Ana sayfa İnternet Olympus PEN E-PL1: En kolayı…

Olympus PEN E-PL1: En kolayı…

0

Olympus PEN”e kardeş geldi

Geçtiğimiz yılın yıldızı Olympus PEN”e kardeş geldi: E-PL1. “Micro Four Thirds” sisteminin kompakt yapıdaki kolay taşınan ve kolay kullanılan bu modelinin daha da ucuz ve hafif versiyonu olan E-PL1 bakalım ağabeyleri kadar iyi mi?
Son derece sade, ama bir o kadar da çekici bir gövdeye sahip olan “PEN” E-PL1, Olympus tarafından lanse edilen Micro Four Thirds sisteminin üçüncü üyesi oldu. E-PL1 de tıpkı diğer iki PEN gibi 12.3 milyon piksellik bir algılayıcı kullanıyor. Ama yazılımdaki gelişmeler nedeniyle görüntü kalitesinin bir miktar daha artmış olduğunu gözledim. Ayrıca artan otomatik netleme hızı ve video için ayrı bir deklanşör gibi olumlu gelişmeler de var. Ama en önemli yenilik, yeniden tasarlanan gövdede flaş için bir yer bulunmuş olması.

 

 

Tasarım
1959 yılında, yani günümüzden tam 51 yıl önce efsanevi PEN serisinin ilk modeli üretilmiş ve satışa sunulmuştu. Şu anda okumakta olduğunuz PEN de, 51 yıl önceki bu başarılı tasarımın mirasçısı olarak ortaya çıktı ve geçmişteki başarısından daha fazlasını vaat eden üstün özelliklerle donatıldı. E-P1 ve E-P2 boyut olarak aynı gövdeyi kullanırken, E-PL1 biraz daha dar ama biraz daha yüksek bir gövdeye sahip. Makinenin ön bölümü metalden, arka bölümü ise yüksek yoğunluklu plastikten yapılmış. Böylece gövde ağırlığı daha da aşağıya çekilmiş. Zaten makinenin adında yer alan “L” harfi “Light” (hafif) anlamına geliyor. Bu hafiflik hem malzemedeki farklılığı, hem de bazı fonksiyonların azaltıldığını anlatıyor. Tasarım olarak çok sade olan gövde, önceki modellerin nostaljik havası yerine oldukça modern bir görünüme sahip. Bu kadar basit görünen, kutu şeklindeki bir makinenin bu kadar çekici olabilmesi gerçekten ilginç. E-PL2 de diğer PEN”ler kadar çekici! Hele elinize aldığınız zaman, bu kutu görünümlü makinenin elinize ne kadar iyi oturduğunu görünce hayretiniz bir kat daha artıyor. Yarı metal yarı plastikten yapılmış olan gövde, düğmelerinin yerleşim yerleri ve hassas çalışmalarıyla (diğer PEN”ler kadar olmasa da) tatminkar bir duygu veriyor.
önceki iki modele göre daha ucuz olduğunu belirttiğim gövdede dikkati çeken ilk özellik, büyük 3 inçlik ekran yerine 2,7 inçlik ama çözünürlüğü aynı olan ekrana yer verilmiş olması. Micro Four Thirds sistemi refleks bir sistem olmadığı için gövdede ayna, prizma, bakaç ve perde yok. Bu nedenle arkadaki ekran makinenin en önemli parçalarından biri: çekim ayarlarını, ön izlemeyi, videoyu ve çekilen görüntüleri izlemeyi hep bu ekranı kullanarak yapmak durumundasınız.  

Ama opsiyonel bir parça olan ve gövdede flaş kızağına takılan VF-2 kodlu elektronik bakacı da kullanabilirsiniz. Son derece kompakt olan gövdede katlanabilir bir flaş için de yer bulunmuş olması sevindirici. Gücü çok fazla olmasa da son derece işlevsel bir araç. Gerçi bu flaşı gövdeye sığdırabilmek için üst bölümde önemli değişiklikler yapılmış ve tasarım anlamında çekicilik azalmış, ama işlevselliğin artması daha önemli… Bu arada, video deklanşörü için başparmağın ulaşabileceği en uygun yer seçilmiş, ama burada daha önce var olan komut çarkı kaldırılmış. Sonuçta videoya kolay ulaşım için enstantane ve diyafram değerlerine ulaşım zorlaştırılmış.
 

Farklı gövde renkleri ile üretilen E-PL1 iki farklı kit objektifiyle satın alınabiliyor. Bunlardan biri 17mm/f2.8 yassı tasarımlı (pancake) objektif, diğeriyse 14-42mm/f3.5-5.6 katlanabilir zoom objektif. Her iki optik de gövdeyle uyumlu olarak az yer kaplıyor ve günlük kullanımda rahatlıkla omzunuzda (ya da boynunuzda) taşıyabileceğiniz ideal birer yol arkadaşı olarak dikkat çekiyorlar. Bu anlamda PEN serisi fotoğraf makinelerinin kullanışlılıkları tüm DSLR modellerden daha fazla.

 

 

Görüntü Kalitesi
Başarılı tasarımı ve kolay kullanım özellikleriyle çok kısa sürede uyum sağladığım E-PL1″in görüntü kalitesi de Olympus”un şimdiye kadar ürettiklerinin en iyisi. Odak çarpanı 2 olan 17.3 x 13 mm boyutlarındaki algılayıcı 12.3 milyon piksellik görüntüler oluşturuyor. İnceleme süresi boyunca 14-42mm”lik kit objektifi kullandım ve daha önceden denemiş olduğum 17 mm”ye göre biraz daha büyük olan objektifin biraz daha keskin sonuçlar verdiğini gördüm. Yeni PEN”in görüntü kalitesi, hem Olympus”un şimdiye kadarki en iyisi, hem de kendisinden daha büyük algılayılayıcılara sahip modellerle aynı düzeyde performans sunuyor. En azından düşük ISO değerlerinde durum böyle. 100 ile 3200 arasında değişen ISO değerlerini incelediğimde 100-800 aralığının amatör DSLR”lerden bile daha iyi olduğunu söylersem hiç de abartmış olmam. 1600 ISO değerinde kirlilik (noise) etkisi hissedilmeye başlıyor ve 3200 ISO”yu çok zor ortamlarda hayat kurtarıcı olarak kullanabilirsiniz.

Renk dengesi bakımından E-PL1″in sonuçları son derece doğal. Pek çok fotoğraf makinesinde (amatör ya da profesyonel) göremediğimiz kadar doğru renkler elde edebilmesi yeni PEN”e olan saygımı arttırdı. E-PL1″in tanımlayabildiği ton aralığı da oldukça geniş. JPEG formatında bile beyazlar kolay patlamıyor ve özellikle gölge detayını çok iyi kaydediyor. Tahmin edilebileceği gibi RAW formatı tercih edildiğinde daha geniş bir ton aralığı elde ediliyor ve RAW formatındaki sonuçlar kesinlikle mükemmel. Otomatik beyaz dengesi fonksiyonu floresan ışık altında çok başarılı sonuçlar verirken tungsten ışık altında (tüm dijitallerde olduğu gibi) renk tutarlılığı azalıyor.

Olympus”un son dönemde ürettiği diğer modellerinde de kullandığı “art filters” (sanat filtreleri) yeni PEN”de de var ve kullanımları çok keyifli. özellikle “grainy film” filtresi, mükemmel siyah-beyaz görüntüler elde edilmesini sağlıyor. Diğerleri de farklı zevklere hitap eden ilginç etkiler yaratıyorlar. Ama filtreleri devreye soktuğunuzda, işlemin 2-3 saniye kadar sürdüğünü ve görüntüyü biraz gecikmeli olarak izleyebildiğinizi unutmayın.

 

 

Diğer özellikler
Tasarımı, dokunma duygusu, kullanım kolaylığı ve yüksek görüntü kalitesi sayesinde Olympus PEN E-PL1 gerçekten etkileyici bir fotoğraf makinesi. Ama PEN”in sahip olduğu diğer özelliklere de kısaca değinmek gerek. Gövdede bulunan titreşim önleyici sistem, elde tutarak çekim yaparken hangi objektifi kullanırsanız kullanın 2-3 stopluk avantaj kazandırıyor. True Pic V adlı işlemci saniyede 3 karelik performans sunuyor ve görevini başarıyla yerine getiriyor. E-PL1 aynı zamanda HD formatında stereo video da kaydedebiliyor. Yüz tanıma özelliği, gölge detayını artıran “gölge ayarı” özelliği, sanat filtreleri, 11 noktadan otomatik netleme, 324 bölgeli ışık ölçüm sistemi gibi çok zengin seçenekler kullanıcının kendilerini keşfetmesini bekliyor.

11 noktalı otomatik netleme sistemi önceki PEN”lere göre belirgin olarak daha hızlı çalışıyor. P, S, A, M ve iAuto modlarına ek olarak 21 manzara modu ve 8 sanat filtresi bulunuyor. 324 bölgeden ölçüm yapan pozlandırma sistemi gerçekten mükemmel çalışıyor. Ayrıca merkez ağırlıklı ve noktasal ölçüm (%1) olanakları da var. 60 ile 1/2000 saniye arasında kullanılabilen örtücü sisteminin ise daha pahalı PEN”lere göre daha yavaş olduğu ve daha sesli çalıştığı da gözümüzden kaçmadı. Ayna sisteminin bulunmadığı bir makine için bu ses düzeyini fazla buldum. Ayrıca, gövdedeki düğme sayısının azaltılması ve hemen her işlem için menüye girmek zorunda kalınması manuel kullanım zevkini törpülüyor. Ama her şeyin bir bedeli var işte.

Menüyü Türkçe olarak da kullanabiliyorsunuz. E-PL1 bellek kartı olarak SD ve SDHC kartları kullanıyor. BLS-1 kodlu lityum iyon pil tek şarjla 350 civarında çekim yapabiliyorsunuz ve bu değer böyle küçük bir pil için çok iyi. E-PL1″in pilsiz ağırlığı yalnızca 296 gram ve boyutları 115 x 72 x 42 mm. Bu haliyle gömlek cebine girecek bir hali yok, ama bir DSLR”den çok daha küçük, hafif ve sessiz olduğu kesin. Böyle bir makineyi bütün gün yanınızda taşıyabilirsiniz ve ne boynunuz ne de omzunuz ağrır.

Sonuç

Güzel tasarımı kadar etkileyici görüntü kalitesiyle de beğenimi kazanan E-PL1″i yalnızca fotoğrafa yeni başlayanlara değil, ağır yük taşımaktan bıkmış profesyonellere de öneriyorum. Bir kompakt kamera kullanışlılığında DSLR kalitesinde görüntüler elde etmesi, bu becerikli makinenin en ilginç özelliği. HD kalitesindeki videonun hem kullanımı kolay, hem de görüntü kalitesi iyi. Manuel kullanım özellikleri sizin için önemliyse, biraz daha fazla ödeyip E-P2 almanızı öneririm. Ama hızlı ve kolay kullanım peşindeyseniz ve “enstantane/diyaframla uğraşamam” diyorsanız, E-PL1 kesinlikle yanınızdan ayıramayacağınız ideal bir arkadaş olacaktır.

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here