Ana sayfa Yazılım Native Instruments THE GIANT

Native Instruments THE GIANT

0

Giant sadece seslerden ibaret değil, elimizdeki piyano seslerini gerçek piyanoda olmayan bir çok özellik sayesinde maniple ederek farklı sesler yakalayabiliyoruz

Hayır hayır bir bisiklet değil, ancak Giant nasıl bisiklet dünyasında hatırı sayılır bir yere sahipse, NI THE GIANT da klavye dünyasında saygın bir yer edineceğe benziyor. Bir çoğunuzu duyar gibiyim. NI”nin piyano ile ne işi olur; o elektronik müzik ve synthesizer”larına baksın diyorsunuzdur. İşte bende bu yüzden şu Giant”a bir bakalım dedim. Bilirsiniz NI kendine has bir sound”a sahip derin bas ve oldukça komprime edilmiş teknolojisi ile biraz popüler ve elektronik müzik dünyasına yakındır. Ama aynı zamanda kendisinden hiç beklenmedik gelişmeler gösteren bir marka. Bu yüzden her yeniliğine dikkatlice yaklaşmayı doğru buluyorum.
 
Piyano için sample ve synthesizer üretmek her teknolojinin harcı değildir. Bilirsiniz dünyada piyano konusunda başarılı sampler ve sample library”ler bir elin on parmağını geçmez. Bu konuda VSL ilk devrimi başlatmıştı ama o zamanlar teknoloji bu hale gelmemişti daha ve kayıt teknolojisi maalesef her şeyi çerçeveleyemiyordu çünkü bilgisayar ve sampler”ların kapasiteleri hala ilerleyememişti, artık teknoloji aynı anda polyphonic MB”larca sample”ları trigger eder hale geldi. Ama yine de konu piyano olunca durum farklıdır çünkü dünyada dinamiği en yüksek olan enstrüman piyanodur bu nedenle piyano simülasyonuna girmek, donanım ve her şeyden önce kulak tecrübesi gerektiriyor. Neyse daha fazla duygusal konuşmalara girmeden nedir bu GIANT bir bakalım.

 

İlk etapta ton yelpazesine bakınca etkilenmemek mümkün değil, tipik NI sound”unu burada da duymak mümkün yani dramatik ve tok sesler ama Giant ses rengi ile hemen hemen her tür müzik tarzında başarılı seslere sahip. özellikle pop ve film müzikleri için tasarlanmış diyebilirim. İlk etapta üç kontrol paneli karşımıza çıkıyor yani Giant sadece seslerden ibaret değil, elimizdeki piyano seslerini gerçek piyanoda olmayan bir çok özellik sayesinde maniple ederek farklı sesler yakalayabiliyoruz. Tone potu ile sesin rengini değiştirebiliyoruz, XXL düğmesi ile ise biraz daha ortam sesi ekleyip çıkarabiliyoruz. Anatomy sektöründe ise ses tasarımı konusunda ihtiyacımız olan temel parametreler var: dinamik, panorama, üst tonlar, tuning ve noise gibi.
 
Kullanılan tüm parametreler oldukça detaylı ve ve çok alt frekanslara kadar ilerliyor bu nedenle kayıt kalitesi büyük önem taşıyor. Kayıtları, Galaxy Instruments”den Uli Baranowsky gerçekleştirmiş. Piyano sampling konusunda uzman olan Baranowsky Giant projesi için bir çok farklı açılardan ve farklı mikrofonlarla her notayı onlarca varyasyonda titizlikle kaydetmiş, sonuç ortada canlı ve tertemiz piyano sesleri. Giant sampling”i için oldukça sıra dışı bir piyano kullanılmış. Klavins –Piyano 370i modeli. Bu dev piyano bir duvara monte edilmiş, iki tondan fazla ağırlığa ve 3.70 metre yüksekliğe sahip. Bu sayede titreşimleri aşağıya doğru maksimum dalga boyuna ulaşıyor. Normal bir konser kuyruklu piyanosuna göre (2.70m) iki kat daha fazla titreşim alanına sahip bu model, The Giant için gerekli tüm sesleri sağlamış görünüyor.

 

“Anatomi” sektöründe bir piyanodan tanıdığımız hemen hemen her parametreyi kontrol etmek mümkün. Mesela, hammer, damper, pedal, string gibi özelliklerin yanında release samples bölümünde tuşları bıraktığınızda hangi sesi trigger edeceğine bile karar verebiliyorsunuz.
 
“Sinematik” modunda parametrelerimiz biraz daha fantastik olmaya başlıyor. Yukarıda söylediğim gibi burada da alışıla gelmiş opsiyonların dışına çıkılıyor yani eldeki teknolojiyi doğal olmayan sesler için maksimum düzeyde kullanabiliyorsunuz. Sources bölümünde destek seslerin sample”ları var. Bunların altında envelope ayarlarına ulaşabiliyorsunuz. Burada özel efektler işe oldukça renk ve heyecan katıyor mesela ses bozuklukları, piyano üzerindeki parmak sürçmeleri, kicks gibi sesler işi daha da canlı hale getiriyor.

 

Sesi maniple etmenin başka bir yolu ise Convolution ayarlarındaki 100 den fazla preset”den geçiyor. Burada başarılı bir EQ” dan ortam seslerinin derin ayarlarına kadar her şeyi deneyebilirsiniz. 4 band EQ iki adet mid banda sahip ve her birinin kendine ait gain potu bulunuyor.

Bazı klasik müzik uzmanları The Gaint”ı beğenmeyebilirler ama The Gaint, pop, rock, blues ya da film müziği gibi oldukça geniş yelpazede kendine yer edinecektir.
 

Beni her zaman ilk olarak tasarım etkiler daha sonra kullanılabilirlik gelir ve son olarak da ses kalitesi gelir. Bu perspektiften baktığım sürece her yeni çıkan tasarımdan bir şeyler öğrenebiliyorum sanırım. The Giant, postmodern tasarıma ve derin parametrelere sahip ama yalın kullanımı ile çok başarılı bir enstrüman. Ancak ses renginin güzelliği, herkesin kendi karar vermesi gereken bir durum. Bence harika çünkü ben elektronik müzik, rap ve pop ile ilgileniyorum. Türk sanat müziği için ya da folk müziği için nerelere gidebilir yorum yapamam. The Giant tüm bu özelliklere rağmen 99 Euro gibi inanılmaz makul bir fiyata sahip. Paketin içinden 3.9 GB”lık bir materyal çıkıyor. Program aslında bir Kontakt enstrümanı, yani Kontakt 5 ve Kontakt 5 player içerisinde açabilirsiniz.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here