Ana sayfa Makale PORTFOLYO RÖPORTAJ – Serdal Ertaş

PORTFOLYO RÖPORTAJ – Serdal Ertaş

0
  Serdal Ertaş kimdir? Grafik sanatlarıyla nasıl tanıştınız? Eğitiminizi tasarım alanında mı aldınız?

24.04.1973″de Almanya”nın Berlin şehrinde doğmuşum. 4 yaşımda aile kararıyla memlekete dönmüşüz. İlk, orta ve lise tahsilimi Manisa’nın Salihli ilçesinde tamamladım.Şu anki mesleğimden oldukça uzak Dokuz Eylül üniversitesi Makine Resim Konstrüksiyon Bölümünü tamamladım.

Resim çizme çabalarım çocukluğuma dayanır. çocukluğumdan bu yana resimlere ve fotoğraflara ilgim vardı. özellikle hareketsiz nesnelerin fotoğrafını çekmekten hoşlanırdım.
 

çizimlerim genelde okuduklarım ve izlediklerimden  etkilenmiş olduğumdan çizgifilm veya çizgiroman karakterleriydi. O yaşlarda hayalim animatör olmaktı. Klasik animatör olmak çok sabır gerektiren bir iş olduğunu düşündüğümden daha basitleştirme yöntemleri ararken amiga 500 kullandığım zamanlarda Walt Disney Studio adlı bir program edindim.O yaşlarda denemeler yaptım. Azimli ve kararlıydım. Ancak hayatın getirdikleri, imkanlar derken istediğim mesleğe kavuşamadım.

üniversite dönemimde 3D Studio Max ile tamamen tesadüfen tanıştım. 97 yılında 3D ortamına girmiş oldum. O yıldan bu yana aktif olarak 3D modelleme yapıyorum. Pek çok firmada düzenli veya freelancer olarak çalıştım. Bünyesinde bulunduğum şirketler sayesinde Dünyada isim yapmış pek çok firmayla çalışma imkanı buldum. Bu konuda şanslıyım. Halen ArxDesign Group ( İzmir ) bünyesinde 3D Mimari modelleme ve görselleştirme yapmaktayım. Daha çok mimari modelleme yapmamım yanı sıra karakter modelleme, 3D enviroment, fantastik sahneler yaratmak kendimi daha iyi hissetmemi sağlıyor.

 

İlk bulduğum boş zamanımda aklımda olan,  internette veya tv”de gördüğüm bir sahneyi modellemek ve bittiğini görmek beni çok mutlu ediyor. Görsellerimde bazen hayallerimi, bazen duygularımı, bazen sevdiklerimin hayallerini yansıtmaya çalışıyorum. Kendimi iyi ifade edebildiğimde ve karşılığında beklediğim ilgiyi aldığımda daha çok haz duyuyorum. çalışmalarımda ayrıntılarla uğraşmak hoşuma gidiyor. Bence insan gözü özellikle dijital çalışmalarda ayrıntı ve duygu arıyor. Ayrıntılarla uğraşmak zaman kaybı gibi görülebilir ancak başarılı olabilmek için özen göstermek gerekiyor. Zamansızlık problemim devam etse de kendimi mutlu etmek için duygularımı dinliycem.
 

 
3D modelleme peyzaj ve grafik tasarımını seçmenizin sebebi neydi?

Aslında tamamen doğaçlama gelişen bir durum. Hep hayalimdi diyemem.Video oyunlarının etkisi olduğunu söyleyebilirim. Oyunların içindeki sahnelerin nasıl oluşturulduğunu bilmeyi her zaman istemişimdir. 1986’dan bu yana oyun tutkunu olduğumu düşünürsek, hayalim için oldukça uzun zaman beklediğim anlaşılabilir. özellikle peyzaj konusunda elimden gelenin en iyisini ve tabi zamanım oldukça iyi çalışmalar yapmaya gayret ediyorum. Mimari işlerde peyzaj eksiği çok fazla. Genel düşünce bu kadar bitki örtüsünü standart bir pc’nin kaldıramayacağı ama aksine pek çok pc beklenilenden çok daha fazlasını yapabilir. önemli olan neyin nasıl yapılacağını bilmek. Benim göstermeye çalıştığım doğal ortamlar Vue ile yapılıra karşılık, hayır bu iş için başka programlar da kullanır diyebilmek. Grafik tasarım konusunda çok fazla çalışmam olmadı. Genelde çalıştığım şirketlerin ihtiyaçlarına yönelik görseller hazırladım.

 

Bu alandaki uzmanlaşma sürecinizi anlatır mısınız?

1997 yılında 3DS Max ile tanıştığımda elimde hiç bir veri ve bilgi yoktu. Programın karıştırılarak öğrenilemeyeceği de aşikardı. Okulda aldığımız Autocad eğitiminden dolayı bazı komutlar yabancı değildi. Ancak bir uçak kokpiti kadar karmaşıktı. O dönemde Nezih Kanbur’un 3DS Max Modelleme ve Görselleştirme kitabını edindim. Benim için bu kitabın önemi çoktur. Tüm temel bilgilerimi bu kitaptan öğrendim diyebilirim. Heralde bu sebepten yeni başlayanlara ne tavsiye edersiniz soruna her zaman cevabım “bir kitap edininin” oluyor. Bu işe yeni başladığım dönemlerde tesadüfen tanıştığım bir reklam ajansına görsellerinde kullanabilecekleri basit modeller yapmaya başladım. Kendimi geliştirmem de çok faydası oldu. üniversite bitmiş ve askerlik için gün beklediğim süreçte zamanımın çok olmasının nimetlerini iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum.
 


 
Farklı çeviri kitapları ile kaplama ve ışıklandırma konusunda kendimi geliştirmek için uğraştım durdum. 2000 yılında askerden sonra krizin etkisi büyüktü. İş aslanın ağzında deyimi bu dönemi yansıtıyordu diyebilirim. Beklediğim iş fırsatları maalesef yoktu. Genelde web ve interaktif cd işleri popülerdi. Bir anda kendimi interaktif cd işinde buldum. Tek başıma arayüz ve kodlamasını yaptım. 3 kadar bu sektörde farklı firmalarda çalıştıktan sonra hayatımı değiştiren Say Reklam da (2003) çalışmaya başladım. Burada pek çok isim yapmış firma ile çalışma imkanı buldum. Halen mağazalarında kullanılan pek çok stand tasarımına imza attım. 3D’nin gücünü bu şirkette çok daha fazla anlamıştım. Ancak sadece stand ve mağaza tasarımı tam benim beklediğim meslek değildi. Bu dönem içinde tanıştığım mimar arkadaşlar sayesinde dışardan mimari projelere destek vermeye başladım. Bana çok büyük tecrübe oldu. Sonuçların beğenilmesi iyi hissetmemi sağladı. Kendimi daha iyi ifade edebilmek için mimari bir şirkette çalışmam gerektiği düşünmeye başladım ve 2006 yılı ortasında halen çalıştığım Arx Design Group bünyesine katıldım. 1.5-2 yıl önce geldiğim noktayı fark eden Never Winter Nights oyunu yapımcılarından 3D mekan modelleme konusunda teklif aldım ancak yetersiz ingilizcemden dolayı bu işi kabul edemedim. Hala üzüntüsünü yaşarım.

Kişisel gelişimim için özellikle yurtdışında yapılmış çalışmaları inceleyip çok fazla denemeler yaptım ve hala yapıyorum. Bu işte takdir edersiniz ki son nokta diye bir şey yok.

 

çalışmalarınıza başlamadan önce ne gibi bir planlama yapıyorsunuz. önce eskiz, olarak kağıtta mı bir şeyler karalarsınız yoksa doğrudan bilgisayarın başına mı oturursunuz?

Eskiz çizerek hiç çalışma yapmadım. Direkt pc başına oturanlardanım. Hayalimde canlandırıp planlama yapmak kolayıma geliyor. Aslında doğrusu bu değil ama tamamen alışkan diyebilirim. Kişisel bir çalışma yapacaksam önce kaplamalarımı bir araya toparlarım. Bu çalışma; nette gördüğüm bir resim, tv’de gördüğüm bir sahne veya gerçek hayatta gözlemlediğim bir mekan olabilir. Sonra modellemeyi yapıp kaplamayı photoshop’ta düzenlerim. Ardından detaylar ve ışıklandırma gelir. En zevk aldığım kısım detaylar. Render bitince tekrar photoshop’ta elden geçiririm. Profesyonel bir işte sıralama aynı olsa da durum biraz daha farklı. Mimari bir projeye uymak durumunda olduğumdan aslında işim daha kolay oluyor. Autocad ile çizilmiş projeyi önce tüm kat plan ve görünüşlerini ayırıp kayıt ederim. Sonra 3DS Max’e olması gereken yerlere importlayıp modellemeye başlarım. Daha sonra kaplama ve ışıklandırma gelir ve tabi en son photoshop ile sonlandırma.
 


 
çalışmalarınızda hangi programları daha etkin kullanıyorsunuz? çalışma mekanınız ve teknik donanımınızla ilgili bilgi verir misiniz?

Olmazsa olmazlarım 3DS Max, vray ve Photoshop. İhtiyaç durumunda Zbrush, After Effects, Vue ve Poser da kullanabiliyorum.
çalışma mekanım evimizin bir odası. Büroya gitme zorunluluğum olmadığından evde daha verimli çalıştığıma inanıyorum. İşyeri stresi ve yolda geçirilen zaman kaybı olmadan. 4 PC’im var. Bunların bir tanesi i5, bir tanesi quadcore ve iki tanesi de coreduo. Tümü  4GB ramli. Ekran kartı hepsinde farklılık gösteriyor ancak tümü Ati ve min 512 mb 256 bit. Arkadaşlar internet kafe diye dalga geçiyorlar. 64 bit işletim sistemi tercih ediyorum. Daha stabil ve ayrıca 3DS Max’in 64 biti ile güzel bir uyum içinde. çok fazla poligonlu sahneleri zorlanmadan render alabiliyorum. Aynı sahneyi aynı makine 32 bit bir işletim sistemi ile render almak imkansızken işletim sistemi 64 bit olunca herşey değişiyor ve kolayca render alabiliyosunuz. Genelde coreduo ile modelleme yapıp diğer 4 çekirdekli sistemlerle render alıyorum.

 

Programlar devamlı yenileniyor. Siz kullandığınız programları sürekli güncelliyor musunuz?

Elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum. Stabil çalışan bir versiyondan diğerine geçmem biraz zaman alır. Bu konuda temkinliyim. Forumları takip edip problemleri incelerim. Tabi kullandığım eklentilerin de o versiyon için çıkmış olması gerekir. Yoksa yeni versiyona geçmek pek de mantıklı olmaz. Mesela 3DS Max 9 versiyonunu hiç kullanmadım diyebilirim. çeşitli sorunları barındırıyordu. Hiç problemler yaşamayanlar olsa da ciddi problemler yaşayan arkadaşlarım oldu. Olabilecek en kötü olay herhalde dosyayı kapatıp sonra açtığınızda o dosyanın bir daha açılamamasıdır. Sonuç olarak beni tatmin edecek bir durum varsa güncellemeye geçerim aksi takdirde asla stabil olan sistemi bozmam. Yani yenisi çıkmış hemen bende de olmalı takıntısında olanlardan değilim ve bu sebepten hala win xp 64x kullanmaya devam ediyorum.
 


 
Sürekli takip ettiğinizi tasarımcılar var mı ya da ilham aldığınız? Takip ettiğiniz çalışmalar, hoşlandığınız tarzlar neler?

İlham aldığım diyemem ama beğendiğim ve takip ettiğim dijital sanatçılar var.
Sayacağım isimler zaten arkadaşlarım bir tek yabancı olanla tanışma fırsatı bulamadım 🙂 3D Enviroment çalışmaları ile Kerem Göğüş, Photoshop ve tablet ile harikalar yaratan İllustrator Ertaç Altınöz, 3D’ye başka bir bakış açısı getiren Volkan Kaçar ve 3D’ya anlam veren Marek Denko. Belirli bir tarz beğenirim diyemem. El emeği göz nuru ve farklı fikirlerden oluşan güzel çalışmalardan hoşlanırım.

 

Kendi yaptığınız çalışmalar arasında, en çok beğendiğiniz ya da zevk alarak yaptığınız işler hangileri?

Bunu söylemek ne kadar doğru olur bilmem ama en çok Eski-Sokak 3 adlı çalışmamı seviyorum. Pek çok tanıdık tanımadık arkadaşın da tercihi bu yönde. Demek ki doğru tercih yapmışım. En çok emek verdiğim, sonuçta güzel bir iş çıkardığımızı düşündüğüm Fransız ve İtalyan tarzı villaları zevk alarak yaptım.
 


 
9.3D modelleme çalışmaları bilindiği üzere uzun zaman alan çalışmalar. En çok sizin zamanınızı alan çalışma hangisi olmuştu?

Az önce de bahsettiğim gibi Fransız tarzı villaların bir kısmı ciddi zaman aldı. çok detay olması hem pc’yi hem de beni yordu. Aslında 3D işler her zaman çok zaman alır diye bir durum yok. Kimi zaman, modellemekten çok render süreyi uzatıyor.

3D modellemesi en zor cisim ya da nesneler hangileri? örneğin insan modellemesi zordur. Sizi en çok uğraştıran modellemeler hangileri?

İnsan modellemek daha doğrusu organik modellemek 3D içindeki en zor bölümlerden biri. Mimari modellemelerde pek zorlayan iş kalmadı diyebilirim. Uzun süredir bu sektörde olmamdan dolayı olabilir. Karakter modelleme ile hobi olarak boş vakitlerimde ilgilenmeye çalışıyorum. Aslında zor modelden ziyade vakit alıcı model demek daha doğru olabilir.

 

Modelleme yaparken render işlemini nasıl gerçekleştiriyorsunuz? Render ile neler yapılabiliyor? Meraklıları için bunu detaylandırır mısınız? Render”ın modelleme işleminde önemi nedir?

Render ile tüm model ve tasarımların sunumunu gerçekleştirebiliyoruz diyebilirim. Bir 3D çalışmayı en iyi gösteren render’dır. Render ne kadar doğru ayarlanır ve sonuçlanırsa sunum o kadar iyi olur. Render her anlamda önemli. Model ne kadar iyi olursa olsun yanlış malzeme tanımı, ışıklandırma ve  render ayarlarıyla sonuç hüsran da olabilir.
 


 
Dijital çalışmaları sürekli takip ettiğiniz yerli-yabancı siteler vardır mutlaka. Bu siteler hangileri? Bu siteler hakkında açıklayıcı bilgi verebilir misiniz?

Sürekli takip ettiğim ilk site www.deviantart.com. Bu siteyi takip etmemim sebeplerinden bazıları; kendi çalışmalarımı burada paylaşmam, takip ettiğim ve çalışmalarını beğendim arkadaşlarımın, dijital sanatçıların ve çok çeşitli sanat dalını bir yerde bulunduruyor olması.
Mimari çalışmaların en çok bulunduğu site olan www.evermotion.org ikinci tercihim. Yaptığım çalışmaların ne düzeyde olduğunu karşılaştırmak için en uygun site bence burası. Ayrıca mimari işlerde gelinen son noktayı da net olarak gösterir bir site olarak da oldukça değerli.

 

Türkiye”ye bakarsak tasarım alanında en çok nerede eksiklik görüyorsunuz? Nasıl gelişmeler oluyor? özellikle dünyadaki hızlı gelişmeleri göz önüne alırsak…

Konuya mimari görselleştirme olarak bakarsak, bence en önemli eksik peyzaj ve yeterince özen gösterilmeyen ayrıntılar. Gerçekçiliği yakalamak için bu konuda biraz çaba sarf etmek gerekiyor. Tabi sonucu etkileyen kimi zaman sanatçının değil işverenin belirlediği zaman olduğunu da unutmamak gerekir. Ardından pc’den çıkan renderları direkt olarak sunmak en büyük eksikliklerden. Photoshop ya da benzer bir resim işleme programı ile elden geçirmek gerekliliğine her zaman inanan bir kişiyim. En önemli gelişme realtime render konusundaki gözle görülür iyileştirmeler. Tabi evdeki pc’lerde ne zaman kullanmaya başlarız bilemem. Beni umutlandıran teknolojideki hızlı gelişme. çok da uzun zaman alır gibi gelmiyor. Realtime render konusunda bilgisi olmayan arkadaşlar için küçük bir açıklama yapmak gerekirse : 3D sahneleri render almadan ön izleme penceresinde malzeme-ışık vb. görebilmek diyebiliriz.
 


 
Tasarımcı arkadaşlara ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Gördüğüm en sıkıntılı olay “ben oldum” artık. Şöyle ki yapabildikleriyle yetiniyorlar ve çevresindeki insanların süper demeleriyle oldukları yerde sayıyorlar. Güncel gelişmeleri takip eden arkadaş sayıcı çok az. Fark yaratmak için farklı olmalısınız. Bunu da ancak daha fazla emek harcayarak yapabilirsiniz. Hazıra konmaktansa ilk önce kendi modellerini üretmelerini tavsiye ederim. Sonrası her şekilde gelir. Hayalindeki bir tasarımı üretemiyorlarsa maalesef gelecek çok daha zorlu geçiyor. İşverenin isteklerini karşılayamıyorlar ve büyük sıkıntı içine düşüyorlar. Bu sebepten en önemli konu 3D modelleme yapacak tasarımcının modelleme gücü. Herşeyi pc’den ve internetten beklememek gerekiyor.

 

Bu işe ilgi duyan kişiler, hangi yöntemlerle daha iyi ve hızlı uzmanlaşabilirler? Onlara neler önerirsiniz?

Her zaman söylediğim tek şey var : size uygun bir kitap alın. Hiç bir kurs veya video eğitimi kitap kadar faydalı olamaz. Kitap diyorum ama macera kitabı gibi okumamak gerekir. Bir konuyu anlamadan asla diğer konuya geçmemek gerekir. Temel ne kadar sağlam olursa gelecek o kadar sağlam oluyor. Kulaktan dolma bilgi veya hazır olanlarla uzmanlaşmak mümkün değil.

İnternet çok faydalı bir kaynak ancak faydalı kullanıldığını düşünmüyorum. Hazır ne varsa sömürülüyor. Belki de benim şansım başladığım dönemlerde her evde internet olmamasıydı. Pek çok şeyi kendi çabalarımla öğrenmemi sağladı. Kolaya kaçma gibi bir şansım olamadı. Şimdi anlıyorum şansızlığım şansımmış. Nasıl yapmış hemen netten bulmalıyım yerine nasıl
yapmış çabalayıp çözme liyim, denemler yapmalıyım derlerse süreç onları uzmanlaş tıracak. çünkü 13 yıldır bir şekilde bulunduğum bu sektörde hala ben böyle diyorum.
 


 
Bize yeni ve gelecek projelerinizle ilgili biraz ipucu verebilir misiniz?

İş anlamında net projelerden bahsedemem ancak kişisel olarak yapmak istediğim çalışmalarım var. İlk aklımda olan tek kare aldığım sokakların kamera animasyonlarını yapmak. çok uzun zamandır aklımda olan ancak bir türlü fırsat bulamadığım bir çalışma. Karakter modelleme tamamen benim için bir hobi olduğunu söylemiştim.

En son Yeniçeri modellemiştim. Diğer Osmanlı Askerlerini hatta Mehteran Takımının tamamını modellemeyi düşünüyorum. İnşallah fırsat bulabilirim.

 

3D ile ilgili teknolojiler çok gelişti. Bu teknoloji her alana yayıldı. Bu teknoloji hakkındaki fikriniz nedir?

Olumlu gelişmeler var özellikle ülkemizde. Yurtdışı zaten 3D’nin gücünü çoktan çözmüş durumunda. ülkemizde de fark edilmiş olması oldukça umut verici. 3D’ye gönül veren ve vermek isteyen pek çok arkadaş adına güzel gelişmeler oluyor. Yurtdışında çok büyük bir sektör. İnşallah ülkemizde de olması gereken değeri görür. Yine kendi sektörümden düşünürsek devasa sitelerin, sosyal tesislerin, fabrikaların, iç mekanların, teknolojik tasarımların ve ürünlerin vb. örnekler çoğaltılabilir, tanıtılmasına ön ayak olabilecek başka bir teknoloji yok.
 


 
Biraz da özel yaşamınızdan bahsedelim. Hobileriniz nelerdir? Boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz?

Eskiden karakalem çizim yapardım ve çok da zevk alırdım. Artık içimden gelmiyor sebebini hala çözebilmiş değilim. çocukluğumdan beri video oyunları hep ilgimi çekmiştir. Hala da ilk bulduğum fırsatta oyun oynarım. FPS oyunları tutkuyum diyebilirim. Ancak Call Of Duty ve Bad Company serisinin benim için önemi farklıdır. Hatta bir oyun klanımız da var. Eşimle vakit geçirmek de en stressiz ve huzurlu zamanlarım. Fotoğraf çekmeyi de boş zamanlarımda yapabildiklerime eklemek istiyorum.

 

Gelecekle ilgili planlarınız nelerdir?

Gelecek ile en büyük hayalim kendi arkadaşlarımla bir takım oluşturup 3D sektörüne hizmet vermek. çevremdeki arkadaşlarımda bir ortamda çalışıp ortaya çıkarabileceklerimizi düşündükçe çok heyecanlanıyorum. İnşallah bir gün böyle bir fırsatım olur.

 


 
Şu anda yaptığınız iş dışında ne gibi işler yapmak isterdiniz. Bulunduğunuz noktadan memnun musunuz?

Şu an yaptığım işten çok memnunum. Farklı bir meslek hiç bana uygun olmazdı. Tek içimde kalan animatör olamamak ama ömrüm varsa kim bilir belki o da olur. çocukken bana sorduklarında çöpçü ya da minibüs muavini olmayı isterim derdim. Bir de bu meslekleri ekleyebilirim.
Bulunduğum noktadan memnunum ancak benim için yeterli değil. önünde hep daha fazlasını yapabileceğim projeler gelecektir. Yeteneklerimi ve tecrübemi dünyanın izleyebileceği projelerde görmek isterim.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here