Ana sayfa Oyun Need For Speed: The Run

Need For Speed: The Run

0
Hikayeye göre Jack, seçilmiş ve herkes tarafından kara listeye alınmış bir yarışçı. Hayatı pahasına kaçmak zorundadır. Amerika’yı bir uçtan diğer ucuna sürecek 3000 millik bir kovalamacayla sürecek mücadelede, rotamız Golden Gate köprüsünden Empire State binasına kadar. Bizim görevimiz ise bu karanlık takipten Jack’i kurtarıp, tek parça halinde diğer yarışçılardan önce New York’a ulaşmasını sağlamak.

EA Games”in polisleri işin içine sokması eski tarihlere dayanıyor. İlk çıkan Hot Pursuit ve daha sonrasında Most Wanted”ta amacımız sadece polislerden kaçmak ve bounty toplayıp kara listede bir numaraya yükselmekti. Ama bu oyunlardan sonra NFS, Shift ile pistlere yönelip oyunun klasik hikâyesini tamamen değiştirdi ve çokça eleştirilmişti. Grafikler her zamanki gibi kusursuz olsa bile oynanılabilirlik ve heyecan azalmıştı. Bu eleştirilere kulak verişmiş olacak ki oyun özüne döndürülmüş.
 

need for speed the run
 
Chicago”da bir anlık nefes almaya bile izin vermeyen tampon tampona bir takip, havada uçuşan kurşunlar ve polis helikopterlerinden kaçarak yarışta kalmaya çalışacağız. Nevada”ya geldiğimizde ise Jack, bu sefer azılı yarışçılarla ve affetmeyen acımasız sıcak hava ile baş etmek zorunda ve Vegas”a en kısa yoldan varmaya çabalıyoruz. Colaroda”da ise bu sefer buzlu kaygan yollarda, bir metre ötemizdeki uçuruma aldırmadan kaçmak zorundayız. Oyunun bu kısmı bana önceki Carbon”daki kanyon yarışlarını hatırlattı. Bir yandan uçurumdan sıyrılmaya çalışırken diğer yandan da yarışçıları arkamızda tutmaya çalışmak en büyük heyecanlardan biriydi.

EA Games”in Battlefield için geliştirdiği görsel oyun motoru Frostbite 2″yi, bu oyunda da kullanılıyor. İddialı hikâyesi, sağlam görselliği ve her zamanki gibi limitsiz hız vaadiyle Need for Speed eski efsanevi zamanlarına dönmek için gün sayıyor…

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here