Ana sayfa Donanım OPTİGAN

OPTİGAN

0

Cem öcek , alışılmamış müzik enstrümanları üzerine yazdığı yazılarına Optigan ile devam ediyor.

Optigan, 1970´de Amerika´da  bebeklerinin yaratıcısı olan Mattel firmasının alt kuruluşu olan Optigan Corporation tarafından yapılmış bir enstrüman. Enstrümanın en değişik ve alışılmadık özelliği ise ses üretme şekli. Genel olarak zamanın tüm klavyeli çalgıları sesleri transistor ve tüple elektronik olarak üretirken, Optigan´da ses 12 inç büyüklüğünde plak şeklindeki saydam plastik disklerin üstüne kaydedilmiş gerçek enstrüman seslerinin, optik olarak okunmasıyla üretilmiş. Gerçek enstrümanların müzisyenler tarafından çalınıp disklerin üzerine kaydedilmesi sayesinde daha gerçekçi sesler üretilmesi mümkün olmuş.
 

 
çalışma Şekli
Bir Optigan diski üstünde iç içe yerleştirilmiş 57 adet ses kaydı bulunuyor. Bunlardan 37 adeti klavyenin tuşlarıyla çalınabilen, herhangi bir enstrümanın değişik notalardaki kaydedilmiş seslerini içeriyor. Geri kalan 20 adet ise klavyenin sol tarafında bulunan özel tuşlarla çalınabilen bir enstrümanın kaydedilmiş akor seslerini veya birkaç enstrümanla birlikte çalınan bir partisyonun kaydını içeriyor. Akor tuşları Do, Re, Mi, Fa, Sol, La, Si bemol ve bu akorların minör ve eksik akorlarıyla sınırlı. Saydam disklerin üstüne yöneltilmiş ışık, diskin üstüne kaydedilmiş şekillerin arasından geçerken ya tamamen kesintiye uğruyor ya da gücü azaltılmış veya değişmiş bir şekilde diskin altına yan yana yerleştirilmiş 57 adet fotoselin üstüne düşüyor.

 

Fotoseller de ışığı elektriğe çevirerek sinyali klavyedeki tuşlarla kontrol edilebilen anahtarlara ve daha sonra amplifikatöre ve enstrümanın üstündeki hoparlöre gönderiyor. Böylelikle diskin üstüne kayıtlı 57 adet ayrı ses izi okunarak amplifikatör yardımıyla duyulabilir hale getiriliyor. Bu, günümüzde şeffaf sinema bantlarında kullanılan ses kayıt tekniğine benzer bir yöntem. Bu yüzden enstrümana “Optical-Organ”ın kısaltılmışı olan Optigan adı verilmiş. Diskler günümüzde kullanılan CD çalıcılara benzer şekilde, Optigan´ın sol ön tarafında bulunan kapak açılarak rahatça değiştirilebiliyor ve enstrümanın sesi takılan diske göre tamamen değişebiliyor. Optigan´ın içine giren disk, diskin alt ve üst yüzeyine değen iki adet küçük lastik tekerlekle döndürülüyor. Enstrüman kapatıldığında diske zarar vermemek için disk yüzeyleriyle otomatik olarak teması kalmayan bu tekerleklerin dönüş hızı, Optigan´daki hız ayar düğmesiyle ayarlanabiliyor. Hız ayar düğmesi döndürüldüğünde kendisine bağlı olan metal kolu ittirerek diski döndüren motorun koni şeklindeki milini ittirerek dönüş hızı ayarlanabiliyor.
 

 
Enstrüman birkaç yıl boyunca 200 dolar civarında bir fiyatla Amerika´da büyük marketlerde ve Amerika dışında Hollanda ve Avustralya´da satılıyor. Bir süre sonra üretim hakları Miner Company adlı şirkete geçiyor. Ancak şirketin iflas etmesiyle birlikte enstrüman tarihe karışıyor. Optigan üretildiği ilk yıllarda televizyonda reklamı yapılan ilk müzik enstrümanı özelliği taşıyor. 10 hafta boyunca yayınlanan 30 saniyelik reklam sayesinde Optigan ilk yıllarda çok fazla sayıda satılıyor.

 

  Her ne kadar 60´lı yıllarda Mellotron ve Chamberlin gibi rakipleri ortaya çıkmış olsa da, bu enstrümanların kullandıkları teyp teknolojisinin sonsuz döngüye (loop) izin vermeyen yapılarından, büyük, ağır, karmaşık mekanik aksamlarından ve dolayısıyla pahalı olmalarından ötürü Optigan´ın belirgin avantajları vardı.

Optigan küçük, taşınması kolay ve ucuzdu ayrıca sonsuz ses döngüleri-

ne olanak veren yapısı sayesinde enstrümandan uzun süren notalar çalmak mümkün olabiliyordu. Bu avantajlarına rağmen Optigan, tasarım sorunları nedeniyle ürettiği seslerin değişken olması ve her seferinde tam olarak aynı şekilde çalışmaması nedeniyle hem tüketicilerin hem de üreticilerin ilgisini kaybetti.

Tasarımdaki en büyük sorun, enstrümanın pek çok yerinden elektronik yollarla çok daha iyi sonuçlar elde edebileceği halde bir oyuncak üreticisi olan firmanın çok güvenli olmayan mekanik çözümler tercih etmesiydi. özellikle diski döndüren mekanizmanın tamamen mekanik olması ve o yıllarda bile yeterli olan elektronik kontrol sistemleriyle desteklenmeyişi enstrümanın her zaman aynı sesi çıkarmada başarısız olmasına yol açmıştı.

 

Optigan satın alındığında 4 optigan diski başlangıç seti olarak beraberinde veriliyordu. Daha sonra değişik sesler elde etmek için diskler ayrıca satın alınabiliyordu. Disklerin üstünde zamanla oluşan pislik ve bozulmalar Optigan´dan çıkan sesin kalitesini doğrudan etkiliyor ve yapılan müziğe eski enstrümanlarla yapılmış eski bir müzik havası kazandırıyordu. Enstrümanın yaşamı boyunca ikisi test amaçlı olmak üzere toplam 47 adet disk üretilip satılmıştı.  

Optigan´ın toplam 6 değişik versiyonu üretilmişti:

34001 – Tek sesli olan bu model ilk üretilen Optigan´dır. Diğerlerinden en önemli farkı tek amplifikatör ve hoparlöre sahip oluşudur.
35001 – Akor ve nota tuşları için kullanılan iki amplifikatör ve hoparlörün bulunduğu bu modelde bir de yaylı reverb efekti vardır.
35002 – Bu model 35001´in tamamen aynısı olmakla birlikte tek fark sadece reverb efektinin olmayışıdır.
35011 – En pahalı Optigan konsoluna sahip bu model tamamen gerçek ahşap kullanılarak yapılmıştır. Bunun dışında tüm özellikleri 35001 ile aynıdır.
35012 – Mediterranean model ismini taşıyan bu Optigan da dış görünüşü dışında 35001´in aynısıdır.
37003 – Yine gerçek ahşaptan yapılan “Special Montgomery Wards Edition” adlı modelin üstünde enstrümanın mekanik parçalarına bakım amaçlı kolayca erişim amaçlı konan bir kapak bulunur.

 

  Bazı Optigan disk isimleri

Banjo Sing-Along
Big Band Beat
Bluegrass Banjo
Bossa Nova Style
Cha Cha Cha!
Dixieland Strut
Folk & Other Moods-Guitar
Gay 90´s Waltz (6/8)
Gospel Rock
Guitar Boogie
Guitar in (3/4)
Hear and Now
Latin Fever
Nashville Country
Polynesian Village
Pop Piano Plus Guitar
Rock and Rhythm
The Blues-Sweet and Low
Waltz Time (3/4)
 

Tom Waits´in “Frank´s Wild Years” albümünde, Fiona apple´ın “Tidal” albümündeki “Sullen Girl”, “The Child Is Gone” adlı parçalarda, Blonde Redhead´ın “Fake Can Be Just As Good” albümünde (Guitar In 3/4 Time, diski kullanılmıştır), Blur´un “13” albümündeki “Optigan 1” parçasında (Waltz Time diski kullanılmıştır), Tracy Bonham´ın “Down Here” albümündeki “You Don´t Know Me” parçasında, The Clash´ın “Sandanista!” albümündeki “The Call Up” parçasında (Singing Rhythm diski kullanılmıştır), Elvis Castello´nun “Brutal Youth” ve “Mighty Like A Rose” albümlerinde, Crowded House´un “Crowded House” ve “Temple Of Low Men” albümlerinde ve Sparklehorse´un bazı albümlerinde (`It´s a Wonderful Life´, `Gold Day´, `King of Nails´, `Dog Door´, `Comfort Me´, ve `Babies on the Sun´ adlı parçalarda) Optigan kullanılmıştır.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here