Ana sayfa Yazılım Native Instruments DAMAGE

Native Instruments DAMAGE

0

Kontakt 5 ve Kontakt player 5 için geliştirilen “DAMAGE” adlı sample engine”da vurmalı enstrüman ve vurarak ses çıkarabileceğimiz cisimlerden sesler bulunuyor. Bu sesler müzikal ve ritmik olarak özellikle duygusal ve dramatik alanlarda çok başarılı. “DAMAGE” aslında film prodüksiyonları için özellikle hızlı ve acelesi olan işlerde çok elverişli, çünkü ana içeriği loop”lardan oluşuyor.
 

Günümüz Sinema ve Tv”sinde müziğin önemi daha da ön plana çıkmaya başladı. Aslında bu çok sevindirici bir gelişme çünkü bundan 7-8 yıl öncesine kadar orta ve düşük bütçeli prodüksiyonlarda ses ve müzik kalemleri bütçe hesaplamalarında ilk kısılan rakamlar olurdu. Her zaman söylerim ses ve müzik filmin başarısında çok önemli bir yere sahiptir daha doğrusu ikisi bir bütündür.
 
native instruments damage
 
Nasıl sıradan bir görüntüyü etkileyici bir müzik yukarılara taşırsa sıradan bir müzik de etkileyici bir görüntüyü aşağılara indirilebilir. Bu sistem aslında bir çok vasat diyebileceğimiz filmleri çok heyecanlı hale getirmiştir mesela eskiden Brezilya dizilerinde görüntüler çok monoton olmasına rağmen müzikteki heyecan ile tansiyon yukarılara çıkabilmiştir. ?imdi görüntü konusunda da biraz ilerleme kaydetmeye başladılar ve biraz daha bütünlük sağlanmaya başladı.

 

Bugün Türk dizilerininde aynı yoldan ilerleyerek benzer teknikleri kullanıldıklarını gözlemliyorum. Kısaca değinmeden geçemeyeceğim. Bugün halkımız bağımlı olmuşcasına dizi izlemekte. Herkesin aksine ben bunda bir sakınca görmüyorum. Ben de Starwars-anime, Startrek Next Generation, ya da The Walking Death gibi dizileri aynı şekilde bağımlı gibi izliyorum. Burada aslında dizilerin içeriğini beğenmeyenler halkın bu kadar ilgi göstermesini eleştiriyorlar ama bir dizi veya film kültüründen etkilenmek her bireyin doğasında vardır.
 
damage
 
Ben daha çok prodüksiyon firmalarının ve medyanın bunu olumsuz şekilde kullanmasını eleştiriyorum. Türkiye’deki TV ve sinema kültüründeki çıtayı yükseltecekleri yerde kendilerini geliştirip yeni teknolojilere merak salacakları yerde hep aynı emin oldukları çizgide ilerliyorlar. Bu nedenle her prodüksiyondaki açılar, renkler, teknikler hatta kullanılan ekipman bile aynı. Bir yönetmenin iki işi arasında nadiren sürprizler görünüyor. Hatta ve hatta yabancı dizilerin Türkçe uyarlamasını bile aynı şekilde kendilerine benzetiyorlar. Yabancı bir dizinin Türkçe versiyonlarını karşılaştırın; yabancısı ne kadar doğal, bizimkisi video klip gibi, neyse yine fazla dağıttım. Bu durumda diziler mümkün olduğunca uzun olmalı gerekirse 2 saat sürmeli çünkü halkı ne kadar ekrana uzun bağlarsanız raiting demek. Fakat senaryo kısır döngüsünün hepimiz farkındayız, hele senaryodaki heyecan filmin uzunluğuna yayılırsa aslında çok azdan da az diyebiliriz bu nedenle heyecanı farklı tekniklerle destekleniyor. Mesela devamlı hareket eden kamera, iki kişi sakin bir ortamda yemek yerken bile sanki kovalamaca sahnesi var gibi kamera hareket ediyor. Sanki her an ekrana yandan birisi girecekmiş gibi, ya da en önemli tekniği yani ses ve müziği acımasızca kullanıyorlar. Mesela: sahne çok sakin sadece iki kişi var, sadece konuşuyorlar, muhtemelen romantik ve entrika dolu bir konuşma ama müzik devamlı tansiyonu yükseltiyor, gerilim tarzı yada çok geniş vurmalı enstrümanlar, kamera da bir türlü yerinde durmuyor. Eh bu durumda seyirci devamlı bir heyecan halinde, oysa ki dizinin tümünde belki de en büyük aksiyon sahnesi aktörün elindeki su bardağını yere atması, ama ses ve müzik ile bu bize sanki Blade”in Frost”u öldürme sahnesi gibi aktarılıyor. İşte bu tekniği görünce yapımcıların ses ve müziğin ne kadar değerli olduklarını anladığı görünüyor hatta ses ve müzik belki de kısır döngü içerisindeki bir prodüksiyonu heyecan açısından kurtarabiliyor. Bakış açım biraz acımasız kabul ediyorum.

 

En başta söylediğim noktaya geri dönmem gerekirse iyi bir prodüksiyonun ayrılmaz parçası etkileyici müzik ve ses tasarımıdır. Tam da bu noktada piyasada örnekleri az bulunun bir tarza değinmek istiyorum. Vurmalı enstrümanlar ve hatta plastik patlama, yanma ve derin darbe sesleri… Bu tür sample ve prodüksiyon sistemleri genelde başka bir sistemin parçası olarak geliştiriliyor ve genele göre küçük çapta kalıyor. Native Insrumets her zamanki detaylı çalışma tekniği ve prodüksiyon kalitesi ile harika bir koleksiyon ve arayüz yayınladı. Kontakt 5 ve Kontakt player 5 için geliştirilen “DAMAGE” isimli bu sample engine”da vurmalı enstrüman ve vurarak ses çıkarabileceğimiz cisimlerden sesler bulunuyor. Bu sesler müzikal ve ritmik olarak özellikle duygusal ve dramatik alanlarda çok başarılı. “DAMAGE” aslında film prodüksiyonları için özellikle hızlı ve acelesi olan işlerde çok elverişli, çünkü ana içeriği loop”lardan oluşuyor. Bu loop”lar hem teker teker enstrümanlara ayrıştırılabiliyor hem de orkestra içerisindeki elementler ayrı ayrı modifiye edilebiliyor.
 
heavyocity damage
 
Loop’ların yanında sesler kitler olarak da gruplarda toplanmış ve birbirine uygun sesleri ararken stres olmaksızın istediğimiz ritmi yaratabiliyoruz. Tabi ki olmazsa olmaz en gerekli efektler de mevcut. Aslında “DAMAGE” derken herhangi bir perküsyon setinden bahsetmiyorum, zaten sampler”ın yüzeyini ve mantığını görünce de anlayacaksınız. Mesela kendinizi büyük bir hangarda hayal edin ve elinizdeki demir borular ile içi boş varillere kontrolsüzce vurun. Ya da oradaki hurda bir arabanın kaputuna baseball sopası ile vurun. Olmadı yerdeki bir tuğlayı yine bu hangar içerisinde bulunan bir kontainerın üzerine fırlatın: ‹şte böyle kirli, derin devasa ve geniş seslerden bahsediyorum. “DAMAGE””ın çoğu gerçekten de bu ortamlarda kaydedilmiş seslerden oluşuyor.

 

“DAMAGE” da sesler dört kategoriye ayrılmış, Epic Tech, Mangled Pop, Industrial ve Epic Organic. Bu kategoriler sayesinde ihtiyacımız olan tarzı hızlıca bulabiliyoruz. Drum-kits ortamında 58 tane multisample kit bulunuyor, bu kitler ise 500′ den fazla single shot sample’dan oluşuyor. Kitler efektlerine kadar programlanmış. Modwhell sayesinde bir sample”in farklı layer’daki seslerini mixleyebiliyorsunuz böylece sesin daha geniş ve duygusal olmasını sağlayabiliyorsunuz. Loop ortamında çalışmak ise çok eğlenceli. Burada yine her şey önceden programlanmış ve bize gümüş tepsi ile sunulmuş. Bize en yalın hali ile bu tepsidekiler seçmek kalıyor. Anında host temponuza uyumlu ritmik sekanslar oluşturabiliyorsunuz. Eğer biraz daha detaylı çalışmak ve karakteristik sesler yaratmak istiyorsanız loop”ların hemen hemen tüm parametrelerini değiştirip kaydedebiliyorsunuz. Hatta bunları gerçek zaman yapabiliyorsunuz. Efekt sektörü ise oldukça etkileyici.

Ben genelde bu tür sistemler için sequencer efektlerini tavsiye ediyordum ama burada durum farklı çünkü işin mantığı farklı. Hem seslere ayrı ayrı müdahale etmek gerekebilir hem de biraz farklı bir tarz olduğu için sequencer efektlerinde doğru tınıyı bulmak uzun sürebilir hatta stresli bir sürece bile girebilir. “DAMAGE””in kendi efektlerini kullanmak her şeyden önce ses renginin homojen kalması için avantajlı. Efekt sektörü üçe ayrılmış, global olarak aktive edeceğimiz efektlerin yanında performans ortamında kullanabileceğimiz bireysel seslerde kullanabilen gerçek zaman trigger efektleri bulunuyor. Bunlar keyswitch ile kullanılıyor. EQ ve filtreleri yine bireysel seslerde kullanabiliyoruz. Yüzeydeki dev “Punish” düğmesi ile efektlerin yoğunluğu ayarlanıyor.

“DAMAGE””in asıl enteresanlığı bana göre prodüksiyon tarzında ve tekniğinde yatıyor. Daha önce bu tür sesleri oluşturmak için standart drum seslerinden varyasyonlar yaratıyorduk. “DAMAGE”” da 200′ den fazla kaynaktan gelen ses kaydedilmiş ve bunların arasında yukarıda bahsettiğim alışıla gelmiş enstrümanlar dışındaki gerçek ortam sesleri var. Kırılan camlar, çöp boşaltan kamyonlar, iş makinaları, patlayan bombalar vs. Genele baktığımızda 26.500 sample’ dan oluşan 30 GB”lık bir eser çıkıyor karşımıza. Detaylı bir prodüksiyon için harika bir kaynak diyebilirim.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here