Ana sayfa Donanım Pentax K-30

Pentax K-30

0

Yeni başlayanlar için güçlü alternatif.
 

Tecrübeli fotoğraf profesyonellerinin yakınen tanıdığı köklü geçmişe sahip bir marka Pentax. DSLR segmenti söz konusu olduğunda da her zaman en iyiler arasında konumlanan bir marka oldu. özellikle dijital fotoğrafın ortaya çıkmaya başladığı 2000″lerin başında bir durgunluk dönemine girdi ikonik Japon markası; ancak son yıllarda Ricoh bünyesine katılması beraberinde hepimizi şaşırtan baştan çıkarıcı aygıtlar piyasaya sunmaya başladı. Bahsettiğimiz bu aygıtlardan biri de K-30. DSLR fotoğraf makinesi satın alma süreçlerinde her ne kadar Canon, Nikon, Sony gibi markalar ülkemizde yoğun olarak tercih edilse de Pentax K-30″un bu üç markanın özellikle giriş seviye modellerinden aşağı kalır yanı bulunmadığını hatta bazı yönleri ile onların öne geçtiğini bile belirtmekte fayda görüyoruz. Muadilleri arasında Nikon D3200, Canon EOS 650D ve Sony Alpha 57 sayılabilir. K-30″un hali hazırda kompakt fotoğraf makinesi ile keyifle fotoğraf çeken ancak daha fazlasını aramaya başlayanlar ya da akıllı telefonlarıyla fotoğraf çekip bununla yetinmeyen ve kendini fotoğrafa bir adım daha yaklaştırmak isteyenler için ideal bir model olduğunu belirtelim. Hedef kitlesinden bahsettik şimdi de detaylara göz atıyoruz.
 

 
İlk Bakış
Pentax K-30″un dış görünümünde ilginç bir çekicilik söz konusu. Gerek deri yan kısımları gerekse üst segment modellere vurgu yapan ancak bunun yanında oldukça tutarlı bir kompaktlık unsuruna da sahip görünümü ile sizi adeta kendine çekiyor. üstelik şık olmasının yanında oldukça detaylı bir tasarım örgüsüne sahip. Elle tutuluşu oldukça iyi; adeta bütünleşiyorsunuz onunla, elinizden kayıp düşmesi neredeyse imkansız. Bununla birlikte son derece korunaklı bir body yapısı K-30″da dikkat çekiyor. Bu yapı aslında Pentax”ın daha pro seviye modellerinden tanıdığımız bir özellik ve bir giriş seviye modelde görmek ilginç. 81 farklı noktada özel kaplaması olan bu body; su, toz, kum geçirmiyor. Su altı modeli değil ancak yağmur ve karlı hava koşullarındaki dayanıklılığı üst düzeyde. Yüksekten düşme gibi istenmeyen durumlara karşı dayanıklı olması da her ne kadar dikkatli olsa da istenmeyen kazalara yatkın kişiler için sevindirici bir form faktör. Bu noktada bir detayı açıklamak gerekli; dayanıklılık özelliği için Pentax”ın WR özellikli objektiflerinin kullanımı gerekli, yani diğer objektiflerle dayanıklılık kavramında bazı sınırlamalar bulunuyor. Fotoğrafın giriş seviyesi için ideal buton konumlandırmalarına sahip oluşu K-30″un öne çıkan özellikleri arasında. üst kısmında önde on-off butonu, -/+EV, herhangi bir kontrolun atanabildiği bir buton ve mod kontrol kadranı yer alıyor.

 

Arka kısmında AF, ISO, beyaz ayarı, zamanlayıcı, flaş kontrolü, OK, bilgi ve menü kısayoluyla LV/silme butonları yer alıyor. Ayrıca vizör için bir kontrol yer alıyor bu kısımda. Aygıtın yanlarında uzaktan kumanda bağlantı noktası, bilgisayar ve TV arabirimi ile hafıza kartı girişi yer alırken sol kısımda Raw/Fx, fokus seçenekleri (AF, C, MF) ve pop-up flaşı açan buton yer alıyor. Kontrollerin tümü son derece iyi konumlandırılmış ve alışma süreci fazla zaman almıyor. üstelik gereksiz kontrol fazlalıklarında özellikle kaçınılmış. Pil yuvasına da kısaca değinmek gerekli; Pentax”ın son dönem DSLR aygıtlarının neredeyse tümünde olduğu gibi K-30″da da çok amaçlı çift-güç kaynak tasarımına yer verilmiş. Fotoğraf severlerin %50 flaş ile yaklaşık 400 fotoğraf çekimine olanak tanıyan K-30 pil organizasyonu iki yönlü şekilde işliyor. Şarj edilebilir lityum-iyon pile ek olarak opsiyonel aksesuarla beraber 3 kalem pille de çalışabiliyor. Beklemedik anlarda pili bitenler için ideal bir fonksiyonellik sunuyor bu özelliği ile K-30.
 

 
Ekran ve Vizör
K-30″un 921k noktalı 3 inç LCD ekrana sahip olması aslında bir klişe durumunda. Bu özelliğin yanı sıra ekranın hareket ediyor olması güzel olurdu ancak maalesef ekran sabit şekilde aygıt arkasında. Renk ayarları ve parlaklık değerleri kontrol edilebilen ekranda görüntüler tatmin edici netliğe sahip. Pentax”ın DSLR modelindeki vizörün beşgen prizma olarak tasarlanmasına da kısaca değinmek gerek; yüzde 100 görüş alanı sunmasının yanında alt kısmında çekime ilişkin bilgiler sunuyor. Tek negatif durumu ise gerçeğe göre biraz karanlık görüntü vermesi. Live View özelliğini kullanmak için algılayıcıya sahip olmaması ise maalesef her seferinde bir tuşa basma gerekliliği doğuruyor.

Fotoğraf Kalitesi

Pentax K-30″un 16 milyon piksellik sensörü, fotoğrafa yeni başlayanların yüksek çözünürlüklü ve büyük çıktılar alabilmelerine olanak tanıyor. Görüntü, üç farklı kalite ve dört farklı çözünürlükte elde edilebiliyor. Bu opsiyonlar menü üzerinden seçilerek fotoğraf çözünürlük düzeyi belirleniyor. Fotoğraflar doğal ışık altında çok iyi. Pentax K-30″un 18-55″lik kit lensi ile grensiz ve renk bağlamında tutarlı fotoğraflara ulaştık. Renklerde sapma semptomu normal ışık şartlarında oldukça iyi. Bu noktada muadil modellerden kesinlikle aşağı kalır yanı olmadığı gibi sizi harika düzeyde yeşil renge, kırmızılara ulaştırıyor K-30. RAW formatta fotoğraf çekilebildiğini belirtelim. Işık koşulları ise fotoğrafla yakınen ilgilenen kişiler için bir diğer önemli detay. Bu noktada K-30″un ISO 3200 noktasına kadar çok iyi olduğunu açıkça belirtebiliriz. Ancak noise yani gürültü parametreleri ISO arttıkça buna paralel eğilim sergiliyor. ISO 6400″e kadar fotoğraf sonuçları greni yüksek ama yinede tatmin edici düzeyin fazla dışında değil, sınırlarında. Bir hatırlatma olarak ISO”yu 3200 veya 6400″de sınırlamanızı tavsiye edebilirim; otomatik ayarlarda yüksek ISO seçilebilir ve bu noktada ıskartalık fotoğraflarla karşılaşabilirsiniz. Karşınızda bir pro seviye dijital SLR makine bulunmadığını ve ISO 6400″ün üstünün sizi tatmin edemeyebileceğini hatırlamanız gerekiyor. Işık hassasiyeti 25.600″e kadar çıkabiliyor.

 

İşlemci Gücü ve Odaklama
K-30, 11 noktalı SAFOX Ixi+ adını alan otomatik odaklama modülünü kullanıyor. Görüntüler Pentax”ın Prime M görüntü işlemcisinin ardından size sunuluyor. İşlemci oldukça hızlı bir kullanımın en önemli noktasını oluşturuyor. üstelik enerji tüketimi de tasarrufu beraberinde getirmekte. Aygıtı açıp fotoğraf çekmeniz için geçen süre 2 saniye civarında yani hız gayet iyi. çekilen fotoğraflar arasında geçişlerde hızlı ve kullanımda hız faktörü hemen her aşamda kendini hissettiriyor. Ayrıca 77 noktalı bir ölçümleme sistemine sahip aygıtın farklı ışık koşullarının olduğu sahneler için iyi iş çıkardığını belirtmekte fayda var.
 

 
SR Mekanizması ve Video
Titreşim engelleme sistemi ise Pentax”ın meşhur SR mekanizması ile sağlanıyor. Pentax adına bu modül birçok makine de iyi iş çıkardı ve bu ününü korumaya devam ediyor. Ancak yinede her zaman belirttiğimgibi hareketli nesnelerin çekimi için manuel kullanım ve deneyim önemli bir detay anlamına geliyor.

K-30 ile video kaydı ise Full HD çözünürlükte gerçekleşiyor. Video hızı ise 30fps yani aslında diğer birçok kompakt fotoğraf makinesinden pek farklı değil. Video kaydında sürekli AF”de çalışmıyor. AF/AE-L tuşuna basarak otomatik odaklama yapabiliyorsunuz ancak bu odaklama oldukça ağır işliyor ve birazda sesli çalışıyor.

Kullanıcı Arayüzü
Arayüz kullanışlı bunu baştan belirtmek gerek ancak arayüzün ikonları her kullanıcının hoşlanabileceği türden değil. Fazla iki boyutlu ve sanki çok eski cep telefonlarının menüsünde geziniyormuşsunuz hissi bırakıyor algıda. Aradığınız özellikleri bulabilmeniz bir alışma süresinin sonrasında kolay. Arka kısımdaki INFO butonuna bastığınızda 15 farklı özelliğe kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Pratik çekim özellikleri ve sahne modları bulunuyor arayüzde ve bu sayede kompakt fotoğraf makinenizden bir DSLR”a geçişi daha yumuşak şekilde yaşıyabiliyorsunuz. Menüde flaşı bekleme, uzaktan kumandayla otofokus ve GPS gibi birçok özelliğe erişebiliyorsunuz. Ayrıca bir takım kişileştirmeler de içeriyor arayüz. örneğin kendi çekim modlarınızı oluşturabiliyorsunuz.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here