Ana sayfa Donanım Nereden Nereye

Nereden Nereye

102
0

Macintosh ve Apple, bugüne gelene kadar uzun ve zorlu bir yoldan geçti. Devrimsel başarılara imza attığı güzel günlerin sonrasında, bugün teknolojiye yön veren bir şirket konumuna geldi.

Maceranın başlangıcının Steve Jobs ve Steve Wozniak”ın sıradan bir Amerikan erkeğinin kutsal mekanı sayılabilecek olan “garaj”larında ürettiği ilk Apple bilgisayar olduğunu bilmeyen azdır.  1976 yılındaki bu ilk adımı aynı yıl Apple Computer”ın kuruluşu izledi ve bu iki genç adam bir yıl sonra West Coast Fuarı”na “Apple II” adını verdikleri bilgisayarları ile katıldılar.

  İlk Mac, tahta bir kasa üzerine oturtulmuş birkaç devre kartından ibaretti ve herhangi bir ses yahut grafik desteğine sahip değildi. Fakat Apple II, zamanına göre oldukça gelişmiş özelliklere sahip ve o dönem için “gerçek” olarak nitelenebilecek bir bilgisayardı.

1979″da Steve Jobs”un Apple yönetim kurulu başkanı olmasından kısa bir süre sonra, çalışanlardan Jef Raskin”in önerisiyle günümüzde Apple”ın en belirgin alametlerinden biri sayılan “hepsi bir arada bilgisayar” projesi start aldı. Bu arada Apple bilgisayar serisi Apple III ve Apple Lisa ile devam etti. Bu iki bilgisayarın ortak özelliği, grafik bir arayüze ve geliştirilmiş ses desteğine sahip olmasıydı.Bilgisayarın hayatta daha fazla yer edinebilmesi için insanların yaptıkları işi “ellerinde tutabilmeleri” gerekliliğinin farkına varan Apple, yazıcı üretimine önem vermeye başladı. İlk olarak nokta vuruşlu fakat pahalı bir yazıcıyla ilk adımını attıktan sonra, 1983 yılının sonlarına doğru o zaman için bir yazıcıya göre oldukça uygun sayılabilecek 700 dolarlık fiyatıyla ImageWriter isimli mürekkep püskürtmeli siyah beyaz yazıcısını piyasaya sürdü.

Tüm bunlar olurken, “Hepsi bir arada bilgisayar” projesi hala devam ediyordu ve Orwell”in 1984 isimli kitabından alıntılar taşıyan ilk ve en ünlü Apple reklamının hemen ardından efsanevi “Macintosh” insanların beğenisine sunuldu.

Macintosh, bir kişisel bilgisayardan beklenebilecek her şeye sahipti ve tümü bir arada tasarımı ile kurulum ve kullanım açısından o güne değin var olan bilgisayarlar karşısında belirgin bir üstünlüğe sahipti. Aynı dönemlerde satışa sunulan LaserWriter ve masaüstü yayıncılığın öncül programlarından PageMaker”ın da desteğiyle büyük bir satış ivmesi kazandı.

Macintosh”larda gelen işletim sistemi, o güne değin yaratılmış en kullanıcı dostu ve en kolay kullanıma sahip arabirime sahipti. 1984 yılında Apple”ın “System 1.0” ile  yakaladığı bu kullanım kolaylığına ve ara yüz kalitesine ezeli rakibi Microsoft”un ve IBM PC”lerin ulaşabilmeleri için 1995″te piyasaya sürülecek Windows 95″i beklemeleri gerekecekti. Ve belki de işin ironik yanı, Macintosh grafik ara yüzünü taklit ettiği için Apple ile davalık olan Microsoft, ilk Word ve Excel sürümlerini Windows versiyonlarından önce Mac için üretmeye başlamıştı. Zaten birkaç ay sonra Windows 1.0 piyasaya sürülecek ve Apple ile Microsoft arasındaki bugüne kadar devam eden rekabet başlayacaktı…

1987 yılında üretilen Macintosh II, aylık 50.000 adete ulaşan satışıyla Apple”ın altın çağının başlangıcı oldu. Aynı yıl üretilen efsanevi masaüstü yayıncılık programı QuarkXpress ile birlikte artık Apple, yayıncılık dünyasının tek hakimi konumuna gelmişti.

Bir sonraki yıl, yani 1988″de Macintosh grafik ara yüzünü taklit ettiği için Microsoft”ta telif haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle dava açan Apple, belki de tarihi bir hata yaparak Microsoft ile mecburi bir anlaşma yoluna gitti. 1995 yılına kadar süren ve Apple”ın temyizlerine rağmen sonuçlanmayan bu davada, avukatlarının becerisi, belki de uyanıklığı sayesinde, Microsoft geliştirdiği Windows 2.3″te Apple”ın grafik ara yüzünü kullanmayacağına dair anlaşma yaptı. Fakat anlaşmada, sonraki Windows versiyonlarında bunu kullanmayacağına dair herhangi bir anlaşma yapılmamıştı. Böylelikle Windows, Apple”ın telif hakları engelinden kendisini kurtardı.

1989″a geldiğimizde Apple, radikal bir hamle yaparak ilk dizüstü bilgisayar olan “Macintosh Portable”i satışa sundu. 7.5 kg”a yaklaşan ağırlığı ile günümüz standartlarında pek de “taşınabilir” olmayan bu bilgisayar, iyi sayılabilecek satış grafikleri yakalayamasa da, türünün ilk örneği olması bakımından daha sonraki taşınabilir Mac”lerin önünü açtı.

+

Bu arada Apple, işletim sistemi olarak System 6.0″ı piyasaya sürmüş, ilk multitasking işletim sistemi olan System 7.0″ın hazırlıklarına başlamıştı. Zaten Adobe”un 1990″da piyasaya sürdüğü Photoshop”tan 1 yıl sonra o dönem için devrimsel bir işletim sistemi sayılan System 7 piyasaya sürüldü. System 7 ile aynı anda birçok programı kullanabiliyor, programlar arasında rahatlıkla geçiş yapabiliyor ve üstün grafik ve ses desteği ile PC”lerde yapmanızın mümkün olmadığı pek çok uygulamayı gerçekleştirebiliyordunuz.

Macintosh Portable ile dizüstü bilgisayar dünyasına ilk adımını atan Apple, 1991 yılında ilk “gerçek” dizüstü Macintosh sayılabilecek olan PowerBook modelini üretti ve bu modelle iyi bir satış grafiği yakaladı.

Bir sonraki yıl olan 1993″te, Newton isimlik ilk avuç içi bilgisayarını (PDA) üreten Apple, istediği başarıyı yakalayamasa da, yıllar sonra büyük sansasyon yaratacak iPhone için gerekli tecrübeyi sağlamıştı bile…

1994 yılına gelindiğinde Apple radikal bir karar alarak o güne kadar Macintosh”larda kullandığı Motorola 680XX serisi işlemcileri terk ederek IBM ve Motorola ile birlikte geliştirmeye başladığı PowerPC işlemcilere geçiş yaptı. Aynı yıl üretilen PowerPC işlemcili Macintosh”lar ile hız limitlerini zorlamaya ve Intel tabanlı PC”lerle başa baş, hatta daha önde rekabete başlamıştı…

 

Bu dönemde maddi zorluklar içinde olan ve sürekli zarar açıklamak zorunda kalan Apple, bir çıkış yolu olarak MacOs”u başka firmalara lisanslama kararı aldı. Yanlış model üretimlerinin yanında, 1995 yılında Windows 95″in piyasaya sürülmesi ile birlikte Apple oldukça zor durumda kalmıştı. 1996 yılında Gill Amelio”nun başına geçtiği Apple, 740 milyon dolar zarar açıkladığı ilk finansal çeyreğin ardından 30 milyon dolar kar ederek bu maddi kıskaçtan kurtulacağının sinyallerini vermeye başladı.

Bu arada, Mac üretme lisansını Apple”ın kılı kırk yaran kriterlerini karşılayamayı göze alarak elde etmiş olan Power Computing, Umax, Motorola ve IBM gibi firmalar Clon Mac üretimine ve satışına başlamıştı.

çok geçmeden, Gill Amelio”nun bir nebze olsun düzelttiği Apple”ın finansal durumu yenide tehlike sinyalleri vermeye başladı. Fakat bu kısa süren bahar, 1997″de açıklanan milyonlarca dolarlık zararla sona erdi. Bu kötü durum, Gill Amelio”nun istifası ile sonuçlandı. Uzun süre önce Apple”ın kurucusu olmasına rağmen yönetimden uzaklaştırılmış olan Steve Jobs”un şirketi olan Next, 1996 yılında Apple tarafından  satın alınmıştı ve bu istifanın üzerine Jobs “genel işleyişten sorumlu kişi” olarak Apple”ın başına getirildi. Bu karar, belki de Apple”ın tarihindeki “Macintosh”tan sonra en önemli ikinci dönüm noktası olacaktı…

 

Radikal kararlar almaya hazır olan Jobs, 1997 Ağustos”unda herkesi şaşırtan bir açıklama ile Microsoft ile işbirliğine gidildiğini duyurdu. Bu işbirliğine göre, Microsoft, zor durumda olan Apple”ın 150 milyon dolarlık hissesini satın alacak, Apple da bunun karşılığında 5 yıl boyunca teknoloji alışverişi ve lisans (dava konusunu hatırlayın) tartışmalarına son verecekti. Hatta Microsoft, Office paketinin yeni bir sürümünü 1998 yılında (Office 98) Mac için piyasaya sürme taahhüdünde bulunuyordu…

 

Jobs, birkaç ay sonra radikal kararlarına bir yenisini daha ekledi: Macintosh uyumlu bilgisayarlar üretme lisansını almış olan IBM, Motorola ve Power Computing”in lisanslarını iptal etti. Sadece Umax”a 1000 dolar”ın altında makineler üretme şartını koyarak üretime devam edebileceğini bildirdi. Umax ise, daha sonrasında tekrar bir lisans iptali olabileceği riskini göz önünde bulundurarak, elindeki stokları tükettikten sonra Macintosh uyumlu bilgisayar üretmeyeceğini açıklayarak PC dünyasındaki yerine geri döndü.

Telefonla ve Web üzerinden bilgisayar satışına başlayan Apple, kısa zamanda en büyük e-ticaret sitelerinden biri olmakla kalmadı, uzun zaman sonra 44 milyon dolar kâr ederek eski kötü günlerin geride kaldığını yatırımcılarına ispatladı.

Steve Jobs”un bilgisayar dünyasına hediyesi sayılabilecek ilk iMac modeli ile Apple inanılması güç bir çıkış yakaladı. İlerleyen dönemlerde satılan milyonlarca iMac, sadece Apple”ın değil, tüm kişisel bilgisayar dünyasının en devrimci ve en başarılı modellerinden biri oldu.

 

Tümü bir arada tasarım anlayışına iMac gibi biraz “çılgın”, bir modelle geri dönen Apple, risk yoksa başarı da yoktur prensibine verilecek en iyi örneklerden biriydi. O güne kadar hiçbir bilgisayar firmasının üretmeye cesaret edemeyeceği; turkuaz, pembe, turuncu, yeşil, mavi gibi “alışılmadık” renklere sahip iMac”ler sadece ihtiyacı olanlar tarafından değil, “aksesuar olarak güzel duruyor” diyen milyonlarca insan tarafından kapış kapış satılmaya başlandı. Apple”ın derdi artık bilgisayar satmak değil, talebe yetecek kadar bilgisayar yetiştirebilmekti…

 

Bu çalkantılı dönemde Apple, Mac OS”u geliştirmeye devam etti elbette. System 7″den sonra piyasaya sürülen ve Copland kod adıyla bilinen MacOs 8 ve ardından duyurduğu MacOs 9, defalarca en iyi işletim sistemi olarak PC dergilerince seçilmeye layık bulundu.

Fakat, Classic OS olarak bilinen Os 7, 8 ve 9″la büyük sükse yapan işletim sistemi, yapı itibarıyla geleceğe cevap verecek durumda değildi. çözüm, Steve Jobs”un Apple”dan ayrı kaldığı dönemde geliştirmeye başladığı Next işletim sisteminde bulundu. Open Step olarak adlandırılan bu işletim sistemi yeni MacOs”un temeli olarak kararlaştırıldı ve 2001 yılında bu sistemi temel alan Mac OS X duyuruldu.

 

Rhapsody adı verilen projenin ilk ürünü olan Mac OS X 10.0 Cteetah”dan sonra 10.1 Puma, 10.2 Jaguar, 10.3 Panther, 10.4 Tiger ve nihayet 10.5 Leopard ile günümüze kadar geldik.

 

Mac OS X aslen bir Unix türevi. Sonda yer alan X, MacOs 9″dan sonra gelen 10 sayısını romen rakamları ile temsil eder ve bu nedenle doğru okunuşu “o es ten”  şeklindedir. Buna rağmen, X harfiyle sona eren bu isim, kendisi gibi Unix tabanlı olan Linux, Xenix, AIX veya HP-UX gibi işletim sistemleri ile karşılaştırıldığında güzel bir tesadüf olarak görülebilir.

 

Apple”ın tarihçesinde sonrasında olanlar çoğu kişinin bildiği şeyler aslında: İlk iPod”un üretilmesi, sonrasında PowerPC (PPC) işlemcilerden Intel”e geçiş, Mac”lere Windows benzeri işletim sistemlerinin kurulmasına müsaade edilmesi ve sonunda devrimsel iPhone”un piyasaya sürülmesi… Tüm bu son gelişmeler ayrı bir yazının konusu olacak kadar uzun bir anlatımı hak ediyorlar. Gelecek ay elimden geldiğince bu dönemi anlatmaya çalışacağım.

Bunca yaşanan şeyden ve geçen yıllardan sonra, Apple artık teknolojiye yön veren prestijli bir firma olarak yoluna devam ediyor. Ve görülüyor ki, en azından yakın gelecekte bu unvanını kimseye kaptırmaya niyeti yok. Bu ayki mini dosyamızda ipuçlarını vermeye çalıştığım yeni işletim sistemi Snow Leopard, bu kararlılığın örneklerinden biri. Gelecek ay görüşebilmek üzere, uzun yaşayın ve başarılı olun…

ESET Banner_700x80 Bellatrix technotoday

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here