gerçekleştirebilirsiniz. Modelin sol tarafı daha aydınlık olacak, sağ tarafı ise loş bir ışıkla fotoğrafınızda yer alacaktır.

Ayrıca flaşlı çekimlerde flaşınızın mesafe gücünü mutlaka öğrenin bu size çok faydalı bir bilgi olacaktır. Kapalı ortamlarda flaşlı çekim yaparken tavandan sektirme genelde iyi sonuçlar verse de pilin ömrünü azaltıyor, yanınızda mutlaka yedek pilleriniz olsun. Flaşı direct yüze vermeyip reflaktör ve duvardan yansıtma yaparsanız daha etkili sonuçlar alırsınız. Doğal ışıkta yada pencere önünde çektiğiniz karelerde ışık mutlaka yüze doğru gelmelidir.

 

Portre fotoğrafçılığında birkaç püf nokta

İnsanları fotoğraflarken rastladığım birkaç önemli konuya daha değinmek istiyorum. özellikle ayakta yaptığım çekimlerde, insanların ellerini ne şekilde nereye koyacaklarını bilememesi onları çok rahatsız ediyor. Bu nedenle modelinizi mutlaka bir sandalye yada koltuk benzeri bir yere oturtun ve rahatlamasını sağlayın. Eğer oturduğunda yine rahatsız gözüküyorsa eline bir aksesuar vb şeyler verin. örneğin bir doktoru mu çekiyorsunuz boynuna bir steteskop asın ve onunla ilgilenmesini sağlayın, yada bir ressamı mı çekiyorsunuz elinde fırçaları ile çekin. Peki kameranız hangi hizada olacak? Portrelerde kamera genellikle göz hizasında yer alır ve çekeceğiniz modele 3m gibi bir mesafeden çekmeyi deneyin.
 


 
Modeli kadrajın sağına yada soluna yerleştirin, ¾ kuralı dediğimiz yüzün ¾”ünü gösterir ve model 45 derece ile kadrajın açıkta kalan alanıne doğru bakar. Portre kadrajınızda başları bir miktar kırpın ve baş üstünde boşluk bırakmamaya gayret edin. Bu popular ve profesyönel bir tekniktir. Fakat çene kısmını asla kesmeyin.çekim yaparken, modelinizin gözünün içine bakın ve netlemeyi mutlaka göze göre yapın. Kadrajınızı daraltabilirsiniz, yakına gitmekten asla çekinmeyin. Yakın çekimler daima ilgi çekmiştir. Arka plan çok karmaşık olmasın, dikkati mutlaka çektiğiniz kişiye yöneltmeniz gerekir. çektiğiniz objeyi kadrajın tam ortasına yerleştirmeyin, sağda solda üstte ya da altta olsun. Odağı kilitleyin ve sonrasında kadrajı istediğiniz gibi ayarlayın. Odağı genellikle üç adımda kilitleyebilirsiniz. önce, nesneyi tam ortaya yerleştirin ve deklanşöre yarım basılı halde tutun. Deklanşör hala yarım basılı halde iken makinenizi oynatarak nesneyi ortadan istediğiniz yere kaydırın, istediğiniz kadraj oluşunca deklanşöre basın ve fotoğraf sizin artık.

 

msı

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here