Ana sayfa Donanım Optofonik Piyano

Optofonik Piyano

0

Bir Garip Enstrüman bölümümüzde optofonik piyanoyu inceliyoruz

Optofonik Piyano, Rus fütürist ressam Vladimir Baranoff Rossiné tarafından 1916″da yapılan elektronik ve optik bir enstrüman…1888″de Ukrayna”da doğan ve Odessa”da Saint Petersbourg Imperial Academie des Beaux Arts”da öğrenim gören Rossiné, enstrümanını, 1925″te ülkesinden ayrılıp Paris”e yerleşene kadar kendi resim sergilerinde ve devrimden sonraki yeni Rusya”nın sanat olaylarında sıkça kullanmış.
 

 
Optofonik piyanoda parlak bir ışık demeti, çeşitli aynalar, mercekler ve filtreler yardımıyla Rossiné tarafından boyanmış kendi etrafında dönen cam disklerin üstüne düşer ve enstrüman, bu değişik ışık oyunlarını duvara veya tavana yansıtır. Duvarda oluşan bu değişik renklerdeki yansımalar enstrümanın üstündeki fotosel hücre tarafından elektriğe çevrilir ve bu da enstrümanın ses kaynağı olan osilatörün frekansını değiştirir. Osilatörün franksındaki değişiklik de değişik tonlarda seslerin üretilmesine yol açar. Optofonik piyanonun klavyesi de yansıyan ışığı değiştiren filtreler ve disklere bağlıdır. Böylece müzisyen klavye yardımıyla duvarda oluşan görüntünün değişmesini kontrol edebilir. Bununla birlikte disklerin dönmesi ve enstrümanın çiçek dürbünü(kaleydoskop) gibi çalışmasından dolayı ortaya çıkan görüntü sürekli değişmekte ve bu nedenle enstrüman sürekli değişen bir tonda müzik üretmektedir. Rossiné”in amacı Optofonik piyanoyla, bilinen bir müzik parçasını tekrar çalmak veya yorumlamak değil, enstrümanın yapısı gereği her seferinde tamamen değişken, önceden tanımlanamayan ve müzisyen tarafından da kestirilemeyen bir müzik yaratmak olmuştur.

 

Aslında Rossine”in yaptığı, sanat tarihinde uzun zamandır düşünülen ve bazen de yapılması denenen, değişik duyu organlarına hitap eden farklı sanat dallarının aynı anda birleştirilerek izleyiciye sunulması fikridir. örneğin 17. yüzyılda filozof Eckhardthausen, popüler şarkıları renklere dönüştürmenin yollarını araştırmış, Leonard de Vinci ve Jean Sebastian Bach da müzik ve sesi birleştirmek üzere araştırma ve denemeler yapmışlardır. Benzer şekilde Finlandiya”da Tchourlionis, 1912″de çekoslovakya”da François Kupka, İtalya”da Arthur Ciaceli, İsveç”te Viking Eggeling, Berlin”de Hans Richier çeşitli kaldıraç ve klavye tuşları yardımıyla renkli projeksiyonlar yaratmayı başarmış ancak bu denemeler değişik efektler yaratmaktan öteye geçememiştir. Rossine”in yaptığı Optofonik piyano daha önce denenmiş benzerlerinin aksine, renkli ışık huzmeleri yerine sınırsız sayıda değişken renk lekeleri yaratmayı başarmıştır. Optofonik piyanoda üretilen renk kombinasyonları ve şekiller klasik bir kaleydoskoptan çok daha zengindir ve müzisyenin isteğine göre çok daha değişik renk ve şekiller üretebilir. Kısaca Rossine, Optofonik piyanoyla birlikte müziği oluşturan üç temel öğe olarak, sesin şiddeti, tonu ve ritmi veya hareketi ışığa ve görüntüye taşımayı başarabilmiştir. Optofonik Piyano, 1960″larda çıkan renk ve ışık orglarının öncülü sayılabilir.
 

 
Chagall, El Lissitsky, Kandinsky, Larionov, Gontcharova, Malevitch, Pevsner, Arp, Robert ve Sonia Delaunay gibi dönemin en ünlü sanatçılarıyla yakın arkadaş olan Rossine, Paris”e yerleştikten sonra 1927″de ilk optofonik akademiyi kurar ve ses-müzik üzerine araştırmalarına burada devam eder. Yaşamı boyunca değişik konularda araştırmalar yapan Rossine, fotokromometre adını verdiği ve değerli taşların kalitelerini ölçen bir alet ve Multiperco adlı karbonatlı içeceklerin steril bir şekilde dağıtımını sağlayan bir makine geliştirir.Rossiné, 1944″te Paris”te ikinci dünya savaşı sırasında hayatını kaybeder. Onunla beraber Optofonik piyano da yok olur ama sonrasında oğlu Dimitri onu tekrar yapar. Dimitri tarafından yapılan bu Optofonik piyano şu anda Paris”te Ulusal Modern Sanat Müzesinde sergilenmekte.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here